Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 26
Dat3 Datl Dat2 Dat5 Datli Datenl Dat4 Daten2 Datend Dat10 Dat12 Daten7 Daten6 Daten5 Dat15 Dat7 Dat9 Dat6 Dat13 Copperl
Copper2
de.b de.w dc.w de.w de.w de.l de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w dc.w
$0001,$c490 $0000,$21fe $0000,$2230 $0028 $75000 $0002 $0068 $0000,$0000 $0270 $0006 $000c $0000 $0004 $0000 $0006 $0003 $0002 $d910 $0000 $0100,$3200,$0102,$0045 $O008; $0108,$0000,$010a $0092,$0030,$0094,
$0180,$0000,$
$0120,$0007,$01 $0130,$0007,$0132,$d800 $01b2,$0555,$01ba,$0000 $0104,$0004 $d921,$fffe $0108,$ffb1,$010a,$ffbI $0180,$0000,$ $0184,$0008,$0186, $0188,$0000,$018a,$0005 $018c,$0008,$018e,$0006 $e021,$fffe $0180,$0000,$0182,$0005 $0184,$0008,$0186,$0006 $0188,$0000,$018a,$0005 $018c,$0008,$018e,$0006 $e821,Sfffe $0182,$0003,$0180,$0000 $0182,$0004,$0184,$0007 $0186,$0005,$0188,$0000 $018a,$0004,$018c,$0007 $018e,$0005 $1821,$fffe $0182,$0001,$0180,$0000 $0182,$0003,$0184,$0006 $0186,$0004,$0188,$0000 D004
$ffe 1 $fffe $0821,$fffe $0182,$0000,$0180,$0000 $0182, $0186,$0002,$0188,$0000 $018a,$0001,$018c,$0004 $018e,$0002 $1021,$fffe ,$0000 )000,$0182,$0000
$0180, $0184,$0003,$0186,$0001
Copper4
Daten8 Daten9 Copper5 Copper6
Copper?
Copper8
Text
de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w de.w
de.b
LED AND EDİTED"
ORSTUVWXYZ
de.b dc.b dc.b
de.b
$5400,$df45,$bce3,$05e7 $6428,$adc8
" VISION FACTORY "
SINE-SCROLL
"THE THIS IS THE
"OF VISION FACTORY ..." "SOURCE RE-ASSEMB-SEE YA..."
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 27
Güzel geçen her yazın devamında, harika bir sonbahar mevsimi vardır. Bunu muhteşem bir kış ve mis gibi kokan bir ilkbahar mevsimi izler. Diğer mevsimler ise o kadar iyi geçmez. Eğer güzel bir veya birkaç tatil yapmışsanız, İstanbul'dan ne kadar nefret ettiğinizi hemen fark ediyorsunuz. Eğer İstanbul dışında — tatile — gittiyseniz, — dönüşte İstanbul'a yaklaştığınızı anlamanız uzun sürmüyor. Hava kirliliği yüzünden gökyüzünün rengi değişiyor ve koyu, sisli bir kırmızı, maviliği ele geçiriyor. Aynı gelecekle ilgili filmlerdeki gibi. İğrenç, yapışkan, sıkıcı bir nem tabakası vücudunuzu kaplıyor. Kendinizi hiç olmadığı kadar sıkılmış ve boğulmuş gibi hissediyorsunuz. Ter; bunaltıcı bir şekilde terlemeye başlıyorsunuz, sanki tüm vücudunuz bir yapıştırıcı kazanının içine sokulmuş gibi, yapış yapış. Güzel, ılık bir duş bile sizi bu pislikten çekip alamıyor. Çevreye kin duymaya başlıyorsunuz, hayır herhangi bir sebebi yok. Belki birkaç gün sonra işe veya okula başlayacak olmanın verdiği stres çarkları arasına girip, tatildeki o saf kişiliğin üzerine kara bir çarşaf örtüyorsunuz. Benliğiniz ne kadar karşı koysa da bilinciniz sizi bir şehir insanı olmaya zorluyor. İki yüzlülük... Oysa düşler vardır, vazgeçilmez. Basit bir insan olmayı isterdim. İçim dışım bir olsun, olduğum gibi olmayı veya görünmeyi. Ama İstanbul! Meşhur Konstantinopolis.. İstanbul'da basit bir insan gördünüz mü hiç? O, Ege'nin köylüsü gibi, saf. Ancak, bilmiyorum, belki teknoloji, belki çıkar sorunları, değişiyorlar. Bize benzemeye başlıyorlar. Temiz gür akan, içinde balıkların dans ettiği, kuşların etrafında bahar şarkıları söylediği bir derenin, namı diğer pislikli dereye dönüşmesi gibi. Eskiler-
DERSHANESİ
'bizim zamanımızda' diye günlerin beklediğini düşünüyor ve üzülüyorum. Fakat tatil anıları, o dakikalar ve saatler benliğimi, uyuşmuş beynimi İstanbul'dan çekip alıyor ve uçuk mavi gökyüzü hatıralarına savuruyor... Tam bu esnada, derginin yazılarının yetişmesi gibi stresler, midemde asitlenme koşulları oluşturuyor. Hararet içerisinde Manuallere bakıyorum ve yazacak bir şey bulamıyorum. Midemdeki asitlenme rekor denemelerine girişiyor. Modemle dışarıya bağlanıyorum, herhangi bir bilgi, Allah rızası için bir devre diye yalvarıyorum. Ama yayınlayacak herhangi bir devre bulamamak beni spazma sokuyor. Yediğim havuç, mide salgılarım sayesinde, daha boğazdan mideye inerken eriyip, öğütülüyor. Güç durumdayım. Tam bu sırada, filmlerde olduğu gibi bir sahne görüyorum. Bir tamir el kitabı imdadıma yetişiyor, yaşları içinde ikinci havucun da öğütüldüğünü hissediyorum. Tahminimce bu hardware dersanesinin geçirdiği en kötü zamanlardan biri. Eğer gelecek aya bir şey bulamazsam veya köşeyi dönemezsem büyük bir ihtimalle, başka bir köşede buluşmak zorunda kalacağız gibi geliyor. Bu ay Amiga'nın tamiriyle ilgili bazı bilgiler vereceğim. Aynı zamanda Murphy ve bunun gibi ne olduğu belirsiz kişilerin bilgisayarlar hakkında yazdıkları bazı kanunlarla yazıma başlamak istiyorum. MURPHY'NİN BİLGİSAYAR PROGRAMLAMA KANUNLARI 1. Her zaman birden fazla hata vardır. 2. Her armağan edilmiş program, modası geçmiş bir programdır. 3. Eğer bir program faydasızsa, dökümanı olması lazımdır. 4. Eğer bir program faydalıysa, değiştirilmesi gereklidir. 5. Her program, mümkün olan toplam hafızayı doldurmak için 6. Bir programın değeri, verdiği çıkışın ağırlığı ile doğru orantılıdır. 7. Bir programın karmaşıklığı, onu yaratan programcının kapasitesini aşıncaya kadar dallanmaya devam eder. 8. Programcılar için, programı İngilizce yazmak mümkündür. Fakat programcıların İngilizce yazamadıklarını keşfedersiniz. WEINBERG'İN KANUNU Eğer müteahhitler inşaatları, programcıların yaptıkları gibi oluştursalardı, gelecek olan ilk ağaçkakan tüm uygarlığı yok edebilirdi.
SAYFA 96'YI OKUMANIZ YARARINIZA OLACAK!
İŞTE BÜYÜK PROGRAMLAR İÇİN BİR KANUN Her büyük programın içinde, dışarıya çıkmak için çabalayan ufak bir program bulunur. TROUTMAN'IN PROGRAMLAMA KANUNLARI 1. Bir program, üzerindeki en önemli hata keşfedilinceye kadar yaklaşık altı ay çalışır. 2. Makineler çalışmalı, insanlar düşünmelidirler. 3. Eğer bir giriş editörü, bütün yanlış girişleri reddedecek şekilde dizayn edilirse, marifetli bir aptal yanlış girişleri kabul ettirecek bir method bulacaktır. GOLUB'UN BİLGİSAYAR KANUNLARI 1. Dikkatsizce planlanmış bir proje, bitmesi gereken süreden üç defa daha zaman harcatır. Halbuki planlanmış bir proje, sadece iki katı kadar süreye mal olur. 2. Bir hatayı düzeltmek için gösterilen çaba, zamanla geometrik olarak artar. BENİM TAMİR İLE İLGİLİ KANUNLARIM 1. Eğer çalışıyor gibi görünüyorsa, mutlaka bozulacaktır. 2. Bir bilgisayar altı ay içinde bozulmazsa, bir daha bozulmaz. 3. Tamirciler tamir yapmak için vardırlar. Eğer bilgisayarınız bozulursa onu tamirciye götürün. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yoktur. 4. Dünyada bugün git, yarın gel lafını en çok kullanan insanlar tamircilerdir. Eğer bilgisayarınız, sizin üzerinizde şu tipte ses spazmlarına sebep oluyorsa; -ARGHİ!!! -AH XXXX. -HO&S! - Branş değişikliğine ihtiyacım var, çöpçü olacağım aşağıda anlatacağımız yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. Birçok Amiga'da yeni modifikasyonlara ihtiyaç vardır. A2000'de, Keyboard Data ve Clock Line'daki kapasiteler kaldırılmalıdır. ELTEK tipi güç kaynaklarında gürültüyü bastırmak için, R65 direnci üzerine 0.01 MikroFarad'lık bir kondansatör bağlanmalıdır. U605 ve U602 buffer çipleri 74ALS245 olmalıdır. 74LS245 tipi çipler yavaş kalmaktadır. U605 çipinin #20 ve #11 nolu pinleri arasına 3300 Ohmluk bir direnç bağlanmalıdır. Şimdi açıklanacak tamir ve arıza bulma yöntemleri, tehlike yaratabilir ve kalifiye bir teknisyen tarafından yapılması tavsiye edilir.
iyorsa, mut-