Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 29
Bu ayki devremiz ile kendinizi bootblock virüslerinin etkilerinden koruyabilirsiniz. Lütfen devrenin basitliğine bakıp imkansız demeyiniz. Sizin de göstereceğiniz gayret ile boot virüslerini, kendilerini diskete yazmadan önce tanıyabilir ve elinizdeki virüs killer programlarıyla onları temizleyebilirsiniz. Devremizin çalışma prensibi basit bir mantığa dayanıyor. Varsayalım hain bir boot virüsü, dış mihraklı bir disketten sizin bilgisayarınızın hafızasına girdi. Şu anda hafızada sinsi sinsi beklemekte ve kendine kurban aramaktadır. İşte bu sırada siz onun varlığından habersiz olarak, en güzel oyun disketinizi drive'a yerleştiriyorsunuz. Inınının!!! Artık o disketin virüsün elinden kurtulması mucize demektir. Virüsümüz sinsice bootblock'a yaklaşıyor ve tam kendini yazacakken, O da nel!!! her yerde alarmlar çalmaya başlıyor. Bu onun için bir son demek. Artık yakayı ele verdi. Şimdi yapacağı tek birşey kalıyor, genetik kodunun doğrultusunda, son bir hamleyle kendini boot'a yazması gerekmektedir. İşte bu sırada siz devreye giriyor ve bilgisayarı resetleyip, kaynağı kapatıyor ve bir teröristi daha Cehenneme yolluyorsunuz. Devremizi film gibi değil de, elektronik olarak anlatmaya çalışalım. Erken Uyarı Sistemimiz, external drive portundan alacağımız DKWE, SIDEB ve TK0 bilgilerinin kontrolüne dayanmaktadır. Bir boot
Erkek 23 pin DSUB
VİRUS ERKEN UYARI SİSTEMİ
DERSHANESİ
İşte yine güzel bir şafak, hepsi aynı model olan Karadeniz yapımı beton yığınlarının ardından doğuyor. Bu, belki dünyadaki en güzel görüntü olmayabilir. Ama anlayabilen ve yaşamı her nefes alışında hissedebilen insanlar için dünyadaki milyonlarca güzellikten birisidir. Lisedeyken tanışmış olduğum birinin çok güzel bir felsefesi vardı. O, Cennet'in ve Cehennem'in insanın hayatında var olduğunu söylerdi. Ona göre, boğazı gören bir ağaçaltında, sevgilinle kol kola oturup denizi seyretmek, bir annenin doğumdan sonra çocuğunu kucağına aldığındaki gözyaşları, bir babanın askerden dönen oğluna sarılması, yazın akşam güneşinde, upuzun Patara kumsallarında, dalgalarla yarışırcasına koşmak, işten yorgun argın geldikten sonra, demlenmiş, sıcacık, mis kokulu çaydan bir yudum almak... İşte bu anlarda geçen saniyeler, saliseler onun için gerçek Cennet'e eşdeğerdi. Ama işin bir de Cehennem yönü vardı. Bu kısmını hepimiz kendi anılarımızdan biliriz. Örneğin insanın bir yakınını kaybetmesi veya kaybedeceğini bilmesi. Cehennem her zaman olduğu gibi bahsedilmesi hoş olmayan (normal olarak..) bir konu. Bu sebepten lafı fazla uzatmak istemiyorum. Sonuçta, ona göre, Cennet anlarından hayatın zevkini, Cehennem anlarından ise ders ve olgunluğu alırız. Güzel bir özsözümüz vardır. "Tanrı sevindireceği kulunun, önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldururmuş". Sanıyorum şu anda Tanrı bana kaybettiğim bir şeyi buldurdu. Beş saattir Cehennem'indeydim (Dergi argosunda: Bir yazıyı zamanında bitirmek). Ama şu anda şafağın söküşünü yani Cennet'i yaşıyorum. Siz hiç, son iki veya üç ay içinde (ya da daha fazla) şafağın doğuşunu seyrettiniz mi? Evet, tabii ki hala Doğudan doğuyor. Ancak mühim olan hissetmek. Lütfen bir sabah erkenden kalkın ve seyredin. Seyredin ki, doğanın beton yapılara karşı hala direndiğini görüp, mutlu olun. Bu onun sağlam iradesinin bir kanıtı olmalı. İrade ve sabır, birçok alanda geçerlidir. Ama benim ve birçok bilgisayar kullanıcısının artık sabrı kalmadı. Bundan böyle Cehennem hayatı yaşamak istemiyoruz. Bilgisayarlarımıza ve bilgi dosyalarımıza yapılan hain saldırılara bir son verilmesi gerekmiyor mu? Eğer yetkililer buna el koymazlarsa biz, Amiga Dünyası olarak bu konuyu ele alacağız. Yeter artık!! İki virüs imha edilen disket, işin yoksa hepsini baştan yaz. Bunların hepsi, derginin sonundaki o VİRÜS ve onun mahdumlarının başı altından çıkıyor. Ama bundan böyle hiçbir boot virüsü Hardware Dersanesi Müridlerine bulaşamayacak.. Kahrolsun virüs ve onun cemaati!... Sloganımızı attıktan sonra, bu ayki devremize geçiyor ve virüsler için erken uyarı sistemimizi kuruyoruz.
Uyarı Sistemi)
virüsü kendini yazacağı zaman drive'ı 0 nolu Track'e getirir. Burada, 16 nolu bacaktan aldığımız TKO sinyali aktif olur. İkinci olarak, Boot sektörlerinin $0000 ve $0400 arasına ayarlanması gerekir. Bu sektörler disketin alt yüzünde (LOWER SIDE) olduğundan, SIDEB datamız da aktif olur ve ilk piezoelektrik vızıldaktan ilk sinyalimizi alırız. Şimdi virüs, dataları ayarlamış olduğundan yazma işlemine geçecektir. Bu işlem sırasında DKWE aktif olur. Burada ikinci alarm sesini duyarız ve virüs kendini diskete yazar. Sonuç olarak bizim, ilk alarm sesinden sonra bilgisayarı resetlememiz gerekir, yoksa virüs hain planlarını yineleyerek yaşamına ve zararlarına devam eder. Devremiz için gerekli malzeme, her elektronik dükkanında bulabileceğiniz türden: MALZEME LİSTESİ 2 adet 1N4148 Diyot 1 adet Direnç 1 adet BC307 Transistör 1 adet Piezo Vızıldak 1 adet 23 pin DSUB erkek konnektör Geçenlerde, oyun yazan bir arkadaşım, Amiga'nın disk işletim sistemi üzerine programlarını denerken şans eseri bir imha programı yakaladı. Bu program, bir virüsün genetik kodunu oluşturacak kadar kısa ve şu ana kadar yapılmış bütün virüs programlarından daha fazla tahrip gücüne sahip. Bu kodu, bir virüs programı olarak programlamam için bana verebileceğini söyledi. Aslında ben de bunu alıp bir virüs programı yapmayı çok isterdim. Ancak işin sonuçlarını düşününce, kendi kendime kızdım. Bu programın yaptığı iş, disketiniz Write Protect'li olsa dahi onu imha edebilmesi ve disketi bir daha yazılamaz ve okunamaz hale getirmesidir. Tahmin ediyorum ilerde bu tip virüsler mutlaka keşfedilecek ve ülkemize gelecektir. Yapabileceğimiz tek şey, bu tip bir virüsün yazılmaması için dua etmek olabilir. Arkadaşıma bu kodu kimseye vermediği için burada bir kere daha teşekkür ediyorum. Virüs yazmak o kadar zor bir iş değil. Mühim olan bunları yazmak değil, ne yaptığının farkında olmaktır. Programcının kendini kanıtlamak için ürettiği bu mikroplar, belki onarılamayacak birçok probleme yol açacaktır. Lütfen bunları düşünün ve zararlı programlar yazmayın.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 28
SÖYLEŞİ
daha rahat, daha iyi görüyorum. Biraz bizim gençliğimizin sorumluluk duygusu daha farklıydı. Harpten çıkmıştık o nedenle bu gençlik o sıkıntıları yaşamadı, bu yüzden minik bir sorumsuzluk duyguları var. Bugünkü başarımızın en büyük sebebi sorumluluk duygumuzdur. Trajedi oynamayı hiç düşündünüz mü? Ben bir aktörüm, zamanında Hamlet'i de oynadım. Aslında her aktör her rolü oynar diye bir kaide yoktur. Nice dram oynayan aktörlerin komedi oynadığını görüyoruz, nicelerin çok ciddi rolleri oynayamadıklarını da görüyoruz. Aktörler bazı rolleri çok iyi bazı rolleri de vasat oynarlar. Ama iyi bir aktör her rolü üç aşağı beş yukarı normal oynar. Hangi ünlünün yaşamını sahnelemek isterdiniz? Hiç böyle bir şey düşünmedim. Hayatım boyunca kimseyi kendime model olarak görmedim. Tek bir insana hayranlık duydum, Atatürk'e çok düşkünlüğüm vardır. Kişiliğine hayranımdır. Kendim içki içmem ama onun leblebi ile rakı içme esprisini çok severim. Kendim sigara içmem ama onun parmağındaki sigarayı ona çok yakıştırırım. Tiyatro dışında ilgilendiğiniz sanat dalı var mı? Müziği çok severim. Enstrümandan sayılırsa çocukluğumdan beri çok iyi darbuka çalarım. Herkesin severek izlediği "Darbukatör Baryam"la bazen kişiliğinizin özdeşleştiği oluyor mu? İyi huylarım zannettiğim iyimserliği, yardımseverliği Baryam'a getirdiğimi sanıyorum. Benim tipimdeki komedyenler biraz oynadıkları rollere kişiliğinden katarlar. Halk tipi komedyenlerin özelliğidir bu. "Darbukatör Baryam"ın vermek istediği mesaj nedir? Baryam sıkıntılı zamanlarda bile dünyaya birazcık mizahi gözle bakabilmeyi başarıyor. Ve iyi yürekli, aslında onda da var insanların küçük çıkarcı duyguları. Biliyorsunuz bu duygu bütün insanlarda var. Buna karşın Baryam çok iyi niyetli. Mesela ileride son bölümlere doğru "iyi hal kağıdı" diye bir skeç oynayacağız. Onu yazarken iyi hal olduğunu anlatmıştım. Üç kağıtçı birine iyi hal kağıdı veriyorlar buna vermiyorlar, sonra bu da bir üç kağıtçılık yapıyor buna da veriyorlar. Burada anlatılmak istenen halkın minik sorunlarının altını çizmeden güldürerek değinmek. Biraz Polyanna felsefesi de taşıyan yanı vardır. Tabii bu günümüzde ne kadar geçerlidir bile-
Müjdat Gezen'in iki elinde neden on parmak var diye hep şaşmışımdır. Bana sanki Müjdat'ın her elinde en az ön parmak olması gerekliymiş de eksik parmaklı doğmuş gibi gelir. Çok hüneri olan insanlara "On parma: on marifet var" derler ya, ondaki hünerlere, marifetlere on parmal da yetmez, yirmi parmak da... Müjdat tiyatro oyuncusudur, Müjdat sinem: artistidir, Müjdat showmen'dir, Müjdat öğretmendir, Müjdat örgütçüdür, yazardır, Müjdat ne değildir ki... söylediğini kolaylıkla anlatan, konuştuğunu kolaylıkla dinleoynadığını kolaylıkla seyrettiren, yazdığını kolaylıkla anlatan bir yazardır. Müjdat "KOMİKLER AĞLAMAZ" adlı kitabında, nasıl zorla ve ve ilk şamarı yiyerek sahneye itildiğini, sonraları bütün dünyasının olduğunu, tutkunu olduğu tiyatro dünyasından bir daha ayrılamadığını bu sevgi uğruna başına gelenleri hapse atılışını, çektiği çileleri, hiçte ağı! akmadan, kendisine acındırmadan güleryüz ve tatlı dille güzel güzel an atıyor. A Aziz mem ama sonuçta insanları mutlu edi- Baryam'ı sevmelerinin sebebi de U herhalde. İyi niyetinizden dolayı suistimal edildiğiniz oldu mu?
Bunu suistimal edenlere sormak lazım. Bu o adresin sorusu olmalı. "Amma da uyuttuk" diyenler olmuştur tabi. Ama banane bu benim sorunum değil ki, onların düşünmesi gerekli. Bir insanı bir kere kandırırsınız ikincisinde mutlaka kendinizi kandırmaya başlıyorsunuz demekti: Biraz da bize Gezen, Cenk Koray ikilisinin ileriye yönelik çalışmalarından söz eder misiniz? Halka dönük 1000 kişilik Beşiktaş Yumurcak sinemasında — konserlere başlıyoruz. Amacımız bizlere ulaşamayan halkımıza, ucuz fiyatlarla ulaşmalarını sağlamak. Cenk Koray'la çalışmayı çok BŞ seviyorum. Birincisi Cenk iyi bir adam, ikincisi neye çok sıcak ve çok yakışan biri. Üçüncüsü soğuk Cenk Koray espirisini çok güzel satıp çok güzel değerlendiriyor. Üzerinde ekran ve sahne sıcaklığı var. Bir de son derece zekidir, bir tiyatrocunun ezberlemesinden iki misli çabuk ezberliyor. Siz Türkiye'de birçok insan için hayal olan bir yerdesiniz. Hayalinizde olmak istediğiniz başka yerler var mı? i Şu anda Hawaii'de bir tatilde olmak isterdim, çünkü kendimi çok yorgun hissediyorum. Buna da olanağım yok tabii ki. Dergimizi nasıl buldunuz? Sanıyorum bu dergi, pırıl pırıl kuşe Deaş basılı olduğu için maliyeti oldukça pahalı. Gençler ne kadar şanslı, böyle güzel derginin ellerinde olması ve Amiga konusunda onlara rehberlik yapması bakımından. ilgisayar sözcüğü size anımsatıyor? Yaşamınızın alanında kullanabilirsiniz? Ben hiç kullanmıyorum, ama Sanat Merkezimizde her türlü elektronik aletlerimiz var, benim dışımda herkes kullanıyor. Çocukluğumdan beri bana elektronik ve mekanik olan herşey itici gelmiştir. Çok iyi hatırlarım, çocukluğumda evdeki radyoyu bile annemin ve benim dışımdaki insanlar açıp kapatırlardı. Yıllardır kullandığım teybimin nasıl kayıt yaptığını bilmem. Teşekkürler Müjdat Gezen, dileriz Hawaii düşünüz en kısa zamanda gerçekleşir...
ne hangi