Commodore sayı 8, sayfa 17

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 17

Fortran, Cobol veya Algol gibi “klasik” dillerinin, ilk bakışta görülebileceğinden çok daha fazla, ortak yanları vardır. Örneğin hepsiyle yalnızca sayısal veriler kullanılabilir, bu da ellili yılların hardware olanaksızlıklarının bir yansıması. O zamanlar, hesaplama süresi ve bellek alanı son derece kısıtlıydı ve kimse, bu son derece pahalı alet kapasitesini karmaşık sayısal hesap işlemlerinin dışında kullanmayı düşünmüyordu. Bunun sonucu ise altmışlı ve yetmişli yıllarda, Fortran gibi yalnızca sayısal temele dayalı dillerin her şeye rağmen diğer -sayısal olmayan- alanlara da uygulanmaya çalışılması oldu. Dil zaten elimizdeydi; işlem kapasitesi artırıldı, ardından neredeyse tüm kelime işlem programları Fortran'da yazılır oldu: Her harf tek tek sayı değeri olarak kodlandı ve bir sayısal veri alanına yerleştirildi. Ama bu arada da çok önemli bir adım atıldı: 1965'te Dartmouth College'de Basic geliştirildi. Basic, sayısal veri türlerinin yanısıra, String'leri yani karakter zincirlerini ve bu amaçla kullanılan bazı operatörleri içeriyordu. Aslında sayısal verilerin ve metinlerin işlenmesi olanağı (o zamanlar), düşünülebilen bilgisayar kullanımlarının tümüne yakınını kapsıyordu. Fakat modern dillerin sağladığı avantaj bu alanları da aştı. Örneğin, bu diller istenen sayıda kendine özgü veri tanımlanmasını mümkün kılıyordu. Farklı türde birden fazla değişkenin biraraya getirilmesiyle oluşturulan “bağlı değişken”'ler vardı; son olarak da zincirleme listeler veya arama ağaçları gibi karmaşık veri yapıları kolayca kurulabiliyordu. Bu olanakları tam ve tutarlı olarak geliştirebilen ilk dil, geçen sayıda kısaca tanıttığımız Pascal'dı. Şimdi tanıtmaya çalıştığımız diller ise, Pascal'ın takipçileri.

Modüler Programlama

Modula

Tüm modern programlama dillerinin temeli, program gelişmesinin modüler hale getirilmesidir. Bununla istenen, sorunları sonsuz bir israfla (her sorun için yeniden yazılması gereken) büyük hacimli programlarla çözmek yerine, sorunun bölümlerini olabildiğince genel bir biçimde bağımsız parça programlarla, yani modüllerle çözmektir. Software'in elde geliştirilmesinin sağladığı açıktır: Bir sorunun bir kısmı yalnızca bir kez çözülür; aynı kısım programlama sırasında bir kez daha karşımıza geldiğinde, daha önce tamamlanmış olan modül yeniden alınır ve kullanılır. Ayrıca, birden fazla küçük sorunu çözmek, büyük bir sorunu çözmekten daha kolaydır. “Modüle edilmiş programlama”'nın tutarlı bir biçimde kullanılmasıyla, programlar uzun vadede çok daha rasyonel bir biçimde geliştirilebilecektir.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.