MERCS
Oyun Değerlendirmesi: Amiga 500
Grafik "2
Oynanabilirlik : 8 :7
U s Gold firmasının piyasaya sürmüş olduğu MERCS'in konusu komando savaşı. Meres'i kendi türünden olan Commando, İkari Warriors, Dogs of War v.b'nden üstün tutan etken grafiği. Evet, o yönden gerçekten diğerlerinden ayrılabilir nitelikte, tam bir Coin Up grafiği, tek kelimeyle muhteşem. Antiterörist tatkikleri ile eğitilmiş profesyonel ve tecrübeli askerler olan Joseph Gibson ve Howard Powell Amerika hükümeti tarafından gizli bir operasyon için kiralandılar. Çünkü Afrika'ya Dünya barışı görüşmeleri için seyehat eden Amerika Başkanı orada bir grup devrimci tarafından esir alındı. Bundan dolayı Amerika hükümeti asker yollayarak & lık olan joystickte Joseph Gibsonu yönetiyoruz ama 1'e Joystick takıp basarsanız Howard Powell adlı komandoda ekranda beliriyor ve böylece oyunu iki kişi yani arkadaşınızlada oynayabiliyorsunuz. Oyun ekranında -M- enerjinizi gösterir. Ekranın sağ altında krediniz (hakkınız), sağında diplomatik bir münakaşaya sebebiyet vermek istemedi. Bunun yerine MERCS diye bilinen seçkin adamlardan oluşan ücretli askerler ordusun- © dan Joseph Gibson ve Ho- © ward Powell isimli iki özel timi © Amerika Başkanının kurtarıl- — ması, durdurup, Zu- © tula şehrinin kontrolünü ele geçirmeleri için seçip, görev- |;
lendirdi. Oyun öncesi verilen bu mesajdan sonra adamlarınız Joseph Gibson ve Howard Powell hakkında kısaca | bilgi verilerek oyuna başlanıyor. Normalde port 2'ye takı- ilk süreniz, üstte ise skorunuzu görebilirsiniz. Amacınızın bölümleri atlayark başkanı kurtarmak olduğunu az önceki mesajda gördük. Bölümleri bitirmek için yapmanız gereken tek şey ekranda beliren okları izlemek. Okları takip ederek bölümü bitebilirsiniz. Bir şeye daha dikkat edin bazen barikatların, duvarların üzirindede yol gösteren oklar oluyor. Yolunuza çıkan büyük jeep'lere binebilirsiniz böylece jeepteki ekkili, ağır silahları kullanabilirsiniz. Jeep'e binmek için adamınızı jeep'e değirmeniz yeterli jeep'in bir avantajı ise kullanırken adamınıza atılan kurşunların gücünüzü etkilememesi. Yolunuzu engelleyen palmiyeler, barakalar, duvarlar karşınıza çıkabiliyor bunlara bir kaç el ateş ederek yok edip olunuza devam edebilirsiniz. nünüze çıkan tahta kutulara ateş ederseniz içinden değişik ve ilginç silahlar (kutunun üstünde POW yazan), enerjinizi arttıracak kutular (kutunun üstünde -M- yazan) işinize çok yarayacaktır. Her bölümün sonunda karşınıza dev bir araç çıkıyor (Uçak, Tank v.b.) bunları seri atışlarla ya da bom- 'bayla yok edebilirsiniz. Gire'a basılı tutup bıraktığınızda çok etkili olan bombanızı kullanabilirsiniz ama bunları bölüm sonunda çıkan dev araçlara karşı kullanmanızı tavsiye ederim çünkü burada daha da gerekli. P tuşu ile oyunu PAU-SE edebilirsiniz. Az önce de dediğim gibi bu oyunun grafikleri şimdiye kadar çıkmış olan komando savaşı oyunlarına nazaran muhteşem, her bölümü süper grafikler ile başka güzel. Özellikle bu tür oyunların hayranları MERCS'İ muhakkak alın. MERCS'İ bitirseniz dahi arşivinizde kalmaya değer bir oyun. Benimle yazışmak isteyen arkadaşlar için adresim:
Özgür Yakut A4 blok daire 1 kat 1 80620 YENİLEVENT/İST. Tel: 179 13 34
TANITIM
Tüm Adventurecılar merhaba! Bir aylık aradan sonra yeniden birlikteyiz. Kaçınız bu sıcak havalarda hele hele okullar da tatil olmuşken bilgisayarının karşısına geçer bilmiyorum ama bana gelen mektuplardan anladığım kadarıyla çoğunuz son aylarda sınavlar (böörghh) ve tatil dolayısıyla Adventure oynayamamışsınız. Neyse bu kadar okul muhabbeti yeter de artar bile. Okullar tatil olduğuna göre bunun acısını çıkarmanın tam sırası. Önce bana yazan arkadaşların sorularını cevaplayayım. Ereğli'den yazan Serdar Akçay "Island of Lost Hope"ta uyuyan korsanı nasıl öldüreceğini soruyor. Ne yazık ki oyunun kelime haznesi zayıf. Bu yüzden aslında zor olmayan bilmeceleri çözmek biraz zor oluyor. Burada vermem gereken komut “press pillow on pirates face” olmalı. Oyunun tam çözümünü bu ay köşemizde bulabilirsin. Bartın'dan yazan Kaan Kanbur Impossible Mission II ve Last Ninja I hakkında bilgi istemiş. Impossible Mission'u hiç oynayamadım (bana birazcık imkânsız geldi!) üzgünüm. Ama Last Ninja I'i büyük bir zevkle oynamıştım. L. Ninja I bana göre 64'ün en güzel oyunuydu. Oynanabilirlik, grafik ve müzik mükemmel. Firmanın sonradan çıkardığı II ve III bana göre daha kalitesiz (Last Ninja I'e göre) kaldı. Oyunda amaç, en son bölümde sarayın içindeki gizli sığınağında bulunan Shogun'u öldürmek (bunu yalnızca kılıç ile yapabiliyorsun). Ekrana ilk girişimizde parlayan nesneleri kaçırma, yani al. Oyunda ilk bölümden sonra birçok yerde Adventure zekânı kullanarak birtakım bilmeceleri çözmen gerekiyor. Bulduğun eşyaları da bazı yerlerde kullanıyorsun. En iyi silah tabiki yıldız, ancak sayısı sınırlı olduğundan benim tavsiyem Nunchuka yada Bambu sopası olacak. Özellikle 3. bölümden sonra oyun bir hayli zorlaşıyor, tabi rakiplerin de zorlaşıyor. Birinci bölümde takıldığını sanmıyorum, sis bombasını canavara atıp ekranı geçince burası bitiyor. İkinci bölümde ters inmen gereken duvar ve yalnızca özel bir koruyucu ile geçebileceğin alev püskürten heykel arslanlar var. Bu koruyucu nehrin diğer tarafında. Üçüncü bölüm saray bahçesinde geçiyor, burada bulacağın bir kolye ile altın heykele tapınırsan diğer bölüme geçiyorsun. Sonraki bölümde zorlanacağını sanmıyorum ama son iki bölüm oldukça zor sayılır. Oyun zevkinizi bozmamak için daha fazla açıklama yapmayayım ama eğer takıldığın bir yer olursa yazmayı unutma. Bu oyunu oynamadıysanız kesinlikle alın ve oynayın!. Ankara'dan Emre Sarıhan'ın adventure'lara karşı merakı yeni başlamış. Sorun Castle of Terror II. Şimdi bu eski ama zevkli oyunu oynayan 64'çülere cehennem haberleri vereceğim, dikkatle dinleyin. Oyun aslında tek parça ama sağ olsun ülkemize oyun iki parça halinde geldi?!? Oyunun birinci bölümünü zamanında oynamıştım ve ikinci bölüme geçtiğim anda oyunun devamını bulamıyordum. Bende oyunun ikincisi var onu oynarım dedim ama ilk bölümde aldığım tüm eşyalar olmadan başladım. Mesela ilk bölümde aldığım bıçak ikinci bölümde işime yarayacakken bıçak yanımda olmuyordu. Ama eğer oyunun tamamını bulabilirsen her işi bitirdikten sonra kaleden çıkmak için vereceğin komut hatırladığım kadarıyla yalnızca JUMP. Bu başarmak için kızı da kurtarmalı ve bütün eşyalarını bırakmalısın (yükte hafif pahada ağır muhabbeti). Atlaman gereken yer büyükçe penceresi olan bir oda. Umarım yardımım dokunmuştur. Bursa'dan Emre Toygur'un sorusu ise bu ayın sorusu olmaya aday. Adventure nasıl oynanır? İngilizce bilmeden oynanır mı? Adventure oynamak ve başarılı olmak bence tecrübeli olmaya bağlı. Ne kadar fazla Adventure oynanırsa bu tecrübe (experience) artıyor. Örneğin oynayan herkes Sierra'nın esprili fakat zor bilmeceler yaptığını bilir. Bunu bilen tedbirini ve Save diskini baştan hazır tuttuğundan daha başarılı olabilir. Bir de benim tavsiyem yanınıza birini almanız. Yok yok amacımız onu zorla ekran başına oturtup işkence etmek değil, onun fikirlerinden yararlanmak. Fikir fazla olursa çözüm daha kolay geliyor. Sonuç bazen faydalı oluyor bazen de olmuyor (genellikle). Bana telefon eden arkadaşların sorununa da değinelim. Oyunları orijinal alamadığımıza göre doğrusunu bulmak zorunda kalıyoruz. Adventure ve FRP oyunları genellikle 2-3 yada daha fazla disket olduğundan cracker'lar mutlaka bir yerde oyunu bozuyorlar. Siz tam oyunun zevkini çıkarırken oyun birden “...has a read/write error”.
ya da “Guru Meditation” verirse sonuç pek iç açıcı olmuyor. Bu sorun tabi yalnızca Amigacıların. Sonuç olarak oyunları doğru olarak bulmak biraz sorun yaratıyor. Benden oyun temin etmek isteyen arkadaşlar lütfen bana değil de yakınınızdaki (ya da uzağınızdaki) bilgisayarcılara bir bakın (şimdi ticarete atılmanın sırası değil). Bu ayki mektup sayısını okula ve sınavlara bağlıyorum ama gelecek ay biraz daha fazla mektup yazın olur mu? Sorularının hemen cevaplandırılmasını isteyenler doğal olarak telefon etmeyi yeğliyorlar. Böylece kısa zamanda cevap alabiliyorlar (tabi o oyunu oynamışsam). Eğer beni bulamazsanız (bu sık oluyor da) mektup yazmayı deneyin bence daha iyi olur. Ya da bana cevap verebilen bir telesekreter (canlı da olabilir) alın. Bu ay bana haber ve oyun temininde bulunup 3-4 dersten çakmamda yardımcı olanlar! hey Remix, Zorlu, MD, Smile size sesleniyorum! Teşekkür mü bekliyordunuz yoksa???
Bu ayki oyun tanıtımı köşemizin oyunu Sierra'dan. Sierra 90 yılında yaptığı atılımlarla adını Adventure dünyasına kazımıştı. Conquests of Camelot ise bunların zirvesini temsil ediyor. Biliyorum aynı sözleri Hero's için de duydunuz ama Sierra'nın her seferinde daha iyisini yapması benim suçum değil ki! Bu kadar gevezelikten sonra oyunumuzun konusuna gelelim! Konusunu tarihten ve İngiliz efsanesinden almış ama bu arada Sierra biraz da ekleme yapmayı unutmamış. Efsaneye göre... İngiltere'nin kralsız kaldığı dönemlerde lordlar birbirleri ile krallığı ele geçirmek için kıyasıya mücadeleye başlamışlardı. Fakat bir gerçek vardı ki o da yalnızca iyiliğin gücü olan sihirli kılıç Excalibur'u saplandığı taştan çıkaran kral olmaya hak kazanacaktı. Bu lordlardan hiçbiri bunu başaramadı ancak bunu başaran daha çocuk denecek yaşta olan Arthur oldu. İnanması ve itaat etmesi herkes için zor oldu ama birkaç lord dışında hemen hepsi Arthur'a itaat ettiler. Krallığa gözünü diken diğer lordlar ise ordularını toplayıp Arthur ve onu koruyan güçlü büyücü Merlin ile savaşmaya başladılar. Bu savaşlar sırasında Arthur bir şövalye ile tanıştı. Güç olarak birbirine karşı üstünlük sağlayamayan bu iki şövalye sonunda çok yakın iki arkadaş oldular. Lancelot isimli bu şövalye Arthur'un hem en yakın arkadaşı hem de koruyucusu oldu. Sonunda Arthur hakkı olan krallık koltuğuna oturdu ve bir süre önce görüp aşık olduğu lady Gwenhyver'ı kraliçeliğe layık gördü. Onu getirmesi için de Lancelot'u yolladı. Lancelot'u görür görmez aşık olan lady kendisini hizmetçi, hizmetçisini de kendisi olarak tanıttı. Bu ilişkide mahzur görmeyen Lancelot da bu aşka karşılık verdi. Bu yasak aşk bütün ülkeye lanet getirdi. Ülkede bir damla su kalmadı ve bütün bitkiler kurudu. Arthur hem karısı Gwenhyver hem de Lancelot'u çok sevdiğinden ikisine bir şey yapamadı. Bu lanetin giderilmesi için yapılabilecek tek şey ise kutsal kadehin bulunması olacaktı. Arthur bunun üzerine en değerli üç şövalyesini kadehi
aramaları için yolladı. Aradan uzun süre geçti fakat onlardan da haber gelmeyince Arthur kendi gitmeye karar verdi.. Bu andan itibaren oyunda devreye biz giriyoruz. Bu anlattığım olayların bir kısmını zaten oyunun başındaki demoda görmeniz mümkün. Sierra bu oyunda müzik kabiliyetini epey ilerletmiş. Hemen her ekran için mükemmel ve konuyla ilgili müzik yapması çok güzel olmuş. Müziğin atmosferi yükseltmesi ve insanı oyuna bağlaması gerekiyor ki bu oyun da bunun doruğunu temsil ediyor. Oyunu oynarken ilk dikkat edeceğiniz husus mükemmel müziklerin eşliğinde detaylı ve büyük grafikler. "Sprite"ları büyük ve anlaşılabilir yapmalarının yanısıra background grafikleri de gerçekten övgüye layık. Sierra bu oyunda yalnızca yazmaktan sıkılanlar için arcade sahnelerini de arttırmış. Oyunda birçok yerde arcade dövüş sahnesi var ve işin iyi yanı zorluk seviyesini ayarlayabilmemiz. Oyunun bilmeceleri hakkında söyleyecek fazla şey yok. Hepsi sizi oldukça uğraştıracak türden. Sierra her zamanki gibi esprilerini bu oyunda da bol bol kullanmış. Yani oyunu monoton bir şekilde oynamanıza da izin verilmemiş. Bilmeceleri çözerken mitoloji ve efsane bilgilerinizi oldukça zorluyorsunuz. Bu da oyunun zevkini bir kat daha arttırıyor. Oyunda büyücü Merlin'in ruhu da sizinle birlikte. Siz bir komut verdiğiniz zaman cevap veren Merlin oluyor. Bu kadar güçlü bir dostunuz varken pek korkmamıza gerek yok diye düşünmeyin sakın çünkü oyun gerçekten zor. Oyunun eksik yönleri de yok değil. Hero's Quest'ten alıştığımız bir bilmeceye birkaç çözüm bu oyunda birkaç yer dışında yok. Bir de oyunun kelime haznesi geniş yapılamamış. Bu kadar güzel müzik ve grafik kullanılırsa olacağı da bu olur zaten. Oyunda kullanılan arcade sahnelerinin zorluğunu ayarlayabiliyoruz bu iyi de bazı yerlerde bu sahneler epey zor. Sizlerin de benim gibi en basitinde oynasanız bile Black Knight'ı geçebilmek için ya Amiga'nızı yada yanınızda bulunan ve yardım etmekle yükümlü arkadaşınızı