Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 58
Güzel prenses kötü güçler tarafından esir alınır. Karanlığın güçleri nefretlerini birleştirmişlerdir. Tek amaçları büyük bir intikamın peşinden koşmaktır. Prenses de büyük bir karamsarlığa kapılmıştır. İşte tam bu sırada büyük kahraman CALUMN kapıları kırarak içeriye girer, imkansızı başarır ve prensesi güçlü kollarıyla bağlı olduğu yerden kurtarır.
İşte BATTLE BOUND'un ana teması böyle başlıyor. Oyunu ilk oynayışımızda, oldukça iyi niyetli bir çalışma olduğunu anlamıştık. Daha oyunun demosunda, bu fikir kafamıza yerleşmişti. Çünkü yukarıda çok kısa olarak anlattığım olay bir kaç kareye çok iyi bir şekilde yansıtılmıştı.
Oyun bu türün klasikleri gibi sağa doğru ilerlenerek oynanıyor. Calumn koşarak başladığı oyunu, giderek ağırlaşan bir tempoda sürdürüyor. Oyun boyunca size saldıran rakipleriniz oldukça kuvvetli. Diğer oyunlarda olduğu gibi bir, iki silah darbesiyle ölecek gibi değiller. Calumn'un tek silahı onun çok güvendiği baltası. Hasımlarının üstüne, hep bu silahıyla saldırıyor. Eğer mecbur kalırsa yakın dövüşte yumruklarını da kullanıyor. Sarı saçlı rakiplerinin öylesine süper güçleri var ki, bunları bir defada öldürmek imkânsız. En azından üç defa peş peşe öldürmeniz gerekiyor, ilk önce tamam öldürdüm deyip rahat hareket edebilirsiniz. Ama öldürdüğünüz adamın canlandığını gördüğünüzde, oldukça şaşırıyorsunuz. Bu rakipleriniz size üç yoldan saldırı düzenleyebiliyor. Bunlardan ilk ikisi, size yakınken etkili olabiliyor. Bunlar rakiplerin yumruk ve baltaları. Üçüncüsünde ise saldırı bu sefer bir ok yardımıyla gerçekleşiyor. Böyle bir anda rakibinize pek yaklaşmayın. Size ateş ettiğinde merminin geçmesini beklemeniz lazım. Bunun için, joystick'inizi aşağı doğru çekmeniz yeterli olacaktır. Biraz daha ilerlediğinizde peş peşe sıralanmış bataklıklara rastlayacaksınız. Bence oyunun en zor yeri burası. Çünkü bataklık olan kısımlar öylesine belirsiz ki, geldiğinizin bile farkına varmıyorsunuz. Hele oyunun heyecanına kendinizi kaptırmışsanız, buraları fark etmek daha da güçleşiyor. Bu bataklıkları atlamak için joystick'i sağ çapraza itmeniz lazım. Buraları da geçtiğinizde, bu sefer canavar bitkilere rastlayacaksınız. Bunlar sağlı sollu yaprak atarak sizi yok etmeye çalışacaklardır. Bu esnada yukarıdan meteor yağmurunun başladığını göreceksiniz. Bunun hemen sonrasında Beast'i hatırlatan bazı manzaralarla karşılaşacaksınız. Bir ara öyle bir yere geliyorsunuz ki, ortalık bir anda karışıveriyor. Hangi biriyle uğraşacağınızı şaşırıyorsunuz. Sonlara doğru adamınız yolun sonuna gelecek ve o esnada sağanak şeklinde yağmur yağmaya başlayacak. Biraz beklediğinizde ekranın sağından oldukça değişik bir yaratığın çıktığını göreceksiniz. Hem suyun altından hem de üstünde ateş edebilmesi oldukça değişik bir olay. Bu arada vurduğunuz adamlardan çıkan kanların da yerde kalması dikkatinizi çekmiştir umarım. Oyun boyunca gücünüzü yatay bir şekilde duran kırmızı çizgi belirleyecek.
BATTLE BOUND'un grafikleri orta düzeyde. Öyle fazla bir efekt özelliğinin de bulunmamasına rağmen yine de zevkle oynayacağınızı tahmin ediyorum. Siz bu oyunu en iyisi mi bir deneyin. Hepinize başarılar..
SES.......................................: % 60 GRAFİK................................ : % 65 OYNANABİLİRLİK............... : % 70 GENEL................................. : % 70 Battle Sound
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 59
Merhaba sevgili arkadaşlar.. Geçtiğimiz ay ülkemize bir hayli yeni oyun geldi. Bunların çoğunu hâlâ sevilerek oynanan Shoot 'Em Up'lar oluşturdu. İçlerinden sadece birkaçı spor karşılaşmalarıyla ilgiliydi. Bildiğiniz gibi son zamanlarda spor oyunlarında gözle görülür bir konu arayışı var. Artık klasik oyunların yerine hiç denenmemiş ve enteresan oyunlar çıkarılmaya çalışılıyor. Tabii ki bunların temelinde günümüzün sevilen sporları yatmakta. En güzel örneğini birkaç ay önce piyasaya sürülen ve oldukça da sevilen Speedball'da gördük. Konusunu hemen hemen futbolun geneline dayandıran bu oyunun içeriği bir hayli zengindi. Birkaç yan unsurla temel futboldan ayırt edilmişti. Önümüzdeki aylarda kendisinden bir hayli söz ettirecek olan bir oyunu, bu ayki tanıtım listemize aldık. Oyunun adı: STORMBALL.. Oyun tam bir animasyon harikası. Bazı hareketlerin üç boyutlu tasvir edilmiş olması gerçekten çok etkileyici. Karşılıklı top atmanın ana konusunu oluşturması bize tenis karşılaşmalarını çağrıştırdı. Ama siz de oyunu gördüğünüzde uzaktan yakından hiçbir oyuna benzemediğini anlayacaksınız. İkili spor karşılaşmalarının yaygın olarak oynandığı bu günlerde, böyle bir oyunun çıkması bizleri bir hayli sevindirdi. Dilerseniz lafı fazla uzatmayalım ve hemen oyunun ana hatlarına şöyle bir göz atalım..
Disketinizi yüklemeye başladığınızda son derece güzel tasvir edilmiş bir şehrin görüntüsüne rastlayacaksınız. Burada maçları yapacağınız stadyumun üstten görünüşüyle metrolar ve uzay araçları hemen dikkatinizi çekecektir. Kodunuzu girdikten sonra stadın tam karşısına gelmiş olacaksınız. Burada sizin de gördüğünüz gibi oyunun dört ana menüsü mevcut. Dilerseniz en soldaki olan S.I.D.D. ile başlayalım. Burayı seçtiğinizde karşılaşmaları SIDD adı verilen bir robotla yapacaksınız. Robotun özelliklerini buradan ayarlamanız mümkün. STRENGTH'ten dayanma gücünü, SPEED'ten topu atış ve topa hamle hızını, ACCURACY'den ise kararlılığını ayarlayabilirsiniz. Oyuna alışma derecesine göre bu ayarlamaları oyundan yaparsanız daha da fazla zevk alabilirsiniz. Alttaki üçlüden PITCH'i seçtiğinizde saha seçimini yapabilirsiniz. Artı ve eksileri kullanarak istediğiniz sahanın seçimini yapmanız mümkün. PLAY dediğinizde yaptığınız düzenlemeler esas alınarak direkt oyuna girebilirsiniz. EXIT sizi ana menüye geri döndürecektir. VS yazılı bölümü seçtiğinizde PLAYER 2'nin kontrol tablosunu göreceksiniz. İlk önce NEW ile hangi porttan oynayacağınızı seçin. Yine PITCH ile saha seçimi yaparken PLAY ile oyuna girebilirsiniz. Soldaki rakamlar seçtiğiniz sahanın numarasını görebilirsiniz. Ana menüden OPTIONS'u seçtiğinizde altı ana bölüm göreceksiniz. CHANGE KEYS oyunu klavye ile oynarken hangi tuşları kullanacağınızı belirtmeye yarar. QUARTER'dan kaç devreli oynayacağınızı, TIME OUT'tan zamanınızı ayarlayabilirsiniz. PLAYER 1'den ise oyunu nereden (Joystick-klavye) oynayacağınızı seçebilirsiniz. PITCH EDITOR yardımıyla oyunun geneline etki eden değişiklikleri gerçekleştirmeniz mümkün. Bu bölümden EDIT dediğinizde, seçtiğiniz saha üstündeki düzenlemeleri yapabilirsiniz. Oyun içinde alabileceğiniz 10 ila 300 arasındaki puanlarla, size avantaj getiren bölgeleri seçip istediğiniz yere koyabilirsiniz.
Cursor'lar yardımıyla bu seçeneklerin yerlerini değiştirebilirsiniz. Saha içinde yaptığınız değişiklikler simetri olarak aynen diğer sahaya yansıyacaktır. SAVE kısmından yaptığınız değişiklikleri kaydederken LOAD kısmından bunları yükleyebilirsiniz. Seçim yaptığınız yerden ESC tuşu yardımıyla çıkabilirsiniz.
Üzerinde dolar işareti olan son kısmı seçtiğinizde, karşınıza 11 tane resim gelecektir. İlk önce adınızı girip bu 11 kişiden biri olacaksınız. Bilgisayar genelde sol alttaki karakteri size veriyor. Seçtiğiniz adamların yaşlarından kazandıkları başarılara kadar her türlü bilgiyi buradan alabiliyorsunuz. PLAY dediğinizde kısa bir yüklemenin ardından bir menajer göreceksiniz. Cebinden bir kağıt çıkararak adamın sizinle maç yapıp yapamayacağını söylüyor. Eğer oynayabileceğiniz birini bulursanız hemen karşılaşmalara geçiliyor. Bu bölümde maç yaparsanız SIDD'de olduğu gibi karşılaşmayı tek bir ekranda görebilirsiniz. Eğer VS yazılı yerden maça başlarsanız ekranın ikiye ayrıldığını göreceksiniz. Buradaki kamera sizi hem önden, hem de arkadan görüntüleyecektir.
Ekranın üstündeki ok size topun nerede olduğunu göstermekte. Topu attığınız ya da kovaladığınızda bu okun yardımını göreceksiniz. Attığınız top sahanın çeşitli yerlerine gizlenmiş olan puanları toplayacaktır. Bu puanlar, Player yazan bölümdeki hanelerden beyaz olanın hesabına geçirilecektir. Toplanan puanları da ekranın ortasında görebilirsiniz. Oyun sahası içinde çubuk gibi yatay bir çizgi, sizin topu kullanma sürenizi göstermekte. Bu çizgi tükendiğinde hakem TIME OUT diye bağıracaktır. En soldaki ışıklar ise 'QUARTER'ları göstermekte. Devre aralarında istediğiniz takdirde o ana kadar yaptığınız maçın bir değerlendirmesini alabilirsiniz. Burada aldığınız puanlardan yaptığınız faullere kadar her şeyi bir rapor halinde size bildiriliyor. Ayrıca oyunu oynarken saha içinde çeşitli levhalar göreceksiniz. Bunların üstüne topu atarak, parçalamaya çalışın. Bazen x2 yazısını göreceksiniz. Bu anda, puanınız ikiye katlanarak hanenize işlenecektir.
Oyunun uçan bir kaykayda oynanıyormuş hissi verilmesi bize Back To The Future'u anımsattı. Oyunun hemen başında oynayacağınız sahanın tanıtımı gerçekten çok iyi düşünülmüş. Oyunun müziği ise, son derece başarılı. Aynı şeyi, oyunun grafikleri ve oynanabilirliği için de söyleyebiliriz. Belki de çok ileri bir tarihte oynanabilecek böyle bir oyunu günümüzde oynamak son derece zevkli bir olay. Böyle zevkli ve güzel bir oyunu hiçbirinizin kaçırmayacağınızı tahmin ediyorum. Gelecek aya kadar hepiniz hoşça kalın..
GRAFİK ............................... : % 75 SES.......................................:%80 OYNANABİLİRLİK............... : % 90 GENEL..................................: % 80