Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 67
Milyarlarca yıl önce, evrenin sadece bir boşluktan başka bir şey olmadığı zamanlarda bu evrende yaşayan tanrılar vardı. Bu tanrılar bizim tanıdığımız tanrılardan farklıydılar. Birçok tanrısal güçleri olmasına rağmen ölümlüydüler. Yaşamlarını bu sonsuz boşlukta hiç değişmeyen bir monotonluğun içinde sürdürürlerdi. Hatta bazıları doğumlarından ölümlerine kadar geçen sürede hiç yerlerinden kıpırdamamışlardı. Evrende ilk gezegenin ortaya çıkması, onların hayatlarındaki karanlığa bir ışık getirdi. Keşfedilebilecek ve yağmalanabilecek topraklar, yeraltı zenginlikleri tanrıların yeni eğlencesi oldu. Ama tanrılar için esas değişiklik bu gezegende ilk insanın var olmasıyla başladı. Çünkü insanlar onlara hepsinin özlemledikleri sonsuz yaşamı ve sınırsız güçleri verebilirlerdi. Nasıl mı? İnsan, akıllı bir yaratıktır. Tanrıların varlığını anlayabilecek tek yaratık da insandır. Bu yüzden bu tanrılar, her uygarlığın kendisini koruyacağına güvendiği bir tanrıya inanacaklarını biliyordu. İşte bu inanç onlara sonsuz yaşamı ve sınırsız gücü getirecekti. Ama bu ödüle sadece bir tek tanrı ulaşabilecekti. Bütün tanrılar bunun kendileri için ilk ve son fırsat olduğunu bildiklerinden, evrenin her köşesinden, bazıları yüzlerce ışık yılı yol aşarak evrenin bu ilk ve tek gezegeninin etrafında toplandılar. Bu yeri kazanmak için yapılan mücadelenin vahşice ve kanlı olması normaldi. Ama dökülen kan tanrıların kendi kanı değildi, tanrılar tarafından birbirleriyle savaşmaya yönlendirilen inançlı insanların kanlarıydı. Tanrılar, aralarında oynadıkları bu garip oyuna bir de ad taktılar; MEGA lo MANIA: Çılgın Güçlerin Oyunu.
Evrenin bu ilk gezegeni, dış yüzeyi tamamıyla camdan oluşan bir küreydi. Bu gezegenin içinde gelecekte evreni oluşturacak olan bütün gezegenler yaşıyordu ve besleniyordu. Hepsi doğum anlarını bekliyordu. En güçlü ve tek tanrı olmak isteyen bütün bu yarı tanrılar ilk savaşlarını gezegene ulaşmadan yaptılar. Bu mücadelenin sonunda gezegene inip savaşlarını orada sürdürecek olan dört tanrıyı seçtiler. Her biri bu gezegende yaşayan bir insan ırkına tanrı olarak atandı. Her tanrının amacı diğer tanrılar tarafından yönetilen ırkları yok ederek tek olmaktı. Sonuçta tek tanrı kaldığında, sağ kalan insanlar bu savaşlardan hiçbir şey hatırlamayacaklar ve bu gezegenin varoluşundan beri sadece tek tanrıları olduğuna inanacaklardı. Bu gezegenden doğan her yeni gezegenle bu tanrıya inanan insanların sayısı da artacak, bu da tek olan tanrının gücünü daha da arttıracaktı.
MEGA lo MANIA oyununda gezegenin kontrolünü eline geçirmeye çalışan dört tanrıdan biri oluyorsunuz. Her tanrı ayrı bir ırkı kontrol ediyor. Bu ırklar zaman içinde saldırı ve savunma teknolojilerinde ilerleyecekler (mağara adamından orta çağa, Viktorya çağından günümüzün nükleer silahlarına, hatta ondan da ileriye) ve sonunda ırkların biri diğerlerine üstünlük sağlayarak bu savaşı kazanacak. Bir oyuncunun kazanabilmesi için, gezegenin yüzeyinde bulunan 28 adanın da kontrolünü eline geçirmiş olması gerekir. İlk 27 ada, üçerli gruplar halinde dokuz çağda bulunmaktadırlar. Bir çağdaki üç adayı ele geçirmeden bir sonraki çağa geçemezsiniz ama o çağ içindeki adalara istediğiniz sıra ile saldırabilirsiniz. Bu 27 adayı ele geçirdikten sonra adı "Savaşların Anası" veya kısaca MEGA lo MANIA olan son adaya varacaksınız. Eğer bu savaşı da kazanmayı becerebilirseniz evrenin en güçlü ve ölümsüz tek tanrısı olmaya hak kazanacaksınız.
Yüklemeye başladığınızda oyunun hikayesini anlatan bölümü geçtikten sonra ekrana herbiri ayrı bir ten renginde olan ve kendi ten renklerindeki ırkları yöneten dört tanrı gelecektir. Burada, istediğiniz tanrıyı mouse pointer'ını yüzünün üzerine getirerek seçin. Sizin seçiminizin dışında kalan diğer üç tanrı, rakipleriniz olacaktır. Bir sonraki ekranda ilk çağın üç adasını göreceksiniz. Sol üst köşede o an aktif olan adanın haritası bulunmaktadır. Bu haritanın hemen sağında sizin yönettiğiniz tanrının yüzü vardır. En sağda ise bu adada size rakip olacak diğer tanrıların yüzleri bulunmaktadır. Ekranın sol alt köşesinde ise, o çağda adaları ele geçirmek için kullanacağınız adam sayınızı görmektesiniz. Başlangıçta sadece 100 adamınız bulunmakta. Adalar arasında seçim yapmak için ya ekranın ortasında bulunan ada resimlerinin üstüne ya da sol üst tarafta ada haritasının altında bulunan adanın isminin üstüne mouse ile basmanız gereklidir. Hangi adayı oynayacağınıza karar verdiğiniz zaman, PLAY ISLAND yazısının üstüne gelip mouse ile basmanız yeterlidir. Adaların haritalarına baktığınızda birçok bölgeye ayrılmış olduklarını göreceksiniz. Sizin yapmanız gereken kendi kalenizi bu bölgelerden birine yerleştirmektir. Ama kaleyi adaya yerleştirmeden önce kalenin içine koymanız gereken adam sayısını belirlemek zorundasınız. Adanın büyüklüğünü ve rakiplerinizin gücünü göz önüne alarak istediğiniz miktarı belirleyin. Mouse'u kullanarak kale resminin altındaki parlak beyaz sıfırın üstüne gelin. Mouse'un sol tuşunu basılı tutarak adam sayınızı arttırabilir, sağ tuşuna basarak da adamlarınızı yeniden MAN POOL'a geri gönderebilirsiniz. Adam sayınızı ayarladıktan sonra ada üzerinde rakipleriniz tarafından seçilmemiş olan bir bölgeye mouse tuşu ile kalenizi yerleştirin.
Artık savaş başlıyor. Unutmayın ki bu adalarda kullanmayıp man pool'da bıraktığınız adamlarınız o bölümün diğer adalarında kullanılacaklar. Adam sayınız kısıtlı olduğundan, bir çağa girdiğinizde önce adaların büyüklüğüne bakıp hangi ada için ne kadar adam kullanacağınıza önceden karar vermeniz iyi olur. Her çağ sonunda da, o çağda kullanılmamış olan adamlarınız bir sonraki çağa aktarılacaktır. Ayrıca her yeni çağa geçişinizde size fazladan yüz adam verilecektir. Adaya girdiğinizde ekranın sol üst köşesinde adanın haritasını göreceksiniz. Her ada en fazla dörde dört
OSMAN TAKAOĞLU ve SÜHA BAYRAKTAR olmak üzere on altı bölgeden oluşuyor. Bölgeler boş olabilir veya üstlerinde bir kale bulunabilir. Ayrıca her bölgede her biri farklı bir tanrıya ait dört adet ordu; her orduda en fazla 250'şer adam bulunabilir. Harita üzerinde her kale kareler şeklinde, her ordu da küçük yuvarlaklar şeklinde gösterilmiştir. Haritanın yanında bulunan renkli kalkanların her biri bir tanrıyı ifade etmektedir. Bir bölgeye gelip mouse ile bastığınızda ekranın sağ tarafında o bölgenin büyütülmüş görüntüsü önünüze gelecektir. Haritada da o an görmekte olduğunuz bölgenin etrafında renkli bir kare olacaktır. Bu görüntü üzerinde o bölgede bulunan bina sayısını ve cinslerini, aynı zamanda da o bölgede bulunan fakat kale dışında bulunan orduları görebilirsiniz. Oyunun güzel özelliklerinden biri de o bölgede gördüğünüz ordunun asker sayısının gerçekte orduda var olan sayıyla orantılı olması. Ayrıca askerlerinizin giyimi her değişik silahta değişmekte. Ordular arasında yapılan savaşları da bu büyütülmüş görüntüde izleyebiliyorsunuz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 66
Oyun firmaları ne kadar yaptıkları oyunların birbirlerine benzemediğini söyleseler de işte tipik konulu bir oyun daha. Oyunumuz ROBOZONE, gelecekte geçiyor. IMAGE WORKS tarafından piyasaya sürülen oyun, adı duyulmamış bir software takımı tarafından yazılmış. Oyunumuz iki disket. İlk diskette oyunun demosu bulunuyor. Demo oldukça güzel yapılmış. KILLING GAME SHOW tarzı grafikler ve mükemmel ses efektleri bu demoda mevcut. Film gibi oturup baştan sona seyrediyoruz. Demomuz oldukça uzun sürüyor. Eğer oyunumuzu oynamak istiyorsanız bilgisayarınızı resetleyin ve ikinci disketi takın.
Nükleer savaştan sonra geçen bir oyun daha. New York ve savaş sonrası. Her taraf harap olmuş, evler kentler yıkılmış. Her şey yok olmuş. İnsanlar zor durumda. Dünyayı makineler yönetiyor. Tüm kontrol robotların elinde. Amacınız bu robotları yok edip dünyayı huzura eriştirmek. Bu işlemi yaparken dev bir mekanik kullanıyoruz. Bu mekaniğe BATTLETECH'de diyebiliriz. Kendini devamlı yenileyebilen ve oldukça kuvvetli bir silah gücüne sahip bir BATTLETECH.
ROBOZONE
Hazırsanız oyunumuza başlayalım. Oyunun ana ekranında biraz beklerseniz kullanabileceğiniz tuşları görebilirsiniz.
Sağa sola hareket eden ve zıplayan bir robotu yönetmek hiç de kolay olmuyor değil mi? Özellikle yönettiğimiz alanlar dar koridorlar olursa. Zıpladığınızda eğer üzerinizde duvar ya da toprak parçası varsa robotumuzun enerjisi azalıyor. En çok enerji kaybettiren hareket bu oluyor. Sağa sola doğru ilerlerken boşluklara rastlayabiliyoruz. Buraları aşağı ya da yukarıdaki platformlara çıkmak için kullanabilirsiniz. Aşağı inmek oldukça basit. Yukarı çıkmak için şöyle bir hareket yapabilirsiniz. Joystick kolunu aşağıya çekerek robotunuzu oturtun, sonra joystick kolunu yukarı itin ve hoop. Platformların üzerlerinde silahlar bulabiliyoruz. Yalnız bu silahlar sınırlı. Sağ üstte silahın adını ve kalan mermi sayısını görebilirsiniz. Ayrıca silahlar gibi enerji tüpleri bulabilirsiniz. Bu enerji tüpleri enerji seviyenizi maximum'a çıkarır.
Tüm bu işlerin yanı sıra size saldıran yaratıklar ve robotlar da mevcut. İnsanı sinir eden tek şey, düşman sayısının çokluğu. Hareketli düşmanların yanı sıra sabit düşmanlar da var: Ateş püsküren makinalar ve yukarıdan damlayan sular. İnsanı çıldırtan bu kargaşa içinde oyunu bitirmek neredeyse imkansız gibi gözüküyor. Oyunda başarılı olmak için bazı yerlerde reflekslerinize bazı yerlerde de zekanıza ihtiyacınız olacak; tabii bir de kademe haritalarını çıkarmaya. Bu haritaları AMIGA SALATASI köşesine de gönderebilirsiniz. Kademe aralarında oldukça güzel çizilmiş resimler görüyoruz. Ayrıca oyuna başlamadan önce biraz beklerseniz güzel bir robot animasyonu görüyorsunuz.
Oyunumuz shoot'em up'çıları mutlu edecek. Güzel grafikleri ve hızıyla tam bir arcade. Bu ay bu türü sevenler için tavsiye edebileceğim tek oyun. Mega başarılar.
IMAGE WORKS / 512K 2 DİSKET
GRAFİK ........................... : %80 SES ................................. : %70 OYNANABİLİRLİK............: %70 GENEL ............................ : %70