Commodore sayı 42, sayfa 15

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 15

Programlama cevherlerinizi neden sak-

Eğer yazdığınız programları kendiniz beğeniyorsanız muhtemelen başkaları da beğenebilir. Öyleyse eserinizi pekala satabilirsiniz. Programları satarken ortaya çıkan bir problem onları satın alacak insanlar bulmaktır. İyi bir ürüne sahip olmak işin sadece bir yarısı. Bu ürünü piyasaya sunabilmek çoğu programcının başaramadığı bir olay. Diğer tarafta, rekabette bir yer kapabilmek için yapabileceğiniz bazı şeyler de yok değil. Programınız bir kez hazır olduğunda onu pazarlamanın yolları var. Onu bir ticari yayıncıya satabilir veya kendiniz pazarlayabilirsiniz. Ticari bir yayıncıya satmak eskiden olduğu kadar kolay değil. Sundog'un yazarı Bruce Webster şöyle kaydediyor; “Yazılım piyasasında müthiş bir rekabet var. Yeni programcılar rekabet etmekte zorluklar yaşıyorlar. Şirketler ise yazılımlar için milyonlarca dolar akıtıyorlar.” Fakat Bruce cesaretli olmanızı tavsiye ediyor. “Eğer ciddiyseniz ve ilgi çekecek bir şeyiniz varsa yapılacak en iyi iş onu pazarlayacak bir yazılım evi bulmaktır. Küçük bir yazılım şirketi daha iyidir. Eğer büyük bir şirkete giderseniz orada sizden daha iyi kimseler çıkabilir.”

Tony Garcia işi nedeniyle Epyx'te her gün bu tipte yığınla programa bakıyor. Potansiyeli olan yazılım yazarlarının iyi, profesyonel prezentasyonlar gönderdiklerini belirtiyor. Burada ürünün bitmiş olması bile gerekli değil. Sadece iyi ayrıntıları olan bir yazılım olduğunu kanıtlaması gerekiyor. Programlamada yeni olanlara şunu tavsiye ediyor, “Yayıncının bunun ilk projeniz olduğunu bilmesini sağlayın. Pek çok kişi ilk projesini korka korka gönderiyor. Yayıncının özellikle bunu bilmesi önemli.” Kimin başarılı olduğuna bir örnek, 688 Attack Sub simülasyonunu Electronic Arts'a satan John Ratcliff. Kendisi yazılım yazarı adaylarının ürünlerine fazlaca enerji koymalarını tavsiye ediyor. “Bunu yapabildiğinizi kanıtlamak için yazılımın büyük kısmını bitirin. Bu, endüstri için çok şey ifade ediyor.” Yazılımı kendi başınıza pazarlamak en zor yol. Ratcliff her yeni programcıya bir shareware (ücretsiz olarak dağıtılan ve daha sonra kullanıcılardan kaydetme ücreti beklenilen programlar) yazmasını öneriyor. “Bu deneme yapmak için çok iyi bir yol. Fazla para kazanmayacaksınız fakat adınız çevrede dolaşacak.” Dört yıldır shareware işiyle uğraşan Morgan Davis aynı fikirde. “Eğer uygun bir ürününüz varsa fakat bu işe kısa zaman ayırabiliyorsanız shareware mükemmel bir yol” diyor Davis. “Tanıtımınız bir kez etrafa yayıldıktan sonra gerçek bir yazılım şirketine gidin ve onu pazarlamak isteyin.” Ancak gerçek olan shareware ile para kazanmanın zor olduğu. “Birkaç kişi shareware ile oldukça başarılı oldu. Çoğuysa pek bir şey kazanamadı” diye yorumluyor Bruce Webster. “Malınızı piyasaya sokmanın çok kolay bir yolu fakat hayatınızı böyle kazanmanız birkaç istisna dışında mümkün değil.” Genel olarak shareware işe yaramıyor. İnsanların sadece ufak bir yüzdesi ücreti gönderiyorlar. “Her ay postadan elime $10 veya o civarda birçok ve çok sayıda güzel mektup geçiyor. Kimse bir şey ödemiyor fakat herkes programı duyup zevkle kullanıyor” diyor John Ratcliff. Bütün uzmanlar shareware'in, adınızı yaymak ve tanınmanızı sağlamanın en iyi yolu olduğu konusunda görüş birliğinde. “Ürününüzü piyasaya sunmanın ve orada duyulmanın harika bir şekli” diye görüş bildiriyor Tony Garcia. Fikir çok iyi ve bundan daha büyük başarılar gelmesini isterim. Bu her programcıya yeni ufuklar açıyor.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.