PİLOTLAR KAHVESİ

Tüm pilotlar selam! Ne mutlu size, yeni yeni oyunlara kavuşuyorsunuz. İşte Knights of the Sky ve işte Birds of Prey. Bakalım Microprose'un yeni oyunu Knights of the Sky, Wings'in başarısına ulaşabilecek mi? Benim fikrimi sorarsanız (Herhalikarda söyleyeceğim!), hava simülasyonlarına güzel yenilikler ekleyen bir oyun. Özellikle uçağın yara alması, çok sayıda uçağın bulunması ve Flak (Uçaksavar) efektleri etkileyici. Uçuş performanslarının güzelliğine de diyecek yok. (Hava boşlukları ve türbülanslar da olsaymış....). Ancak düşmanların performansları hayal kırıklığı. Çok zayıf olan düşman taktiklerini dengeleyebilmek için düşman sayısının arttırılması da pek etkileyici olmamış (Hani tek bir görevde 57 uçak düşürmek biraz sıkıcı, level 1 tabii). Zorluk seviyelerinin artması ile değişen, alınan yaraların daha ağır olması ve tepenizde biten uçak sayısının aşırı artması. Her neyse yine de büyük zevklerle oynanabilecek bir oyun. Hemen hatırlatalım, bu oyunla modem ile oynanabilecek oyunlara bir yenisi daha eklendi. Bu takılmayacağız değil tabii ki, işte vizöre takılanlar:

- Niye düşmanlar tam arkadan 'coffft' sesi ile bitiyorlar? Ben uçağımın tavanında uçmama rağmen, nasıl oluyor da bu namussuz uçaklar benim (ve kendilerinin) maksimum yüksekliklerinin üzerine çıkabiliyorlar?

- Hani nasıl olur da ileri seviyelerde atılan ilk mermi ya elevatörleri ya da aileronları parçalayabilir? Adam, yani o kadar iyi nişancı ise niye kalbimin ortasına nişan alamıyor?

- Oyunda Alman uçakları ile uçabildiğimiz halde, niye Alman tarafını oynayamıyor veya Fransız ya da İngiliz asları ile kapışamıyoruz?

- Düşman uçağına attığımız üç mermi nerelere isabet ediyor da, her zaman bir uçağı düşürebiliyor?

Electronic Arts, uçuş simülasyonları camiasına çok iddialı bir simülasyon daha armağan etti: Birds of Prey, artık piyasada. Electronic Arts Chuck Yeager's Advanced Flight Trainer ile başlattığı değişik uçakların bir oyunda kullanılabilmesi fikrini devam ettiriyor. Ancak bu programdaki hatalarından epeyce öğrenmiş. Birds of Prey'e yakın zamanda rakip olarak nitelenebilecek tek simülasyon yine Electronic Arts tarafından piyasaya çıkarılacağı açıklanan, (Chuck Yeager's) Air Combat. Gelecek sayıda Birds of Prey'e geniş bir açıklama yapacağım söz, bu arada siz şimdiden uçmaya başlayın.

Bugün mutlu bir günüm, zira köşemizin ilk mektubu elimize geldi (Tembellik yok yazmaya devam...). Simülasyon hastası olduğu belli bir okurumuz Tolga Atuğ (Yazısı kötü olan insanları takdir ederim, aferin!). Tolga bize birkaç soru yöneltmiş, olabildiğince cevaplayalım:

1. Interceptor'un 3. görevinde Rus casusları iki adet F-16 uçağını çalmayı beceriyorlar ve Rus uçaklarının korumasında Rusya'ya doğru kaçıyorlar. İlk iş olarak iki koruma uçağını saf dışı etmek gerekiyor. İyi bir pilot için çok zor olmasa gerek. F-16'lar radarda yeşil olarak beliriyorlar; ancak eğer saldırırsanız, size savaş açabiliyorlar (nadiren). Burada iki yöntem var. Şimşek, bu casusları gökten silmeyi tercih ediyor (korumaları indirdikten sonra). Uçakları caydırmak da mümkün. Bunun için uçaklara çok yaklaşın ve aralarına girin. Yaklaşmaktan kastım, uçaklardan birini ekranın sol, diğerini ise sağ köşede kocaman görmeniz (Biraz zaman alacaktır). Makinalı tüfekle aralarına ateş edin. Büyük ihtimal döneceklerdir. Olmadı mı? Şimşeğin yolunu kullanın, Gümmmm. Afterburnerlarınıza hakim olun, dönmekte zorlanabileceğiniz bir görev.

2. Klasik bir soru Falcon, F-16 Combat Pilot'tan iyi mi? İki oyun arasında bir ayırım yapabilmek, özellikle bu daha güzel diyebilmek çok güç. Yapabileceğimiz en mantıklı şey, iki oyunu birbiriyle karşılaştırmak olabilir.

Falcon: Hızlı vektörel grafiklere sahip, çok temiz kokpit detayları bulunan bir oyun. Belirli bir harekatın parçalarından oluşan ufak görevlerden oluşuyor. Ancak ek görev disketleri mevcut. Savaşın çok dar bir alanda gelişiyor ve genelde yer hücum görevleri uçuluyor. Değişik zorluk seviyelerinde gittikçe daha gerçekçi uçuş performansları bulunuyor. Düşmanlar nispeten zayıflar; ancak yine de yeterince zorluk çıkarıyorlar.

F-16 Combat Pilot: Çoğu oyunda bulunan üç boyutlu dış görünüşler, replay'ler gibi oyunla doğrudan ilgisi bulunmayan seçeneklerden arınmış bir oyun. Sadece kokpit görüntüsü alınabiliyor. Kontrollerde uçağın biraz kabaca dönmesine rağmen, Falcon'un Colonel seviyesindeki kadar olmasa da, gerçeğe yakın uçuş hissi veren bir oyun. 5 değişik tür görevde başarı sağlamanın ardından Campaign moduna geçiliyor. Burada birkaç uçağa kumanda ederek, düzenli bir şekilde saldıran düşmana karşı savaş yürütülüyor. İnişler, yaralanma efektleri, bulut ve türbülanslar, oyuna büyük renk katıyor. Uçak teorik olarak belirtilen silah yükünü taşıyabilecek kapasitede. Ancak silahların fiyatı düşünüldüğünde, bir uçağı 12 adet Maverick ile göndermek pek akıllıca değil (Kendileri 1, 1.5 milyon dolar oluyorlar). Grafiklerinde Falcon'daki netlik olmamasına rağmen, daha heyecanlı bir savaş hissi veriyor.

İki oyunun da bulunmasının şart olduğunu düşünüyorum. Ancak her iki oyundan da zevk almanın temel şartı oynamak.

3. Modem aracılığı ile oynanabilen oyunları Null-Modem Kablosu adı verilen kablo ile doğrudan birbirine bağlayarak oynamanız mümkün (Neee hala denemediniz mi ???). Doğan'ın affına sığınarak (selamlar, sevgiler) bu kabloyu nasıl yapacağınızı kısaca anlatayım. 23 Pinlik dişi iki adet D-Sub adı verilen konnektör ve üç damarlı (ekranlı olsa iyi olur) iki, üç metrelik bir kabloya ihtiyacınız olacak. Bu konnektörlerde pin numaraları yazar, o numaraları göz önüne alarak 2 ve 3'ü çapraz, 7'yi ise doğrudan lehimleyin ( 2 - 3, 3 - 2, 7 - 7). Çok gerekli olmasa da ekranı 1 numaralı pinlere lehimleyebilirsiniz. Kablo hazır. Bu kabloyu bilgisayarlarınızın serial portlarına takmalısınız.

(Her türlü zarardan hiçbir şekilde mesuliyet kabul etmem ona göre). Oyun içinde seçilebiliyorsa Direct Connection seçeneğini, yoksa en yüksek Baud sayısını seçin.

PİLOTLAR KAHVESİ

Büyük zevk F-16 Combat Pilot'ı iki kişi oynamak. Şimşek'le yaptığımız mücadelelerde kendimize bazı kurallar koyduk. Uçağın kanat uçlarındaki Sidewinder'lar ve top hariç tüm silahlarını Jettison Ali, (J ardından A) ile atıyoruz. Karşı karşıya gelip birbirimizi görüp geçtikten bir süre sonra savaşa başlıyoruz. Sadece iki füzenin olması ve bir füzenin de her zaman rakibi indiremeyeceğini bilmek, oyunu biraz sinir harbine döküyor. En kötüsü, her iki Sidewinder'ı boşa harcamak ve rakibin daha hiç ateş etmediğini bilmek. Savaş o kadar yakında oluyor ki (0.3 mil gibi), füzenin atıldığını çok çok geç fark ediyorsunuz. İleriki yazılarımızda bizim veya sizin mektuplarınızda göndereceğiniz (Hani inşallah) Null-Modem anılarınızı yayınlayabiliriz.

Tolga Fighter Bomber'ın 15. görevi ile ilgili sorduğun, mouse pointer'ın kutu dışında kalması sorunu benim karşıma çıkan tüm versiyonlarda var, kader utansın. Geniş simülasyon arşivi olduğunu belirten (ancak Battle of Britain'i çalışmayan) Tolga ile yazışmak isteyenler; Tolga Atuğ, Bülbülderesi cad. 113/5 Pelit apt. 06660 Küçükesat/Ankara, adresine yazabilirlermiş (Çöpçatan da olduk sayenizde).

Son olarak yine biraz tarih: - İngilizlerin en büyük aslarından biri Douglas Bader, 1931 yılında geçirdiği bir kazada bacaklarını kaybetti. Çok istemesine rağmen uzun süre hava kuvvetlerine alınmadı. Savaşın başlaması ile birlikte eski arkadaşlarının yardımı ile hava kuvvetlerine geri döndü. Protez bacaklarına rağmen Hurricane'nin en iyi pilotlarından biri oldu. 22 uçak düşüren Bader, 1941'de Fransa üzerinde bir Bf-109 ile çarpışarak düştü, esir alındı.

- İngilizlerin en yüksek madalyası Victoria Cross sadece bir RAF pilotuna verildi. James Nicholson'ın kullandığı Hurricane, girdiği mücadeleden delik deşik çıkmış yanarak düşmekte idi. Tam Nicholson atlayacakken önüne bir Bf-110 çıktı. Atlamaktan vazgeçen Nicholson, fırsatı değerlendirdi ve kısa bir çarpışma sonucu uçağı düşürdü. Bu arada uçağın kabini tümüyle alevler içinde kaldı. Nicholson, ağır yanıklarına rağmen uçaktan kurtulmayı becerdi.

- Alman Adolf Galland puro tutkusu ile ünlüydü. Uçağına özel bir kültablası yerleştirmişti. Uçağının amblemi ise puro içen bir Mickey Mouse'du.

- İkinci Dünya Savaşı'nda Alman teknik danışmanı olan ve Stuka'nın geliştirilmesinde büyük pay sahibi olan Ernst Udet, Birinci Dünya Savaşı'nın en iyi pilotlarındandı. Kızıl Baron'un ardından 62 zaferi ile ikinci sırada yer alıyordu. Savaşlar arasında Amerika'dan aldığı iki kanatlı uçağı ile akrobasi gösterileri yapardı. Kanadının ucuyla yerdeki mendili alabilecek kadar iyi bir pilottu. Savaş sırasında çeşitli suçlamalara dayanamayarak intihar etti.

Benden bu aylık bu kadar, hepinize iyi uçuşlar, dalışlar ve yarışlar.