Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 53
Amiga gibi müthiş bir bilgisayarı almış olmanın sevinci ile bilgisayarcıma koştuğum gün, dün gibi aklımda. Elimdeki disketlerin türünü verip 'süper oyunlar istiyorum' demiştim. Disketlerimi full doldurup cebimde son kalanları da oraya bıraktıktan sonra, eve deliler gibi koşarak geri döndüm. Şu anda tam olarak kaç disket olduğunu hatırlamıyorum ama, dönemine göre süper oyunları aldığım hâlâ aklımda. Aldığım oyunlardan birinin etkisi, bende o günden beri devam etmekte. O günden sonra belki binlerce oyun, disketlerimi eskitti. Bir çoğunun adını dahi bilmeden sadece oynadım. Ama o oyun öylesine hoşuma gitmişti ki, adını bugün bile unutamadım. O müthiş oyunun adı POW'du. Oyunun grafikleri gerçekten müthişti. Yeşilin her tonunun kullanılmış olması, insanı cezbeden bir özelliğe sahip olmasını sağlıyordu. Köprülerin uçurulması, hemşirelerin arasından düşmanların ayıklanıp vurulması, kelimenin tam anlamıyla mükemmeldi. Özellikle konunun ve oyunun oynanış tarzının bana çok değişik gelmesi, belki de aklımda kalmasına neden olmuştu. Daha sonraları da benzer konularda bir sürü oyun piyasaya çıktı. Bunlardan Operation Thunderbolt bir hayli ilgi çekiciydi. Elimize son geçen oyunlardan Sharkey's Moll, aklımıza POW'u getirmesi bakımından hemen ilgimizi çekti. POW'da rakiplerinizi diğer canlılara zarar vermeden avlamak zorunda olduğunuzdan, biraz tedirgin oluyordunuz. Bu oyunda ise, her şey serbest. Hiçbir sınırlama yok, gangsterleri canınızın istediği gibi avlıyorsunuz. Ve bunu yaparken, inanın büyük bir zevk alıyorsunuz. Oyunu yüklediğinizde, önünüze ilk olarak oyunu konu alan güzel bir resim gelecektir. 1960'lardan kalan klasik gangster silahlarını göreceksiniz. İşte ondan sonra her şeyin hazır olması gerekiyor. Çünkü kendinizi aniden amansız bir çarpışmanın tam ortasında bulacaksınız. Oyunda, sizin de fark edeceğiniz gibi, dört tane tehlike var. Bunlardan en önemlileri, ekranın hemen önünde belirenler. Bunları vurmak çok kolay. Ama diğerleri ile uğraşırken, bunları kolay diye ihmal etmemeniz gerekiyor. Daha sonra arka plandaki adamlar geliyor. Farkındaysanız en kalabalık saldıran da, bu grup oluyor. Üçüncü grubu sağdan
Sharkey's Moll
iyi ve soldan saldıran arabalar oluşturuyor. Sizi bekleyen son tehlike ise, bazı evlerin camlarında gizlenmiş durumda. Bazı evlerin pencerelerinde cam olmaması, hemen dikkatinizi çekecektir. Her camda olmasa da çoğundan size ateş edilecektir. Bunun için önlem almanız gerekiyor. Oyunda sınırlı sayıda mermiye sahipsiniz. Bunu ekrandaki AMMO'dan kalan şarjör olarak görebilirsiniz. Ek şarjörün oyun esnasında alınabiliyor olması, oyunun olumlu anlarından. Bunun gerçekleşebilmesi için yukarıda bahsettiğim penceredeki adamları takip etmeniz gerekiyor. Bunları vurduğunuzda, bir sinyal eşliğinde hanenize ek bir şarjör eklenecektir. Ayrıca çok sıkıştığınızda, elinizdeki üç bombadan bir tanesini kullanabilirsiniz. Bunun için mouse'un diğer tuşunu kullanmanız yeterlidir. Bunu gerçekleştirdiğinizde, arkadaki arabalarla birlikte, adamların hepsinin yok olduğunu göreceksiniz. Biraz ilerlediğinizde, adamlardan birinin teslim olduğuna şahit olacaksınız. Bu adamı sakın vurmayın. Çünkü bu bölümde diğer tüm gangsterler ölmüş olacak. Bu son gangster sıkıştığından elindeki adresi size vermek zorunda kalacak. Eğer bu adamı kazayla da olsa öldürürseniz, çok önemli bir fırsatı elinizden kaçırmış olacaksınız. İkinci bölüme geçtiğinizde, bu kez kendinizi kapalı bir depoda bulacaksınız. Bu bölümde, ek şarjör için sandıkların arkasında saklanan adamları vurmak zorundasınız. Yine sıkıştığınızda bombalarınızı kullanmayı sakın ihmal etmeyin. Sharkey's Moll, oynamaya değer bir oyun. Grafiklerindeki canlılık ve efektlerindeki gerçekçilik sizi de etkileyecektir. Öyle tahmin ediyorum ki yıllar önce James ve Cliff, KILL'EM ALL'u bu oyunu düşünerek bestelediler..! Ne dersiniz.? : % 80 OYNANABİLİRLİK
007525
Moli
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 52
F7 SFX: Ses efektlerini açıp kapatıyor sunuz F8 DEMO: Oyunu bilgisayar kendi ken dine oynayarak size demo yapar. Bu oyu na. İlk başlayanlar için yararlı olabilir. En azından oyunun oynanışı açısından size daha çok bilgi verir
F9 START: Tüm ayarlamaları yaptıktan sonra artık oyuna başlamaya hazırsanız bu seçeneği klikleyin. LANGUAGE: Oyunun oynandığı dili ayarlıyorsunuz. Almanca, İngilizce ve Fransızca gibi temel dillerin yanında birkaç ilginç dil de seçenekler arasında mevcut. Oyun esnasında ana menüye geçmek için ya da oyunu bitirmek için F10 tuşuna basmalısınız. Her şeyi ayarladınız ve oyuna başladınız, hatta oyunu bitirdiniz. Şimdi sıra
NORMAL kimin kazandığına geldi. Yarattığınız ve geçirdiğiniz her balon size 2 puan kazandırıyor. Ancak bazı özel karelerdeki balonlar 4 hatta 6 puan bile kazandırabiliyor. Balonlar tek tek sayılıp puanlama sonunda kazanan ortaya çıkıyor ve bilgisayar bile kazananı alkışlıyor. Ne de olsa yenemediğin eli öpeceksin. Sanırım bilgisayar da bu mantığı benimsemiş.
Artık beraber oynayacağınız, oldukça zevkli bir oyuna sahipsiniz. Geriye kalan, bu oyunda ustalaşıp rakiplerinizi kıvrak zekanızla ve edindiğiniz yeni stratejilerle çabukça yenmek. Aynı satrançta olduğu gibi Ball Game'de de oyuna başlamak için yaptığınız ilk hamle ve gidiş şekliniz çok önemli. Zamanla tek sıra balon yaratmak ya da toplu halde balonlar yaratıp ilerlemek arasında, kendinize başarılı bir strateji seçeceksiniz. Zafer sizin elinizde. Ancak size tavsiyem, balon yaratmaktan çok rakiplerinizin balonlarını çalmaya bakın. Böylece hem kendi balon sayınızı yükseltir, hem de rakiplerinizin balonlarını azaltmış olursunuz. Size bu zevkli ve rekabet dolu oyunda başarılı saatler diliyorum. Çünkü eminim ki Ball Game, saatlerce başından ayrılamayacağınız bir oyun olacak. Hoşçakalın. %65 %95 GENEL