PİLOTLAR KAHVESİ
Retro bilgisayar
Herkese en içten selamlar. Bugün neşeli bir gün, sonunda Matematik dersini geçtim, herkese kahveler benden. Bu arada köşemiz birkaç amatör saldırıya uğradı. Her nedense saldırıyı düzenleyen arkadaşlar, çok fazla shoot'em up diagonal left down oynamışlar. Ne yani, koskoca Amiga'nın pilotları, çiçekli donlu 'Despot' beyefendinin attığı bir RPG'yle mi yok olacak? Olmayacak tabii. Neyse pilot ahileriniz sizleri affetti. Ama o çocuğa dikkat edin etrafa zarar verebilir.
Evet özel konuları bir tarafa bırakalım ve işimizle ilgilenelim. Nedendir anlamıyorum, ancak oyunlar çifter çifter çıkmaya başladı. İşte araba yarışı meraklılarına iki güzel ve tavsiye edilir oyun: 4D Sports Driving ve Formula 1. 4D Sports Driving son derece meşhur araba yarışı programcılarından geliyor ve piyasada mevcut olan oyunlar oldukça iyi izlenerek gerçekleştirilmiş bir yapım. Müziğini saymazsanız, çok nitelikli bir yapım. Oyun Hard Drivin, Test Drive ve Indianapolis oyunlarından esinlenmiş ve Grandprix Circuit ile Grandprix Cycles ile The Duel'den tanıdığımız abilerimizce yazılmış. Değişik özelliklere sahip arabaların bulunması, gerçeğe uygun iç detaylar, değişik kabiliyetlere sahip rakipler ve çok detaylı bir replay menüsü ile pist editörü bu oyunu araba yarışları arasında saygın bir yere oturtuyor. Sizi bilmem, ama benim Harddisk milletin hayatta bitiremeyeceğimi iddia ettiği pistlerle doldu taştı.
Formula-1, dumanı üstünde taze ve Microprose'un klasik sunuş tekniğine uygun olarak hazırlanmış. 4 disket olmasını bir yana bırakalım, üzerinde çok uğraşılmış ve emek verilmiş bir program. Ancak tüm bunlara rağmen hala Indianapolis'i geçebilecek akıcılıkta değil. Özellikle pistlerinin gerçeğe uygunluğu hayretler uyandırıcı. Oyun hızı oldukça yüksek. Üstelik hızlı bir oyun için grafik detayından ödün vermek zorunda kalmadan. Microprose'un bu tür oyunlarda kullandığı en güzel özellik, yarışçı olarak bir kariyerinizin olması.
Yeni çıkan Vroom, pek simülasyonla alakası olmayan basit bir araba yarışı. Buna rağmen eğlenceli olması ve modemle (Dolayısı ile Null-Modemle) oynanabilirliği ve hızlı olması ile arşivinizde bulunabilecek bir oyuncuk.
Havada ise henüz yeni bir şeyler yok gibi. Air Combat, PC'ler için piyasaya çıkmış. Anlatılanlara bakılırsa, oyunda 17 değişik uçak detaylı olarak modelleniyor. Birçok görev var ve görevler II. Dünya Savaşı, Kore savaşı ve Vietnam savaşı üzerinde. Her ne kadar oyunda 17 uçak varsa da, oyuncu olarak bunlardan bir kısmı kullanılabiliyormuş. Kullanılamayan uçaklar arasında Me-262, Me-163, Bf-110, B-17 ve B-52 gibi ilginç uçaklar var. Kullanılabilenler tarafında ise Mig 21, Phantom, P-51 ve Fw-190 bulunuyor. Kokpitlerin hepsi orijinallerine sadık kalarak yapılmış. Tüm oyunun en güzel tarafı ise, kendi görevlerinizi yaratmanızı sağlayan editör. Burada hayal gücü büyük rol oynayacağa benzer; zira değişik zamanların uçaklarını aynı senaryoya koyabiliyorsunuz. Kısaca Phantomlarla Me-109'lara karşı savaşılabiliyor. Bu tür karşılaşmaları kimin kazanabileceğini oyun geldikten sonra uzun uzun tartışırız.
İstanbul'da yazan okurumuz Ali Duyar, köşemize gelen 2. mektubu gönderen kahraman arkadaşımız (Ali, borcum ne kadar?). Daha çok Damocles ile ilgili olan sorularından birçoğu benim üstümde. Bu oyunda arkadaşımız oldukça ilerlemiş. Ancak oyunun en güzel yanı, oyunda bulunan her nesnenin veya aracın mutlaka kullanılmasının gerekmemesi. Bu da maceracımızın ipucu ararken birçok yöne sapmasına sebep veriyor (Diğer sorularını ilgili arkadaşlara iletirim).
İşte tam bu aşamada dergiye yazılarımı teslim etmeye gittim. Sonunda sizlerden gelen mektuplar, mektuplar ve mektuplar. Bayağı duygulandım. Sağ olun var olun.
İşte İstanbul'dan MUSTAFA MORGİL: Amiga'da Çalışan F-16 Combat Pilot soruyor. Bu oldukça karışık bir konu. Amiga'lar, sadece hafızası ve Kickstart adı verilen ROM versiyonu (1.2 ve 1.3) ile birbirlerinden ayrılmıyorlar. Piyasada birçok değişik Amiga var. Değişiklikleri ise daha çok iç yapılarındaki düzen farkından ileri geliyor, işte bu yüzden F-16 Combat Pilot bazı bilgisayarlarda çalışmıyor. Orijinallerinde bile bu tür sorunların olduğunu duydum. Eğer çalışmıyorsa çalışmıyor; yapabilecek bir şey yok. Biz bilgisayarları F-16 Combat çalışıyor, çalışmıyor diye ayırıyoruz. Bu durumda bir arkadaşınızda oynamaktan başka çareniz yok. Mektupta bahsettiğiniz diğer olay da bunun bir sonucu olsa gerek. Ancak bu tür sorunlar çok az yerde çıkıyor ve bilgisayarınıza bozuk demenize gerek yok. Yazışma adresimiz:
AMIGA DÜNYASI DERGİSİ PİLOTLAR KAHVESİ KUŞDİLİ CADDESİ DOKUZLAR APT. 22/1 KADIKÖY/ İSTANBUL İkinci bir mektup Y.ÖZGÜR DOĞRU'dan geliyor: Modemle oynanabilecek hava simülasyonlarından bildiklerimiz: Falcon, F-16 Combat Pilot, Knights of the Sky, Blue Max, Flight of The Intruder
Özellikle Combat Pilot tavsiye edebilirim. Özgür bize Battle of Britain'e ilişkin bir cheat'de göndermiş. Pilot dosyalarında (58 byte) 5 ve 6. byte'ları FF yapınca, pilotun puanı 65535 oluyor. F-15'e gelince. Maalesef o oyunda öyle saçmalıkların olması normal. Çok ciddiye alınacak bir simülasyon değil, daha çok simülasyon bilmeyen insanları bu oyun türüne tanıştırabilecek bir oyun. Secret Weapons Of The Luftwaffe hala bekleniyor. Özgür Doğru'ya teşekkürler ediyoruz.
Samsun'dan yazan AKIN SAYLIK, çok büyük asillik yaptı, düşmanlarımıza karşı tam teşekküllü bir F-4 Phantom II gönderdi. Bu hediyesini büyük takdir ve sevinçle karşıladık. Hainlere karşı bir AKIN filosu oluşturduk ve uçağı bu filoya dahil ettik. Akın kardeşimiz hava savaşlarında havadan havaya füzelerden kurtulmak için bazı öneriler istemiş (F-16
Combat Pilot). Füzelerden kurtulmak için füzenin size doğru gelmesini engellemeniz lazım. Bunu yapabilmek için birkaç yöntem var. Her şeyden önemlisi, size gelen silahın cinsini tahmin etmeniz gerekiyor. Temel iki cins silah vardır. Bunlardan birincisi orta-uzun menzilli olup Radar güdümlü gelir (Sparrow). Bu silahın atılmasını zorlaştırmak için, radar karıştırıcı cihazlar (ECM) kullanılabilir. Ne var ki ECM kullanırsanız, uçağınızın yeri de belli olacaktır (Nişan alınmasını zorlaştırmak için, birisini kuvvetli ışıkla aydınlatmaya benziyor. Nişan alan adam göremez; ama herkes orada bir düşman olduğunu bilir). Füze atıldıktan sonra ise CHAFF adı verilen nesneleri kullanarak uçağınıza benzer bir radar görüntüsü yaratabilirsiniz. Bu mekanizmanın çalışması için Chaff'i attığınız yerden ayrılmanız gerekir. Kısaca Chaff atarak iki hedef oluşturursunuz ve siz kendinizi yeni oluşturduğunuz suni hedeften ayırırsınız. Isı güdümlü füzelerde de (Sidewinder) yüksek ısı kaynağı veren FLARE isimli paketler kullanılır. Bu kadar basit değil. Her şeyden önce füze aldanabilecek kadar yakın olmalıdır. İkinci olarak da, kendinizi füzenin geliş doğrultusundan mümkün olduğu kadar ayırmalısınız (Bu işlem her oyunda bu kadar ayrıntılı değil). Şimşek'in yöntemi.
Artık savaş endüstrisi ilginç boyutlar kazanmaya başladı. Avrupalıların planladıkları Avrupa avcısı, Eurofighter projesi büyük sıkıntılar içinde. Özellikle Doğu Almanya'dan, Alman hava kuvvetlerine transfer olan 24 adet Mig-29'dan sonra, politikacılar yeni bir uçak geliştirmek yerine, Ruslardan bu uçağı satın almanın çok daha ucuza geleceğini ve bakımlarının da çok daha kolay yapılabileceğini iddia ediyorlar. Yeni simülasyon yazarları artık klasik Amerikan-Sovyet silahlan karşılaşmalarından daha yaratıcı şeyler bulmak zorunda kalacak.
Bu sorun sadece oyun yazarlarının değil, profesyonel silah sistemleri yapanları da rahatsız ediyor. 1982 Falkland Savaşı'nda bir İngiliz destroyerinin savunma sistemleri Arjantin Mirage'larından atılan Exocet'i tespit etmiş, ancak füzeyi engelleyebilecek kabiliyette olmasına rağmen, gemi bilgisayarı bir Fransız füzesinin bir İngiliz gemisine saldırmasını kabul edemediğinden savunma sistemlerinin çalışmasını engelleyerek geminin ağır yara almasına sebebiyet vermişti.
Tarih, her zaman ilginç oyunlarla doludur. Örneğin Midway Savaşı'ndan önce Amerikalıların 2, Japonların ise 4 uçak gemisi vardı. (Bölgede) Ancak Amerikalılar çok ağır yara alan Yorktown gemisini üç gün içinde yüzer hale getirdiler. Böylece Amerikalılar Japonların bildiğinden bir fazla gemiye sahip oldu. Savaş sırasında Japon uçakları Yorktown'a esaslı bir saldırıda bulundu. Gemi neredeyse batıyordu. Uçak taşıyamamasına rağmen yangın söndürüldü ve gemi yüzmeye devam etti. Japonlar, bu gemiye bir kere daha saldırdılar. Artık Yorktown terk edildi. Ancak enkaz batmadı, yangın söndü ve yedekte çekilerek Amerika'ya götürülürken (hurdanın hurdası artık) bir Japon denizaltısınca batırıldı. Japonlar iki gün içinde 3 adet uçak gemisi batırdıklarından emindiler, oysa hep aynı gemiyi batırmışlardı. Büyük tesadüfler sonucu, aynı 2 gün içinde Japonlar dört uçak gemisi kaybettiler.
Evet bu aylık bu kadarcık. Hepinize iyi avlar, başarılı yarışlar.