Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 62
RECRUIT ARMY: Yaya askerlerden kurulu 1000 kişilik bir ordu yaratmak için bu seçeneği kullanın. Aynı Train Cavalry seçeneğindeki gibi yaratıyorsunuz. Bu tip bir orduda binek hayvanı olan at yok.
Eğer ordunuzu liman olan bir şehirde yarattıysanız, bu ordu aynı zamanda fleet yani donanma da olabilir. Kısacası denizlere açılıp deniz ötesi savaşlar yapabilir.
Cam küre ikonunu bir ordu üzerine getirip kliklerseniz, ordu yaratma ekranına geçersiniz. Eğer kendi ordunuzsa, silahlarında ve donanımında değişiklikler yapabilirsiniz. Ancak düşman ordularında hiçbir değişiklik yapamazsınız.
Şehrin içini gösteren ekrandaki son ikonsa, seçeneklerin hemen yanındaki sağa veya sola doğru dönük olan geniş ok. Bu ok sola, yani sizin paranıza doğru dönükse krallık hazinesi para kazanıyor demektir. Eğer sağa dönükse, hazine para kaybediyor demektir. Bu şekilde oyunun genel olarak tüm ekranlarını ve ikonlarını anlatmış olduk. Son ekranımız olan ve büyücü küresi şeklindeki mesaj küresinde silah amblemiyle haber aldığımız savaşı anlatıyoruz.
Bu ekranda, en üstte sağda kendi ordumuzun durumunu, solda ise düşman ordusunun durumunu görüyoruz. Buradaki bayraklar orduların gücünü simgeliyor. Kimin bayrağı daha yukarıdaysa, o ordunun asker sayısı daha çok. Eğer bayrağınız düşmanınınkinden daha alçaktaysa, hemen paniğe kapılmayın. Unutmayın ki, savaşta en önemli olay taktiktir ve siz bu taktikleri ekranın altındaki ikonlarla veriyorsunuz.
A. Ağız/Borazan ikonu: Bu ikon ağız ve borazan olarak iki değişik hal alıyor. Ağız şeklini aldığında, ordularınıza saldırma emri verdiniz demektir. Borazan şeklini aldığında ise, ordularınızı geri kaçırıyor yani savaştan çekiliyorsunuz demektir.
B. Salkım ikonu: Ordunuzun diziliş düzenini belirler. Bu sayede tek sıra, çift sıra veya üçgen şeklinde dizilişlerle saldırabilirsiniz. Bu işlemi hangi ordunuza yapmak isterseniz önce o orduyu klikleyin ve doğru düzeni almadan da saldırmayın.
C. Sola Ok ikonu: Seçtiğiniz orduyu 45 derece sola doğru çevirir. Bu sayede, değişik saldırı tarzları yaratabilirsiniz.
D. Sağa Ok ikonu: Belirlediğiniz orduyu 45 derece sağa doğru döndürür. E. Yay Oku ikonu: Daha önce bayrağına pointer'ınızı klikleyerek belirlemiş olduğunuz bir orduya ok fırlattırmak için kullanılır. Bu ikonu kliklediğinizde pointer çarpı şeklini alacaktır. İstediğiniz yeri klikleyerek ordunuzun oraya ok fırlatmasını sağlayabilirsiniz. Tabii bunun için ordunuzun askerlerinde yay olması gerekli. Eğer ordunuz yaydan başka uzun menzilli bir silaha sahipse, bu ikonu kullanamazsınız.
Ekranda genel olarak ordularınızı görmektesiniz. Dizilişlerini ve konumlarını belirledikten sonra, artık savaşa başlayabilirsiniz. Bu arada şunu belirteyim; bir orduyu seçebilmek için ordunun üzerine değil o ordunun bayrağına kliklemeniz gereklidir. Ordularınızı hareket ettirebilmek içinse ordunun bayrağına klikleyin. Pointer çarpı şeklini aldığında istediğiniz yeri klikleyin ve ordunuzun gitmesini bekleyin. Ayrıca ekranın altında her iki yanda orduların durumunu gösteren işaretler vardır. Üstten üçüncü olan ok sayısı, kaç adet ok fırlatma hakkınız olduğunu gösterir. Bu demektir ki, her ordunun belirli sayıda ok fırlatma hakkı var.
Ancak bu haklar her savaşta yeniden başlamakta. Ordularınızı düşmana yaklaştırmadan önce, mümkün olduğunca çok ok fırlattırın. Böylece onların gücünü önemli ölçüde azaltırsınız. Süvarilerin ok gücü her zaman daha fazla. Aslında bu oyunda, süvariler her zaman en güçlü ordu tipi. Bu yüzden yaya ordu yaratmaktansa, süvari yaratmayı tercih edin.
Savaş durumunun en iyi ve kesin sonuç veren taktiği, kaçar gibi yapıp saldırmaktır. Bunun için borazan ikonunu klikleyin; ama hiçbir ordunuz ekranın dışına çıkmadan geri kaçışı iptal edin. Yani ağız ikonunu klikleyin ve tüm ordularınızı yeniden düşman üzerine gönderin. Böylece sizin kaçtığınızı düşünen düşman birliklerinin bir kısmı geri çekilmiş olacak. Geri çekilenler de yeniden size saldıramayacağı için, oldukça önemli bir koz sağlamış olacaksınız.
Tabii savaş kısmını bazen oynamadan da geçebilirsiniz. Kürede savaş amblemi çıktığında küreye kliklemez ve savaş ekranına geçmezsiniz. Böylece, bir süre sonra bilgisayar orduları kendi kendine çarpıştırır. Ayrıca savaş ekranına ne zaman geçeceğinize siz karar veremiyorsunuz. Bu tamamen bilgisayara bağlı bir durum.
Oyunu kazanabilmek için, tüm başkentleri ele geçirmeniz gerekiyor. Tabii kendi başkentinizi kaybetmeden. Eğer böyle bir başarısızlığa uğrarsanız, yönettiğiniz adam bileklerini keserek bir zindanda kendini öldürecektir. Eğer tüm başkentleri ele geçirirseniz, sevgilinizle şatonuzun balkonundan krallığınızı seyrettiğiniz bir grafikle ödüllendirileceksiniz.
Ekranlar ve ikonları bitirdikten sonra, biraz da oyun içinde geçen olaylardan bahsedelim. Öncelikle şehirlerinizi stratejik önem sırasına göre değerlendirin ve askerlerle takviye edin. Bunun için mümkün olduğunca ordu (süvari olursa daha iyi olur) yaratın. Küçük şehirleri ele geçirmeyi amaç değil, araç olarak kullanın. Yani asıl amacınızın başkentleri ele geçirmek olduğunu unutmayın. Sadece para kazanmak ya da stratejik önemi yüksek olduğu için diğer şehirleri kuşatın. Ne kadar çok şehriniz olursa, o kadar çok vergi alacağınızı unutmayın. Tabii bu şehirleri korumak için de o kadar çok askere gereksiniminiz olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Bu kural, karşı taraf için de geçerlidir. Şehirlerinizin moralini mümkün olduğunca yüksek tutun. Bu sizin şehir kaybetmemenize, bilakis şehir kazanmanıza yardımcı olacaktır. Çünkü sizin krallığınızın yönetimine özenen bazı şehirler, sizin tarafınıza geçecekler. Böylece hiç uğraş vermeksizin yeni kentlere sahip olabilirsiniz. Bunu yapmanın bir yolu da, arasıra düşman şehirlerine girip onlara yardımlarda bulunmaktır. Özellikle zayıf durumda olan düşman kentleri bu yardımlarınızı göz ardı etmeyebilir. Sağlık durumu bozulmuş bir halka sağlığını geri verebilir ya da aç olan bir halkı doyurabilirsiniz. Bunlar sizin için artı puan oluşturacaktır.
Kalenizin kuşatıldığını öğrendiğinizde, hemen düşmanın kuşatma kulesine ordu gönderin. Böylece şehre zarar vermeden düşmanınızı uzaklaştırabilirsiniz. Bunun için de her şehirde en az 1 ordu bulundurmalısınız. Bunun yanı sıra grain fiyatlarını yakından takip edin. Ucuz olduğu zamanlarda önemli oranda stok yapmanız, size faydalı olacak. Eğer bir şehir kuşatılmamış, ama kuşatılması kesinleşmişse ve siz orayı gözden çıkardıysanız, hemen tüm parasını toparlayın ve grain alımlarını durdurun. Tabii şehirdeki askerleri de çıkartmayı unutmayın. Eğer bir başkenti ele geçirecekseniz, buraya en az 10 orduyla saldırmanız gerekli ve bu ordularınızı mümkün olduğunca takviye etmelisiniz. Aksi takdirde, askerleriniz düşman surlarında yok olur. Son olarak da, gemi seyahatlerinden bahsedelim. Bunun için önce askerlerinizi liman şehrine sokun. Daha sonra denizde herhangi bir yer belirleyip oraya gönderin. Aynı şekilde donanmanızı karaya çıkarmanız için de limana ihtiyacınız var. Donanmanızı önce liman şehrine klikleyin, daha sonra karada hareket ettirin. Aksi takdirde zaten karada yönlendirmeniz mümkün değil. Kısacası bir yüzey şeklinden başka bir yüzeye ordu geçişi yapmak için, mutlaka önce liman şehrine girmelisiniz.
Oyunda F1 tuşu haricinde klavye kontrolü konmamış. F1 de, oyunu pause etmeyi yani durdurmayı sağlıyor. Programcılığını Graftgold Ltd'in yaptığı Realms'ı hepimizin yakından tanıdığı Virgin firması piyasaya sürmüş. Oyun boyunca harika bir müzik size eşlik ediyor. Müzik oyunun akışına göre değişiyor. Örneğin savaş durumunda hızlanan müzik, şehirde geçirdiğiniz sakin saatlerde oldukça hoş bir melodiyle kulaklarınıza ulaşıyor. Ayrıca bu tip bir oyunun 512K'da çalışması da artı puan oluşturuyor. Biliyorsunuz son zamanlarda pek 512K'lık oyunlara, hele hele bu kadar kaliteli oyunlara pek rastlayamıyoruz. Realms, ilk başlarda biraz ağır tempolu gelebilir; ama yıllar geçtikçe hareketlenen temposunda sizi tam bir krallık yönetiminin içine çekecek. Tabii sonrası malum. Kronik bir Realms oyuncusu olacaksınız. Gerek grafik, gerekse ses özellikleriyle tam puanı hakeden bu oyunda hepinize başarılar ve tabii ki çok yaşa yeni kral!...
VIRGIN/2 DİSKET/512 K
GRAFİK ........................... : %95 SES..................................: %100 OYNANABİLİRLİK .......... : %90 GENEL............................. : %95
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 63
Hiç gerçek bir yarış arabasının cockpitinde oturup tüm heyecanıyla bir yarışı bitirdiniz mi? Tüm bunları nasıl yapacağım diyeceksiniz. Tabii bir araba yarışçısı değilseniz ya da gerçeğe çok yakın bir yarış oyunu oynamadıysanız, hiçbir zaman o heyecanı tatmamışsınızdır. Arcade makinalarında araba yarışı türü oynayanlar herhalde hiçbir zaman oynadıkları kalitede bir oyunun Amiga'ya uygulanacağını düşünmemişler; en azından henüz daha bunun erken olduğunu düşünmüşlerdir. Amiga'cılar tarafından aylardır merakla beklenen, hele bir de MICROPROSE firmasının bu oyunu yapacağı öğrenilince merakların birkaç kat arttığı ve dışarıdaki Amiga boardlarında sürekli sahtesi çıkan MICROPROSE FORMULA ONE GRAND PRIX SIMULATOR, gerçekten Amiga'da yeni bir efsane yarattı.
Oyun, birkaç bölümden oluşuyor. Eğer hızlı bir şekilde yarışa başlamak istiyorsanız QUICK START denen bölümü seçiyorsunuz. Bu aşamada daha çok yarıştığınız pistlerin özelliklerini görmek ve yarışırken nerede hangi hareketi yapacağınızı anlamak için ideal bir başlangıç. Eğer MONZA pistini seçerseniz, yeni başlayanlar için gerçekten yarışı tartmaları için ideal bir pist. Bu pistte araba bakım yerine (PİST) nasıl nerede gireceğinizi, ne kadar kalacağınızı, ne kadar hızlı ve süratli bir şekilde buraya girip çıkacağınızı rahatça öğrenebilirsiniz. Practice bölümünde hiçbir zaman hızlı gitmenize gerek yok. Nasıl olsa hiç kimseyle yarışmıyorsunuz. Yavaş gidin, pisti tartın, nerede PİST'e girmeniz gerektiğinizi öğrenin. Programcı gerçekten ilk oynayanlar için bir sürü kolaylıklar sağlamış. İsterseniz şimdi de oyunun tuşlarını ve joystick kullanımını görelim. Otomatik vitese almak için, F1 tuşuna alın. Bu tuş daha çok acemiler için koyulmuş bir tuş. Gerçek bir araba yarışının kurallarını biliyorsanız, otomatik vitesle oynanmayacağını biliyorsunuz ya da oynansa bile çok zevksiz olacağının farkındasınızdır. F2 otomatik frenleme. Kendi gerektiği zaman otomatik olarak fren yapan ve daha çok yine acemiler için yapılmış bir seçenek. F3 tuşunu, spinlerde arabanın kendi kendisini toparlaması için seçebilirsiniz. F4, arabanın hasar almaması yani ne olursa olsun yarıştan çekilmesini önlemek için koyulmuş bir seçenek. F5 ideal line, arabanın istenen durumda seyretmesi için seçilebilir. F6 ile, arabanın nerede hangi viteste gitmesi gerektiği belirtilir. Oyunda, arabaların görüntülerini veren tuşlar da var. Bunlar, klavyedeki ok tuşları. Sol ok ile arabanızın dış görüntüsü; sağ ile arabanızın iç cockpit görüntüsünü; yukarı ve aşağı oklarla da diğer arabaların cockpitlerini görebilirsiniz. Nümerik klavyeden 7 nolu tuşa basarak, yeniden kendi görüntünüze dönebilirsiniz. HELP ile izleme görüntüsüne dönebilir;
DEL ile ters izleme görüntüsüne geçebilirsiniz. Oyunun kontrolünde kullanılan diğer tuşlara gelince: Joystick kontrolü, daha önceki yarış oyunları ile aynı. Keyboard tuşları ise ileri için A, geri için Z, sol için sol ok, sağ için sağ ok. Vites küçültmek için SPACE, büyültmek için ise A ve SPACE tuşuna basın. ESC ile oyunu kaydetmek için ana menüye dönebilirsiniz. RETURN tuşuyla PİST'e sinyal gönderebilirsiniz. K tuşu ile JOYSTICK ya da KEYBOARD seçebilirsiniz. ALT-D tuşu ile detay; N tuşu ile sürücünün ismini görebilirsiniz.
Biraz da oyunu anlatalım. Oyunu yükleyip karşınıza ana menü çıkınca RACE SET-UP seçeneğini seçin. Buradan RACE DISTANCE seçeneğinden %10 seçin daha sonra LEVEL OF DIFFICULTY'den ROOKIE seçeneğini seçip ana menüye dönün. DRIVER SELECT menüsüne gelin. Buradan bir sürücü seçin ve isterseniz BACKSPACE ile silerek kendi adınızı yazın. Daha sonra DRIVER SELECTION COMPLETE seçeneğini seçin. Bu seçenekten sonra karşınıza çıkan menüden PRACTICE ANY CIRCUIT seçeneğini seçerek, bundan sonra çıkan menüden CIRCUIT SELECT menüsünü seçin. İlk başladığınız için MONZA pistini seçin ve yarışa başlayın. Bu pist oyunun en kolay ve denemeye en uygun pisti. Tam anlamıyla yarışı tartın nerelerde hangi hareketin yapılması gerektiğini öğrenin. PİST'e nasıl gireceğinizi, ne kadar hızlı davranmanız gerektiği öğrenin. Tasalanmanıza gerek yok zaten sonsuz hakla bir arcade oyununu oynuyor gibisiniz. Ne kadar yanlış hareket yapsanız bile, hiçbir zaman yarış bitmeyecek aksine daha fazla olarak size virajlarda ve vites değiştirmede yardım edilecektir. Daha önce bahsettiğimiz fonksiyon tuşlarını teker teker deneyerek herbirini normal duruma getirin ve nasıl kullanmanız gerektiğini, nasıl fren yapmanız gerektiğini tek tek öğrenin. Eğer tüm bunları öğrendiyseniz, artık normal yarışa geçebilirsiniz. Formula dizisi gerçek ustalık isteyen, ustalığın yanında sabır gerektiren uzun bir yol onun için ilk olarak tek pistlik yarışlara katılmalısınız. Evet şimdi PİST'tesiniz ve normal yarışlara katılacaksınız. ESC tuşuna basın ve daha sonra ana menüden NON-CHAMPIONSHIP RACE'i seçin. Ve buradan QUALIFYING/TIMED PRACTISED seçin. Artık arabanızda bir monitör belirecek. PİST'ten çıkın, başlangıç çizgisine gelene kadar zaman işlemeyecektir. Başlangıç çizgisini geçtiğiniz anda zaman başlayacak ve artık siz gerçek bir yarışın ilk adımını atmış olacaksınız. PRACTICE bölümünü bitirdikten sonra. Başlangıç çizgisinde sizinle birlikte 25 araba belirecektir. Evet, artık yarışa başlayabilirsiniz. Başlangıçta seçtiğiniz derecelere göre, artık size gerekli kolaylıkları sağlayacaktır. Bu dereceler ROOKIE, AMATEUR, SEMI-PRO, PRO, ACE. Bunlar size daha önce sağlanmış olan F fonksiyon tuşlarının özelliklerini aldığınız dereceye göre bazısını sağlayacak ya da sağlamayacaktır. AMA ACE seçerseniz, fonksiyon tuşlarının hiçbirini kullanamayacaksınız. Evet yarış başladı, artık tüm hünerlerinizi gösterebilirsiniz. PİST'e mi girmek istiyorsunuz? O zaman ekrandaki PİST göstergesinin durumuna bakın; gösterge gri ise, demek ki PİST'e girebilirsiniz. Return tuşuna basarak oraya geldiğinizi onlara belirtin, gösterge sarı ise bu PİST'e çağrıldığınızı gösterir. En kısa zamanda PİST'e gidin. Eğer gösterge kırmızı ise, PİST başka bir takım tarafından dolu demektir. Biraz sabredin ve gerekli renk ekrana gelince girmeye çalışın. Eğer tüm turları practice ettiyseniz, artık 16 turluk Formula-1 yarışına katılmanın zamanı geldi demektir. Ancak bu sabır ve ustalık gerektiren bir aşama. Gerçekten tüm pistleri iyi derecede tanıyorsanız ve yeterince ustalaşmış iseniz, bu aşamayı oynayabilirsiniz. Zaten bu aşamada benim bu bölümlerin seçimini size anlatmama gerek yok. Ayrıca oyunda daha önce anlatmayı unuttuğum önemli bir özellik var. Artı ve eksi tuşlarıyla motorun sesini ayarlayabilir; vites değiştirirken motorun sesini dinleyip vites değiştirebilirsiniz. Formula-1, MICROPROSE firmasının Amiga'cılara nefis bir armağanı. Daha önce araba yarışı oynayanlar ve Amiga'cılar için gerçek bir devrim. Gerçekten uzun bir süre tahttan inmeyeceğe benzer. Gerçekten daha önce araba yarışı oynamadıysanız hiç önemli değil, hemen tereddüt etmeden en yakın Amiga'cıya gidin ve ısrarla bu oyunu isteyin. Gerçekten oynanması gereken bir oyun. MICROPROSE/4 DİSKET/1 MB
GRAFİK......................... :%95 SES :%95 OYNANABİLİRLİK..... :%96 GENEL.......................... :%98