Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 8
Karşı konulmaz bir içgüdüyle, kendimi bildiğim günden beri üretiyorum... Duyargalarım düşüncelerimin sonuna kadar açık... Hissediyorum... Günlerle, gecelerle yaşadıklarım doluveriyor gönül kuyuma... Onları düşlerimle harmanlayıp, kendimce şekiller veriyorum sonra... Ben sanatçıyım... Çok doğal ki, daha derinden duyumsuyorum olup biteni... Gülüşlerim daha bir gülüş... Ve kederlerim daha derinden yaralıyor beni... Kendimden çok başkaları için üzülmek... Elimde olmadan... Duyarlıyım... duyarsızların dilinden soyutluyorum kendi güzel hayatımı zaman zaman... Aldırmasam... Ah, bir aldırmasam... Sanatçı olur muydum ben o zaman ?.. Penceremden baktığımda, güzel bir hayat, güzel insanlar görmek istiyorum... Duygusuz yığınların gelgitinde, şarkıların taşıdığım güzellikler hep hayal gücümde... İncecik, kıvrımlı, zarif, duygulu sözcükler içinde, cennet bahçelerinde gezdirmek istiyorum insanları...
Oysa, düşüncelerimin bir adım ötesinde hep aynı itiş kakış. Kalın bir pislik içinde, kıran kırana geriye gidiyor Türkiye... Birkaçı hariç, bütün sevgilerim, dostlarım ve sanatlarına defalarca şapka çıkartılacak insanlar, sonsuz bir aymazlık, teslimiyet ve uzlaşma içinde... Evrimleşip Süperegoizm'e dönüşen bilinçsiz yaratık, dağlardan şehirlere indiğinde, güzele inancın gülen gözleriyle onu eğitmek varken, teslim oldu herkes, sırf daha kalabalık, daha büyük diye... O yaratık şimdi sokaklara tükürüyor, işiyor, asırlık ağaçların köküne kibrit suyu döküp, siteler yapıyor boğaza nazır tepelere. Yetkisini kullanıp kendine çıkarlar sağlıyor başka tepelerde... İnançlarını, sevgilerini, inceliklerini yitirmiş bir kitle dönüp duruyor belirsizliklerde... O yaratık kollarını uzatıyor sokaklardan, kanallardan, haberlerden... Harmanlanıp, dünya güzeli düşüncelerime karışıyor hatta... Sonuç değişmiyor... umutlu nasılsa... Bir türlü beni kendine benzetemedi kaos... Geleceğin evrensel insanı olabilmenin sermayesi tükendi nerdeyse...
Şarkılarım hep
DAİMA...
Bu etabı kaybetti Türkiye... Yalnızca birkaç sanatçı, birkaç yazar... Gerisi yok... Yaratığın kollarındalar... Başka tarafta, başka çıkışlar var mı? Bilemem... Ama, son bir makas kaldı bulunduğumuz koridorda... Ya uzakta ışık görünen bir korku tüneli... Ya da benim dinlemeyeceğim bir şarkı bu; "Geceler yarim oldu... Kendimi, bu duyarsız, aldırmaz, zerafetini yitirmiş, pis sürünün parçası olarak görmüyorum... Düşüncelerimin yanısıra, sokaklarda, ilişkilerimde beynimin kıvrımlarında yıldızlaşacak pırıltılar, o ışıkları paylaşacak - hiç değilse çağdaş olmaya niyetli- insanlar bulmak istiyorum... Bu, bütün çağrılarımın en sonuncusu olabilir kısacası... Uzaklaşabiliriz eni konu... Işık ve sevgiyle... İLHAN İREM
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 9
OvalVision
Bir Avustralya firması olan Opal Tech'in ürünü olan Opal Vision isimli grafik kartı, şu ana kadar çıkmış olan diğer kartlarla arasına büyük bir mesafe koyarak piyasaya sunuldu. Amerika'da pazarlanan ve tam anlamıyla 24 Bit grafik kartı olan Opal Vision, bununla birlikte Broadcast kalitesi, Frame grabber, Genlock, Roaster chip, dört adet switchlenebilir Composite giriş gibi hardware olanaklarını da yanında getiriyor.
Kart, özet olarak Video Toaster kartının aynısı ve PAL versiyonu olarak nitelenebilir. Ancak hız, program çeşitliliği, realtime video efektlerin kullanıcı tarafından programlanabilmesi, A2000, A3000, A500, A600 serisi bilgisayarlarda ufak değişikliklerle kullanılabilmesi ve en önemlisi kartın aynı zamanda PAL ve NTSC televizyon standartlarını desteklemesi, Opal Vision'ı, Video Toaster karşısında öne geçiriyor. Şimdi kartın teknik ve software özelliklerini inceleyelim.
3 | & ga | yaz i Fi eli | ; * â “a.
valisiva
äsilr
* Opal Vision 24 bit bir frame buffer sayesinde, 16.8 milyon rengi tam anlamıyla gösterebiliyor. * Sıkıştırılmamış 24 Bit görüntüleri, kristal berraklığında ve Broadcast kalitesinden daha iyi bir neticeyle, herhangi bir Composite video ve HAM sisteme kayıt imkanı sağlayabiliyor. * Amiga animasyon ve grafiklerinin, Opal Vision görüntülerinin arkasında ve önünde belirmesi sağlanabiliyor. * NTSC'de 768x480, PAL'deyse 768x580 çözünürlükte çalışma imkanı. * 24 Bit veya 15 Bit animasyonlar, double buffer'lı olarak medium ve lowres modlarında, 8 Bit animasyonlar ise her modda gösterilebiliyor. * VLSI Microcode Graphics Co-processor'ı, çözünürlük değişimlerini, stencil modlarını ve yumuşak ekran scrolları yapmanızı sağlıyor. * Amiga 2000 ve 3000'lerin video slotuna direkt olarak takılabiliyor. Opal Vision'ın external bağlanan versiyonu ise, rik
Doğan TÜRKÜLER
A500 ve A600'ün RGB portuna bağlanmak suretiyle kullanılabiliyor. * Üzerinde 1.5 MB hızlı video RAM bulunuyor. * Kendini otomatik olarak PAL veya NTSC sisteme ayarlayabiliyor. Bütün bunlar, Opal Vision'un ana kartına ait veriler. Opal Vision üzerinde boş slotlar bulunmakta ve kart bu slotlar üzerinden genişleyebilmekte. Şimdi bu slotlara takılan hardware elemanlarının özelliklerine bir göz atalım: Opal Vision Frame Grabber / Genlock modülü: * Opal Vision'ın frame grabber'ı, herhangi bir composite video sinyalini gerçek zamanda, 24 Bit olarak digitize edebiliyor. Bununla birlikte genlock, composite decoder (color splitter), composite encoder, Alfa kanal çıkışlı, 256 seviyeli keyer ve gerçek zaman video efekt üreteci içeriyor. * S-Video (S-VHS ve HI-8) ya da composite giriş ve çıkışların hepsi Broadcast standartlarında.