Commodore sayı 27, sayfa 55
Sayfanın metni

Sayfa 55

64'er'den Çeviren Ziya BAYMAN

Commodore 64'ün günlerinin sayılı olduğunu düşünenler, büyük bir yanılgı içindeler. Sayılar son derece açık: Commodore 64, yalnızca Federal Almanya'da 1,5 milyon, tüm dünyada ise 12 milyon adet satıldı. 1987'nin son çeyreğinde günlük ortalama satış 800 adet civarındaydı. Ve bu olay, altı yıldır piyasada olan bir bilgisayar için söz konusuydu. Bu başarıyı açıklamak pek o kadar kolay değil. İnanıyorum ki, piyasaya çıkıştaki zamanlama oldukça belirleyici oldu. O sıralarda harikalar makinesi “bilgisayar” karşısında duyulan ilk korku giderek yok olmaktaydı, hemen hemen hiç rekabet yoktu ve Commodore adı, C 64'ün önceli VC 20 sayesinde oldukça yaygınlaşmıştı. Bunun yanı sıra Commodore 64, altı yıl önce henüz sansasyonel olan grafik ve ses özelliklerine sahipti. Okulumuzun bilgisayar odasında basit bir üç sesli müzik çalmakta olan ilk 64'ümüzün karşısında şaşkınlıktan bir karış açılmış ağzımızla durduğumuz günü hatırlıyorum. Böyle bir bilgisayarın daha önce görülmemiş bir başarıya erişmesi, bir mucize mi sizce? Bugüne geri dönelim. Bugün çiçeği burnunda bir C 64 sahibi, satın alma tercihini yapmakta oldukça zorlanmış durumdadır. 64'er Dergisi'nin yazarları olan bizler bile, zaman zaman AMIGA veya ST Dergileri'nin yazarlarının küçümseyen bakışlarıyla karşılaşabiliyoruz. Bu süper makineler karşısında C 64'ün ne şansı olabilir ki? Gerçekten böyle mi acaba? 64'er Dergisi için bu yazıyı bir kişisel bilgisayarda yazıyorum ve uzun süreden beri de kendim için AMIGA yönünde bir tercih yapma olanağına sahibim. Fakat kararım kesin: Hiçbir şey beni C 64'ümden bu kadar çabuk koparamaz. Kullandığım kişisel bilgisayar benim gibi bir müzik meraklısı için asla 64'e rakip olamaz, çünkü birkaç düdük sesi dışında hiçbir müzikal yeteneği yok. AMIGA, çok güzel sesler üretiyor olabilir ya da son derece gelişkin grafik özellikleri olabilir, ama işletim sistemi mükemmelleştirilip hatalarından arındırılmadıkça bu makineyi almak benim için söz konusu değil. Ayrıca bu konuda bir sorunum daha var; fiyatları C 64'e oranla oldukça yüksek olan AMIGA ve ATARI ST, çılgınca olanaklar sunuyor olabilirler, ama diğer yandan programlanmaları oldukça zor. Boş bir vaktinde Commodore 64'üyle ilgilenen herhangi bir kişi, çabucak bu bilgisayarın geneli hakkında bilgileri edinebilir. Şurada Zeropage var, burada serbest BASIC belleği, orada üstte BASIC-ROM ve işletim sistemi ve bu aralıkta da video ve ses çiplerini yönetmeye yarayan birkaç bellek alanı. Doğrusunu isterseniz, kendimi birkaç yüz KByte'lık bir işletim sistemiyle uğraşırken hayal etmek bile, sırtımdan soğuk terler boşanmasına neden oluyor. Bu durumlarda C 64'ümün 8 KByte'lık Kernel'i bana çok daha sempatik geliyor. Şu gayet açık: Bir bilgisayar ne denli esnek olursa, programcısından o denli çok bilgi sahibi olmasını isteyecektir. Aslında üreticiler bir yandan, makinelerin kullanımını “kullanıcı yüzeyleri” aracılığıyla kolaylaştırmaya çalışıyorlar. Bilgisayarın programlanabilmesi ise bu nedenle daha da zorlaşıyor. Bana kalırsa “bugün hâlâ” Commodore 64'üyle uğraşanlar değil, daha çok saldırgan bir biçimde bir AMIGA ya da ST satın almaya kalkışanlar acınacak durumda. Çünkü ilk oyun hırsı geçtikten sonra insan

“bilgisayar” olgusunun biraz daha derinliğine inmek isterse, ilk şokla karşılaşılıyor. İnsan kendini etkileyici bir verime sahip bir harikanın karşısında buluyor, fakat basit bir problemin çözümü için sayfalarca süren programlar istiyor ondan bu harika. Olay çok açık: Farklı 20 grafik modu arasından doğru olanı seçilecek ve 30 gerekli parametreyle beslenecek (biraz da abartıyorum tabii).

Commodore 64'e yönelik yaklaşık yüzlerce kitap, binlerce program ve en azından bir tane kaliteli dergi (kendi dergisi olan “64'er”i kastediyor. Bu konuda biz de en az onun kadar iddialıyız. ç.n.) var. Ve hemen her kentte 64 profesyonellerinin devam ettiği bilgisayar kulüpleri var (dileğimiz bu durumun ülkemizde de gerçekleşmesi. ç.n.) Dolayısıyla yeni başlayanlar açısından, zor bir sorunla karşılaştıklarında yardım bulma olanağı her zaman var. Peki, okullarda bilgisayar destekli eğitimde Commodore 64'ün bir standart haline gelmiş olması bir rastlantı mı? Commodore 64 benim için hem acemilerin, hem biraz bilenlerin hem de profesyonellerin bilgisayarı. Olur ki, günün birinde tüm Kernel ROM rutinlerini uykumda ezberden sayabileceğim pahalı ve büyük bir bilgisayar olmak durumunda kalabilirim. Ama o zaman dahi Commodore 64'üm masamın üzerinde yerini koruyacak. :

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.