Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 52
Hardware. Bilgisayarla ilgili herkesin şöyle ya da böyle karşılaştıkları büyülü sözcük. Nedir bu hardware? Neler gerektirir? Yazımızda bu sorulara cevap vermeye çalışacağız.
Bilgisayar kullanıcılarının sık sık duyduğu bir kelime olan HARDWARE, aslında çok geniş kapsamlı bir bilim dalını ifade eder. Genelde hardw:
yanılgıdır. Gerçekte bilgisayarların tasarımından tutun da imalatına kadar olan aşamaların tamamen HARDWARE kapsamına girer.
Lütfü BİRSES
Bu açıklamadan sonra bir genel tanım yapalım: HARDWARE; bilgisayarla ilgili, bilgisayar dahil elle tutulan somut tüm birimleri tasarlayan, meydana getiren, imal eden ve bütün bu aşamalardan sonra da teknik bakım ve onarımını yapan, mevcut birimleri daha kullanışlı hale getirecek yan birimleri hazırlayan bir bilim dalıdır. Temeli elektroniktir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 53
Bir hardware'ci olabilmek için, öncelikle elektronikçi olmak gerekir. Hardware olayını örnekleyelim. Diyelim ki, Commodore 64 ile evin ışıklarını kontrol etmek istiyorsunuz ve bunun için kısa bir program yazdınız. Bu, ışığın yanıp sönmesi için yeterli değildir. Bunu sağlamak için bir uygunlaştırıcı devreye ihtiyacınız vardır. Bilgisayardan program vasıtasıyla elde edilen kontrol sinyalinin lambayı yakıp söndürecek hale çevrilmesi gerekir. Bu da birtakım elektronik devrelere ihtiyaç gösterir. Bu devreleri herhangi bir elektronikçi yapabilir. Ancak bunun için bilgisayardan çıkan sinyali, hatta yazılan programı tanıması gereklidir. İşte hardware ile elektronik arasındaki fark buradadır. Bir elektronikçi tanımadığı bir sinyali kontrol edemez. Ama bir hardware'ci bir sinyali tanıdığı için gereken arabulucu devreyi yapabilir. Sanırım artık hardware'in ne demek olduğunu anladık. Şimdi de bir Hardware atölyesinde neler bulunmalıdır, bunlardan söz edelim. Elektronik dünyası ile haşır neşir olanlar bilirler; bir atölyenin belkemiği “Osiloskop” denen, üzerinde çeşitli ayar düğmeleri ve küçük bir ekranı olan ölçme cihazıdır. Elektronikçiler gibi hardware'ciler de osiloskop adındaki bu alete ihtiyaç duyarlar. Ayrıca montaj ya da onarım için kullanılan havya, yan keski, tornavida gibi basit el aletleri de bulunmalıdır. Bir hardware atölyesinde olması gerekenlerin başında dökümanlar gelir. Öyle ki, katalogları, açıklayıcı şemaları olmayan bir hardware'cinin bir şeyler tasarlayabilmesinin mümkün olmadığı söylenebilir. Bütün bu saydıklarımız tam bir elektronik atölyesi tarifine uymaktadır. Bu atölyenin bir hardware atölyesine dönüşmesi, işte bu cihazları kullanabilen elektronikçinin bilgisayar olayını tanımasına, çalışma mantığını bilmesine ve az da olsa programlama bilgisine sahip olmasına bağlıdır. İşte bu yüzden hardware ne yalnızca elektronikçilik ne de tamirciliktir. Tabii ki, bilgisayar tamircileri de hardware'cidir, ancak yapabilecekleri sadece bu değildir. Bütün bu olanaklara ve bilgilere sahip bir hardware atölyesi kadrosu, bilgisayar imalatını bile gerçekleştirebilir. Nasıl ki, bir oto tamircisine otonun bütün parçaları temin edildiğinde, o tamirci bir oto imal edebilirse; aynı şekilde bir hardware'ci de olanakları ölçüsünde bilgisayar ve yan birimlerini imal edebilir. Bu, tamamen elindeki imkanlara ve yaratıcılık gücüne bağlıdır. Dolayısıyla bir hardware'ci, aslında bir tamirci değil bilim adamıdır. Bilgisayar teknolojisi gelişmiş ülkelerde, bu alanda faaliyet gösteren firmaların en önemli bölümlerinden biri hardware bölümüdür. Çünkü bilgisayar konusunda ilerleme kaydedilebilmesi için bu bölüme ihtiyaç vardır. Gerçekten de her gün, her ay bu atölyelerden çıkan yeni gelişmeler, bilgisayarların dev adımlarla ilerlemesini, gün geçtikçe akıl almaz boyutlara ulaşmasını sağlamaktadır. Ülkemizde ise hardware henüz yeterince destek görmeye başlamamıştır. Bu yüzden Türkiye'de hardware'ciler sadece Avrupa'da ortaya çıkan yeni teknik gelişmeleri izlemek ve taklit etmek durumunda kalmıştır. Sadece belirli konularda bir tür yaratıcılık vardır. Sözgelimi bilgisayarın Türkçe çalışabilmesi gibi. Ama gerçekte bu da Avrupa'daki bazı ülkelerde uygulanan çeviri işlemlerinin Türkçe kelimelerle gerçekleştirilmesidir. Yani bir anlamda bu da kopyadır. Bu durum ortaya bir çelişki çıkarıyor. Kendimizi geliştirmek için onları izlemek, yaptıklarını yapmak zorundayız. Öte yandan Avrupa'ya yetişmek istiyorsak kendimizden bir şeyler katmak zorundayız. Bu iki koşulun ikisini de yerine getirebilirsek, Avrupa ile olan teknik farkımızı kapatabiliriz. Fakat sadece onları izlersek, bulundukları düzeye asla gelemeyiz. Dolayısıyla Türkiye'deki hardware'cilerin işi oldukça zorlaşmaktadır. Hem izlemeleri, hem öğrenmeleri, hem eleştirebilmeleri, hem de alternatifler getirebilmeleri gerekmektedir. Bu da ancak hardware'e önem vermekle mümkün olacaktır. Tabii bir de hardware'cileri sıradan tamirci statüsüne koymaktan vazgeçmemiz gerekiyor.