Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 61
Arcade salonlarına girdiğimde Street Fighter başta olmak üzere birçok dövüş oyunu başında büyük bir azamet yaşanıyor. Bunların yanında bazı kişiler ise Pang ve benzeri türdeki oyunları tercih ediyorlar. Oyunumuzun Pang ile bir ilgisi yok ama, Zool hızından dolayı size hep arcade makinalarında oynuyormuşsunuz hissini verecektir. Oyun gerçekten çok hızlı yapılmış, bunu sağlayan en büyük etken sanırım grafiklerin fazla detaylı olmamasından kaynaklanıyor. Zool, karıncaya benzeyen kurbağa kafalı, sevimli ve komik hareketler yapan bir yaratık. Fakat çok esnek hareketleri var. Oyunu ilk oynayışınızda diğer oyunlardan çok hızlı olduğunu göreceksiniz. Zool, zaman zaman Magic Pockets'tan alınma efektlere sahip! Oyunu genel bir sınıfa sokmak gerekirse platform türü olduğunu söyleyebiliriz. Kahramanımızın silahı seri bir şekilde attığı toplar. Ayrıca değişik bir spin atma tekniğiyle düşmanlarınızı toplu bir şekilde yok edebilirsiniz. Zool, Magic Pockets'taki gibi ana leveller, parçalara bölünmüş. Tabii ki level sonlarında bonus ekranları var. Her level ayrı bir dünya ve oldukça uzun. Joystick kontrollerinde herhangi bir problem yok. Sadece dik duvarlara yapıştığınızda diğer oyunlardaki gibi yukarı çekip kahramanımızı hareket ettiremiyoruz. Ters köşeye zıplayıp tekrar platforma yapışmalısınız. Oyunun amacı, ara bölümlerin sonlarındaki ışınlanma makinesini bulmak. Bu süre içinde de önünüze çıkan her türlü objeyi alın. Böylece kredi ve puan kazanırsınız. Etrafta bölüm türüne göre sevimli yaratıklar dolaşıyor ve size saldırıyorlar. Bu öyle ejderhalar, vampirler falan değil, çok ilginç yaratıklar. Mesela birinci bölüm şeker dünyası. Her yer şekerleme dolu. Hatta arka planda dev çikolatalar, dev şekerler ve dondurmalar gibi birçok iştah açıcı nesneler bulunuyor. — Zıpladığınız bazı platformlar bile jöleden! Bu hoşunuza gittiyse, düşmanlarınızı duyunca daha çok sevineceksiniz! Düşmanlarınız şekerlerden oluşan mikroplar ve lolipop adamlar (ne demekse?). Üç adet enerjiniz var. Herhangi bir düşmana çarptığınızda, enerjinizden bir tanesi azalacaktır. Bazı düşmanlardan çıkan ve havaya doğru hızla uçan kırmızı renkte enerjiler olabiliyor, bunları kaçırmayın. Düşmanları diğer bir yok etme metodu ise onların üstüne zıplamak. Zaten her yer kristalleşmiş durumda. Düşmanlar parçalanırken, kristal kırılması sesi çıkarıyorlar. Saatlerce bu karların üzerlerine zıplayabilirsiniz, gerçekten çok eğlenceli. Platformlar, düz bir alan yerine ara sıra yokuşlu ve yüksek tepeli yollar içeriyor. Level tasarımı o kadar iyi yapılmış ki, oyuna başlar başlamaz hemen atmosfere adapte oluyorsunuz. Yokuşları çıkarken ve inerken kayabilir; sonlarında dikenlerle dolu bir zemin olabilir. Oyunda alanın geniş bir kısmını dikenler kaplıyor. Duvarlarda görünmeyen platformlarda birçok yerde tehlike var. Ayrıca yok edilemeyen bir çeşit mayın, duvarlarda hareket ediyor. Önünüze çıkan objelerin tamamı puan olmayabilir. Bazen aldığınız bombayla ekran patlıyor ve o anda görülen tüm mikroplardan kurtuluyoruz. Bazen de bir obje sayesinde ortaya kendi ikiziniz çıkıyor ve yaptığınız hareketleri simetrik olarak yapıyor. Bu sayede iki kat kuvvet elde ediyorsunuz. Bölüm sonundaki makinaya girebilmek için belli sayıda kredi toplamanız gerekiyor. Bu kredileri ekranın sol alt köşesindeki okun yanında görebilirsiniz. Ok ise, gitmeniz gereken yönü gösteriyor. Ekranda diğer görülen elemanlar ise sayılar, elde ettiğiniz puanlar, enerjiniz, zamanınız gibi klasik oyun kuralları. Şunu da unutmadan belirtelim ki, zaman oyunda sizi çok zor durumlarda bırakabilir. Bu yüzden hızlı olmalısınız. İlerledikçe karşınıza üzerlerinde HIT yazan kutular çıkacaktır, bunlardan hangisine vurursanız, öldükten sonra o kutunun önünden başlarsınız. Yani ilerledikçe, bu kutuları gördüğünüzde hemen onu aktif hale getirin. Yoksa en baştan başlarsınız. Bir de jöle platformlara bastığınız zaman sizi yukarıya hızlı bir şekilde fırlatacaktır. Yukarıda mutlaka extra puan veya büyük yuvarlak şekerlerden vardır. Bazen de görünmeyen puanlar var; yukarılara zıpladığınızda bu puanları zor da olsa tesadüfen bulur ve çok sayıda puan alırsınız. İlk bölümde sizi en çok zorlayacak rakibiniz, lolipop adamlar olacaktır. Dünya sonunda, yine şekerden oluşmuş bir uçak size şekerleme bombalar atacaktır. Seri vuruşlarla onu yok edebilirsiniz. Fakat sakın uçağa temas etmeyin. İkinci bölümde, müzik dünyası'ndayız. Her tarafta müzikle ilgili nesneler var. Düşmanlarınız da davullar ve çeşitli müzik aletleri, müzik setleri şeklinde yapılmış. Elbetteki ilk bölümdeki yaratıklardan daha zor yok oluyorlar. Ben size yine burada düşmanların üzerlerine zıplama tekniğini tavsiye ederim. Böyle daha çabuk yok oluyorlar. Bu bölümde yine güzel espriler kullanılmış. Bir kaynaktan çıkan müzik notalarına kapılıp havalanıyorsunuz (platformu geçmek için!). Oyun ilerledikçe daha zevkli oluyor. Fakat hoşuma gitmeyen tek nokta, yükleme. Oyunun yüklemesi sinir krizleri geçirtecek cinsten uzun ve yavaş. Yükleme dışında bir sorun yok. Zool bir GREMLIN yapımı, özellikle küçük yaştaki çocuklar için saatlerce oynanabilecek (çünkü yarısı yüklemede geçiyor!) bir oyun. Küçük çocuğunuz varsa, bu oyun tam size göre demektir. Tabii büyükler de boş vakitlerinde oynayabilir!!! Bir kez görülmeli. Yeni bir arcade oyunda görüşmek üzere.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 60
Sol üst köşede pistin türünü görü- 'orsunuz. Pistler iki şekilde oluyor. şekilde, aynı yerlerden hiç geçmiyorsunuz. Yani her Checkpoint'ten sonra değişik yerdesiniz (TYPE A). İkinci şekilde ise daha önceki Lotuslarda olduğu gibi hep belli bir yerin etrafında dönüp duruyorsunuz. Ekranın sağ üst köşesinde yarışacağınız pistin kodu var. Bu kod dokuz harf ve iki rakamdan oluşuyor. Bunların ne İşe yaradığını biraz sonra tacağım. Bunlardan başka bu ekranda, pistin özellikleri birer birer verilmiş. Virajı, yokuşu, senaryosu, keskinliği, dikliği, virajlardaki dağıtıcılığı, uzunluğu, zorluğu ve engelleri. Bunların hepsinin bir yüzdesi var. Gelelim kodlardaki işaretlerin ne işe yaradığına. Koda yazdığınız harflerin hepsi, biraz önce yukarıda saydığım pist özelliklerini temsil ediyor. Bunlar, sizin vereceğiniz harflere göre belirleniyor. Rakamlar ise zorluk derecesini ortaya koyuyor. Ekranın en altında, tam onüç tane resim göreceksiniz. Bunlar da hangi yollarda gideceğinizi belirten işaretler. Mesela, karlı yol, rüzgarlı yol v.b. Eğer kendiniz bir bölüm yapmak istiyorsanız, ilk önce birinci ikona (CONSTRUC-TOR) girin ve kod tablosuna kodu yazarak pisti yaratın. Daha sonra buradan dışarı çıkın ve üçüncü ikona (DEFİNE) giderek kodu oraya girin ve böyle böyle devam edin. Bir bölümde en fazla dokuz tane pist yaratabilirsiniz.
Oyunda üç arabadan birini seçebileceği- NİZİ Bu arabaların ilki, M200.
Üç araba içinde hızı en yavaş olanı. İkinci arabamız, oyuna adını veren, ESPRIİT TURBO SE. Bu, M200'den daha hızlı. Son arabamız ise, ELAN SE. Bu araba, içlerinde en hızlı olanı. Tabii ki bir araba seçerken sadece hızına bakılmaz. Ben size sadece hızlarını verdim. Artık diğer özelliklerini de kendiniz okuyun. Oyuna başlamak için, START yazan ikonu klikledikten sonfa, ilk arabanızı seçiyorsunuz. Daha sonra CD'miz karşımıza geliyor ve buradan dilerseniz müzik, dilerseniz Sound/Fx seçiyorsunuz. Bundan sonra oyuna başlayabilirsiniz. Daha önce de söylediğim gibi Lotus 3, Lotus ve Lotus 2 karışımı bir oyun. Yeni eklenen senaryolarda bayağı ilginç olan şeyler var. Mesela rüzgarlı pistte giderken arabanın kayması gibi. Lotus 3 The Ultimade Challange, herşeyiyle başarılı bir çalışma. Bu oyunu alın veya almayın demiyorum. Çünkü eminim ki, siz Lotus 8'ü çoktan aldınız. Bu yazı Lotus 3'ün çıkışından yaklaşık bir ay sonra çıkacak. Eğer almayanlar varsa, onlara alın diye tavsiyede bulunabilirim. Bu arada şunu da belirteyim, oyunun level kodlarının hepsini, bu ayki AMIGA SALATASI köşemizde bulabilirsiniz. Hoşçakalın.
GREMLIN 2 DİSKET / 512 KByte
SÜPER