HOLLYWOOD USULÜ

Ticari şirketler, yüksek teknolojinin meziyetlerini kullanmak için bilgisayar stüdyolarına başvuruyorlar. Özel bilgisayar animasyonu deyince aklınıza ilk gelen ne oluyor? Televizyonda dizilerin başında kullanılan logolar ve jenerikler mi? Yoksa Robocop ve Total Recall gibi filmlerde kullanılan özel efektler mi? Evet, bunlar anlaşılabilir. Bu tür animasyonlar hazırlayan bilgisayarlı stüdyolar son 10 yıldan beri çoğunlukla film şirketleri için çalışmaktadırlar. Ancak bilgisayar animasyonları ve grafikleri diğer alanlara da girdikçe bu değişmektedir. Büyüyen bu pazarın bir dalı bariz olarak görülmektedir. Özellikle özel televizyon istasyonlarının, tanıtım programlarında kullandıkları efektler ve programların başlangıcındaki jenerikler bunların en güzel örnekleridir. Bundan da ötesi şirketler, evde eğitim setleri, ürün tanıtım videoları ve tanıtım filmleri hazırlarken bilgisayarları bol bol kullanmaktadırlar. Emin olmak için, şirketler genel olarak kendi Amiga, PC veya Macintosh'a dayalı animasyon programları kullanmaktaydılar. Ancak bu alanın tüm inceliklerinden yararlanmak isteyen şirketler artık böyle düşük fiyatlı paketlerle yetinmiyorlar; animasyon pazarının en büyük alanında yerlerini kazanmak için büyük sistemlerle çalışıp, her türlü özveride bulunuyorlar. Bu efektleri elde etmek isteyen şirketler, filmlerdeki özel efektleri hazırlayan stüdyolar gibi kuruluşlara başvuruyorlar, böylece şirketlerin programlarındaki animasyonlar

Hollywood'daki akrabanınkilere yetişiyor. Uzmanlar bu eğilimin neden şimdilerde geliştiği sorusuna birkaç cevap verebiliyorlar. Öncelikle bu kadar özelleşmiş ve bilgilendirilmiş bir

Sinan Vural kullanıcı kitlesinin ilgisini çekmek için gerçekten özel bir şeyler yapmak gerekiyor.

Özel efektler artık

sadece bilimkurgu filmlerinde kullanılmıyor. Bir video tasarım grubunda çalışan Alex Stephens, “Televizyon programları sayesinde her gün mükemmel görsel efektlerle bombardıman ediliyoruz. Çalışırken kullandığı grafikler o kadar çok ve çeşitli olmasa da, kişiler televizyonda bu kadar grafik ve animasyon görünce buna alışıyorlar” diyor. Belki de bu alanın gelişmesinde en önemli rolü, 3D programlarının fiyatları oynuyor. “On yıl önce, yüksek kalitede bir 3D gösterisi hazırlamak için almanız gereken sistem size milyonlarca dolara patlardı” diyen David Macrae da bu tür programları hazırlayan Alias Research adlı şirketin başkanı. Son geliştirilen sistemlerle, daha önce 200.000 dolar tutan paketler artık 75.000 dolar civarında fiyatlarla satın alınabiliyor. Carl Rosendahl, Pacific Data Images'in başkanı da, bu fikre katılıyor ve bilgisayar grafik sistemlerinin ekonomik olarak müşterilerle uyuştuğunu belirtiyor. “Yakın zamana kadar bilgisayar animasyonları erişilemeyecek kadar pahalıydı. Ancak hızlı bilgisayarlar ve yeni grafik paketleriyle birlikte artık şirketler kendi tanıtım programları için bile bu tür grafiklerden yararlanabiliyor.”

Şirketlerin tanıtım

programlarında ve reklam filmlerinde de bilgisayar efektlerine yer veriliyor.

Etkiyi Hissetmek

Bazı bilgisayar stüdyoları şimdiden şirketler sektörünün bu büyüyen isteğini hissetmeye başlamıştır. Örneğin Hollywood'daki ReZ.n8 Productions'ın başkanı Paul Sidlo, kuruluşun zamanının ve işgücünün filmlere değil bu tür işlere gittiğini belirtiyor. “Eğer bir şirket bizden iş isterse, bu büyük ihtimalle bilgisayarlaşmış bir şirket tanıtımı yapmak içindir” diyor ve müşterilerin kendilerinden en yüksek kalitede grafik ürünleri beklediklerini belirtiyor. “İnsanlar artık teknik 'Aman Tanrım!' aşamasını geçtiler. Artık vurgu animasyonu ana eleman olarak değil bir tasarım elemanı olarak kullanılıyor.” Şu anda da devam eden bir ReZ.n8 projesi bunun en güzel örneği. Merkezi Japonya'da bulunan Nohkai adlı bir şirketler grubunun tanıtım programı için, her biri grubun bir kanadını temsil eden 10 tane Kanji karakteri tasarlanmış. Tüm karakterler, sadece bir baş ve iki bacaktan oluşan stilize edilmiş bir insan figürüne dayanıyor. Ancak her karakterin yüzey deseni farklı ve her birinin kafası değişik bir şekilde. Örneğin bir tanesi tahtadan yontulmuş gibi ve kafası sonsuzluk işaretini temsil ediyor. Bir diğeri ise dünya gibi bir kaplamaya sahip, başı da yine dünya şeklinde. Karakterlerin özgün tasarımları bir tasarım grubu olan Durinski Group tarafından yapılmış. Sidlo, “Daha sonra, düşündükleri animasyonları gerçekleştirebileceğimizi bildikleri için bize geldiler” diyor. Silicon Graphics iş istasyonu ve Thomson Digital Image'in yazılımlarıyla ReZ.n8'dekiler şimdiden karakterlerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini yaratmışlar bile. Şimdi kalan iş bu karakterleri yürütüp, dans ettirmek ve karakterlere değişik hareketler yaptırmak. Bu tür karmaşık projelerde gereken özel efektleri yaratmak için ReZ.n8 sadece TDI paketini değil, piyasadaki diğer animasyon ve grafik paketlerini de kullanmış. Sidlo, bu tür özelleşmiş işler için arada sırada program da yazdıklarını belirtiyor. Şirketler sektörüne hazırlanan işlerden başka ReZ.n8, jenerik animasyonlarında kullanılabilecek paket animasyonlar da hazırlıyor. Örneğin bir motorun çalışma animasyonu çeşitli şirketler tarafından bir projede kullanılabilir. ReZ.n8 bu paketleri direkt olarak satmıyor, ancak bu tür jenerik hazırlayan şirketlere toplu halde satıyor. ReZ.n8'in yapımcılarından biri olan Patricia Moore'a göre bu tür paketlere gösterilen ilginin yüzde 90'ı şirketlerden geliyor. Yüksek kalite animasyonlar için isteği hisseden bir başka kuruluş da Computer Animation Technology

Japonlar için hazırlanan su şeklindeki Kanji karakterlerinden biri.

Tahta ve dünyanın yüzey şekillerine sahip iki Kanji karakteri Nohkai adlı Japon firmasının tanıtım programında kullanılmış.

(CAT). CAT'e gelen isteklerin büyük çoğunluğu şirketlerin tanıtım ve haberleşme işlerini yürüten bölümlerden geliyor. CAT'in pazarlama bölümü sorumlusu Kent Mahan, “Son bir yılda şirketler haberleşme ve tanıtımda bilgisayar grafiklerinin önemini kavradılar” diyor. CAT'e gelen son siparişlerden biri

- Frito-Lay adlı organizasyondan.

Fabrika içinde gösterilecek bir film için CAT'ten üç boyutlu Crumb Bum karakterleri canlandırması istenmiş.

Yukarıdaki resim Alfa Romeo'nun motorunun çalışmasını anlatırken, alttaki resim de Esso Benzin istasyonlarının reklamından alınmış.

“Bu karakterler fabrikada yapılmaması gereken kötü ne varsa onu temsil ediyor: kırık kurabiye ve bisküvilerden, bunların paketlenmesi halinde fabrikaya saldıracak olan kişilere kadar” diye açıklıyor Mahan. Ön-üretim aşamasında, CAT tüm fabrikayı dolaştı, ekran üzerindeki görüntüyü simüle etmek için basketbol ve tenis topları kullandı ve bunları videoya kaydetti. Daha sonra Alias animasyon paketi kullanılarak ışıklandırma tekrar yaratıldı ve bunun üzerinde Crumb Bum karakteri yerleştirildi. Sonuç, animate edilmiş 27 sahnede rap müziği eşliğinde Frito-Lay'in üretim bölümlerinde dolaşan bir Crumb Bum karakteriydi. Bugünlerde şirketler için bu tür işler yapan stüdyoların sayısı gittikçe artıyor. River City Productions'ın başkanı Gary Schmidt de kuruluşun, 1985'ten beri şirketler için bu tür ürünler hazırladığını belirtiyor. “Hazırladığımız birçok üründe animasyonu teknik kavramları ve işlemleri açıklamak için kullandık.” River City'nin en son yaptığı çalışmalardan bir tanesi Motorola'nın yeni mikroişlemci chip setini tanıtan bir video filmiydi. Motorola distribütörleri için hazırlanan video filmi, yeni chiplerin değişik ortamlarda ve uygulamalardaki uyumluluğunu gösteren canlı çekimlerden ve 3D animasyonlardan oluşuyordu.

Şirketlerin yüksek kalitede grafiğe bağımlılıkları artarken, henüz sadece orta büyüklükteki stüdyolar bu pazar için çalışıyorlar. Büyük stüdyolar şimdilik ancak film yapımcıları ve eğlence merkezleri için çalışıyorlar.

Hollywood tabanlı Rhythm & Hues'un başkanı John Hughes, henüz endüstriyel veya şirketler sektöründen kendilerine iş gelmediğini söylüyor. Bu alanın gittikçe geliştiğini gördüklerini ama kendi şirketinin belli bir gelecekte hâlâ film ve eğlence endüstrisi için çalışacağını belirtiyor. Gerçekten de Hughes, “Filmler, eğlence parkları ve televizyon reklamları için gittikçe büyüyen bir talep var” diyor. PDI'dan Carl Rosendahl da aynı fikirleri paylaştığını söyleyerek endüstriyel alandan fazla bir taleple karşılaşmadığını belirtiyor. Ancak çok az da olsa, o da Hughes gibi, şirketlerin PDI'nın reklam bölümüne bağlı olduğu görüşünde. “Bizim kuruluşumuzun ana hedefi televizyon reklamları, film yapımları, eğlence merkezleri ve yayımcılar. Şirketlerin ve endüstriyel sektörün işleri için hiçbir olanak sağlamıyoruz.”

Buna rağmen PDI ile Motorola'nın yeni 88000 seti için yaptıkları gibi birkaç ticari animasyon hazırlamış. Bu animasyon modası geçmiş chiplerden oluşmuş bir alanın üzerinde dolaşarak açılıyor. Daha sonra göz bir ışık ışınını izleyerek bulutları yarıp yukarı aydınlığa çıkıyor ve burada 88000 mikroişlemcilerini görüyor. Havada süzülen chip bir ışık yayıyor ve bu da daha sonra Motorola logosunu oluşturuyor.

Rosendahl, PDI'nın işlemlerinin çok azı bu tür işlerden oluşsa da olası bir pazar değişikliği anında hemen cevap verebileceklerini belirtiyor. “Eğer talep artarsa biz de kesinlikle buna yanıt veririz.”

New York'taki Metrolight Stüdyoları da ticari şirket isteklerinin, kendi işlerinde az bir yeri olduğu kanısında. Ancak onlar da değişiklik için hazırlar. Metrolight başkanı Jim Kristoff yakın gelecekte daha çok şirket işi yapmayı beklediklerini söylüyor. “Bilgisayar animasyonundan nasıl yararlanacaklarını keşfettikçe bizim işimiz de artacak. Fiyatlar da artık eskisi kadar korkunç olmayacak.” Bunlara ek olarak Metrolight yakında piyasayı yazılımcı olarak da vurabilir. Kristoff kendi geliştirdikleri bir 2D çizgi film paketinin düşük maliyetli tasarımlar için çok uygun görüşünde. “Sistemi birkaç şirkete gösterdik ve onlar da işitsel-görsel alanda neler yapabileceklerini kabul ettiler” diyor Kristoff. Eğer Metrolight bu yolu seçerse, kendini doğru zamanda doğru yerde bulup piyasayı süpürebilir. Çünkü birçok şirket profesyonel stüdyoları kullanmaya başlarsa da bir o kadarı da kendi sistemlerini kurup kendi kendilerine bir şeyler yapma çabası içine giriyorlar. Bu eğilim de ticari alandaki yatırımcıların animasyon işine gelince film yapımcılarından çok daha ekonomik düşündüklerini ortaya koyuyor. “Küçük şirketlerden birçoğu saniyesi 1000 veya 2000 dolara gelen standart reklam kalitesindeki yapımlardan çekiniyor” diyen VisComm'dan Stephens şöyle devam ediyor, “Bilgisayar grafiklerini kullanmak istiyorlar ama bu genel bütçeye de uymalı.” Bu bütçeyi kontrol etmenin bir yolu animasyonu şirketlerin kendilerinin üretmesi. Bir yazılım şirketi olan Softimage'in başkanı Richard Szalewski, “İlk çeki yazarken yatırım çok büyümüş ve başarısız olacakmış gibi gelir. Ama animasyon, şirketin kendi bünyesinde olursa kontrol ve yöntem çok daha kolay olacaktır” diyor. Diğer yazılım şirketleri gibi Softimage de şirket sektörünün animasyon alanındaki payının büyüdüğünü kabul ediyor. Eskiden bilgisayar stüdyolarına giden şirketlerin artık kendi bünyelerinde animasyon bölümleri kurdukları fikrine de katılıyor. Şirketin, kendi bünyesinde animasyon departmanı oluşturmasının sanatçılarla ve şirket dışındaki iş ortaklarıyla olacak pürüzleri engellediğini de ekliyor Szalewski. Profesyonel animasyon stüdyolarına giden şirketlerin bile kendi animasyon stüdyolarında bir taslak hazırlayıp ondan sonra stüdyoya gittikleri gözleniyor, böylece istenen yapımın ana fikri daha rahat anlatılabiliyor. Szalewski, “Stüdyoya gittiklerinde artık konuşmaktan çok, istediklerinin bir taslağını götürüyorlar. Böylece anlaşmak çok daha kolay oluyor” diyor.

1999'da Özel Efekt Oscar'ı alan Abyss adlı filmde kullanılan teknikler Alias adlı programla yapılmıştı.

DuPont için hazırlanan satış eğitim videosundan iki alıntı.

Yaşam Stratejileri

Ticari şirketlerin animasyon talepleri artarken, stüdyolar piyasadaki değişimlere hazırlıklı olmak zorundalar.

Intelligent Network of Bell Atlantic'te hazırlanan düşünsel bir ortamın animasyonu.

Talebin artması işin de artması demek ama pastadan payını almak isteyen yeni stüdyolar yüzünden rekabet de artıyor. Uzmanlar, bu büyüyen alanda bir yer kapatabilmek için, stüdyoların kendilerini gerekli yazılım ve donanım karışımıyla donatmalarının gerekliliğini vurguluyorlar. Symbolics'te grafik pazarlama sorumlusu olan Joe Polonski, başarılı olabilmek ve mümkün olduğunca çok şirkete hizmet verebilmek için stüdyoların hem 2D hem de 3D programlarına sahip olmaları gerektiğini belirtiyor. Polonski, Abet Image Research, Cranston/Csuri ve Omnibus'ı ima ederek “Son beş yılda birçok stüdyo 3D animasyon alanında havlu atmak zorunda kaldı” diyor. “Bunların tümü hızlı değişen teknolojinin kurbanı oldular. Esas olarak, yeni üretilen animasyon paketleriyle piyasaya çıkan rakipleri karşısında dayanamadılar.” Polonski ideal bir üretim için tek bir sistemde çalışan 2D ve 3D paketlerinin kullanılması gerektiğini belirtiyor. “Böylece stüdyo, müşterinin isteğine göre iki teknik arasındaki optimum yolu bulur: düşük maliyet ve iyi bir sonuç. Çünkü bütçeler sıkışınca müşteri 3D animasyondan vazgeçerek 2D ile ‘Şöyle iyi bir şeyler’ peşine düşer.” Pixel'den Robi Roncarelli de aynı fikre katılıyor ve “İki sistemin birleştirilip kullanılması birçok yarar sağlar. En önemlisi de çok daha hızlı çalışma olanağı sağlanmasıdır. Çünkü böyle bir alanda işi ne kadar uzun sürerse maliyet de o kadar yükselecektir” diyor. Ama tabii ki, tek başına teknoloji başarıyı garanti etmez. Etmedi de. Endüstriyel depremden sonra sağ kalan PDI'den Carl Rosendahl, küçük animasyon stüdyolarının başarılı olabilmesi için, “Müşteriye kendisinin çözemediği problemleri çözerek ve kendi kendine sağlayamadığı olanakları sağlayarak yardımcı olmaları” gibi öneriler getiriyor. “Ama servis ve fiyat her zaman önemlidir... Bu hiçbir zaman değişmeyecek.” ReZ.n8'den Paul Sidlo da buna katılıyor. “Yaşayabilmek için şimdi ne lazımsa gelecekte de o lazım olacak: iyi, basit tasarım becerileri ve fikirleri iletebilme yetisi. Bunları kim sağlarsa o başarılı olacaktır.”

Animasyon programlarının fiyatları düştükçe şirketler kendi gösterilerini kendileri hazırlıyorlar. Burada Boeing'in Alias kullanarak hazırladığı Galileo uydusunun tanıtım amaçlı animasyonu görülüyor.