Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 26
- Sizce Semih nasıl biri? - Semih hayatı ve yaşamayı seven, duygusal, hayattan güzel şeyler bekleyen, herkese çok iyi davranan ve aynı davranışları karşısındaki insandan da görmek isteyen biri. Sanırım bunlar balık burcumun olumlu özellikleri... Beklemeyi ve bekletilmeyi ise hiç sevmem.
- En büyük keyfiniz nedir? - En büyük keyfim, antrenmandan eve dönüp, bilgisayarımın başına oturup oyun oynamak. Bu keyiflerimin içine video izlemek ve müzik dinlemek de girebilir.
- Son günlerde sizi en çok rahatsız eden olay nedir?
- En büyük rahatsızlığım, Fenerbahçe olarak lider olamayacağımızı hissetmem, Beşiktaş maçıyla gelen beraberlik, verilen saçma sapan gol ve Sarıyer mağlubiyeti. Hepsi art arda geldi, galibiyetlerle tekrar moral kazanmaya başladık. Son günlerde bu olaylar beni bir hayli etkiledi.
- İleriye yönelik nasıl bir yaşam hedefliyorsunuz?
- Futboldan kazandıklarımı Bursa'da birkaç ay içinde faaliyete geçecek olan tekstil üzerine bir fabrikaya yatırdım. İleriye yönelik mesleğimin tekstil olacağını söyleyebilirim.
- Siz Türkiye'de birçok insan için hayal olan bir yerdesiniz. Hayalinizde olmak istediğiniz başka yerler var mı?
- Bir defans oyuncusu olarak gelebileceğim en güzel yere geldim.
Başka bir meslek dalında başarıyı ve maddiyatı sonsuzluk olarak düşünebiliyorum. Ama futbolda kendimi Türkiye'ye kanıtladım. Bundan daha ilerisini düşünemiyorum.
- Futbol özel yaşamınızı nasıl etkiliyor?
- Tanınmak ve sevilmek çok güzel bir duygu...
- Ama özelimiz oldukça az, yanımdaki bayan arkadaşlarımın basın tarafından yanlış yorumlanması beni ve eşimi oldukça üzüyor.
- Futbolda sizi kim keşfetti? - Bursaspor'da seçmelere girdiğimde, o zamanlarda Bursaspor genç takımının hocası, şu andaki alt yapı sorumlusu Hasan Bora ile Özmetin Erkut'un beni keşfettiğini söyleyebilirim.
- Sizce Türkiye'nin iki star futbolcusu kimdir? - Rıdvan ve Tanju... İkisi de gerçekten en kapasiteli ve oyunun kaderini belirleyecek futbolcular.
- Hangi yabancı futbolcuyla aynı sahayı paylaşmak isterdiniz?
- Maradona, Gullit ve Van Basten'le aynı takımda oynamayı çok isterdim.
- Üç büyükler arasındaki transfere nasıl bakıyorsunuz?
- Üç büyüklerin futbolcu alışverişleri piyasayı artırdığı gibi futbolcuları da olumlu yönde etkiliyor. Kimse kulübünden ayrılmayı istemez ama, futbol fazla uzun ömürlü bir meslek olmadığı için, kendimizi garantiye almak zorundayız. Sonuçta amacımız para kazanmak olduğundan işin reklam tarafı da avantajımız oluyor.
- Olumlu ya da olumsuz tezahürat oyununuzu nasıl yönlendiriyor?
- Olumlu tezahürat gücümüze güç katıyor diyebilirim. Bizim seyircimizin desteği hiçbir şeye değişilmez, onları ne kar ne yağmur etkiler. Bizleri hiç yalnız bırakmazlar.
Olumsuz tezahürat ise sadece bizi değil tüm futbolcu arkadaşlarımızı moralmen çok kötü etkiliyor.
- "Amiga Dünyası" okuyucusu olarak dergimizi nasıl buluyorsunuz?
- Ben dergiyle geçen yıl Amiga 500 aldıktan sonra ilgilenmeye başladım. Tüm oyunların açıklamalarını bu dergiden takip ediyorum, elimin altında böyle bir derginin olması büyük şans.
- Amiga'yı hangi amaçla kullanıyorsunuz? - Amiga'mı sadece oyun amaçlı kullanıyorum.
- Amiga'da Kick-Off oynuyor musunuz? - Ben de her futbolcu gibi oynuyorum ama o kadar süper değilim. Prince of Persia ondan daha meraklı olduğum bir oyundu, bitirmem sekiz ayımı aldı. Sanırım Türkiye'deki ilk bitirenlerden biriyim.
- Amiga'nızdan istediğiniz randımanı alabiliyor musunuz?
Bence oyun konusunda yeterli. Ben de oyun amaçlı kullandığım için bana yetiyor.
- Türkiye'de orijinal program satılmaya başlansa yani kopyalar ortadan kalksa ne düşünürsünüz?
- Sanırım o zaman daha az oyun alırım, hatta bana göre bütün Amiga sevenleri olumsuz yönde etkiler.
SEMİH "Maradona, Gullit
ve Van Basten'le aynı takımda oynamayı çok isterdim..... "
Ardında beş yıllık Galatasaray geçmişi, iki yılda Fenerbahçe var. İlk başlarda ne kadar zorlansa da bugün 40 yıllık Fenerbahçeli Semih'le beraberiz.
Futbol geçmişi bir hayli eskiye dayansa da, Semih oldukça genç ve çocukluk aşkıyla yaptığı evlilikten çok mutlu. Arasıra magazin basınında asılsız haberler çıksa da onların birlikteliğini hiç etkilemiyor. Dileriz hiç etkilemesin de.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 27
METİN: "En büyük düşüm, gerçekleşti.."
Bu ay spor dünyasında olduğu kadar, genç kızlar arasında da çok sözü edilen "Sarı Fırtına"yı konuk ediyoruz sayfalarımıza.
Metin'le yıllar sonra karşı karşıyayız... Birden aklıma İzmit'e bağlı Ereğli köyü geliyor. Sapsarı saçlarıyla arka bahçede herkesin denize girdiği saatlerde babasıyla top koşturan, arkadaş canlısı, bulunduğu toplumda hemen ön plana çıkmayı başaran Metin...
- Sana göre Metin nasıl biri? - Metin kafasını pek fazla bir şeye takmayan, unutkan, hoşgörülü ve neşeli olmaya çalışan biri...
- Çevreye yansıyan neşeli imajınla, kendi kişiliğin arasında çelişki var mı?
- Neşeli olmak içten gelen bir duygu. Kişiliğim neşeli olmaya oldukça yatkın. Ama mutlaka çelişki oluyor, takım içinde ya da özel yaşamımdaki sorunları yansıtmamaya çalışıyorum. Sonuçta her insanda olduğu gibi bende de çelişkiler oluyor.
- Çağdaş mizah anlayışını nasıl buluyorsun? - Bence mizah anlayışına sınır koymak mizahı köreltmekten öteye gidemez. Ve çağdaş mizah bence çok olumlu.
- Seni en çok kim güldürür? - Beni Şener Şen çok güldürür. - En büyük keyfin nedir? - En büyük keyfim, idmanlardan eve dönüp en çok zaman ayırdığım evimde oturmayı çok seviyorum. Müzik dinliyorum, film izliyorum.
- Son günlerde seni en çok rahatsız eden olay nedir?
- Son günlerdeki en büyük keyifsizliğim sakatlığım. İnan insan başka bir şey düşünemiyor. Bir futbolcunun futbol oynamadığı zaman, hayattan tad alabileceğini düşünemiyorum, istediğim tek şey bir an önce iyileşip sahalara dönmek. (Bu yazıyı yazdığımız sırada Metin, Galatasaray maçıyla tekrar sahalara döndü. Dileriz bu sakatlığı son olur.)
- İleriye yönelik nasıl bir yaşam hedefliyorsun?
- Şu an için belirlediğim bir hedefim yok. Ama kesin ticaretle uğraşmayı düşünmüyorum, ayrıca kendimi tanıdığım kadarıyla böyle bir kabiliyetim olduğunu da sanmıyorum. Yine futbolun içinde kalmak isterdim, teknik direktörlük veya şu an Türkiye'de tam oturmamış olan kapsamlı bir menajerlik olabilir.
- Yılın en yakışıklı futbolcusu seçilmek nasıl bir duygu?
- Futbolcuların en yakışıklısı olduğuma kesin inanmıyorum. Oldukça yakışıklı arkadaşlarımız var. Semih olsun, Ali olsun... Beni seçenler sanıyorum bir bütün olarak düşünüyorlar. Oyunculuğum, sevdikleri bir kulübün oyuncusu olmam, bunun gibi sebepler. Böyle yarışmaların da bence hiç esprisi yok.
Beşiktaş'ın yıldız forvet oyuncusu, babasının gurur kaynağı Metin'le bu kez değişik bir sohbet ettik. Bakalım beğenecek misiniz?
- Bir kadında güzelliğin dışında ilgini çeken özellikler nelerdir?
• Güzellik ve yine güzellik... İlk etkileşim fiziksel olduğu için güzellik çok önemli. Onun dışında ilgimi çeken özellikler içtenliği, doğallığı ve sıcacık olması.
- "Çapkınlık" dendiğinde neden hemen akla futbolcular geliyor?
- Çapkınlık kamuoyunda sanatçılar ve futbolcular olarak iki kesime ayrılıyor. Futbolcular genç ve enerjik insanlar, karşı cinsle sağlıklı ilişki kurmalarından daha doğal ne olabilir ki?
- Bayan hayranların oldukça fazla, onlarla aran nasıl?
- Bayan hayranlarımla aram sadece hayranlık aşamasındadır. Onların bize yaklaşımı sohbet etmek, imza almak içindir; biz de bunlardan çok zevk alıyoruz.
Bayan arkadaşlarımı sorarsanız, onlarla aram gayet iyi. O konuda hiç problem yok, karşı cinsle olan ilişkimde oldukça şanslıyım.
- Futbolu ikinci meslek olarak düşündüğünde ilk sırayı ne alırdı?
- Hiçbir zaman ikinci meslek düşünmedim. Düşünseydim, iyi bir sinema yönetmeni olmak isterdim.
- Sence Türkiye'nin iki star futbolcusu kimdir?
- Rıdvan... Rıdvan... Son yıllarda yetişmiş en star futbolcu. - Türkiye'nin dışında oynamayı düşlediğin bir takım var mı?
- Benim Türkiye'nin dışında oynamak gibi bir hayalim hiç olmadı. Beşiktaş'ta oynamak benim için büyük hayaldi, bu düşüm de gerçek oldu.
- Hangi yabancı futbolcuyla aynı sahayı paylaşmak isterdin?
Bu dönem dönem değişti tabii. Yeni yetişirken o zamanların star futbolcuları Platini ya da Cruyff'la, şu son dönemlerdeyse 110 milyara Milan'a transfer olan Yugoslav futbolcu Saviçeviç'le aynı sahayı paylaşmak isterdim.
- Üç puan sistemi futbolumuza canlılık getirdi mi?
- Tabii gözle görülür bir canlılık getirdi. Gol sayısı arttı. Buna bağlı olarak puanların hızla değişmesi, takımlar arasındaki çekişmeyi ve mücadeleyi arttırdı, iki puan sistemi takımları kapalı defansa itip futbolu çirkinleştirirken, üç puan sisteminde galibiyete artı puan verilmesi oyunu hızlandırdı ve futbolu güzelleştirdi. Zira futbol goldür, görsel estetiktir.
- Jübile'nde seni sevenlere söyleyeceğin son cümle ne olurdu?
- "Her şey için teşekkürler" derdim. Hayatımın en büyük zevki Beşiktaş'ta futbol oynamaktı. Daha fazla bir şeyden tatmin olacağımı zannetmiyorum. Kendimi bu konuda çok şanslı buluyorum.
- İlgi alanının dışında olacak ama, dergimizi nasıl buldun?
- Bu dergi benim elime geçene kadar, bilgisayarın bu kadar kapsamlı, bu kadar güzel yayınlarla iletildiğini bilmiyordum. Gerçekten içerik ve baskı olarak harika bir dergi.
- Bilgisayarın var mı? Hangi amaçla kullanıyorsun?
- Evet var. Bol bol oyun oynuyorum. - Şimdiye kadar istediğin halde sana sorulmayan bir soru var mı?
■ Aslında hiç soru sorulmasa çok iyi olur. Şimdiye kadar yapılan bütün röportajlarımda anlatabileceğim her şeyi anlattım. Bilinmeyen şeylerimizin olduğunu hiç sanmıyorum. Sağ olsunlar bütün soruları sordular.
- Teşekkürler Metin...