Gameshow sayı 8, sayfa 64

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 64

LEZ gibi) Role Playing kısmı neredeyse hiç yoktur. Role Playing kısmının ne olduğunu geçen ay zaten yazmıştım zaten. RPG(Role Playing Game) ise her ne kadar fantazi öğelerini de ihtiva etse de Role Playing kısmına çok fazla önem verir. Yani oyunun gidişi tamamiyle senin ellerinde olur. Oyunun bir sonu yoktur, birçok şekilde bitebilir. Mesela “Ultima” serisi FRP değil de RPG'dir. 6-Şimdi bu soruyu nasıl cevaplasam. Masa üstü FRP'si çok şey demek. Oyun masaüstünde oynanıyor(Monopoly ile hiçbir ilgisi yok). Oyunu yöneten bir kişi var ve buna DM (Dungeon Master) deniyor. DM karakterlerinizin bulunduğu yeri ve etrafta dönen olayları size anlatıyor. Sizde bu olaylar doğrultusunda hareketlerinizi yönlendiriyorsunuz. Oyun'u kafanda canlandırıyorsun. Yani tamamiyle hayal gücü. Oyunun kurallarından bahsetmek isterdim ama kurallar onlarca sayfa uzunluğunda. Oyunun nasıl oynandığına dair bir örneği aşağıda göreceksin. Onu okursan oyunu daha iyi anlarsın. Eğer oyunu çok merak ediyorsan bir gün bizim masaüstü FRP grubuyla buluşup oyunu seyredebilirsin. Davetlimsin. Bu arada sana masa üstü oyunu hakkında bilgi vermek için sana 5-6 kere telefon açtım ama evde kimse yoktu. Geçen ay dergiye telefon numaramı da vermiştim ama çıkmamış. Yani benim telefonumu bekle. Gelelim şu oyun örneğimize: DM(Yani ben): Bu tüneli son yarım saattir takip ediyorsunuz. Yerdeki su diz boyu ve çok soğuk. Arada bir suda bir şeyin bacaklarınıza sürterek geçtiğini hissediyorsunuz. (Star Wars 1'de çöplükte olduğu gibi). Tünel göz alabildiğince ilerliyor. İlerledikçe çürük et kokusu şiddetleniyor. Yola devam ediyorsunuz. VOLKAN (Fighter): Ya ben bundan hiç hoşlanmadım. Geri mi dönsek ne? MUSTAFA (Mage): Sen dalga mı geçiyorsun. O öldürdüğümüz beholder mutlaka bu yoldan gelmiş olmalı. Üstelik başka yol yok ki. Hem bildiğiniz gibi beholderların büyülü eşyalara karşı zaafı vardır. Eğer onun saklandığı yeri bulursak bizi ne büyülü eşyalar bekliyor biliyor musunuz çocuklar. ALİ (Cleric): Oğlum zaten senin her bir yerinden wand, ring falan çıkıyor. Daha ne istiyorsun? MUSTAFA: Fazla mal göz mü çıkarmış ? Biz yola dümdüz ilerliyoruz DM. VOLKAN: Ben long sword *3'ümü çekiyorum. Sudan bir tehlike gelecekmiş gibi hissediyorum ve bu duygudan da hiç hoşlanmıyorum. DM: Hislerin bu sefer seni yanılttı birkaç yüz metre daha ilerleyince yolun bir mağaraya açıldığını görüyorsunuz. Mağara aydınlık ve hiç meşale yok. Burasının büyüyle aydınlatıldığını anlıyorsunuz. MUSTAFA: Yaşasın, yaşasın. Beholder'ın saklandığı yeri bulduk. Onu da öldürdüğümüze göre her şey bizimdir. Sağol DM. ALİ: Muhammed'e bu kadar güvenme. Geçen sefer de her şey tehlikesiz gibi görünürken kafaya fireball'u yiyen sen değildin. Save'i tutturamasaydım şu an Mystra ile kahvaltı yapıyor olacaktım. VOLKAN: Her şey tehlikesiz görünüyor. Beholder'ı da öldürdüğümüze göre tehlike yok gibi. Ben mağara ağzına doğru ilerliyorum. 4, DM: Volkan, sen kenarı döndüğünde bazı parıltılar gözüne çarpıyor. Bunlar altın paralar, değerli taşlar, parlayan kılıçlar ve diğer ihtişamlı eşyalardan oluşmuş bir yığıntı. VOLKAN: Beylerrrr! Gelin buraya. Mustafa haklıymış. Hazineyi bulduk. & MUSTAFA: İşte bir bit yeniği var. Mağaradan içeri girmeden önce birkaç koruyucu büyü yapıyorum. Prismatic Sphere falan işte. İŞ DM: Evet sen onu rüyanda yapıyorsun Mustafa. Yap bakalım Yap bakalım “Minor Globe Of Invulnerability” ve “Mirror Image” büyülerini. MUSTAFA: Nerede şu “gum arabic” ya. Ha

“Tamam. El Kampan Min Yar.. Şimdi şu zümrütü de elime alayım. Madruk Ul Dakar.. Oldu mu şimdi. Wand of Frost'umu da elime alıyorum ve ilerliyorum. Amma kenardan ve kıyıdan emi. ALİ: Ben içeri girmiyorum. Ama kendime bir iki koruma büyüsü yapmadan da edemiyorum. VOLKAN ve MUSTAFA: Biz aynı anda eşyaların

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.