Deliverance
Retro bilgisayarB. yazıyı yazarken dışarda güneşin amansız bir sıcağı hüküm sürmekteydi, Bir yandan yazımı yazmaya çalışırken bir yandan da alnımdan yanaklarıma süzülen terlerle mücadele etmek zorunda kalıyordum. Okulların da kapanmasıyla bir hayli rahatlayan bilgisayar dünyasındaki gelişmeleri bu sıcağın altında sürdürmek bir hayli güçleşti. Ama işin bu yorucu kısmını, yeni derginin elime geçmesiyle birlikte bir anda unutacağımı bildiğimden daha bir gayretle klavyenin başına oturdum. Doğrusu her yazıda İyi bir oyunu tanıttığımızdan bütün bu zorluklara değmekte. Hele birazdan bahsedeceğim oyunu, hastaları bir çırpıda bulmak için 30 derecelik İstanbul sıcağını hiçe sayacaklar! Bundan 5 ya da 6 ay önceydi. Sürekli Avrupa dergilerinde reklamlarını gördüğüm bir Arcade oyunu dikkatimi çekiyordu. Bu türe aşırı bir ilgim olmadığını tüm arkadaşlarım bilir. Ama doğrusu oyunu bilgisayarımda gördüğüm ilk an resmen şoka uğradım. Grafiklerindeki üstün başarı beni bir hayli etkilemişti. Oyunun konusu ve özellikle de ismi gösterilen ilgiyi iki katına çıkartıyordu. Umarım Gods'tan bahsettiğimi hepiniz anlamışsınızdır. Arcade türünü seven arkadaşlarımın arşivlerinde mutlaka bulundurduklarına inandığım bu oyun gerçekten klasikler arasına girmeyi başardı. Bundan sonra yapılanların içinde bana göre pek kaliteli olanına rastlamadım. Ta ki birazdan anlatmaya gayret edeceğim Deliverance'yi görene kadar... Avrupa'nın sayılı software firmalarından biri olarak kabul edilen 21. Century tarafından üretilen oyun üç disket olarak hazırlanmış. Oyun 1 Mb olduğundan korkarım makinaları 512K olan arkadaşlarımın pek şansı kalmıyor. Oyunun konusu da bir hayli ilginç. Her bölüme konan güzel bayanları toplayarak bir diğer bölüme geçebiliyorsunuz. Bu olayı bir cümle haline koyup yazmak gayet kolay. Ama oyunda bunu tatbik etmek, yazmak kadar kolay bir iş Zaten bunu oyunu oynarken fazlasıyla yaşayacaksınız. Oyunda size zorlu anlar yaşatacak olan düşmanlarınızın başında iri kıyım canavarlar gelmekte. Bunlarla başa çıkmak diğer oyunlardaki rakiplerle savaşmaktan inanın daha zor. İlerleyen bölümlerde daha değişik rakiplerle karşılaşacaksınız. Bunlara karşı oyun size malesef savunma aracı olarak tek bir balta kullanma şansı vermiş. İşte bu şansı çok İyi kullanmanız gerekiyor. Şayet gözünüzü bir an olsun monitörden kaçırırsanız haliniz haraptır. Her neyse.. Dilerseniz lafı fazla uzatmadan oyunun bölümleriyle ilgili kısa görüşlerimize gelelim. İlk bölüm oyunun girişini oluşturduğundan diğerlerine oranla daha kolay. Bu bölümde kaleye benzeyen bir yer içinde mücadele vereceğiz. İlk amacımız, buranın çıkışını bularak diğer kısma geçmek olacaktır. Bunun için rakiplerle uğraşmak yetmiyormuş gibi bir de kapı arayacağız. Üstelik bu kapılar açık da değil. İşte bu kapıları açmak için kullanılan anahtarlar bölüm boyunca serpiştirilen dolaplarda saklı. Bu dolaplara ulaştığınızda joystick'inizi kullanarak açın ve içindeki anahtarı alın. İşler bu kadar yolunda gitse çok iyi. Tam anahtarı almak için dolabı açtığınızda bir canavarla karşı karşıya geliyorsunuz. Bunun için her türlü sürprize açık olan hazırlıklarınızı yapmak zorundasınız. Bölüm boyunca kızları toplamaya devam edin. Ayrıca yukardan uçan bir bayan gördüğünüzde onu sakın vurmayın. Bilakis onu yakalamaya çalışın. Bölüm boyunca sizi demin bahsettiğim iri canavarlar kovalayacaktır. Oyunun bu ilk bölümünü anlattıktan hemen sonra ikinci kısma geçeceğiz. Haliyle bu bölüm ilkine oranla daha zor. Mekan olarak da ilk bölüme nazaran daha ilginç özelliklere sahip. Yine bu ikinci bölümde de öldürmeniz ge- ,
Deliverance TANITIM reken canavarlar ve toplamanız gereken kızlar bulunmakta. Bölüm boyunca kat edeceğiniz yola çok büyük özen gistermeniz gerekiyor. Aksi halde kendinizi bir anda cehennemin tam ortasında bulabilirsiniz. Bunun yanında arka planda, duvarın içinde kalan yaratıklarda bölüm boyunca sizi rahatsız edecektir. Bunlar tek başlarına saldırdığında pek etkili olamıyorlar. Ama toplu bir şekilde üzerinize saldırdıklarında İşte o zaman eliniz ayağınıza dolaşıyor. Özellikle bu anlarda joystick'inizi çok iyi kullanmanız gerekiyor. Tek bir vuruşta ölmesi mümkün olmayan yaratıklarda düşünüldüğünde İşinizin güçlüğü ortaya daha İyi çıkar. Şimdi geldik oyunun en egzotik bölümü olan üçüncü bölüme. Bu sefer mücadelemizi bir arenada vereceğiz, hayal gücünün en son sınırına dayandığı bu bölümde daha fazla terleyeceksiniz. Yürümeniz bile güç olduğu bu bölümdeki yaratıklar çok daha güçlü bir şekilde üzerinize saldırıyorlar. Bunlardan kurtulmak için İnsan üstü bir çaba harcamak gerekli. Bir bakıyorsunuz normal bir ağacın dalı koskoca bir canavar oluvermiş. Ya da bir köprü yine şekil değiştirmek koşuluyla size ecel terleri döktürebiliyor. Bu bölümde yolunuzu çok İyi takip etmeniz gerekiyor. Sizin yerinizde olsam kendime çok basit bir harita yapardım. Bu harita sayesinde diğer oyunlarda da yolunuzu kolaylıkla bulabilirsiniz. Bölümün ilerleyen kısımlarında dev bir arı ile karşılaşacaksınız. Bu arılara çok dikkat edin. Birkaç vuruşta ancak yok olabilen bu yaratıklar topladığınız kızları elinizden bir çırpıda alabilir. Sonra söylemedi demeyin! Oyunun dördüncü ve son kısmını size bırakıyorum. Heyecanın ve sürprizlerin en yoğun bir şekilde yaşandığı bu bölümde cereyan eden olayları gördüğünüzde şok olacaksınız. Yazımizi tamamlamadan önce biraz da ekran hakkında birkaç şey söyleyeyim. Ekranın en altında kendinizi görebilirsiniz. Topladığınız kızların resimleri ve sayıları ise ekranın en sağında yer almakta. Oyun boyunca rakiplerinizden aldığınız yaralar sonucunda alttaki resminiz değişime uğrayacaktır. Yavaş yavaş bir kurukafaya dönüşen resminiz saldırı kesildiğinde bir parça toparlanacaktır. Deliverance hakkında söyleyebileceklerimiz bunlardan ibaret. Oyunun bir parça zor oluşu bence çok İyi düşünülmüş bir taktik. Çünkü bu tip konulara sahip oyunların kolay oynanabilir olması insanı çok çabuk sıkıyor. Ama daha ileriye gitme hırsı İnsana bu oyunda daha çok hakim oluyor. Oyunda kullanılan ses ve grafik özellikleri de bir hayli güzel. Bütün bu özellikler toplanınca ortaya hakikaten güzel bir oyun çıkıyor. Şu sıcak yaz günlerinde iyi bir oyuna hasretseniz işte size bir fırsat.
Yo 88
Sinan Güngör
BYARTA AHL
2 sevgili arkadaşlar. Bu ay yine süper bir oyunla beraberiz. Oyun türleri açısından ülkemizde görülen çeşitlilik bilgisayarcılar tarafından hoşnutlukla karşılanmakta. Gerçekten de ülkemize hemen her ay birçok türden oyun gelmekte. Bunların içinde özellikle birkaç tür oyunun biraz daha fazla beğenildiği inkar edilemez. Özellikle Shoot'em Up türü oyunlar bu türden hoşlananlar için süper özellikleri olan oyunlardır. Bunun yanında kaliteli Shoot'- em Up'lar da oldukça fazla ilgi çekmekte. İşte bu ay sizlere tanıtmaya gayret edeceğimiz oyunda tipik bir Shoot'em Up. Ama bu sefer oyunda Tornado'da olduğu gibi ne bir uçağı ne de Silkworm'da olduğu gibi bir helikopteri yönetiyorsunuz. Bu seferki kahramanın adını öyle tahmin ediyorumki daha önceden duymuşsunuzdur. Adı Gerçi bu oyunu bilenler için pek yeni gelmeyebilir fakat zaten oyunları bilmeyenler için anlatıyoruz. Oyunumuz bir efsanevi kahraman olan Pegasus'un üzerine kurulmuş. Uçan bir at olan