MYTH

Eski Commodore'cular herhalde SYSTEM 3'ün bu muhteşem arcade oyununu bilirler. Bu oyunun Amiga'da adventure vizyonu olmasına rağmen, arcade versiyonu yoktu, nihayet çıkardılar. Beklemeye değdi, tek kelimeyle mükemmel yapmışlar. Ben böyle bir arcade oyunu oynamamıştım. Oyunda ANKALAGON'u yönetiyorsunuz. Hemen oyunu açıklamaya başlayalım; çünkü bayağı uzun sürecek. HADES REALM OF THE DAMNED Oyuna bir mağaranın içinde başlıyorsunuz. Etrafta yerden aniden çıkan eli kılıçlı iskeletler ve uçan yeşil küçük dragonlar dolaşıyor. Bu dragonlar havadan aniden için, nereden gelecekleri belli. Bunları vurunca bonus kazanıyorsunuz. Bu bölümde yapmanız gereken ilk şey, bir iskelet yok edip ondan kılıcını almak olmalı. Bu kılıcı her iskeletten alamıyorsunuz. Bunun için, karşınıza çıkan bütün iskeletleri öldürmelisiniz. Kılıcı aldıktan sonra, biraz ileride havada bir zincirde asılı duran bir iskelet göreceksiniz. Kılıcınızı kullanarak onu kurtarın ve onun düştüğü yere atlayın. Umarım bu arada ateştopunu bulmuşsunuzdur; zira birazdan çok lazım olacak. Ateştopunu çok çok nadir olmakla beraber iskelet veya yeşil dragon vurarak (en kolay yolu bile) edebilirsiniz. Şimdi düz yerde iskelet çıkmasını bekleyin. Çıkınca da onun kafasını yandaki ateşe atın. Kafa ateşe düşünce, ateşten büyük bir yaratık çıkıp, elinden eli mızraklı, kanatlı, kırmızı bir yaratık bırakacak. Aniden çıkıp kaybolan bu yaratığı yok etmek için ateştopunu kullanın ve bırakacağı mızrağı alın. Ama sakın iskeletlere karşı kullanmayın, çünkü mızrağı bir kere kullanma hakkınız var. Onu da, biraz ilerideki Chimera için kullanacağız. Chimera üç başlı ateş saçan dev bir yaratık. Biraz ileride Chimera ile karşılaşacaksınız. Mızrağı ona atın. Mızrak saplanınca Chimera yok olacak. Sonra sağa doğru ilerlemeye devam edin. Karşınızda önemli bir düşman kalmadı artık. Biraz ilerleyince buranın sonuna geleceksiniz.

iraz ilerideki Chimera için kulla-

SKYROS ISLES OF THE SIRENS Bulunduğunuz yer Roma'yı anımsatıyor. Ama siz istiyorsanız eski Yunanistan da diyebilirsiniz. Burada karşınıza gladyatörler çıkacak. Bunlardan fazla yara almamaya çalışarak ilerlemeye devam edin, karşınıza dişi Nymph çıkacak. Buna çok dikkat etmelisiniz; zira biraz yaklaşınca vahşi bir kuş oluyor ve sadece elleri düz ya da elleri yerde olduğu zaman saldırmanız gerekiyor. Eğer bir hareketini görürseniz ya da karşı karşıyayken elleri havadaysa hemen kaçın. Bunu yok edince bonus kazanacaksınız. Bu bonusu alıp yolunuza devam edin. Biraz sonra Achilles'in heykeliyle

Bu heykele ateştopu ya da kılıçla saldırın. Mücadelenizi tamamladıktan sonra, Achilles beyaz teslim bayrağını çeker ve kalkanını bırakır. Şimdi hemen bu kalkanı alın. Çünkü bu kalkan bir sonraki bölümde sizi Medusa karşısında taş olmaktan kurtaracak. Siz bu arada yolunuza devam ediyorsunuz herhalde. Zaten bundan sonra karşınıza gladyatörlerden başka hiçbir şey çıkmayacak. Bu arada gladyatörler hakkında küçük bir tiyo vereyim: Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız ve üstünüze gelirlerken aralarında boşluklar varsa (gördüğünüz gibi sürü halinde geliyor gafiller), üzerlerinden atlayın. Aralarına düştüyseniz, o zaman en güvenilir yöntem kafalarını uçurmak. Çünkü başka dilden anlamıyorlar. Bu arada bu bölümün sonuna da yaklaştık herhalde. Evet evet, ben biraz ileride üçüncü bölümü görüyorum. Sizde de bu kadar net mi? TEMPLE OF ATHENAE .. Burası bayağı zorlu geçeceğe benziyor. Ürkütücü bir havası var. Havada asılı duran taşların üzerinde zıplaya zıplaya gidiyorsunuz. Aşağısı pek iyi gözükmüyor. Uçurum galiba; evet, bir uçurum. Biraz önce düştüm. Yani ne yalan söyleyeyim, pek zevkli değil. Bu bölümde joystick kontrolünde çok dikkatli olmalısınız. İlk oynayışınızda zorlanacaksınız. Taşların üzerinde ilerlemeye devam edin. Biraz sonra Medusa'nın taşa çevirdiği iki gladyatör göreceksiniz. Ama siz yanlarına gidince birden üzerlerindeki taş örtü kalkacak ve size kılıç sallamaya başlayacaklar. Buna rağmen yerlerinden kıpırdayamıyorlar. Tabii bu arada küçük yeşil dragonlar da sizi rahatsız ediyor. Gladyatörleri tekrar taşa çevirdikten sonra biraz daha sola gidin. Siz de benim gördüğümü görüyorsunuz ve herhalde bunun Medusa olduğunu tahmin ediyorsunuz. Şimdi ilk yapmanız gereken şey, kalkanınızı işler hale getirmek. Evet, artık Medusa'ya yaklaşabiliriz. O gözünden ışın fırlatmayı durdurduğu anda ilerlemeye başlayın, ta ki yanına gelene kadar. Medusa'nın durduğu taşın yanına gelince, tam arkasını döndüğü anda saldırıya geçin. Yalnız dikkat edin de sizi taşa çevirmesin. Bu öyle gelişigüzel bir saldırı olmamalı. Onu tam boynundan vurmalısınız. Bu görevi de başarıyla tamamladıktan sonra, yere düşen Medusa'nın kafasını alın. Zira ileride sizi bir sürpriz bekliyor. Eh, siz de bu sürprize boş gitmek istemezsiniz sanırım. Biraz sonra, üç iri kafalı Hydra bizi karşılayacak. Hydra'yı yok etmenin yolu, kafalarına tek tek saldırmaktır. Bu çirkin yaratığın her kafasını teker teker yok ettikten sonra burada da işimiz kalmıyor. Eh bize yol göründü artık drive efendi, yükle bakalım. MAELSTORM GATEWAY TO THE NORTH Bu bölüme başladığınızda, alanın oldukça kısa olduğunu göreceksiniz. Gerçekten de burası oyunun en kısa bölümü. Maceramız, bir Viking gemisi üstünde devam ediyor. Tabii ki Viking gemisi üzerinde Vikinglerle kapışıyorsunuz. Burada ilk yapmanız gereken şey, bir Viking öldürüp balta almak olmalıdır. Baltayı aldıktan sonra bayrağın yanına doğru gidin. Siz yolunuza devam ederken havanın gürültüsünü ve gemiye vuran dalgaların seslerini içinizde hissediyorsunuz. Bayrağı geçtikten sonra geminin sonunda, bir kazığın üzerinde duran bir kuş göreceksiniz. Şimdi yapmanız gereken, bu kuşu buradan kaldırıp, baltayla vurmaktır. Yalnız bu hiç de kolay değil; çünkü, kuş çok hareketli. Onu bir yerde kıstırmak oldukça zor. Kuşun vurulduktan sonra yere bırakacağı madeni paraya benzeyen şeyi alarak bir sonraki bölüme geçebilirsiniz. FOREST OF NITHOGG Evet şimdi de biraz hava alıp, nefes açalım. Anladığınız gibi, şimdi ormandasınız. Uzun sayılabilecek bir bölüm. Bit kadar küçük yeşil yaratıklar, size ok atarak hoşgeldin merasimi yapıyorlar. Eğer bu yaratıkları vurursanız, oklarını size bırakıyorlar. Bunlardan başka düşmanlar da yok değil. Mesela büyük cüsseli dev adamlar. Bunları vurmak için baltayı kullanın. Bunlar balta kullanılarak bile zor devriliyor. Şimdi biraz daha sola gidin. Ateşin etrafında, ağaca bağlı bir kız var. Şimdi bunu kurtarmamız gerektiği, bir Türk filmi kadar klasik bir olay. Siz bu alana girince, uçan mavi yaratıklar beliriyor. Bunları, yerdeki kibriti alarak, bunun yardımıyla vurmalısınız. Yalnız dikkat etmelisiniz; çünkü bunlar sizi aniden havaya kaldırıp, yere vurabilirler. Ayrıca yok etmek için acele edin, zira çoğalabiliyorlar. Bu yaratıkların kökünü kuruttuktan sonra, kız kendiliğinden kurtuluyor ve size büyük bir kılıç veriyor. Bu kılıcı almayın demeyeceğim tabii. Sıra geldi bölüm sonundaki ateş püskürten büyük canavarı yok etmeye. Bu azmanı ortadan kaldırmak için, önce kızın verdiği büyük kılıcı alın ve yaratığa gidin. Yaratığı bu kılıçla yaralayın. Sonra geri çekilin ve bölüm başındaki yeşil yaratıklardan aldığımız okları bu azmana fırlatmaya başlayın. Biraz bunun işe yaradığını, yaratığın yok olduğunu görünce anlayacaksınız.

ASGARD DOMAIN OF ODIN Biraz da havalanalım. Bu bölümde gökyüzündeki taşların üzerinde geziniyoruz. Bu taşların üzerinde top atan vahşi bitkiler ve ateş çıkaran yeşil yaratıklar her an yanınızda. Bazen de aniden ortaya bir adam çıkıyor. Bu adam size iki türlü zarar veriyor. Elindeki çekiçle yere vurarak bir alt kata düşmenize sebep oluyor ya da elindeki baltayla size ateş ediyor. Yukarı çıkıp ilerledikçe, şatonun kapısına geleceksiniz. Bu kapı açılıp bir adam çıkıyor ve size balta atıyor. Ama bu balta bumerang gibi, attıktan sonra geri dönüyor. Ayrıca bir üst kattaki kafadan da size ateş ediliyor. Bunlardan da korunmalısınız. Buradaki şatoyu ele geçirince bölüm sona ermiş oluyor. THE VALLEY OF THE KINGS Kumsal... Yaz aylarının özlemi. Ama bu büyük ve uçsuz bucaksız bir çöl olunca hiç çekilmez herhalde. Maceraya Mısır'da, piramitlerin ve çöllerin arasında bir başlıyorsunuz. Nedense ben hiç sevmedim. En çok burada oyalandım. Havası yaramadı herhalde. Burayı geçebilmek için sabırlı olmanız ve joystick'i iyi kullanmanız lazım. Evet, kumsalda yürüyorduk galiba. Biraz ileride, piramitlerin üzerinde size top atan yılanlar görecek ve büyük kılıcı kullanarak öldüreceksiniz. Burada görünmez gizli bir kapı var. Bu kapıyı bulmak için, piramidin en üst noktasına ve en sağına gidin. Sonra da buradan atlamanız lazım. Aşağı atladıktan sonra büyük kılıcı yukarı kaldırarak ateşe basın. Kapının açıldığını göreceksiniz. İçeri girince tavandan inip çıkan yarasalar göreceksiniz. Bunların yuvasına girmesini istiyorsanız, onu harekete geçiren taşın üstüne tekrar basmanız gerekecek. Bunların dışında yerden çıkıp inen ucu sivri aletler var. Bunlar tam içeri girdiği anda üzerinden geçerseniz size zarar vermez. Duvarda sallanan baltalardan kurtulmanın en iyi yolu ise, tam üzerinize doğru gelmeye başladığı anda yere eğilmek. Biraz sonra sağda bir kapıdan daha içeri gireceksiniz. Burada önünüze sağ ve sol olmak üzere iki yol çıkacak. Bu yollardan soldakine girerseniz, piramidin dışına çıkarsınız. Sağa devam edin böylece bölümü bitireceksiniz. CHAMBERS OF ANUBIS Mısır'dan devam ediyorsunuz. Karşınıza çıkan adamları büyük kılıçla vurun. Yolda ilerlerken istavroz gibi bir şey var. Bunu alın; ileride enerji doldurmak için kullanılacak. Daha sonra çıkan ilk sütundan zıplaya zıplaya yukarı çıkın. Yukarıda karşılaşacağınız adamı da vurunca kafasındaki şey yere düşecek. Bunu alın, ileride kullanılacak. Sağa doğru gidin. Burada bir vazo göreceksiniz. Buna yumruk veya tekme atın. Böylece küçülen vazoyu alın. Sonra aşağı inin. Sonra bir kat daha aşağı inin ve yukarıdaki kafalığı alıp kafanıza takıp sola gidin. Buradaki vazoları da yukarıdaki yöntemle alın. Alt katta karşınıza mumyalar çıkacak. Sonra yukarı çıkın. Sağda gördüğünüz alta inen çukurda tuzak var; sakın atlamayın. Daha da sağa gidince, bir köpekle karşılaşacaksınız. Bu köpeği yok ettikten sonra pek fazla bir engel kalmıyor. Bu arada duvarda istavroza benzeyen işaretler gördüğünüz zaman, sizdeki işaretle enerji doldurabilirsiniz. TOMB OF THE PHAROAH Firavunun mezarının bulunduğu odada oyuna devam ediyoruz. Ekranın sonunda firavunun mezarı var. Ortada ise bir kafa ve onun etrafında taşlar var. Burada yapmanız gereken şey, bir önceki bölümde topladığınız vazoları, doğru taşların üzerine yerleştirmeniz. Eğer yanlış vazoyu yanlış taşa koyarsanız, firavun mezarının altından çıkar ve kafa size ateş etmeye başlar. Eğer doğru taşa yerleştirirseniz, meşaleler yanmaya başlar. Hepsini yerleştirdikten sonra daha sağa ilerleyebilirsiniz. Daha sağa gidince, büyük bir kafa çıkacak. Bu kafa siz o ekrana girince mumyayla etkileşecek ve siz uçmaya başlayacaksınız.

Bundan sonra artık gözünüzden ateş edeceksiniz. Kafayı yok edip, bu level'ı da tamamlayın. REALM OF THE CHAOS Eh, artık uzaya kadar çıktık. Gene gözünüzden ateş ediyorsunuz. Mavi yaratıkları vurmalı ve füzelere de dikkat etmelisiniz. Bunlardan başka bu bölümde uçan robotlar ve uçaklar da var. Kolay geçilen bir yer. THE FINAL CONFRONTATION Uzayda, kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu sefer bir büyük ana kafa ve bunun üzerinde küçük beş kafa var. İlk önce bu küçük kafaları sonra da ana kafayı vurup oyunu bitirmelisiniz. Bu büyük kafa gözünden ateş ediyor; dikkat etmelisiniz.

Gelelim silahları nasıl kullanacağınıza. Ekranın yukarısındaki pencerelerden ortadakine silahı getirip, space'e basmalısınız.

EL Ateş 4 Geri.. Tekme Ateş * Sol veya Sağ.. Yumruk

K.KILIÇ sağdayken; Sağ.. Direk vurur. Sol.. Arkaya vurur. Çapraz.. Kafa uçurmak için Çapraz vurur.

KALKAN Sol.. Müdafa Sağ.. Vurur.

Evet, oyun bu kadar. Oldukça mükemmel bir oyun. Şu ana kadar oynadığım en iyi arcade oyunu. Yalnız bu öyle bir arcade oyunu ki, adventure gibi çözülmesi gereken bilmeceler var. Bence muhakkak almalısınız. Bir dahaki aya buluşmak üzere hoşçakalın.

SYSTEM 3 - 3 Disket

GRAFİK SES...