Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 7
Üniversiteye Bilgisayarla Hazırlık... Zor Yarışta Yeni Araç
Ülkemizde yıllardır kanayan bir yara var. Meslek edinme çabası içindeki gençlerin üniversiteye girme yarışı. Günbegün artan sayıda genç üniversiteye girebilmek için amansız bir yarışma içinde. Bu yarışmaya iyi hazırlanmak, yarışı kazanmak için önemli bir adım. Eğitim alanında bilgisayar kullanmanın getirdiği verimlilik bu hazırlık aşamasında da kendisini göstermeye başladı. Ankara'da Işık Dershanesi üniversite hazırlık kurslarında bu atılımın sözcülüğünü yapıyor. Bu konuyla ilgili olarak dershane yetkililerinden 25 yıllık öğretmen Bayan Yaşar Ünal ve Bay Mehmet Örmeci ile konuştuk. — Öncelikle şunu sormak istiyoruz, dershanenizde bilgisayar kullanmak nereden aklınıza geldi? Y. ÜNAL: Dershaneye ilk bilgisayar geldiğinde son derece gereksiz görmüştüm. Bu aletin yaptığı işleri ben de kağıt ve kalemle pekâlâ yapabilirdim. Ancak Mehmet Bey'in uğraşıları sonucunda şu anda son derece memnunum. Mehmet Bey yurtdışı incelemeleri sırasında bilgisayarlı uygulamaları görmüş ve bunların ülkemizde de yerleştirilmesi gerektiğini düşünmüş. Bilgisayarı dershaneye bu düşünce sonucunda soktuk. M. ÖRMECİ: Gezdiğim tüm ülkelerde eğitim alanında bilgisayar büyük bir randımanla kullanılmaktaydı. Ülkeye dönünce ben de böyle bir uygulamanın planlarını yapmaya başladım. Yaklaşık iki yıllık uzun ve yorucu bir çabanın sonucunda bilgisayarlı bir sınıf oluşturmayı başardık. Bu sürenin nedeni bizim her defasında daha iyi bir sistem istememizdi. Özellikle programın en doyurucu bir biçimde oluşturulması uzunca bir süre aldı. Program oluşturulduktan sonra uygulama sınıf sistemi ve Commodore 64'ler yardımıyla kolayca gerçekleştirildi. — Sınıf sisteminden dershanenizde kaç öğrenci yararlanmakta?
Y. ÜNAL: Haftada 4 saatlik bölümler halinde tüm öğrenciler, yani yaklaşık 400 öğrenci bu sistemden yararlanmakta. Dershanemizde bu uygulamanın kapasitesi artırılarak yakında 700 kişiye çıkarılacak.
— Peki, bu uygulama öğrenciler için yararlı oldu mu?
Y. ÜNAL: Önceleri birçok meslektaşımız öğretmenin yerini bilgisayar alacak, bu da öğrencilere yardımcı olmaz diye düşünüyorlardı. Şimdi gördüler ki öğretmen ve bilgisayar birbirine uyumlu bir şekilde çalışmakta. Her öğrencinin değişen, ama maksimum 17-20 dakika konsantre olma süresi vardır. Bilgisayar bu süreyi inanılmaz ölçüde uzatmakta. Öğretmenler anlattıkları konunun tekrarını ve uygulamalarını bilgisayarda yaparak son derece verimli çalışabilmekteler. Bilgisayar konsantrasyon süresini uzatmanın yanısıra zaman
— Çok teşekkür ederiz...
kazancı sağlamakta ve dinlemeyi sevmeyen öğrencilere ya da kağıtla uğraşmaktan sıkılan öğrencilere yeni boyutlar açmakta. Yani kısaca bilgisayarın öğrencilere hitap gücü daha fazla. Bu avantajlar iyi değerlendirildiğinde öğrencilerin kurslardan yararlanması maksimum düzeye ulaşmakta. M. ÖRMECİ: Bu arada belirtilmesi gereken bir husus da bilgisayarlı sınıf sisteminin öğrenciler arasında bir yarışma duygusu uyandırması. Bu duygu sonucunda en isteksiz öğrenci bile çalışma arkadaşını geçmek için gerekli uyarıya kavuşuyor. Bir oyunda başarıya ulaşma çabasına benzetebiliriz bunu. — Son bir soru sormak istiyorum. Sanırım geçen sene bir deneme sınıfı oluşturmuştunuz. Bu sınıftan alınan randıman nedir? M. ÖRMECİ: Geçen sene oluşturduğumuz sınıfın randımanı %100. Yani üniversiteye giremeyen kimse olmadı. Böylesi bir randıman bütün öğretmenlerin idealidir. Kaldı ki, geçen seneki sınıfta zayıf öğrencilerimiz de vardı.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 6
26 Ağustos'ta açılan 56. İzmir Fuarı, 10 Eylül'de sona erdi. Teleteknik çalışanları açısından fuarın uluslararası kısmının kapanışı, son derece yoğun bir hareketliliğin de sona ermesi anlamını taşıyordu. Teleteknik bayileri Boyut A.Ş., Giltaş A.Ş. ve Çip Bilgisayar Evi fuara çok iyi hazırlanmışlar ve fuarı gezenleri Commodore ve Amiga'ların yoğun bir saldırısına uğratmışlardı. Gerek bayilerimizin elemanları, gerekse Teleteknik görevlileri, bu yoğun ilgiyi gerektiği gibi karşılayabilmek ve bilgisayar meraklılarını tatmin edebilmek için büyük gayret gösterdiler.
Fuar süresince çeşitli hediyelerle birlikte satılan Commodore 64 hâlâ çocukların sevgilisi durumunda. Babalarını kollarından çekip getiren bir sürü çocuk, stand görevlilerinin de yardımıyla onları ikna etmeyi başarıyor ve 64'üne kavuşuyordu. Bu sırada Commodore PC çeşitlerini, Amiga 500 ve 2000'i gören babalar da sonu satın almaya varan bir hayranlık durumundan kendilerini alamıyorlardı.
Amiga 500 ve 2000'i hiç görmemiş olduğu halde, dergimizde çıkan yazılardan bu olağanüstü makineler hakkında bilgisi olan birçok kişi, bunları canlı canlı karşılarında görünce heyecanlarını gizleyemiyorlardı. Reklam ve matbaa şirketlerinden gelenler, ressamlar, müzisyenler hemen makinelerin başına geçip kendi branşlarına ilişkin güzel uygulamalar yaptılar.
Yazının başında anlattığımız yorgunluğuna rağmen arkadaşlarımız gelecek yılki fuarda görev yapmaya gönüllü olduklarını ifade ediyorlar. Herhalde bu istekleri Commodore'cularla son derece yakın bir ilişkide bulunmaktan ve yepyeni şeylerin mutluluğunu beraberce yaşamaktan kaynaklanıyor.
Daha nice Commodore'lu fuarlara...