LIGHTHOUSE

CECHTHOUSE

ONLAR

-Memiş ağam, ne iyi ettik de Almanya'lara, yeğen Mahmut'u ziyarete gidiverdik de mi? -He lan Bitli Hasan, hem iz kabardı, Avrupa görmüş olduk, hem de dinlendik, bronzlaştık. Amma en mühimmatlısı, okuyucularımıza en taze, en körpe, en tatlı haberleri getirdik. -Haklısın be ağam, oralara gitmeyeydik bu yeni Lighthouse oyunundan nereden haberimiz olacaktı. Hani şu kale gibi yerde, adı dilimin ucundaydı ya, hah deniz fenerinde karanlık olaylar oluyor, hani robokot adamlar var, gelip bebeleri

NEWE

AVA YELL çalıveriyorlar, sonracığıma onları kaçırıp kale'de pislik işler yapıyorlar. -Lan sus anlatma ulan, senin de ağzında bakla ıslanmıyor. -Ağam niye anlatmayayım, haber yapıyok, Bitli Hasan Mannheim'den bildiriyor, sonracığıma robotik adamlar kasabaya yayılmaya başlıyor, kancaları var kocaman kocaman. -Kes diyom lan sana, bu şalvarı daha yeni giydim ulan, kirlettirme bana... -Ağam yoksa sen bu gerçekçi render grafiklerden ürküyor musun yav? -Ben ağayım lan, ben korkmam, sen benim tepkimden kork. -Vurma ağam, korkutuyon beni