HEXEN
Retro bilgisayarEn son geldi diye torpil geçiyorum sanmayın, Hexen gerçekten bu güne kadar çıkan Doom gibi oyunlar arasında bana en çok hitap edeni. En azından daha başlar başlamaz FRP gibi karakter seçiyorsunuz, her karakterin değişik özelliklerinden yararlanabiliyorsunuz, deli dolu dolanmalarınız bir sonuç vermezse genelde biraz kafa kullanarak ilerleyebiliyorsunuz. Bütün bunlar kısmen de olsa Heretic'in de sahip olduğu özellikler. Zaten Hexen aslını inkar etmeden ikinci bölümü olduğu oyunun bütün iyi özelliklerini koruyor ve onlara yenilerini ekliyor. Mesela kafanızı kaldırıp baktığınızda (evet bunda da kafanızı oynatabiliyorsunuz) gökyüzü scroll'u bile oyuna başka bir hava veriyor. Onun dışında Hexen'in beni etkileyen yönü inventory sistemi oldu. Hem bazı cisimleri taşıyabiliyorsunuz, hem de diğer oyunların aksine oyundaki cisimlerle belirli bir miktar interact şansınız var. Tam olarak parallax olmasalar bile bazı şeyleri kırıp dökebiliyor, ya da genel olarak kurcalayabiliyorsunuz. Bu da diğer Doom gibi oyunlarda sık sık düştüğünüz (ya da benim çok sık düştüğüm) labirentteki laboratuvar fare sendromundan sizi kurtarıyor. Önceden koyulmuş peynire ulaşmak için önceden çizilmiş yollarda koşturuyormuşsunuz hissine düşeceğinize elinizdeki eşyaları kullanma, ya da karşınıza çıkan cisimleri kurcalama gibi değişik şanslarınız oluyor. Gerçi Hexen genel olarak benim zevkime göre fazla karanlık ama en azından oyun ilerledikçe bulduğunuz silahlar (ya da öğrendiğiniz büyüler) sıkıntınızı biraz olsun azaltıyor. Özellikle uçma, rakibi tavuk yapma gibi diğer oyunların 9mm Beretta, shot-gun saplantılarına beş çeken silahlar bence oyunu kurtaran noktaların başında. Bence koridor fareleri için bu günlerde (Quake-Doom3 çıkana kadar) tek seçim Hexen.