Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 24
Zirveye çıkmaya aday bir üçlü. İki kardeş bir amca, sanıyorum bunu
Türkiye'de bilmeyen kimse yok. Şimdilik hep ikinci sırada olmak kalıcı olmalarının bir kanıtı. Amca İlhan Şeşen, bence ailenin en küçüğü; günün birinde olmak istediği bilge kişiliğe ulaşmak için çok zamanı olduğunun farkında. Gözünde gözlükleri elinde asasıyla köşesinde oturup tüm insanlara yardım edebilmeyi öyle çok istiyor ki... Burhan Şeşen ise bizden biri, yıllar önce yaptığı gazeteciliğin hala izlerini taşıyor, doğallığıyla... İlhan Şeşen, galiba içlerinde en sakini.
Üniversite yıllarındaki bilgisayar tutkusu, bugün bilgisayara sahip olunca matematik tutkusuna dönüşmüş... Ekran arkasında oldukça farklılar; dost canlısı, esprili ve sürekli üretmeyi seven kişilikleri, güzel doğru ve art niyetsiz yaşam felsefeleriyle eş değerde.
Bize kendinizden söz eder misiniz?
İlhan - Aslında ben daha çocuğum, bu yaşta hala garip garip işler yapıyorum, zaman zaman dengesiz bir adamım. Bazen eve gelmiyorum, eşim soruyor; "Neredeydin, merak ettim" diye... "Eğer" diyorum, "haber verseydim, bu çılgınlık olmazdı". Sonuçta eğer özellik sayılırsa çok çocuksu bir yanım var.
Burhan - Sanırım en önemli özelliğim bu güne kadar kimseyle kavga etmemiş olmam. Dayak yediğimi saymazsak! :)
Vakit buldukça klasik gitar çalarım, pop caz dinlerim, bir de koyu bir şekilde Keith
Jarrett hayranıyım.
Gökhan - İyi bir özellikse bu yaşta bile futbol oynuyorum. Bunun dışında kolay kolay sinirlenmem, çok hoşgörülüyümdür. Matematik problemleri çözmekten büyük zevk alırım.
En büyük keyfiniz nedir? Gökhan - Büyük camekanlı salonda oturup sonsuz yeşil bir ormanı seyretmek. Aynı zamanda bu en büyük düşüm de...
İlhan - Ürettikten sonraki ilk an büyük keyif. Bir de, bir sene kadar hiç çalışmadan para yemek istiyorum. Bir sene şöyle otursam, kimse bana kalk yerinden demese.
Burhan - Çekim veya konser dönüşü İstanbul'a gelmeyi çok seviyorum. Benim için büyük keyif. Bunun dışında keyif aldığım çok şeyler var, sahneden inmek, bir oyunu tamamlamak gibi...
Hobilerinizi ve fobilerinizi öğrenebilir miyiz?
Gökhan - Fobim olduğunu sanmıyorum, hobimse matematik problemleri çözmek.
İlhan - Benim en büyük hobim Lemmings...
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 25
SÖYLEŞİ
Muhteşem fobimse, derin denizlerde yüzememek... Tek başıma mümkün değil. Ancak yanımda arkadaşlarım olursa belki. Jaws kitabını okuyup filmini seyrettikten sonra böyle oldum.
Burhan - Çok yıllar önce, babamın pilot olmasına karşılık yükseklik fobim vardı artık kalmadı.
Çok kapalı ve dar yerlerden geçmekten hep ürkerim. Hobi olarak sporun her türü olabilir.
Bir de hepimizin ortak fobisi Denetim var.
Grup GÜNDOĞARKEN'in müzikte hedefi nedir?
Üçünün verdiği tek cevap vardı, ZİRVE...
İlhan - Sıramızın geldiğine inanıyoruz, bu işler sırayla galiba... Kendi ülkemiz sınırlarında en büyük olabilmek.
Gökhan - Yaptığımız işin çok uzun yıllar sürmesini istiyorum. Ve de hayalimdeki büyük çiftlik evini gerçekleştirirsem, sanıyorum çok daha güzel şeyler üretebilirim.
Burhan - Kalıcı olmak ve hitap ettiğimiz kitlenin gittikçe büyümesi ve gelişmesi...
Müziğinizi tanımlar mısınız? Müziğinizde elektroniğin yeri ne kadardır?
İlhan - Bizim müziğimiz özgün bir müzik. Nasıl ki İstanbul'a gelenler bazı kavramlarımızı alıp yozlaştırdıysa, özgün müziğimize de sahip çıktılar. Daha çok bu slogan müzikçileri, kendi müziklerine özgün müzik dediler. Ama iddia ediyoruz ki özgün müzik bizim müziğimizdir.
Burhan - Müzikte elektroniği ikinci kasetimizde denedik, yerinde kullanıldığında müziğe çok olumlu katkısı var.
Gökhan - Bilgisayarı elektronik beyin olarak değil de, insan beyniyle düşünüp kullanmak lazım. Bunun çok başarılı örnekleri var. Onno Tunç, Garo Mafyan veya Attila Özdemiroğlu gibi.
Gereği Düşünüldü'de çok başarılıydınız. Müzikal çalışmalarına devam mı?
Burhan - Biz profesyonel anlamda ilk çalışmamızı Levent Kırca'yla "Kadıncıklar" oyununda başlattık. Daha sonra Ferhan Şensoy'la "İçinden Tramvay Geçen Şarkı" ve yine Levent Kırca'yla "Gereği Düşünüldü".
Gökhan - Bu gerçek anlamda ilk müzikalimiz. Hatırlıyorum da "Kadıncıklar" oyununda dizlerimiz titrerdi heyecandan. Daha sonraları profesyonelleştik, rahatladık. 60 kişilik kadroyla çalışmanın keyfi de var şimdi.
İlhan - Müzikal için hayli yoğun teklifler alıyoruz, şimdilik düşünme aşamasındayız.
Yerli ya da yabancı hangi sanatçıyla sahneyi paylaşmak isterdiniz?
Gökhan - Elton John ve Sting'le. İlhan - Tek tercihim Zuhal Olcay olurdu.
Burhan - Ben, eğer kabul etseydi Keith Jarrett'le birlikte sahneye çıkmak veya bir süre yanında oturmak isterdim.
Üçlü beraberliğinizin dezavantajları var mı?
İlhan - Günün birinde yalnız çalışmayı isterim, sonuç olarak bunun
Avrupa'da da örnekleri var. Ben mutlaka bir gün gerçekleştireceğim. Şu an zamanı olmadığını kesinlikle biliyorum, zamanı geldiğinde ise yine "Gündoğarken"le birlikte Burhan klasik gitar çalıp, Gökhan beste yapacak. Ama İlhan Şeşen çalışması olarak.
Burhan - Benimse on kişinin dinleyeceği şarkılarım var. Merak ediyorum bu on kişi kim? Amcamın da dediği gibi bunun belli bir zamanı var.
Gökhan - Ben hiç düşünmedim yalnız çalışmayı.
Bu arada söze giren İlhan Şeşen, "Neden senin de yanık yanık türkülerin olmasın?" diyerek yeğenini gönülden destekliyor.
Dergimizi sürekli izliyorsunuz. Katı bir eleştirmen olarak dergiyi eleştirir misiniz?
Bizce, bir program ya da oyun açıklamasının 2-3 ay sürmesi bizi çok sabırsızlandırıyor. İstiyoruz ki tanıtımı yapılan oyun ya da programlar aynı sayıda başlayıp bitsin. Amiga'yı hangi amaçla kullanıyorsunuz?
Amiga'yı çeşitli diller kullanarak program yapmak ve müzik konusunda kullanmak amacıyla aldık. Ama maalesef yoğun günlük işlerimizden dolayı fırsat bulamıyoruz. Gece program dönüşü stres atmak amacıyla oyun oynuyoruz. Özellikle de Lemmings çok severek oynadığımız bir oyun. Bir de Hançer oyununu çok merak ediyoruz.
Teşekkürler Grup Gündoğarken...