Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 69
Haydi oğlum daha hızlı!, Allah kahretsin çıkma yoldan!, Ne diye çarpıyorsun şimdi ya?... Birazdan tanıtmaya çalışacağım oyunu oynarken kullandığım cümlelerden bazıları bunlarmış. Beni seyredenler hatırlattılar; çünkü ben oyun boyunca ne söylediğimi kesinlikle hatırlamıyorum. İnsan bu oyuna kendisini öylesine kaptırıyor ki, dış dünya ile ilişkisi kesiliyor.
Bilgisayar dünyasının en heyecanlı oyunlarından olan araba yarışlarına uzun süredir rastlamıyorduk. En son hatırladığım kadarıyla Formula 1 oyunuyla birlikte olmuştuk. O oyunu oynayanlar, arcade makinelerindeki araba yarışlarındaki heyecanı yaşamışlardır. Oyun firmaları, özellikle vektör grafiklerini bu alana sokarak büyük başarılar sağladılar. Bilgisayar dünyasındaki oyunları takip eden arkadaşlar, mutlaka Test Drive ve Duel ile tanışmışlar ya da bizzat oynamamışlarsa bile, en azından adını duymuşlardır. Arabanın içine kurulup o müthiş yollarda ilerlemek, insana tarifi imkansız bir haz veriyordu. Oyunun en büyük özelliği de zaten buradaydı. İşte Test Drive ve Duel'i üreten Accolade firması ilk oyunun sağladığı başarı üstüne hemen oyunun ikinci versiyonunu hazırladı. Test Drive II de en az ilki kadar büyük başarı sağladı. Aradan epey uzun süre geçti. Accolade firması, yine karşımıza müthiş bir oyunla çıktı. Oyunu ilk gördüğümde adını Test Drive III olarak tahmin ettim. Çünkü oyun ilk etapta diğerlerine çok benzer görülüyordu. Ancak hem oyunun adının, hem de kendisinin farklı olduğunu çok geçmeden anladım. Altınızda bir Ferrari ile 180 km. hızla gidiyorsunuz ve dik bir yokuş tırmanıyorsunuz. Bir anda köprünün ortasının olmadığını fark ediyorsunuz, ancak geriye dönüş için artık çok geç. O hızla köprüye tırmanarak o boşluğu hiç zorlanmadan aşıyorsunuz. Bütün bunlar, 4D Sports'ta karşılaştıklarınızdan sadece biri. Dilerseniz son zamanlarda gördüğüm en zevkli oyunlardan biri olan bu iki disketlik yapımı yüklemeye başlayalım.
Oyunu yüklemeye başlayınca hiçbir şeye dokunmazsanız demoyu görebilirsiniz. Aslında bunu seyretmenizde fayda var. Çünkü bazı yerlerden nasıl geçileceği burada gösterilmekte. Daha sonra bir takım değişikliklerin yapılabildiği bir ekran görüntüye gelecektir. Bu ekrana yazı boyunca ana menü diyeceğim. Şimdi buradan neler yapılabildiğine kısaca bir göz atalım.
CAR: Bu bölümü kliklediğinizde, önünüze bir pencere açılacaktır. Buradan yarış boyunca kullanacağınız arabayı seçebilirsiniz. Ekranın sağ tarafında beşli bir menü göreceksiniz. Bunlardan NEXT ile bir sonraki ekrana geçebilirsiniz. LAST, size önceden gördüğünüz arabalara dönüşü sağlayacaktır. Eğer yarış esnasında arabanızın viteslerini siz değiştirmek istiyorsanız, Auto'yu Manual yapmanız gerekecek. Ama bunu size pek tavsiye etmem. Çünkü oyunda yeteri kadar güçlükle başa çıkmak zorunda kalacaksınız. Bir de vitesle uğraşmak size vakit kaybettirebilir. Ama 'zorlukları severim' derseniz, Manual sizi bekliyor. DONE ile, seçtiğiniz arabayı okeyliyorsunuz. Bundan önce en alttan dilerseniz COLOUR yardımıyla arabanızın rengini değiştirebilirsiniz. Ekranın ortasında, arabayla ilgili motor özellikleri, değer ve hız gibi teknik ayrıntılar veriliyor. Soldaki grafik ise arabanızın performansını gösterecektir. Buradaki favori arabamın Jaguar XJR9 olduğunu da hemen belirteyim.
OPPONENT: Buradan rakibinizi seçiyorsunuz. Eğer hiç bu kısma girmezseniz, tek başınıza zamana karşı oynarsınız. NEXT ve LAST bu bölümde her zamanki görevlerindeler. Ekrana gelen rakiplerinizin özgeçmişlerini ve diğer yarışlara ait özelliklerini öğrenebilir; CAR bölümünden rakibinizin otosunu seçebilirsiniz. Buraya hiç dokunmazsanız, otomatik olarak bir araba seçilecektir. CLOCK ise yine sizi zamana karşı yarıştıracaktır. Rakiplerinizin arasında bayanların da olması mutlaka dikkatinizi çekecektir.
GÖKMEN BAYIN
TRACK: Oyunun en ilginç bölümlerinden biri de kuşkusuz TRACK seçeneği. Bu bölümden tam altı tane değişik parkuru seçebilirsiniz. Bu parkurların nasıl oldukları kısa yüklemelerden sonra ekrana yansıtılacaktır. Bunun için More Track kısmını işaretlemeniz yeterli olacaktır. Dilerseniz, kendi yolunuzu kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için New/Edit kısmını klikleyin. Önünüze bir harita gelecek. Mouse'unuzu hareket ettirerek o an nerede olduğunuzu görebilir, sağ taraftaki yolları yerleştirerek yeni parkur oluşturabilir; SAVE ile yaptığınız bu yolları kaydedebilirsiniz. NEW dediğinizde ise parkuru yeniden yani sıfırdan yapmak zorunda kalacaksınız. Horizon ile yarışacağınız alanı belirleyeceksiniz. Yere paralel beyaz çizgilerden haritaların diğer kısımlarına geçebilirsiniz.
OPTION: Bu bölümdeki seçenekleri birer cümle ile açıklayalım.
Driving Input Device: Oyunu neyle oynamak istediğinizi sorar. Oyunu klavyeden oynamak isterseniz, ok tuşlarını kullanmak zorunda kalacaksınız. Bence en iyisi oyunu sağlam bir Joystick ile oynamak.
Music On/Off: Oyun boyunca müziğin açıp kapanması.
Sound Effect: Oyundaki ses efektlerinin açılıp kapanması.
Load Replay: Daha önce kaydedilen oyunların tekrarı (REPLAY). Set Graphic Levels: Oyundaki grafik farklılaşmasının seçilmesi. Exit Dos: Oyundan Dos ekranına çıkış. Done: Ana menüye geri dönüş. Options bölümündeki seçimleri de yaptıktan sonra, tekrar ana menüye geri dönelim. Buradaki son seçenek olan Let's Drive, oyuna başlamak için kullanılır. Eğer parkuru değiştirmediyseniz, Default'ta mücadele vereceksiniz ve oldukça basit bir yol olduğunun siz de farkına varacaksınız. İlk önce, zamana karşı yarıştığımızı düşünelim. Yollara öylesine tehlikeli alanlar konulmuş ki, bunların hepsini anlatmaya imkan yok. Örneğin bir tünelin içinden 360 derece dönmeniz gerekecek. Başka bir tünelde ortadaki bir taşa çarpmamak için yine müthiş bir manevra yapacaksınız. Bu manevralarda aracınızı iyi toparlayamazsanız, duvara çarpıyorsunuz. Sadece buralar da değil. Köprülerden atlarken de aynı akıbete uğrayabiliyorsunuz. Böyle bir anda, müthiş bir ses ile camlarınız kırılacak ve yarışı terk edeceksiniz. Kısa bir yüklemeden sonra önünüze bir menü gelecek ve oyunun kalitesini daha iyi anlayacaksınız. Buradan View Replay'i seçtiğinizde, yaşadığınız bu olayı tekrar görebilirsiniz. Hem de baştan itibaren. Bunun için bir teybin tuşlarına benzer şekiller ekrana gelecektir. Ortadaki yatay çubuk size zamanı gösterecektir. Bu derecenin sağındaki ve solundaki okla kırmızı kareyi hareket ettirip zamanı istediğiniz andan başlatabilirsiniz. AMIGA DÜNYASI 82
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 68
Tüm bu ayarlamaları hallettikten sonra (tabii ki isterseniz halletmeden direkt olarak) maçlara başlayabilirsiniz. Sizin de göreceğiniz gibi, maçları ekranın sağ üst köşesinde bulunan bir spiker anlatmakta. Bu spikerin yüz ifadeleri (umarım!) dikkatinizi çekecektir. Yine bu ekranda sürekli ilerleyen zamanı görebilirsiniz. Önemli bir pozisyon olduğunda, spiker hangi takımın atak yaptığını bildirerek zamanı durduracaktır. İşte bu esnada o anki pozisyon ekrana gelecek. Bu pozisyonların çoğu golle sonuçlanmakta. Kalecinin çoğu zaman hiçbir şey yapmadığını göreceksiniz. Tabii bu olay karşı takım için de geçerli olduğundan pek can sıkmıyor. Sizi kızdıracak olan tek şey, bazı defans oyuncularının oldukları yerde çivilenip kalmaları. Bunların yüzünden bir de gol yerseniz saçınızı başınızı yolmanız mümkün. Devre arası olduğunda sonuca göre menajerin yüz ifadesi ekrana yansıyacaktır. Devre arasında taktiklerinizi tümüyle değiştirebilirsiniz. Bunun için de, ilk yarıyı iyi bir gözle seyretmeniz gerekiyor. Sakın devre arasındaki değişikliklerin pek işe yaramadığını düşünmeyin. İlk yarıyı 3-0 mağlup kapayıp yaptığım değişikliklerle ikinci yarıda dört gol attığımı çok iyi hatırlıyorum. Ama bunun tam tersi de olabilir. Her şey yolundayken alacağınız yanlış bir karar, ikinci yarı sizi çökertebilir de. Oyunda gösterilen kırmızı ve sarı kartlar size bildirilecektir. Bu esnada spikerin konuşması da değişecek. Maçlarda oynama süresine göre uzatma olayı yaşanabilmekte. Bazen bu iki, üç dakikalık zamanlarda çok şey değişebiliyor. O yüzden maç bitmeden sevinmemenizi tavsiye ederim. Ayrıca seçeceğiniz takımlara da çok özen göstermeniz gerekiyor. Sizi bilmem, ama ben hep Everton ile karşılaşmalara başlıyorum.
Division Manager, bu türün çok güzel oyunlarından bir tanesi. Bence en az Kick Off'u oynamak kadar zevkli. Bir takıma istediğiniz gibi yön verebilmeniz insana büyük bir haz veriyor. Oyunun grafikleri, benzer oyunlarda olduğu gibi oldukça iyi. Zaten bir menajerlik oyunundan pek fazla grafik özelliği beklememek gerekir. Bu türe karşı özel bir ilginiz varsa ya da daha önce hiç bu tür bir oyunla karşılaşmadıysanız, Division Manager'i size tavsiye edebilirim. Gelecek ay görüşmek umuduyla...
CODE MASTER/1 DİSKET/512 K
GRAFİK........................... : %75 SES ................................ : - OYNANABİLİRLİK................ : %80 GENEL ............................ : %80