Amiga Dünyası sayı 22, sayfa 54

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 54

Merhaba simülasyoncular! Bu ay da sizlerle birlikte yılan hikayesine dönen yazı dizimize devam ediyoruz. Umarım hepiniz geçen aydan bu yana bol bol uçuş pratiği yapmışsınızdır, çünkü bu ay hayatımız havada hesap yaparak geçiyor.

İlk olarak, meydan turunu ve bir pistin trafik paternine giriş-çıkışları görerek basit hava trafiği bilgisine sahip olacağız. Daha sonra ADF, VOR ve DME cihazlarının basit şekilde VFR uçuş şartlarında kullanımını göreceğiz. Programımızda coğrafi koordinatlar vererek yer değiştirebilmemiz için, Flight Simulator'ın dünya (!) yapısını inceleyip, paralel olarak da buradan elde edeceğimiz bilgilerle direkt yer değiştirmeyi sağlayacak olan "POSITION" seçeneğinin kullanımını görmek bir sonraki durağımız. Sonra elimize bölge haritalarımızdan birini alarak hem yer değiştirmenin, hem radyo seyrüsefer aletlerinin kullanımının, hem de meydan turunun işlendiği uzun bir uçuş alıştırması yapmaya başlayacağız. Son olarak da, kendi çalışmalarınızı zorlaştırmak için rüzgar seçmek isteyen mazohist arkadaşlar için "UMFELD/WIND" seçeneğini tanıyacağız. Sözü uzatmadan ilk konumuza geçelim...

Meydan Turu ...

Bir uçak bulunduğu hava alanından kalkarken, bir hava alanına inerken veya touch'n go'lar ile iniş kalkış çalışırken, kullandığı pistin etrafında standartlaştırılmış turlar halinde uçar, 'Trafik Paterni" olarak da adlandırılan bu turlar, rüzgarın esiş yönüne ve bazı özel hallerde arazi şartlarına göre tasarlanmışlardır ve aynı bölgede uçan uçakların güvenliğini sağlamada kullanılırlar (Bizim programımızda başka uçak yok ki demeyin, iki arkadaş bilgisayarları bağlayıp birlikte uçabilirsiniz...).

Şekil 1'de gördüğünüz gibi, bir meydan turu dikdörtgen şeklinde bir uçuş yoludur. Bu dikdörtgenin her kenarının da bir adı vardır. Meydan turunun kenarları "Bacak" genel adını alırlar. Meydan turu o anki rüzgar yönü göz önüne alınarak seçilen "Aktif Pist" etrafında atılır. Aktif pist, rüzgarı mutlaka karşıdan veya karşı yandan almalıdır (Uçak arkadan rüzgar alırsa, yere göre hızı çok artacağından inişler tehlikeli olur).

Gelin şimdi bir meydan turunun yapısını ve kullanımını inceleyelim.

İlk bacak, kalkış bacağıdır. Kalkış bacağı, pist doğrultusu korunarak ve tırmanış halinde uçulur. Kalkış bacağının bitme noktası, her hava alanı pistinin arazi yapısına göre belirlenmiş bir "Güvenlik Yükseltisi"ne tırmanılana kadar sürer. Bu yükselti, genelde yerden 400-500 ft. kadardır. Bu yükseltiye ulaşıldıktan sonra, özel bir arazi engeli yoksa normal olarak sola, yani rüzgar yan bacağına dönülür. Rüzgar yan bacağı uçağın "Patern Yükseltisi"ne tırmandığı ve eğer meydan turundan ayrılacaksa bunu gerçekleştirdiği yerdir. Patern yükseltisi normalde 800' AGL'dir ve arazi şartlarına göre yükselebilir. Bir uçak meydan turundan çıkarken ilk önce bu yüksekliğe gelir ve sonra meydan turu dışına 45 derece dönerek çıkar. Eğer paternin içerisinde kalacaksa, daha önceden belirlenmiş veya kendi uçağının performansına uygun bir mesafe katettikten sonra sola dönerek rüzgaraltı bacağına döner. Meydan turunun en önemli kriterlerinden biri bu mesafedir. Eğer bu mesafe çok uzun seçilirse, motorunuz durduğunda piste erişemezsiniz. Eğer çok kısa seçilirse, esas bacakta son kontroller esnasında size yeterli zaman kalmadığından çok işi kısa zamanda yapmak zorunda kalırsınız ve mutlaka paternin uygulanma biçiminde bir hata olur. Mesela bizim programımızda 30 saniye kadar rüzgar yan bacağı uçmak, en ideal inişleri sağlıyor.

Rüzgaraltı bacağında uçak Patern Yükseltisinde uçar ve pisti ters yönde kateder. Rüzgaraltı bacağı, meydan turuna dışardan gelip katılacak uçakların girişlerinin yapıldığı bacaktır. Meydan turuna girecek uçak patern yüksekliğinde uçarken, 45 derece bir açıyla gelip rüzgaraltı bacağına girer. Bundan sonra alana inecek bir uçak, meydan turunun boyutlarına ve uçağının süzülme kapasitesine göre pistteki konma noktasını geçerken süzülmeye başlayabilir. Süzülmenin başlama noktası, genelde trafik paterni boyutlarına ve uçağın hızına bağlıdır ve 500 fpm.'lik alçalma hızı civarında gerçekleşen süzülmeler ideal olduğundan, süzülüşe başlanacak nokta buna göre belirlenmelidir. Pist, uçağın 45 derece arkasında kalırken esas bacağa dönülür. Esas bacakta, uçak yine yan rüzgar alarak uçar. Burada uçakta iniş için hazırlıklar ve kontroller yapılarak (iniş takımları vs.) süzülmeye başlanır ve pist kontrol edilerek gerekli mesafede son yaklaşmaya dönülür. Ayrıca yine burada uçağın son hız yükseklik değişimleri ve güç ayarları yapılır.

Son yaklaşma bacağında amaç, pisti tam karşılayıp ortalamak, gerekli rüzgar düzeltmelerini vererek uçağı bu hatta tutmak ve tam konma noktasına tekerlek değdirmektir (Zaten işin en zor yanı bu...).

Standart meydan turlarında tüm dönüşler soladır, tabii arazi engellerince bu değişebilir. Bir trafik paterni, bir pistin adı ve tur dönüşlerinin yönü söylenerek adlandırılır. Mesela "19 pistinin soldan trafik paterni", gibi.

Programımızda başka uçak olmadığına ve istediğimiz gibi "at koşturabildiğimize" göre, meydan turunun büyüklüğünü de uçağımızın performansına göre ayarlayabiliriz. Bunun için gerekli pratik bilgileri, yazımızın son bölümündeki meydan turunda uçuşla ilgili liste bölümünde ve bir şema halinde de Şekil 5'te bulabilirsiniz.

Diğer konularımızı işledikten sonra, bu ayki uçuş çalışmalarınıza bol bol düzgün meydan turu giriş çıkışlarını ve düzgün patern uçuşlarını dahil etmenizi tavsiye ederim. Yazımızın son bölümünde, meydan turu ile ilgili işleri kendi uçağımız için göreceğiz. Şimdi gelin biraz alet bilgisi edinelim...

Radyo Seyrüseferi ve ADF ...* Her ne kadar VFR uçuş çalışmasında esas amacımız alet kullanmadan uçmak olsa da, tam bir VFR seyrüsefer uçuşu (uzun mesafe uçuşu veya Cross-Country) yapmamız programımızda mümkün değil. Çünkü görsel olarak yeteri kadar belirgin noktalar veya bölge arazi haritaları elimizde bulunmuyor (Gerçi önümüzdeki aya kadar bir arazi haritası bulma ihtimali var, ama...). Bu sebeple, ADF ve VOR gibi uçuş cihazlarının kullanımını öğrenmeden programın zevkini çıkarmak pek mümkün değil. ADF ve VOR'la uğraşmak biraz kafa kurcalatıyor, bulmaca çözer gibi uçuyorsunuz.

ADF, Automatic Direction Finder, yani otomatik yön bulucu kelimelerinin kısaltılmış halidir. Uçağımızdaki en basit radyo seyrüsefer cihazıdır.

ADF, Şekil 2'deki gibi basit bir skala ile bu skalanın ortasında dönerek istenilen bir radyo sinyal kaynağını işaret eden bir oktan oluşur. ADF cihazı yalnızca sinyal kaynağının o an uçağın doğrultusuna göre ne yönde olduğunu gösterir. Uçağın sinyal kaynağına göre coğrafi konumunu belirtmez. Yani siz bir dönüş yaparken ibre de sinyal kaynağını takip için döner.

W. FAIRCHILD MEYDANI

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.