Kablolu orkestraya giden yol

Profesyonel bir arabirim hobimüzikçilerine stüdyo kalitesinde ses sentezleme yolunu açıyor.

Midi nedir ve nasıl

çalışır?

Musical Instruments Digital Interface (Müzik aletleri sayısal arabirimi) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kısaltma olan Midi, kendisiyle uyumlu sentezleyici (synthesizer), sıralayıcı (sequencer - programlanmış parçaları çalmaya yarayan bir kontrol aleti) ve ritim cihazlarından en fazla 16 tanesini birbirine bağlama imkanını sağlar. Bu arabirimle bir tek klavyeyle birden fazla aleti çalmak mümkündür. Pratikte bu şöyle olur: A sentezleyicisinin tuşuna basınca aynı anda A, B ve C sentezleyicisi çalmaya başlarken D sıralayıcısı, önceden programlanmış bir melodiyi (mesela bir bas melodiyi) E sentezleyicisi üzerinden çalar. Bu esnada ritim aleti F de bir vurma çalgılar solosu ile işe katılır. Yani bu alet sayesinde bir tek müzisyen, şimdiye kadar ancak beş veya daha çok müzisyenin yapabildiği veya bir müzisyenin, ancak çok uğraşarak elektronik bir stüdyoda sağlayabildiği bir ses dolgunluğunu elde edebilir.

Uyumluluğun havası...

Yetersiz uyumluluk, eskiden beri elektronik veri işlemenin neredeyse bütün branşlarında problem çıkarıyordu. Kullanıcıya çoğu zaman, havya ve şema ile mücehhez olduğu halde, uzun geceleri atölyesinde geçirerek aleti işine yarayacak hale getirmeye çalışmaktan başka çare kalmıyordu. Muhtelif üreticilerin cihazlarında genellikle farklı çıkışlar veya en azından farklı bağlantı fişleri olur. Yani, A kompüterini B bilgisayarına bağlamak için bir arabirim (interface), C bilgisayarına bağlamak içinse başka arabirim lazımdır.

Müzik aletlerinin üreticileri kendilerinin daha kullanıcı dostu olduklarını gösterdiler. Uzun konferanslardan sonra, 1983 senesinde bir standart üzerinde anlaşmayı başardılar. Jellinghaus (Yellinghaus okunur) ilk iyi çalışan Midi-arabirimini yaptı. Bundan dolayı son senelerde gittikçe artan sayıda sentezleyici, sıralayıcı ve ritim aleti bir Midi-yarığıyla (slot) pazara sürüldü. Müzisyenler için Midi çoktan alıştıkları bir kavram haline gelmiştir. Şimdiyse Midi, ev bilgisayarlarının dünyasına giriyor. Komponentlerin bir arada çalmasını hassas bir şekilde kontrol etmek için tabii ki güçlü bir programa ihtiyaç vardır. Bu iş için ev bilgisayarı idealdir. Kullanıcıya kalan hafıza, birçok durumda bir müzik parçasının bütününü önceden programlayıp depolamayı mümkün kılar. Kullanıcıya o zaman sadece programı yükleyip bir tuşa basma işi kalıyor. Geriye kalan işi ise bilgisayar halleder. Yapılış prensibi bir ev orgunu hatırlatır. Bu orglarda bir düğmeye basarak önceden verilmiş bir ritim ve bir yan melodi seçilebilir. Bunlar otomatik olarak çalındığında müzisyen sadece ana melodiyi çalar. Maamafih müzik kabiliyetleri arasında muazzam farklılıklar mevcuttur. Ev orgunda müzisyen sadece önceden programlanmış sesleri ve ses sıralamalarını kullanabilir. Buna karşılık Midi'yi kullanması halinde aletleri, kendi aralarında uyumlu iseler, istediği gibi seçebilir. Yani mesela bir şarkı bestelemek için bir ilham geldiğinde kişi ilk aklına geleni rahatça yazar, daha sonra ise genişletip düzeltebilir. Kullanılan aletlerin kalitesine göre kompozisyonu sahnede playback yapmada ve hatta stüdyoda plak kaydı yapmada bile kullanmak mümkündür.

genliğine göre bir değer alır ve bu değerler sesin frekansı hakkındaki bilgi olarak depolanır. Bu depolanan verilerle frekansı tekrar üretmek mümkündür. Bu veriler depolandığında hışırdama gibi ses kalitesini bozan şeyler olmaz. Müzisyenler çabucak sayısal veri işlemenin sağlayacağı faydaları anlamışlardı. O tarihe kadar elektronik müzik branşında gerilim kontrollü analog müzik aletleriyle çalışılıyordu. GKO (Gerilim kontrollü osilatör), GKK (Gerilim kontrollü kuvvetlendirici) ve GKS (Gerilim kontrollü süzgeç)'ler, o zamanın teknolojisi ile yapılmış aletlerde kullanılan karakteristik elemanlardır. Dezavantajları, kullanılması kaçınılmaz olan gerilimden doğar. Farklı perdelerde ses üretebilmek için, GKO gerilim farklılıklarına göre çıkış verir, yani gerilim yükseldikçe frekans artar, yani ses incelir. Fakat maalesef aynı gerilim farklılıkları küçük sıcaklık farklılıkları sonucu olarak da ortaya çıkabiliyor. Yani, cihazın ısındığında meydana gelen sıcaklıkla kendi akorunu bozması istenmiyorsa çok iyi bir ısı izolasyonu yapılmalıdır. Bir de buna ilaveten üreticilerin belli bir standart üzerinde anlaşamamış olması problemi gelir. Bir cihazda 1 voltluk bir gerilim farklılığı bir oktavlık bir ses farkı verirken bir başkasında 1000 Hertzlik bir farklılık demek oluyor. Sayısal teknik böyle problemleri tanımıyor. Dalga şeklinin binlerce bilgi halinde kaydedilmesi sesin neredeyse hatasız bir şekilde yeniden üretilmesini mümkün kılıyor.

Sayısal sentezleyici ile MIDI

Analog ve sayısal

İlk sayısal (dijital) saatler piyasaya çıktığından beri sayısal teknik birçok ilerlemeler kaydetti. Artık günlük hayatın birçok alanını sayısal tekniklersiz düşünmek mümkün değildir. Bu alanların başında elbette ev bilgisayarları geliyor. Ancak ev bilgisayarlarındaki gelişme müzik branşını da etkiledi. Mesela Batı'da artık plakların yerini almakta olan CD'lerde (compact disc) bu teknikten faydalanılarak kayıt yapılır ve böylece daha önce düşünülmesi bile mümkün olmayan bir kalite standardı elde edilir. Bu plaklar yapılırken ses sinyali

Bir Midi arabirimi, aletlere şu ilave bilgileri sayısal yoldan göndermeyi olanaklı kılar: Ses yüksekliği, ses süresi, program seçimi, vurma dinamiği ve daha birçok başkaları. Bu bilgiler adreslenmiş cihazlara gate-on zamanında, yani tuşa basılma zamanında yollanır. Burada Midi'nin cihazların kabiliyetlerini genişletemediğine de dikkat etmelidir. Bir aletin dinamik basma özelliği yoksa, yani sentezleyici tuşa basma hızını normal çalışında tespit edemiyorsa, bununla alakalı bilgiyi Midi'den aldığı da değerlendiremeyecektir. Sıralayıcı ve ritim cihazları gibileriyse sadece senkronizasyon darbesini beklerler ve diğer bilgilerle alakadar olmazlar. Cihazlar acaba bu bilgileri nasıl alırlar? Ve bir bilginin onlara geldiğini nasıl anlarlar? Aletlerin genellikle MIDI-IN, MIDI-OUT ve MIDI-THRU diye isimlendirilmiş üç tane beşli DIN-fişi vardır. Verici cihaz MIDI-OUT'la alıcının MIDI-IN girişine bağlanır. Eğer bir üçüncü cihaz da sinyal alacaksa MIDI-IN girişi ikinci MIDI-THRU çıkışına bağlanır. Böylece en fazla on altı alet, (sıralayıcı veya benzerleri) bir araya getirilir. Tahmin edileceği gibi DIN-fişinden de akışını temin etmek için yollama hızı o nispette yüksektir. Bilgi 31.250 baudluk (bit/s) bir hızla akar! Bu esnada yollanan verilerin on bitlik formatı vardır. Evvela bir başlama biti, sonra sekiz veri biti (asıl bilgi bu bitlerdedir) ve en sonra da bir bitiş biti yollanır. Veri bitleriyle muhtelif talimatlar yollanır. Sınırlar, yalnızca buraya bağlanmış aletlerin kabiliyetleriyle belirlenir.

OMNI, MONO ve

POLY - üç kere MIDI

Bağlanan cihazlar toplam üç şekilde adreslenebilir. Omni-, Mono- ve Poly modları bu üç adresleme şeklidir. Muhtelif cihazların değişik bilgilere ihtiyacı olduğundan ve icabında bir tek cihaza da kumanda edilebileceğinden bu alt bölümleme çok önemlidir. Omni modunda bütün aletler polifonik olarak ve paralel tarzda adreslenir. Bu esnada komut kanalları 1. kanala bilgi yollamaya başlar ve sonra artan sıra numarasıyla diğer kanallara bilgi verir. Yani sekiz sesli, polifonik ve 1. kanala adreslenmiş olan bir sentezleyici bilgileri 1-8. kanallardan alır. Omni modunda bir araya bağlanmış iki sentezleyici otomatik olarak aynı melodiyi çalarlar. Maalesef bir kanallı bir ritim cihazı da, 1. kanaldan senkronizasyon darbesini bekleyecek, fakat klavye bilgileri bu cihazın hiçbir işine yaramayacaktır. Aletleri ayrı olarak bir adresleme imkanını Poli modu sağlar. Burada her kanal üzerinden farklı alıcılara özel bilgiler yollama durumundayız. Burada birçok sesin bir kanal üzerinden gönderilebilmesi ilginçtir. Yani sekiz sesli polifonik sentezleyici, kendi sesleri için lüzumlu bütün bilgileri X kanalından alır. Ayrı adreslemeden dolayı şimdi ayrı sentezleyiciler de aynı anda farklı sesler çalabilirler. Poli modunda çalışırken adreslenen cihazın dahili bir kanal seçim anahtarıyla değişik kanallara kilitlendiğine dikkat edilmeli. Eğer adres anahtarı yoksa kendisini otomatik olarak kanal 1'e bağlar. Bu durum, şimdi bahsedilecek olan Mono modunda da böyledir. Bu kullanım şekli her sese kendi kanalını verir. Bir sentezleyicinin birçok sesi aynı anda duyulacaksa bu özellik mühimdir. Poli modunda yeni bir ses çalmaya başlamadan en son çalınan sese ait bir ses sonu işaretinin gelmesi icap ederken Mono modunda iki ayrı kanaldan ses yollamaya müsaade vardır. Müzisyen legatoyu, yani seslerin akıcı şekilde birbirini takip etmesini böylece gerçekleştirebilir. Burada da Omni modunda olduğu gibi, bir alet kendisinde olan ses sayısınca kanallara bağlanır. İlk kanal numarası kendi adresi olan kanaldır. Midi'nin çok taraflı imkanlarından ve yazılımından burada ancak kısaca bahsedebildik.

Zorluk derecesi: * * * * Grafik: * * * * *

Grafik yönünden çok gelişmiş Mission benzeri bir program. Oyun sizin bir füzeyle bir piramidin önüne inmenizle başlıyor. Piramidin kapısı açılıyor ve siz ufacık köpeğinizle içeriye giriyorsunuz. Üç aşamalı bu oyunun ilk aşamasında göreviniz dokuz hiyeroglifi bulup bilmeceyi çözmektir. Bunun için piramidin içinde dolaşıp canavarları ve onlara çarpacaksınız. Joystick'i geriye ve sola doğru çekerseniz ekranda görünecek cep bilgisayarınız onları nerede bulabileceğinizi, ekrandaki harita oraya nasıl gideceğinizi gösterecektir. Fire düğmesine basınca cep bilgisayarında kaç şekil topladığınızı görebilirsiniz. Bu bölümü tamamlayabilmek için asansör girişini haritaya uygun olarak yerleştirmeniz gerekecektir. İkinci düzeyde mavi odaya giriyorsunuz. Burada göreviniz sekiz ilaç ve dört tuzağın belirlenmesi. Bu görevinizi haritada gösterilen yerleri arayarak ve duvardaki hiyeroglifleri okuyarak gerçekleştireceksiniz. İlaçlar şişe, tuzaklar gaz maskeleri şeklinde gösterilmiştir. Bulduğunuz dokuz hiyeroglif de anahtardaysa, ilerki aşamalarda size kolaylık sağlamaları için onları duvarlara çakın. Üçüncü aşamada size gerekecek tuzağı veya ilacı belirlemek için; Joystick'i sağa çekin. Nihai göreviniz PHAR-DAH'ın anıtını tamamlayabilmek için anıtın içine girmek, içeriye ancak girişteki bulmacayı çözerseniz girebilirsiniz. Bunun yolu da ilaç bölümüne gidip şurupları almaktan geçmektedir. Alacağınız her şurup bilmecenin bir bölümünün çözülmesini sağlayacaktır. Programda özel anlamı olan işaretlerden bazıları şunlar: Saat zamanınızı; kapanın yükselip alçalması sağlık durumunuzu göstermektedir. Gözünüzü korkutmayalım, ama işiniz gerçekten zor. Heyecanlı müzik eşliğinde piramidin içinde oradan oraya koşturup ter dökeceksiniz. Bütün iş sizin omuzlarınızda, tek yardımcınız cep bilgisayarınız ve tabii eşsiz dehanız. Başarılar...

Zorluk derecesi: * * * * Grafik: * *

Mindshadow, adventure sevenler için dört dörtlük bir oyun. Grafiklerinin güzelliği, oyunun ince düşünülerek hazırlanmış olması ve size tam bir macera yaşatması pek çok özelliğinden birkaçı sadece. Serüvenimiz bir adada başlıyor. Yalnız başınıza bu adadan kurtulmanız gerekiyor ilk bölümde. Adadaki araştırmalarınız sonucu bir mağarada bulacağınız harita size yardımcı olacak. Bu haritadaki yönleri takip ederek çok yararlı bir şey bulacaksınız. Daha sonra bir ateş yakmayı becermeniz gerekiyor. Harita sayesinde bulduğunuz şey ise ateşinizi görüp sizi kurtarmaya gelenlere vereceğiniz vize olacak. Gemiye bindiğinizde ise maceranızın ikinci bölümü başlamış oluyor. Bu yasadışı bir gemi ve sizin oradan kurtulmanız gerekiyor. Uzakta gördüğünüz donanma gemisine geçebilmeniz için geminin demirlenmesini sağlamak durumundasınız. Bunu da ancak tayfaların odasını geçtiğinizde bulacağınız bir alet sağlayacak. Onu elde etmek için biraz kaba kuvvet gösterisi gerekiyor. Yani tayfalardan birini dövüp onların gözünü korkutmalısınız. Donanma gemisine geçebilirseniz kendinizi bir limanda bulacaksınız, daha sonra uçakla Lüksemburg'a uçacak ve tam bir macera yaşayacaksınız. Bu özenle hazırlanmış adventure'ın tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de büyük ilgiyle oynanacağı kesin. Law of the West (Batı'nın Kanunu) Bu oyun ne tam bir adventure ne de bir arcade game. Tam anlamıyla ikisinin karışımı bir oyun. Law of the West'i oynarken kendinizi Batı'nın en hızlı, en dürüst ve en gözüpek şerifi olarak görüyorsunuz. Muhteşem çizilmiş grafiklerle beraber hareketli gringo'lar ve cowboy'lar size bir şerifin hayatını yaşatıyor. Oyun çeşitli sahnelerden oluşmuş. Her sahnede karşınıza başka bir karakter çıkıyor. Onlara nasıl davranmanız gerektiğine siz karar veriyorsunuz. Grafiğin altındaki cümlelerden birini Joystick'le seçip ona cevap verme şansınız var. Bu konuşmalar sonunda iş düelloya kadar varabiliyor. Her işaretlediğiniz seçenek sizin bir şerif olarak ne kadar yetenekli olduğunuzu belirliyor. Bunu oyun sonunda aldığınız puandan ve göstergeden anlayabiliyorsunuz. Bu özel oyunun en güzel yeri hiç kuşkusuz düello heyecanını yaşamanız. Adeta bir film gibi önümüze konan bu tablo oyunun en heyecanlı kısmı. Oyun boyunca karşılaştığınız tipler arasında Daltonlar, Calamity Jane, bir çocuk, bir bar kadını, doktor, bayan öğretmen ve çeşitli haydutlar var. Ayrıca oyunun finalinde sizi öldürmek için kasabaya gelen bir kiralık katille karşı karşıyasınız.