Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
Önce bir yabancılık ve hemen arkasından daha bilgisayarı tanımadan kullanmaya çalışıyorlar ve doğal olarak kullanamıyorlar ve sonuçta da başarısız olduklarını sanıyorlar. Çok daha kolay olarak düşledikleri bilgisayar ilk aşamada birazcık zorlayacağını hissettiriyor. Ve karşıdan yanıtını almaya çalıştıkları soru, bilgisayar öğrenmenin zor mu, kolay mı olduğu. Ve bu aşamada kendilerini kaptıranlar oldukça başarılı bir kursiyer olup çıkıyorlar. Ve bu kursa katılanlardan bazıları da kendi bilinçlerinin ürünü olarak değil de, ailelerinin bilinçlerinin ürünü olarak katıldıkları için figüran olarak gelip gidiyorlar. İkinci bir dezavantaj da süre azlığı. Yoğun şekilde süren diğer derslerinin, kurslarının ve sınavlarının yanında bu kursa sadece hafta sonlarında iki saat ayırabiliyorlar. Ve bilgisayar konusunda ders dışında sorularını yanıtlayabilecek biri hemen bulamıyorlar. Ve diğer derslerin baskısını yoğun bir şekilde üzerlerinde hissettikleri için bilgisayar kursları ikinci derecede önemli bir kurs haline geliyor. Derse gelen öğrenci dersi dinlemekte, not tutmakta, uygulama yapmakta ve dersin bitiminde bütün öğrendiklerini sınıfta bırakıp gitmekte ve bir sonraki derse geldiğinde bıraktığı yerden almakta. Tabii ki bunlar ikinci derece bir kurs olarak nitelendirilmesinin sonucunda ortaya çıkıyor. Üçüncü olarak, öğrencilerin büyük bir çoğunluğunda anlaşılmayan tarafların sorulması alışkanlığı olmayışı. Öğrenciler ya medeni cesaret noksanlığından dolayı, ya da anlamadığı konunun sadece kendisi tarafından anlaşılmadığını sandığı için sormuyor. Sonuçta da bir kopukluk oluyor ve öğrenci, dersleri anlayarak geçenlere göre daha zor anlayabiliyor. Ve en önemli iki sorun, kaynak yetersizliği ve matematik bilememe.
Kaynak yetersizliği aslında başlı başına bir sorun değil, ama öğrenciler açısından başlı başına bir sorunmuş gibi görülüyor. Dil bilememenin sonucunda ortaya çıkan bu sorun, şu anda bazı kuruluşların çıkardığı kitaplarla aşılmaya çalışılıyor. Ama ne kadar başarılı olur bilinmez. Çünkü ülkemize gelen teknolojiler dilleriyle birlikte gelmekte, onun için de dillerini öğrenmeyene pek bir şey vermemekte. Ve matematik sorunu. Özellikle ticaret liselerinde matematiğin kısıtlı kalması, eğitimde zorluk çıkarmaktadır. Bütün bilgisayar eğitim kitaplarında örnekler genelde matematiksel işlemlerle başlamakta olduğu için önemlidir. Ve bilgisayarın doğuşundan bugüne kadarki tüm evrelerinde üzerinde çalışanların hemen hepsinin matematikçi olması da bu konu ile matematiğin yakın ilgisini ortaya koymaktadır. Matematiksel işlemlerle yapılan bir örnek, birçok şeyin daha rahat anlaşılmasını sağlayacaktır.
Yararları
Yukarıda saydıklarımın hemen hepsi birer olumsuz faktördü. Olumlu yanlarına baktığımız zaman, ilk gözümüze çarpan, öğrencilerin özverili gayretleri oluyor. Ve gayret, dersler ilerledikçe daha da artıyor. Öğrenecekleri şeylerin neler olduğunu ve neleri öğrenmediklerini anlamaya başlıyorlar. Ve bir şeyler yapma çabaları takdire değer bir şekilde oluyor. Yavaş yavaş kalıpçılıktan ve ezbercilikten kurtuluyorlar. Artık karşılarına çıkan sorunlara yorum getirmeye ve belli kalıpların dışında çözüm bulmaya çalışıyorlar. En basit bir sorunun bile değişik çözümleri olacağına inanıyorlar. Ve en önemlisi, artık bilgisayar olayına daha bilinçli olarak yaklaşıyorlar. Biliyorlar ki iyi bir eleman, artık bilgisayarı da bilmek zorunda. Çünkü bilgisayarın girmediği yer kalmayacak ve iş bulmada kendilerine bir avantaj sağlayacak. Bu kursiyerler kendilerinden önce böyle bir eğitime sahip olamayanların çektikleri sıkıntıları yaşamayacaklarına ve kendilerinden önce böylesi eğitimlerden geçmiş olanlara sunulan olanakları kullanabileceklerine inanmaktalar. Bilinçli ve eğitimli bir bilgisayar toplumu ile çok daha güzel şeyler yapabileceklerine inançları tam. Başarının sırrı burada yatıyor. O
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
Ne Olmalı?
Milli Eğitim Bakanlığı 1985 yılında bilgisayar ihalesine çıktığı zaman, hiçbir devlet lisesinde bilgisayar bu denli popüler olmamıştı. 1100 tane bilgisayar eğitim amacıyla alınıp liselere yerleştirilecekti. Tabii ki 1100 sayısı Türkiye'deki okullar için çok düşük bir rakamdı. Bu bilgisayarlardan payına düşeni alan liseler kendilerini şanslı sayarlarken, büyük bir çoğunluğu da nasibini alamamıştı. Nasibini alamayan okullar da kendi çabalarıyla bilgisayar edinme yoluna gittiler. Değişik yöntemler kullanarak bilgisayar sahibi oldular. Fakat sorun bilgisayar sahibi olmakla halledilmiyordu tabii ki. Eğitim sorunu vardı. Zaten Türkiye'de eğitim sorunu olmayan pek konu da yoktu. Ve bilgisayar edinmekteki gösterdikleri çabayı aynı şekilde eğitmenler için de harcadılar ve başarılı oldular.
Genele Bir Bakış
Bugünün Türkiye'sinde, bilgisayar dünyasında çeşitli kurumlar tarafından çeşitli konularda araştırmalar yapılıyor. Bu araştırmaların en büyüklerinden birisi, Türkiye'de çalışan Bilgi İşlem Merkezleri'ndeki eleman sorunu. Kendisini en fazla hissettiren konuların başında geliyor elemansızlık. Tâ 1975 yıllarına kadar geri gidip yapılan araştırmalara bakarsak, o zaman karşılaşılan elemansızlık ile bugünküsü arasında pek büyük bir fark olmadığını gözlemleyebiliriz. Üniversitelerin kaliteli ve nitelikli eleman yetiştirebilmek için az sayıda eleman almaları, bu konuda eleman yetersizliğini artırmaktadır. Ve Türkiye'de güç koşullar altında eğitim gören insanlar üniversitenin bitmesiyle birlikte yurtdışına çıkışın yollarını aramaktadırlar. Zaten üniversitelerden mezun olan öğrenci sayısı aritmetik bir hızla artarken, elemana olan gereksinim geometrik bir hızla artıyor ki, yıllardan beri eğitilmiş insana olan gereksinim ile karşılanabilen arasındaki oran pek değişmiyor. Ve üniversitelerin dolduramadığı bu boşluğa özel dershaneler el attılar. Doldurulamayan bu boşluk Türkiye'de yeni bir iş sahası yarattı. Bilgisayar programcılığı dershaneleri. Oldukça büyük yatırımlarla girildi bu işe. Büyük bir çoğunluğu başarılı oldu ise bir kısmı sessiz sedasız kayboldular. Bu gelişmelerin sonucunda belli bir ölçüde de olsa bir kısım elemanlar piyasaya çıktılar. Fakat gazete ilanlarına büyük kuruluşlar tarafından yansıtılan bazı kıstaslar ortaya çıktı. Büyük kuruluşlar çalıştıracakları elemanlarda, konusunda yüksek öğrenim görmüş olması koşulunu arıyorlardı. Fakat yine de bu özel dershanelerden mezun olanlar bilgisayar dünyasındaki yerlerini aldılar.
Liselerdeki eğitim
Bilgisayar konusundaki eğitim, diğer eğitimlerden farklı olduğu halde diğer eğitimlerden fazlasıyla sorunludur. Bugün liselerin bazılarında gerek Milli Eğitim'in sağlamış olduğu bilgisayarlarla olsun, gerek de liselerin kendi çabaları sonucundaki edinmiş oldukları bilgisayarla olsun, yoğun bir eğitim sürmektedir. Dersler, eğitmenlerin nezaretinde uygulamalı olarak yürütülmekte ve Ticaret Liseleri birinci sınıflarında bu ders zorunlu olarak kondu. Böylesi bir uygulamayla karşılaşıyorlar. Fakat diğer sınıflar da bundan yoksun kalmamak için hafta sonlarında kurslara katılarak bu açıklarını kapatmaya çalışıyorlar. Eğer liselerdeki bu uygulamalara şöyle bir göz gezdirecek olursak birtakım sorunları olduğunu görüyoruz ve bu sorunlara karşın son derece olumlu adımlar olduğunu gösteren birçok belirti gözümüze çarpıyor.
Sorunlar
Karşımıza çıkan ilk sorun ilk olmaktan kaynaklanıyor. Liseli öğrenciler ilk defa diğer kurslardan farklı nitelikteki ve yapıdaki böyle bir kursla karşılaştıklarından sıkıntı çekiyorlar,