Bilgisayarlar
Bilgi Akışını Oluşturmaya Yardım Ediyorlar
Başlangıçta önemsiz sayılabilecek bir durumun tehlikeli bir kazaya dönüşmesinin engellenmesi için, öncelikle o aksaklığın nedeninin belirlenmesi gerekiyor. Bu da yalnızca önceden belirlenmiş güvenlik değişkenlerinin gözden geçirilmesiyle olmuyor. Bir arıza analizinde neler yapılacağı aşağıdaki örnekte açıklanıyor: Redaktörün acilen kapatılmasını gerektiren durumlarda, birkaç dakika içinde, süreç hesaplayıcılar tarafından algılanan 3000'den fazla uyarı, denetim odasına gelir. Grundremmingen'deki teknisyenler, arıza durumları analizi için bilgilendirilmiş bilgisayar programlarını uzman sistemler gibi kullanmanın, pek yardımcı olabildiği inancında değiller. Arıza nedenini bulabilmek için, arızanın ve gerekli önlemlerin daha önceden bilgisayarda depolanmış olması gerekiyor. Amatör biri olarak nükleer reaktörün ana denetim odasına girdiğinizde, görüntülenmekte olan sayısız bilgi size anlaşılmaz gelebilir. Fakat uzmanlar da, denetim iki buhar reaktörü blokunda 2x odalarına bugünkü bilgi akışının azaltılmasının gerekli olduğunu söylüyorlar. Bu, bilgisayar destekli bilgi sistemlerinin iletim denetleyicisi olarak kullanılmasıyla halledilebilir. Böylece önemli bilgilerin çok daha rahat anlaşılabilecek şekilde hazırlanması mümkün olabilecek. Ayrıca gergin durumlarda personelin hızlı ve doğru karar verebilmesi kolaylaşacak. Renkli monitörlerde hem anlık işletme durumu üzerine bilgiler, hem de önemli süreçlerin akışı yoğun biçimde görüntülenebilecek. Böylece işletme personeline, dev bir veri yığınından yalnızca kriz durumlarının üstesinden gelebilmek için gerekli olanlar sunulmuş olacak. Hem de reaktörde sürmekte olan süreçler arasındaki ilişkilerin kavranması çok daha kolaylaşacak. Monitörlerde dalga ya da çubuk diyagram biçiminde çizimler elde edilebilecek. Bunlar sayısal tablolarda çok daha kolay anlaşılabilecek. Bunun ne kadar önemli olabileceği, 1979'da ABD/Harrisburg'ta anlaşıldı. Harrisburg'taki Three Mile Island reaktöründe, son dakika yeniden denetim altına alınabilen bir çekirdek erimesi kazası yaşandı. Amerikan atom endüstrisinin bir sözcüsü, “28 Mart'taki kriz durumunda, Three Mile Island reaktörünün denetim odasındaki operatör, göstergelerdeki bilgilerin yoğunluğu karşısında çaresiz haldeydi” diye açıkladı. Kritik veriler denetim odasındaki metrelerce uzunlukta klasik gösterge panolarında veriliyordu ve bunun önemli bir bölümü operatörün görüş açısı dışında gerçekleşiyordu. Bu hakim olunamayan sayı yığını, operatöre pek yardımcı olmadı: Kendisi reaktöründeki durumu ancak bir afete dönüşmeye ramak kaldığı sırada fark edebildi. Çernobil'in denetim odasında, en önemli kazadan hemen önce neler olduğunu henüz bilmiyoruz. Fakat orada kullanılmış olan iletim tekniği sisteminin düzeyini biliyoruz. Siemens'in yan kuruluşu Kraftwerk-Union'un tanınmış iletim tekniği uzmanı Werner Aleite'nin bu konudaki yorumu şöyle: “Çernobil'in teknolojik düzeyi ancak 50'li yılların ortalarında”. KWU, Avrupa'nın en önemli reaktör üreticilerinden biri. Herhalde Çernobil'deki kazanın engellenmesi, tek başına modern ve bilgisayar tarafından desteklenen bir uyarı iletim sistemiyle engellenemezdi. Fakat ABD'de de ancak Harrisburg felaketi, nükleer reaktörlerdeki kumanda merkezlerinin bilgisayarlarla donatılmasını sağlayan bir örnek oldu. Bu bile oldukça yavaş gerçekleşti. Çünkü 1986'da, Amerikan Atom Denetimi (NRC) yetkilileri, High-Tech-Land USA'nın nükleer reaktörlerde hâlâ çoğunlukla geleneksel ve gayrı esnek teknikleri kullandığını açıkladılar.
Önemli: Reaktör kabında basınç durumu. Bu ekranda kabın durumu farklı görüntü araçlarıyla (doluluk durumu dikey, basınç çubuk gösterge biçiminde altta) ve farklı düzeylerde (alan normal işletimden sapmaları görebilmek için büyüteç) görüntüleniyor.
Tasarlanmış bir arızanın grafik gösterimi: Büyük alanda yönetim çubukları için o sırada güncel olan işletim programı görünürken, üst kenarda PUMA yazısı yanıyor: Bir pompa arızalı. Operatör, tek bir tuşa basarak piktogramlar halinde yardım alabiliyor.
Harrisburg olayından beri tüm dünyadaki reaktör üreticileri, yönetim odalarındaki tesisatın nasıl modernize edilebileceğini araştırıyorlar. Çünkü gerek Batı'da gerekse Doğu'da tüm uzmanlar bir konuda tamamen anlaşıyorlar: Bir nükleer reaktörün kumanda köprüsü, sorumlu personelin eğitimi ve gelişmesi ve işletim bozukluklarının erken tespit edilebilmesi, bilgisayarların eklenmesiyle, daha üst bir güvenlik düzeyine çıkarılacak şekilde geliştirilmeli.
Şimdi Almanya'da adım adım bu yönde ilerleniyor. Şu sıralarda inşa halinde olan dört nükleer reaktörde -Isar II, Emsland, Neckarwestheim II ve Brockdorf- denetim odalarına yeni, KWU tarafından geliştirilmiş bilgisayar destekli toplu bilgi sistemi PRINS (Process Information System) konuluyor. Burada ilk kez denetim odasında bilgilerin hazırlanması için yeni bir toplu taslak gerçekleştiriliyor. Birbirinden ayrı dört salona yerleştirilmiş bilgisayar sistemleri, 1 ila 5 saniyelik sürelerde yaklaşık 2000 benzeşik ve 10000 ila 16000 arasında ikili, yerinden algılanmış sinyali alıyor ve bu verileri paralel olarak işleyen, iki hesaplayıcı sisteme aktarıyor. Bilgisayarlar, otuz ekran terminalini, güvenliğe ilişkin önemli bilgilerin tümüyle besliyorlar. Ekran terminallerinin her biri, 32-bitlik modern bir işlemciyle donatılmış. Monitörler, takip edilmesi kolay olacak şekilde, operatörlerin topluca bulunduğu ana denetim odasına yerleştirilmiş. Monitörlerde, yüksek çözümleyicili grafik ekranlar var. Ayrıca bu ekranlar, birbirinden bağımsız yedi mantıksal görüntüleme düzeyine sahip. Böylece reaktördeki önemli süreçler hakkındaki bilgiler yalnızca grafik olarak işlenmiyor, istenirse yanyana farklı soyutlama düzeylerinde ve ekranlarda görüntülenebiliyor. Herhangi bir arıza durumunda, bilgisayar sisteminin bu özelliği oldukça yarar sağlıyor. Böylece olabildiğince hızlı bir biçimde, uygun tepkiyi gösterebilmek için, öngörülmemiş olaylar arasında bir bağlantı saptanabiliyor. Örneğin, reaktör kabındaki basınç oranları ve soğutucu madde beslemesi gibi önemli iki farklı sürecin aynı anda ekranda görülebilmesi, uygun tepkinin saptanmasını oldukça kolaylaştırıyor. Zor izlenen metin ve sayı kolonlarının yerine, kolayca anlaşılabilen resim simgeleriyle çalışılıyor. Basit grafiklerle -Apple Macintosh ya da Amiga'da olduğu gibi- programı personel de kullanabiliyor. Ayrıca önemli ölçümlerin trendleri de grafik olarak hazırlanabiliyor. Son olarak, herhangi bir aksaklık durumunda, tek bir düğmeye basarak, o durum için gerekli bilgiyi işletim el kitabından alarak bir saniyede ekrana getirmek mümkün. Aynı anda bu bilgiler reaktörün güncel verileriyle tamamlanıyor. Bu sistem, programlama çalışması açısından bugüne kadar birkaç yüz adam-yıl'a malolmuş durumda (bir adam-yıl, bir insanın bir yılda ya da iki insanın yarım yılda yaptığı işin miktarıdır).
Tamamlanıncaya kadar herhalde bir o kadar daha çalışma yapılması gerekecek. Güvenlik görevleri için bilgisayar destekli sistemlerin devreye sokulması, programlama sorunlarının yanı sıra birçok başka sorunu da gündeme getirmekte. Tüm güvenlik sistemleri, atom hukukuna uygun olarak son derece sıkı bir izin prosedüründe inceleniyor. Yürürlükteki kurallar daha çok halihazırdaki tekniğe yönelik. Bugüne kadar modern mikrobilgisayarların ve hatta software'in denetlenmesi için bir yöntemin basit ana çizgileri belirlenemedi. Günümüzde, bilgisayarların güvenlik tekniğine ilişkin görevlere uyumu hal ve gereklere göre deneniyor. Bunun sonucu olarak, birçok reaktör üreticisi açısından belki de ileride yasal onay alamayacakları bilgisayar destekli güvenlik sistemleri yönünde tercih yapmaları, hâlâ büyük bir riziko oluşturuyor. Buna ek olarak, Grundremmingen'deki kademe yöneticisi örneğinde olduğu gibi, işletim personelinin halihazırdaki iletim tekniği sistemlerinin “tamamıyla yeterli” olduğu inancında olması olgusu da var. Arıza durumlarına ilişkin denemeler: Yalnızca simulatörde olanaklı Bilgisayar, “reaktör kullanıcı”larının eğitiminde uzun süreden beri kullanılıyor. Burada, bilgisayar simulatöründe bir antrenman aşaması Simulatör, arıza durumundaki tepkilerin alıştırmasını yapmakta çok yararlı. Bilgisayar, bu konuda geleneksel eğitim gereçlerinden çok daha fazla şey verebiliyor. Farklı arıza durumlarının birbirine eklemlenmesiyle, sayısız kaza varyasyonları sahneye konabiliyor. Bu yolla, işletim personeline yönelik gerginlik durumları, sanki gerçekten reaktörde meydana geliyormuşcasına üretiliyor. Bunun simulatör olmadan yapılması olanaksız. Nükleer reaktördeki koşulları olabildiğince gerçeğe yakın sunabilmek için, simulatör, bir reaktör denetim odasına benzetilerek oluşturulmuş bir mekâna kuruluyor. KWU uzmanı Werner Aleite, “denetim odalarındaki bilgisayar destekli bilgi sistemleri, şimdi kabul edilebilir düzeyde olan 'artık riziko'yu daha da aza, hatta yarıya indirebilir” diyor. Nükleer reaktörler çalıştıkça, “en önemli kaza”yı engelleyecek her türlü yöntem kullanılmalı. Bu, Çernobil'den sonra bizi, “en önemli kaza” rizikosuyla yaşayıp yaşamama ikileminden kurtaracak. Radyoaktif ışınların çevreye yayıldığı bir reaktör kazası, başka hiçbir kazayla kıyaslanamaz. Radyoaktivite hiçbir sınır tanımıyor. Dünyanın da herhangi bir imdat çıkışı yok. Bu nedenle, daha fazla koruma ve güvenlik konusunda gerekli olan taleplerimizden vazgeçmemeliyiz. Bilgisayar da bu noktada yalnızca bir yardımcı çözüm. P.M. Computerheft Dergisi (7/86) Manon Baukhage'den çevirip derleyen Balaban Tozan
Soru İşaretsiz. Input:
INPUT komutunun çalışması sırasında soru işaretinin çıkmasını istemiyorsanız, komuttan önce POKE 19,64 giriniz. Komuttan sonra ise eski durumuna getirmek için POKE 19,0 giriniz. Bu yöntemde giriş yapılması gereken yerde doğrudan RETURN tuşuna basamazsınız - imleç (cursor) boşluktan farklı bir şey girilmediği sürece hareket etmeyecektir. Ayrıca INPUT komutundan sonra imlecin alt satıra geçmesini istiyorsanız INPUT'tan sonra bir PRINT komutu uygulamanız gerekir.
Kütüklere Ekleme
Yapmak
Datasette Siren Oldu
Alttaki kısa programı giriniz:
10 DATA 234,165,1,41,247,
133,1,32,22,1,44,165,1,9,8,133
20 DATA 1,32,22,144,76,1,144,
230,2,166,2,232,208
40 FOR N— 36864 TO 36894:
READ A:POKE 1I,A:NEXT
50 PRINT “(RECORD) ve
(PLAY)'E BASINIZ”
60 SYS 36864
Bir boş kaseti Datasette'e koyup programı “RUN” ile başlatın. Datasette'i kayıt durumuna getirin ve birkaç dakika bekleyin. Sonra sonucu normal bir teypte dinleyin. Olayın açıklaması son derece basit: 1. bellek alanındaki 3 no.lu bit Datasette'in yazma sinyalini yönetir. Bu bitin açılma ve kapanması arasındaki zaman aralığı, üretilen sesin oluşturur. Makine rutini, açma ve kapama arasındaki zaman aralığını sürekli olarak değiştirecek bir siren sesi ortaya çıkarıyor.
için 1541 disk sürücüsünde kullanılabilen bir komut vardır.
200 OPEN 3,8,3, Bu komut kullanılarak kütüğe ekleme yapmak gerektiğinde sonuna kadar kütüğün okunması gerekmez.