Town With No Name

Burada, gitmemeniz gereken yerler, takışmamanız gereken insanlar ve kulaklarınızdan duman çıkaran yiyecekler vardır. Atsız adam kasabaya girip de Evil Eb'in en küçük kardeşini vurmasının tek anlamı olabilirdi; şeytan bu aralar biraz meşgul olacak. Town With No Name (Adsız Kasaba), interaktif çizgi üstünlüğü ile Multimedia'yı bir adım daha ileriye götürüyor. Oynadıkça hikaye gelişiyor, fakat kafanızda bir delikle kimseyi yakalayamayacağınızı unutmamalısınız. Sadece CDTV için, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca versiyonları bulunmakta.

TOWN WITH

NAME

Town With No Name: Yönetmenle Bir Röportaj

Fergus McNeil, Town With No Name'in arkasındaki yönetmen ve yaratıcı güç. Psycho Killer, Bored Of The Rings ve Colour Of Magic gibi oyunlardan da adını hatırlayacaksınız. Yaşı 23 ve ardında 7 yıllık bir tecrübe saklı. Hit Adventure oyunlarındaki yaratıcılığını bu oyunla birlikte Multimedia alanına yöneltmiş bulunuyor. CA: Town With No Name'in ilhamını nereden aldınız? Fergus: Bir aktör arkadaşım bir gün kovboy çizmeleri ile çıkageldi. O kadar komik görünüyordu ki, birden zihnim Spagetti Western'lerle doldu. Bu alanda hem hareket hem de espri bolluğu vardı ve bu benim için 'bir şeyler yapmanın vakti geldi' işareti idi.

CA: Town With No Name'in yaratılmasında kaç kişi yer aldı? Fergus: Bir, iki, üç, hmmm bir dakika sayayım... Toplam yirmi altı kişi. Aslında bu tür işlerde kesin rakam almak pek mümkün değil. Eminim ki dışarıda bir yerlerde No 27'de vardır. CA: Bir Multimedia Yönetmeni olmak ne gibi bir şey? Fergus: Bir Hollywood yönetmeni olmaktan pek farklı değil. Aslında çalışılan alanlar genelde aynı. Görsel anlatım oldukça anlaşılır ve kullanılan teknoloji ve alınan sonuçlar da hemen hemen aynı. Tek büyük fark ise, bütçenin birkaç milyon dolar üstüne çıkma lüksümüzün olmaması idi. Buna rağmen TWNN için harcadığımız para, bir floppy disk oyunu için harcayabileceğimizin on katına ulaştı.

CA: Bu oyunun en tatmin edici kısmı neresi oldu sizce?

Fergus: Town With No Name'i uzun zamandır yaşadığım için, bu soruyu cevaplamak benim için oldukça güç. CD'ye aktarma kısmı oldukça iyiydi, 600 MB'a pek sığmayacak gibi geliyordu, ama sonunda başardık işte. Benim en beğendiğim kısmı ise kasabalarda yapılan çekimlerin CDTV'de verdiği uçma hissi idi. Bir de bir sürü insanın bunu görüp de bu gibi efektleri bu aletle nasıl başardığımızı anlamaya çalışması gerçekten keyifli idi.