Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 66
CHAOS COMMANDER: Chaos'ların başı. Yakın dövüşte sadece komutanınız onu yenebilir. Oldukça zorlu.
DREADNOUGHT: En zorlu düşmanınız. Onu yenmek için ya kapıya sıkıştırın ya da Missile Launcher'ınızla haklayın.
Ayrıca oyunumuzda özel emir ve aletler de var. Bunları kullanabilmeniz, komutanınızın rütbesine, başarısına ve özelliklerine bağlı. Ayrıca bazı emirleri ve silahları sadece kırmızı, sarı ya da mavi ekip kullanabilir. Ancak diğer ekiplerin kullanamadığı özel emir ya da silahı, genelde başka bir isimle diğer grup kullanabilmekte.
Hazır yeri gelmişken, düşmanlarınız bazı başka savaş taktikleri de kullanmaktalar. Booby trap, auto defences, equipment malfunction... gibi bu taktikler, size çok zarar verirler. Bazen bir adamınızı, ama bazen de bütün ekibi etkiler.
Oyunumuz bu kadar. Eğer Gremlins firmasının başka bir tür olan bu oyununu denemek isteyen varsa tavsiye edilir. Oyun gerçekten çok zevkli. Hiç sıkılmadan oyunu bitireceğinizden eminiz. Ancak ben böyle kutu oyunu gibi oyunlardan hoşlanmam derseniz, bu oyunu alarak paranızı sokağa atmış olursunuz. Gelecek ay yine bir oyunda buluşmak üzere hoşça kalın.
GREMLINS/512K/2 DİSKET
GRAFİK .......................... : %75 MÜZİK............................. : %70 OYNANABİLİRLİK .......... : %80 GENEL.............................: %75
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 67
THIRD REICH
İkinci Dünya Savaşı olmasa, herhalde piyasadaki oyun sayısı ancak şimdikinin yarısı kadar olurdu. Gerçekten de, II. Dünya Savaşı başta SSI olmak üzere birçok firma için bitmez tükenmez bir kaynak oluşturmakta. Bir seferden daha ne çıkar, mantığıyla elime aldığım bu oyundan fazla şey beklemememe rağmen, yine de uzun zamandır iyi bir stratejiye olan açlığımı biraz olsun gidermeyi başardı.
Nasıl oyun denince akla simülasyon veya shoot'em up (Böööööğh) geliyorsa, stratejiler de kendi aralarında dallanırlar. Bazılarınız sulandırılmış stratejilerden hoşlanır (Defender Of Crown), kiminiz de Romance Of The Three Kingdoms gibi bal peteğini anımsatan ekranlardan hoşlanırlar, işte Third Reich, bal peteğine benzeyen ekranlardan hoşlananlar için en iyi seçim.
Oyunumuz, adı yeni duyulmaya başlanan Thaleon firması tarafından hazırlanmış. Yüklendiğinde, karşınıza ana menü çıkıyor. İşte bu menüdeki fonksiyonlar:
a) Enforce Deployment Limits: Bu seçenek, savaş başlamadan bazı yerlere yığınak yapmanızı sağlar.
b) Allies/Axis Human Computer: Dünya savaşı olduğuna göre, müttefikler de var ve bu seçenekle, hangi tarafı sizin hangi tarafı bilgisayarın oynayacağı belirlenir. Ayrıca burada seçtiğiniz senaryoya göre oyunun zorluk seviyesi de belirleniyor.
c) Set Computer Speed: Bilgisayarın oynayış hızı. Ne kadar çok düşünürse işiniz o kadar zor.
d) Select Scenario: Bilindiği gibi, II. Dünya Savaşı yıllara göre çok değişik bir seyir izledi. Burada da başlayacağınız yılı seçerek, seçtiğiniz tarafa göre oyunun zorluğunu da ayarlıyorsunuz. Şimdi yıllara göre devletlerin durumlarına bakalım:
1939: İngiltere, Polonya ve Fransa Allies devletlerini oluşturuyor. Savaşın ilk yılları olması nedeniyle Almanya çok kuvvetli. Yapmanız gerekenler Polonya'da Almanlara büyük kayıplar verdirmek, Paris'i korumak, güneyden gelebilecek olan İtalyan tehlikesine karşı hazırlıklı olmak ve Nazi Almanya ve Faşist İtalya, Axis devletlerini oluşturuyor. Oyun savaş tarihine paralel ilerlediğinden, Almanya'nın gücünü kanıtladığı devlet olan Polonya'ya saldırması zorunlu. Az önce Almanya'nın bu yıllardaki gücünden bahsetmiştim, bu Polonya için yeterli fakat, Fransa için ipler sizin elinizde, yani elinizi çabuk tutarsanız Almanya'nın işini bayağı zorlaştırabilirsiniz.
1942: USA ve Rusya, Allies devletlerinin yanında olduğundan bu devletler için kolay bir senaryo. Yapmanız gereken, azıcık sabredip Amerikalıların batıda tam bir düzene oturmalarını beklemek, sonra da Rusları fazla yaymadan (Başkentleri etrafında size daha çok gerek duyarlar) Allah kitap saldırmak.
Macaristan, Romanya ve Bulgaristan Axis devletlerinin yanında savaşa katıldığı sene, Balkanlardaki bu gücünüzü iyi değerlendirip Mora'yı ele geçirin. Rusya'ya gelince, eğer savaş hakkında biraz araştırma yaparsanız Almanya'nın savaş uçaklarının büyük bir kısmını Rusya'da soğuk ve kötü hava şartları yüzünden kaybetmiş olduğunu görürsünüz. O halde iş tank ve zırhlı birliklerinize kalıyor. Elinizi çabuk tutmak lehinize.
1944: Almanya, savaş gücünün büyük bölümünü ve ordusunun belki de en çok korku veren birlikleri olan Luftwaffe'nin önemli bir kısmını kaybetmiştir (Zaten pilotlar savaş becerilerini ve morallerini İngiltere'nin hava kuvvetlerinin gelişmesiyle yitirmişti.). Bu yüzden Allies için olay 1945 gelmeden Berlin'e ulaşabilmek. Buradaki tek sorun zaman.
İtalya'da faşistler gücünü kaybetmiş ve savaştan kopmuş durumda. Size tavsiyem, lock-out oynamanızdır (Pardon hem Kick-Off oynayıp hem de yazı yazmak biraz zor oluyor.). Kısacası siz savunmaya çekilip 1945'e kadar zaman geçirin.
Senaryolar bu kadar. Eğer isterseniz, campaign seçeneğiyle savaşı başından sonuna kadar oynarsınız ki, bu da en büyük zevk.
Load game ile, kaydettiğiniz bir oyuna devam edebilirsiniz. Play ile oyuna başlıyoruz. Burada ilk olarak elinizdeki kuvvetleri yerleştiriyorsunuz. Burada senaryolarda açıkladığım durumlara göre elinizdeki kuvvetleri dengeleyebilirseniz daha rahat edersiniz. Ekranın altındaki ikonlarla haritayı kaydırır ve büyütüp küçültebilirsiniz. I tuşuyla bir tek peteği inceleyip, ? tuşuyla serbest hava üsleri yerleştirebilirsiniz. Ayrıca başkenti işgal edilen ülke düşmüş sayılacağından, özellikle oralara önem verin.
Yarım saattir birlikleri şöyle yerleştirin, böyle yerleştirin diyorum; ama neyin ne olduğunu açıklamayı unuttum.
Infantry: Sık sık göreceğiniz, dikdörtgenle temsil edilen yaya askerler.
Armour Troops: Agresif taktiklerimizin göz bebeği tanklarımız ve panzerlerimiz.
Air: Savaşın ilk yıllarında Luftwaffe'nin adı bile müttefikleri titretirken, sonraki yıllarda RAF'da önemli gelişmeler göstererek Luftwaffe düzeyine gelmiştir. Unutmayınız ki, havadan destek gören birlikler kolay kolay yenilmezler.
Airborne: Kara kuvvetlerine en büyük desteği veren paraşütçüler. Bu birliklerin değerini iyi bilin, savaşlarda çok önemli rol oynuyorlar. Birliklerinizin durumu kötü mü, hemen birkaç paraşüt birliğini olay mahalline postalarsınız ve düşman bir varmış bir yokmuş olur. Naval: Bunlar da sizin denizlerdeki gücünüzü oluşturuyorlar. Başta önemli değillermiş gibi gözükmelerine rağmen, Almanya'nın savaşı kaybetmesine sebep olan nedenlerden birinin de bunun olduğunu hatırladığınızda, eminim ki hepiniz denizciliğe gereken önemi verirsiniz. Ayrıca deniz nakliyesinden de yararlanmak sizin için önemli bir avantaj olur.
Replacement: Savaşın geri planında kalan ve birliklerinizin yakıt, cephane, sıhhiye gibi ihtiyaçlarını karşılayan bu birliklere de gereken ilgiyi göstermelisiniz, ne de olsa yakıtsız tanklar keklik gibi avlanmayı bekleyen hedefler olurlar ki, bu da topçunun küçük çocuğunun bile sizi nallayabilmesine olanak sağlar.
Oyuna başladıktan sonra ülkenizin izleyeceği politikayı belirleyin. At war with... ile hangi devletlerle savaş halinde olduğunuzu görün. Eğer bir devletle savaşa girmek istiyorsanız o ülkeyi kliklemeniz yeterli. Evet biraz da cephelere göz atalım. Western: Fransa-Almanya sınırı. Eastern: USSR-Almanya sınırı (savaşın ilerleyen yıllarında Balkanlar'da da birçok cephe açılacak). Mediterranean: Kuzey Afrika-Akdeniz. Cephelerle ilgili saldırı (offense), oyalama yıpratma (attrition), pas (pass) kararlarını alabilirsiniz, ama dikkatli davranın; çünkü bütçeniz ve kaynaklarınız gayet sınırlı. Bu yüzden zayıf bir anınızda riske girmeyin. Daha sonra birliklerinizin hareket kapasitelerini de göz önüne alıp movement ve phase komutlarıyla onları istediğiniz yere yollayın. Sizin de fark ettiğiniz gibi, birliklerde ilke olarak bir ayrım yok. Geri hizmetler birliğini burada kımıldatamıyoruz, çünkü onlar hareket etmek için önce onlara, sonra da komşu bir peteği kliklemek gerekir. Exit ile buradan çıktığınızda, combat phase'e geçeriz. Eğer siyaset ekranında offence kararı almışsanız, birazdan saldırıya geçebilirsiniz. Her ülkenin birliği kendi devletinden çıkacak kararla hareket eder. Birliklerinizi oynatmak için önce kullanacağınız bölüğü, sonra da saldıracağınız peteği klikleyin. Bir bölgeye birden fazla birlikle saldırabilirsiniz. Saldıracağınız bölgedeki düşman gücü (Hava kuvvetleri hariç) size bildirilecektir; birkaç petek ötedeki hava üssünden yardım alabileceğiniz gibi, eğer kıyıdaysa donanma da emrinizdedir. Odds'dan savaşı kazanma şansınızı görürsünüz, fakat tavsiyem buna fazla güvenmemeniz. Her şey hazırsa, artık attack'ı klikleyip saldırıya geçebiliriz. Fark ettiğiniz gibi, ilk olarak destek güçler çatışmaya giriyor, daha sonra da esas kuvvetleriniz. Eğer kazandıysanız orayı boş bırakabilir veya en fazla iki birlik yerleştirebilirsiniz. Eğer strateji olarak yıpratmayı seçtiyseniz, durumunuz müsait olsa bile fazla bir toprak ele geçiremezsiniz; bütün yaptığınız vur-kaç operasyonlarından ileri gitmez. Eğer her şey tamamsa, exit'i klikleyin ve kayıplarınızın telafisi için yeni birlikler oluşturmaya unit assignment'tan phase'e geçin. Oluşturulan her birim, ülkenin kaynaklarından eksiltecektir. Ayrıca her istediğiniz zaman istediğiniz birliği oluşturamazsınız. Müttefik ülkeler BRP yardımı yapabiliyorlar. Burada kaynakları fazla zorlamadan ihtiyacınız olan birimleri oluşturun (Üzerlerine klikleyin) ve sınırlarınızı aşmadan yerleştirin. Strategic deployment phase, combat phase'den sonra en çok kullanacağınız ekran. Burada birlik komutanlarına menzil derdi olmadan emir verebilirsiniz. 1945 yılına gelindiğinde Amerika savaşa girmeden önce Paris'e girebilirseniz, kazanan taraf siz olursunuz (Almanlar için). İngiltere'nin donanmasını göz önünde bulundurun ve armor birliklerinin avantajını kullanın. Diğer tarafta iseniz, tüm gücünüzü Paris direnişinde kullanın çünkü kaybedecek olursanız birliklerinizde azalma olacağı gibi Almanlar onları size karşı kullanabilirler.