Amiga Dünyası sayı 27, sayfa 28

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 28

74HCT14 Schmitt Triger, Inverter DB-23 Dişi konnektör Dense DB-15 Dişi konnektör 100nF Mercimek kondansatör

Bir kaç metre zil teli

AMIGA 600 DENİLEN BİR VAKA-İ HAYRİYE Commodore, aldı başını gidiyor. Yenilik üzerine yenilik çıkaracağım mantığı ve ev bilgisayarı pazarını kimseye kaptırmayacağım içgüdüsü ile önüne gelene saldırıyor. Son olarak hırsla kalkan zararla oturur mantığının zirvesini zorlayarak Amiga 600 modelini piyasaya sundu. Nedenler sonuçları beraberinde savurur. Kötü bir girişimin sonucu kötü olur kaidesinden yola çıkıldığında, Amiga 600'ün bir hilkat olduğunu söylemekten başka çaremiz kalmamaktadır. Ev bilgisayarı deseniz, değil. Çünkü ilerde bir ev bilgisayarına gerekebiledek dış arabirimleri takabilmek için bir expansion yani genişleme slotuna sahip değil, İş bilgişayarı deseniz olamaz, çünkü kompres edil. miş bir klavye yapısı ile eski Commodore 64 serisinin kullanışsızlığını ortaya koyuyor. Oyun bilgisayarı deseniz komedi olur, çünkü nümerik Pad yerinden kaldırılmış. Eski Nümerik Pad'in olduğu yerde şimdi cinler arası cirit müsabakaları düzenleniyor. Yani Uçak ve bunun gibi birçok simülasyona elveda demenin zevkini damarlarınızda hissediyorsunuz. Sega, Mega D. tipi oyun makinelerine karşı bir rakip olacağını iddia eden sivrilerde ortaya çıkmıyor değil. Sorun, Makinenin 2.0 DOS ile oluşturulmuş olan işletim sisteminin, şu ana kadar çıkmış olan oyunların yüzde yirmibeşini reddetmesi olarak vukuu buluyor. Tabii 2.0 almış olan kişiler de olabilir, bunun hiçbir extra özel:

mu diye sormak, onların hakkı olacaktır. Evet, makineyi bu kadar aşağılamamak gerekir. En azından modülatör makinenin içine yerleştirilmiş, Bu sayede modülatörü dışardan gerek kalmıyor. Harddisk adet IDE kontrol kartı yerleştirilmiş. Bunun yararı olarak, bilgisayarın içine bir adet AT serisinden bir harddisk bağlayabiliyorsunuz. Daha bitmedi. Makinenin yanında ir boş slot bulunmakta. İşte işin sırrı, slot Flash RAM veya ROM'lar için AH, edilmiş olup buradan hafıza arttırımına gidilebiliyor. Ayrıca Flash ROM'larda hazırl keli olan oyunlar buradan takılmak vasıtasıyla kullanılabiliyor. Disket değiştir derdinden kurtulunuluyor. Bu bana daha çok, eski Atari oyun bilgisayarlarını hatırlattı, kartuşu takar oyunu oynardık. Ancak amaç ilerlemekse, bu fipte bir geri dönüş nasıl açıklanabilir. Şov devam ediyor. Varsayalım bilgisayarınızın içindeki enregrelerden biri ebedi huzura kavuştu veya bir bölümü şehit oldu, eğer yakın bir tamirciyle yapılmış dostluk protokolünüz yoksa, para harcamanın ne kadar zevkli olacağına kendinizi psikolojik olarak hazırlamanız gerekiyor. ila günün sürprizinde A600'ün içinde ROM entegresi dışında bütün chiplerin soketsiz olduğunu yani direk olarak lehimlendiğini öğreniyorsunuz. Amiga yaratıcı ve geliştirici insanlara hitap eden bir makinedir. Bu müzik olabilir, resim olabilir, bilim olabilir veya sanatın herhangi bir kolu olabilir. Yalan değil hepimiz oyun oynamayı severiz. Bilgisayarda oyun oynamayı hiç sevmem diyen insan ya yalancıdır, ya hayatında hiç oynamamıştır ya da güçlü bir ideaisttir. Ancak oyun bir süre sonra anlamını yitirmekte ve insanın milyonlarca yıl önceden beri varolan o korkunç, karşı koyulamayacak iÇ, ü, keşfetmek, yaratmak ortaya çıkıyor. ve Amiga ile dünyayı yeni dünyaların kapılarını açmaya başlıyorsunuz. Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı. Oyun pazarına olan ilgi zaten Amiga safışlarını yeterince destekliyor. Ama bu makine 1 alan kişi oyun dışında da bazı şeyleri yapa ileceğinin bilincini taşıyor. Zaten taşımayan da gidip Sega ve Mega Drive alarak kendini daha ucuza tatmin etmeyi bilecek kadar akıllı. Bu kadar laftan sonra benim düşüncelerimi derlersek, Amiga 600'ü Mazohist olan veya olmak isteyen herkese ve her keseye şiddetle tavsiye ederim. — Kar AMIGA DÜNYASI DERGİSİ HERKESE BİR OTOMOBİL VERMEYİ Başlıktan da anlaşılacağı üzere, yurt dışında neler olduğu ile ilgili bilgi vermek iyerum. Türkiye'de Hardware piyasasının yeni yeni canlandığı şu son birkaç ay içinde piyasa bay ğı hareketlendi. Yurt dışındaki bir çok ünlü manın mallarının boy ölçüştüğü bu ufak arenada, firmalar ellerinden gelen en iyi hizmeti sunmanın yanında, böyle bir külfete girmenin aşırı yükten de kurtulmaya çalışıyorar. Bilgisayar ve parçaları için ödenen vergilerin düşük, fonların ise bayağı yüksek olduğu gümrük duvarları, ister istemez, tüketicinin cebini okşamaya devam ediyor. Tabii ithalatçı firmalar da amme hizmeti yapmak için kuruladıklarından, kendi kârlarını da bu şişen fitların üzerine ekleyince, dışardaki karşılaştırıldığında fiyat farkı yaklaşık yüzde yüzü bulan seviyelere ulaşabiliyor. Peki bu tip bir parçayı yurt dışından kendi imkanlarımızla getirmek daha ucuz olabilir mi...? Hiç kuşkusuz sorunun cevabı evet olacaktır. Ama bütün kazançlar kendilerinin iki katı risk taşımaktadırlar. Getirmenin en kolay yolu, karşı tarafta bir tanıdığınızın olması ve yurda dönerken bu parçayı yakalanmadan yasukabilmesidir. BU sayede ne gümrük Vergisi, ne fonu, 'ne de ithalatçı kârını ödememiş olursunuz. Tabii burada yakalanmadıysanız, ikinci risk vuku bulacaktır. Acaba getirilen mal, taşınma sırasında herhangi bir bozukluğa mağdur kaldı mı ? Ne de olsa elektronik, hayatta güven olmaz, hapşırsanız bozulur. Duvara fırlatır, üzerine su dökersiniz bozulmaz. Şans meselesi. Varsayalım bozuk çıktı, ne olacak? Kesin söylemek gerekirse hiç bir çözümü yok. Buradaki temsilci mal kendisi üzerinden geçmediği için, kati suretle taviz verme- Siz de yabancı ülkelerin ne kadar kaiteli mal bilincinde olan bir türk tüketicisi olarak, yemiş olduğunuz kazığın zevkini bir bardak soğuk su eşliğinde kutlamak zorunda kalacaksınız. Yukarda anlattığım garanti olayı bütün yasal olmayan getirimler için eçerlidir. Hatta yasal geçirimler içinde geçeridir (Eğer temsilci firmadan satın alınmamışsa). Diker getirme yöntemlerinden en çok kul. lanılanlardan bir diğeri ise, postayla gönderme operasyonudur. Kısaca Projet P denilen bu vakada, tüketmek isteyen tüketici kişi, karşı tarafta bulunan üreticinin ürettiği malları pazarlayan bir diğer tüketici ile irtibat kurar. Online, kredi kartı veya mektupla yollanan para, karşı tarafın eline geçtikten sonra, istenilen ürün bir güzel paket yapılır ve sizin adresinize direkt olarak postalanır. Burada şans aşırı büyk derecede rol oynar. Eğer şanslıysanız paetiniz gelir. Siz gider onu postaneden alırsınız. Ancak şansınız yaver gitmezse (büyük hacimli paketlerde yüzde seksen şanssızlık faktörü etkendir), paket takılır. Burada üç alternatif söz konusu olabilir: Gümrükte yakın bir tanıdığınız vardır ve bu tanıdık size bir kolaylık sağlayarak paketi gümrükten geçirir. Ya bir gümrük komisyoncusuyla anlaşırsınız. Aşırı ve makul olmayan bir meblağ ödedikten sonra paketinize kavuşursunuz. Ya da hayatta yapmamanız gereken bir şeyi yaparak paketi endi çabalarınızla almak için, bürokrasi çarklarının kusursuz işlediği bir yer olan gümrüğe Burada iki alternatif karşınıza çıkar. 'u alternatiflerden biri hiçbir extra ücret ödemeden sadece gerekli işlemleri yaparak ve sadece gerekli paraları ödeyerek malınızı rükten almak olabilir. Bu imkansız değildir. Çünkü imkansız bile belki bir gün olabilir. Bunun için verilecek tek örnek, inanan birisinin Allah'ın varlığını kabul etmemesi olarak açıklanabilir. Yani kıyamet kopsa malınızı yasal olarak (hakkınız halde) oradan alamazsınız. Diğer yol, bürokrasinin nasıl işlediğinin en güzel örneğidir. Cebinize yeşillerden oluşan bir deste yerleştirirsiniz. Gerekli evrakları en mükemmel birşekilde tamamlarsınız, Tabii siz ne kadar mükemmel tamamlarsanız tamamlayın, evraklar üzerinde mutlaka bir hata bulunacaktır. binlerce insan bundan ekmek yiyiyor. Her neyse evrakları gerekli veznelere götürdüğünüzde, size çıkarılacak her sorunun diğer bir adı bana bir yeşillik ver olacaktır. Hiç çekinmeden herkesin gözü önünde verebilirsiniz. Çünkü rüşvet alma düzeni o kadar iyi yerleşmiş ki, artık utanma sıkılma diye bir olay yak üşvet miktarlarına gelince, Büro görevilerinin herbiri 50.000 TL. alıyor. Eğer bozu- Bunuz yoksa Panik yapmayın, vereceğiniz yüzüğü rahatlıkla bozüyorlar ve üstünü size veriyorlar. Burada herkesin aldığı rüşvet, standart ve belli. Nerdeyse kime ne kadar rüşvet takdim edeceğim diye düşünmenize gerek bile kalmı- Burada rüşvet doğal bir olgu, komisyon orumalar, çalışanlar herkes normal bir gözüyle bakıyor olaya. Herneyse depoda size ait malın yerini bulana verilen bir Yeşil. Yine malı kontrol edene verilen bir yeşil (Burada hata olur da beyanda bulunursanız malın ciddiyetine göre İ milyona kadar çıkabiliyor). Taşıyana verilen 20.000 TL. Çarklar o kadar güzel oturmuş ve o kadar hızlı işliyor ki, hükümet rüşveti engellemeye kalksa, herhalde bir malı bir aydan önce alamazsınız. İşin güzel yanları da var. Gün boyunca büroda toplanan Tüşvet akşamleyin iş bitiminde çalışanlar arasında eşit oarak paylaştırılıyor. Tabii işin bu kısmı bizi ilgilendirmiyor. Yukarda yazılanların hepsi gerçektir. Günün etkilerinden ve enfoluşacak rüşvet miktarı değişiklikleri yazarı sorumlu kılmamaktadır. Bunlar sadece sizin çektikleriniz olarak gündeme olay si.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.