Vroom

VROOM

BB sahibi olan arkadaşların on tanesine 'en çok hangi tür oyunu seviyorsunuz?' diye bir soru sorsam eminim ki en az beşinin cevabı 'Yarış' olur. Aslına bakarsanız bana da sorsalar ben de aynı cevabı veririm. İnsandaki kazanma arzusunu en fazla kamçılayan oyunların başında herhalde bu türler gelir. Bugüne kadar AMIGA'da gerçekten çok güzel araba yarışları üretildi. Bunun yanında motosiklet yarışlarının üstün kalitesini de unutmamak gerekir. Arşivime şöyle bir göz attığımda en son Lotus II'yi oynadığımı hatırladım. Gerçekten grafik ve oynayış biçimi yönünden bu türün en iyi örneklerindendi. Ama eminim ki elimize geçen son oyunların içinde kayda değer olanlarından biri olan Vroom en az Lotus II kadar ilgi çekecek. Dilerseniz şimdi oyun hakkındaki kısa gözlemlerimi ileteyim. Oyunda kullanılan vektör grafikleri bana kalırsa bir hayli güzel. Bu tip grafiklerde bildiğiniz gibi hızın büyük önemi bulunmakta. Vroom'da da bu hız gayet iyi bir şekilde kullanılmış; oyun salonlarında özellikle Arcade tutkunlarının bu tip oyunlara yabancı olmamaları gerekir. Disketimizi yüklemeye başladıktan hemen sonra ekrana güzel dizayn edilmiş bir araba resmi gelecektir. Bu resmi görüp de havaya girdikten sonra hemen oyunun menülerine bir giriş yapalım isterseniz. Oyunda size tanıtacağım ilk bölüm Training kısmı. Oyuna başlamadan önce ilk olarak buraya uğramanızı şart olarak görüyorum. Çünkü burası size hem arabanızı hem de parkurları tanıma fırsatı verecektir. Bu olay bir anlamda maç öncesi yapılan ısınma hareketleri gibi.

FVROOM

Yarış esnasında bu bölümün ne kadar faydalı olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Arcade bölümü ise bence o kadar geçerliliği olmayan bir bölüm. Çünkü araba yarışlarında amaç fazla puan almak olmamalı. İşte bu bölümde sözünü ettiğim şeyi göz önünde bulundurmak zorundasınız. Ne kadar çok arabayı geçerseniz o kadar fazla puan alırsınız. Şayet diğer tura geçmek gibi gayet doğal bir amacınız varsa yeteri kadar arabayı ekarte etmek zorundasınız. Şimdi geldik Race bölümüne. İlk bölüme ayrılmış olan bu kısımda esas amaç ön plana çıkıyor. Buradaki ana hedefiniz, gerçek yarışlarda da olduğu gibi, sıralamada iyi bir yer edinmek. Burada elde edeceğiniz derece yarışa başlama anınızdaki konumunuz için çok önemli olacaktır. Oyunda bulunan bir diğer menü de Demo seçeneği. Özellikle oyuna ilk kez merhaba diyenler için bu kısım bence çok yararlı. Oyun öncesi olayları burada görmek bir ön fikir için oldukça faydalı. Birçok oyunda olduğu gibi Vroom'da da oyunu oynama kolaylığı hemen dikkati çekmekte. Bu yarışta arabanızı ister joystick ile ister mouse yardımıyla idare edebiliyorsunuz. İlk birkaç oynayışımda mouse'u denedim ama doğrusu istediğim performansı bir türlü alamadım. Çünkü virajlara girince arabayı yeteri kadar seri hareket ettiremiyorsunuz. Doğal olarak araba yoldan çıkıyor ve sinirleriniz geriliyor. O yüzden siz joystick yardımıyla oynamayı deneyin. Aynı Lotus'ta olduğu gibi bu oyunda da arabanızı otomatik vitese geçirebiliyorsunuz. Böylelikle yarış esnasında bir de vitesle uğraşmak durumunda kalmıyorsunuz. Tabii oyunu biraz daha zorlaştırmak isterseniz normal vitesle oynayabilirsiniz. Oyun ekranında ise yarış esnasında ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle harita sizin çok işinize yarayacak. Çünkü yolun belli kısımlarındaki sert virajları bu haritadan takip etmezseniz haliniz harap demektir. Çünkü gerekli olan hız ayarlamasını yapmazsanız kendinizi bir anda yolun dışında bulursunuz. Ayrıca menülerden yaptığınız değişikliklere göre ekranın sağ üst köşesinde ya geçtiğiniz araba sayısını ya da kaçıncı olduğunuzu görebilirsiniz. Oyunun hızı belli standartların üstünde oluşu insanı bir anda cezbediyor. Kullanılan ses özellikleri, grafiklerdeki başarıyla çok iyi bir uyum sağlamış. Yazımın başlarında belirttiğim gibi Lotus'tan sonra benim gördüğüm en iyi araba yarışı oyunu. Lankhor firması tarafından üretilen bu tek disketlik oyun sayesinde öyle tahmin ediyorum ki bilgisayarınızın önünde bir hayli zaman geçireceksiniz. Gelecek ay tekrar birlikte olmak ümidiyle şimdilik hoşça kalın.