Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 71
METAL MUTANT
İleriki bir tarihteyiz, o zamanın dünyası harap olmuş durumda ve çevrede yaşayan çok az sayıda canlı bulunmakta. Bunun sorumlusu da her şeyi kontrolü altına alan görünmez bir güç. Bu durumdan kurtulmak için zamanın bilginleri çok değişik bir teknoloji geliştirerek üç tane robot yaratıp, bu robotları çok zor bir yolculuğa hazırlıyorlar ama birden...
Evet, anladığınız gibi oyunumuz gelecekte geçiyor ve siz bu üç robotu yönetiyorsunuz. Her robotun değişik bazı avantajları ve dezavantajları var. Robotlarımız savaşçı robot, dinozor robot ve ufak robot. Biz bu robotlardan savaşçı robotu yönetiyoruz diyelim, eğer başka bir robota dönüşmek istiyorsak joystiği aşağıya çekip ateşe basınca bir anda o robot kaybolup yerine başka bir robot geliyor.
İşte oyunun ilginç tarafı da burada, tam bir yerde ben öldüm dediğiniz anda başka bir robota dönüşerek oradan kurtulabiliyorsunuz. Oyunda genel olarak savaşçı robotu yönetin. Çünkü o daha hızlı ve sıçrama yeteneğine de sahip, ancak onun yapamadıklarını diğer robotlar yapabiliyor. Mesela, ufak bir yerden geçmek gerekiyor, savaşçı robot buradan geçemez hemen joystiği aşağıya çekerek ateşe basın ve ufak robotu çağırarak buradan geçebilirsiniz. Gittiğiniz yol boyunca birçok düşman sizi öldürmeye çalışıyor. Bunların nereden geleceği hiç belli değil, onun için yolda ilerlerken savaşçı robotunuzla devamlı zıplayın. Üzerinize gelen canlıların hepsini tek bir robot öldüremiyor. Mesela savaşçı robotu yönetirken, kısa bir yaratık sizi öldürmeye çalışıyorsa, siz de hemen dinozor robotunuzu çağırıyor ve onu ezerek öldürüyorsunuz. Her robotunuzun değişik öldürme şekilleri var. Savaşçı robotunuz yukarıdan gelen canlıları özel silahıyla öldürüyor, dinozor robotunuz aşağıdan gelen canlıları öldürüyor ve ufak robotunuz da devamlı ateş edebiliyor. Oyun ilk yüklendiğinde size büyük grafiklerle robotlarınızın özellikleri anlatılıyor, daha sonra oyunda isterseniz training yapabiliyor veya hemen oyuna başlayabiliyorsunuz. Oyunu daha iyi anlamanız açısından ilk önce training'i seçerek biraz alıştırma yapın daha sonra start ile oyuna başlayabilirsiniz. Oyunda toplam üç kademe var ve istediğiniz kademeden başlayabilirsiniz ancak ikinci ve üçüncü kademeler biraz zor olduğundan siz önce birinci kademeden başlayın.
Oyunun grafikleri mükemmele yakın, sesler ise idare eder. Oyun genelde biraz ağır ama bazı yerler gerçekten çok zevkli. Eğer birkaç saat vakit geçirecek bir oyun arıyorsanız tercihiniz Metal Mutant olsun.
Bazı oyunlar vardır, başına oturduğunuzda zamanın nasıl geçtiğini anlayamazsınız. İşte bu oyunların birçoğunu beceri ve zeka oyunları oluşturur. Daha önceleri oyun programcıları tek tür üzerinde çalışma yaparlardı; bunlar ya zeka, ya arcade ya da beceri isteyen oyunlardı. Ancak şimdi beceri ve zekanın birleşiminden oluşan birçok oyun var. Bunların bazıları çok iyi, bazıları ise kötü. Şimdi tanıtacağımız oyun kötülerin arasından biraz sıyrılacak niteliklere sahip. Oyundaki amacımız çok basit ama uygulamak hiç de kolay değil. Labirent benzeri bir yerde dizilmiş olan kırmızı boşluklara, çeşitli yerlerde bulunan köşeli taşları yerleştirmemiz lazım ancak çok dikkatli olmalısınız çünkü bir taşı yanlış yere iterseniz oyunu hayatta geçemezsiniz. Ayrıca bir taşı kırmızı boşluklara koyarken de dikkat etmelisiniz. Sadece bir taş itebiliyorsunuz. İki taşı arka arkaya itemezsiniz. Bunun yanında taşları dizerken bir parça zekanızı çalıştırmanız gerekiyor. Bu çok önemli, onun için oyunun en başında ne yapacağınıza iyice karar verin ve acele etmeyin, nasıl olsa süre sınırlaması yok. Oyunda toplam olarak yüz level var. Hepsi de birbirinden farklı ve zor, anlaşılan bu ay bayağı terleyeceksiniz. Sizlere level kodlarını vermiyorum çünkü oyun yüklenirken level kodları ekranda yazıyor ancak kısa sürüyor, onun için oyunu oynamadan evvel bir diskmaster'la oyunun startup-sequence'ini okuyup burada bir kenara oyunun tüm kodlarını yazabilirsiniz. Başlarken sağ tarafta play seçeneği var. Eğer joystiği yukarıya doğru iterseniz show yazısı, bir daha iterseniz edit yazısı çıkacaktır. Bunlardan show ile oyunda yapılan high score'ları görebilirsiniz. Edit ile kendiniz bir level hazırlayabilirsiniz ve sonra onu istediğiniz bir level'ın yerine save edebilirsiniz.
Sonuçta Movem sizi bayağı oyalayacak bir oyun. Grafiklerde fazla detaya inilmemiş ama müzikler mükemmel yapılmış. Bu oyunu almakta hala tereddüt ediyorsanız bir kere deneyin bence, beğeneceksiniz ama zevkler ve renkler tartışılmaz, hoşça kalın.
Merhaba sevgili arkadaşlar. Bu yazımızı sevimli küçükler için yazıyoruz. Çünkü oyunumuz daha çok onlara hitap ediyor. Ama siz de benim gibi değişik olan her oyundan hoşlanıyorsanız, bize katılabilirsiniz.
Hemen her ay bir firma, çocukları düşünerek bir oyun piyasaya sürüyor. Geçtiğimiz aylarda çıkan Yogi Bear ve Mickey In The Zoo oldukça sevildi. Bunun sebebi, hem kahramanlarının son derece sevimli olması, hem de oyunun oynanabilirliğinin fazla olmasıydı. Bu ay elimize geçen onlarca oyun içinde TOP CAT'e rastladık ve hemen sizi haberdar etmek istedik. HI-TEC SOFTWARE'in piyasaya sürdüğü bu oyun, Yogi Bear'a çok benziyor. Bildiğiniz gibi o oyunda da ayınızın karnını doyurarak ipuçlarını topluyordunuz. Bu sefer çok sevimli bir kediyle buna benzer bir iş yapıyorsunuz. Oyun başladığında gücünüzü temsil eden süt şişesi ağzına kadar dolu oluyor. Ama hatalara başladınız mı, yavaş yavaş azalıyor ve en sonunda da tamamen boşalıyor. Önünüze çıkan muz, kiraz, elma gibi meyveleri FIRE yardımıyla almaya çalışın. Genelde size bunlar için 100'er puan verilecektir. Yanan ateşlerden, hareket halindeki toplardan ve kaykaylı çocuklardan uzak durmaya çaba gösterin. Bazen önünüze anahtarlar çıkabilir. Bunları da almayı sakın ihmal etmeyin. Oyunun ilerleyen bölümlerinde faydasını göreceksiniz. Ayrıca zaman zaman rastladığınız muzur kedileri kontrolünüz altına almanız mümkün.
TOP CAT, oldukça şirin bir oyun. Küçük kardeşiniz varsa, bu oyun onun için bire bir. Oyunun grafikleri ve müziği de doyurucu. Siz iyisi mi bu oyunu bir görün.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 70
MASTERBRAIN
Bu ay arkadaşlarınızla severek oynayacağınız bir oyunumuz var. Belki daha önce başka yerlerde örneklerini görmüş veya oynamışsınızdır; ortaya birden fazla kart koyulur. Tamamı 32 tane olan deste, 16 çift karttan oluşuyor. Bunlar ters çevrilerek karıştırılır ve düzenli bir şekilde dizilir. Bundan sonra kaç kişi oynuyorsa sırayla iki tane kağıt açarak aynı resmi bulmaya çalışır. Eğer aynı resmi bulamazsa açtığı kağıtları kapar ve oynama sırası diğer oyuncuya geçer. Aynı türden iki resim bulunursa o kağıtlar dışarı çıkarılır. Oyun böylece kağıtların tamamı çıkarılıncaya kadar sürer. İşte oyunumuz da yukarıda anlattığımızın aynısı. Oyuna başlamadan önce tek kişi mi iki kişi mi oynayacağınızı belirtiyorsunuz, daha sonra isminizi yazarak oyuna başlıyorsunuz. Oyunda kağıtlar düzenli bir şekilde karşınıza çıkıyor ve sıra sıra oyunu oynamaya başlıyorsunuz. En çok kağıt bulan taraf oyunu kazanmış oluyor. Oyunu oynarken çok dikkatli olun. Mesela, arkadaşınızın açtığı kağıtları dikkatle takip ederseniz diğer kağıtları bulmanız daha kolay olur. Bu oyuna aynı zamanda bir zeka oyunu da diyebiliriz. Çünkü neyin nerede olduğunu, ne zaman çıktığını ve hangi şekil olduğunu bilmek için biraz saksıyı, ay pardon, kafayı çalıştırmak gerek.
Oyun gerçekten eğlenceli. Eğer boş vaktiniz varsa müzik dinlemeyi, kitap okumayı bırakıp biraz da Masterbrain oynayın. Ama mümkünse bu oyunu mutlaka iki kişi oynayın. Böyle oynamak ve birilerini kızdırmak çok daha zevkli oluyor. Hepinize hoş zeka günler.
Oyun firmaları konu bulmakta güçlük çekiyor olacaklar ki, son aylarda birçok oyun arcade makinalarından uyarlanıyor. Hydra isimli oyunumuz da, bu tip makinalardan uyarlama. Ama maalesef arcade makinasının kalitesine erişemiyor. Oyunda siz Hydra kod isimli özel bir ajansınız ve özel sürat teknenizle size verilen değerli malları istenen yerlere götürmelisiniz. İlk göreviniz, Colorado'da ele geçirilen tehlikeli bir virüs olan Mutant virüsünü sağ salim California'daki Baja bölgesine götürmek. Tabii ki bu o kadar kolay değil. Sizi engellemek isteyen bir sürü düşman karşınıza çıkacak ve siz bunları öldüreceksiniz. İlk görevde fazla zorlanmanıza gerek yok; yalnız bir kere vurulduğunuzda taşıdığınız mal düşüyor. Onun için vurulmamaya bakın. Ama vurulsanız da bir süre sonra tekrar alabiliyorsunuz. Önünüze gelen her şeyi vurmayın, bazıları size ek silah bırakabiliyorlar. Ayrıca yoldaki, pardon, denizdeki her dolar torbasını almaya bakın. Bu arada fuel'inize de dikkat edin. Çok kısıtlı, onun için ilk görevde iki defa turbo motorlarını açın; zaten yakıtınız bitip yolda kaldığınız zaman, ekranda kırmızı yazılarla turbo motorlarını kullanmanızı istiyor. Turbo motorlarını kullanmak için space tuşuna basın. İlk görevi bitirdiğinizde, güzel bir bayan sizi öperek tebrik ediyor. İlk görevden sonra, motorunuzla "weapon shop"a giderek, topladığınız paralarla kendinize değişik silahlar alabilirsiniz. Benim tavsiyem fuel ve shield alın. Çünkü en çok bunlar lazım oluyor. İkinci göreviniz ise biraz daha zor ve gideceğiniz yol daha uzun. Burada Almanya'da çalınan değerli mücevherleri alıp İngiltere'ye götürmeniz gerek. Bu yüzden oldukça zorlanacağınızı tahmin ediyorum ama fuel aldığınız için yol boyunca yakıt derdiniz olmadan gidebilirsiniz. Bu görevde üç tane turbo motor kullanın; ama bunları da doğru yerlerde kullanmaya dikkat edin. Tabii her zamanki gibi yoldaki dolar torbalarını toplamayı da ihmal etmeyin. Burası aşırı zor olduğu için, trainer'sız oynanmıyor. Onun için oyunun trainer versiyonunu alın. Göreve başlamadan önce taşıyacağınız mal ve gideceğiniz yer size haritada gösteriliyor.
Oyunu Hard Drivin' 1, 2 ve Escape from Planet of the Robot Monsters oyunlarından tanıdığımız Domark firması yapmış. Grafikler ve müzikler oldukça iyi; ama sesler için aynı şey söylenemez. Oyunda motorla ilerlerken verilen hız duygusu, arcade makinasındaki gibi değil; eğer onun gibi olsaydı, oyun çok daha güzel olabilirdi. Oysa Amiga gibi üstün bir bilgisayarda, bu rahatlıkla yapılabilir; ama gene de grafikleri ve müzikleri için bu oyunu alıp birkaç gün oynayabilirsiniz. Hepinize bol şans dilerim.
Bu ay özellikle iki kişinin zevkle oynayacağı güzel bir oyunumuz var. Piyasadaki oyunları devamlı takip edenler çok eskiden çıkmış olan Four in One'ı hatırlarlar. O zaman oyun tek disketti ve içinde dört tane oyun vardı. Ancak içlerinde bir çizgi oyunu vardı ki bugün bile hala zevkle o oyunu oynarım. Aslında amacı basit olan çok kolay bir oyundu ama bazı oyunların oynanması için ille de grafik ve müzik istemez. Her neyse galiba biraz fazla açıldık şimdi tekrar oyunumuza dönelim. Slime Line'da amaç bir çizgiyi yöneterek önünüzde bulunan diğer çizgi bloklarına çarpmamak, bu arada ilerlerken yolda çıkan mavi kutuları da toplamak. Size hiç ilginç gelmedi değil mi? Ama bu oyunun esas zevki iki kişi oynarken çıkıyor. İki kişi oynarken hem birbirinizin yolunu kesiyorsunuz hem de mavi kutuları almak için yarışıyorsunuz.
Oyunda bir de çok önemli olan soru işaretleri çıkıyor. Bunlar belirli yerlerde aniden beliriyorlar. Bunları da mutlaka alın ama bir takım avantajları ve dezavantajları var. Mesela bazıları sizi aniden çok hızlı yaparken bazıları da çok yavaş yapıyor. Düşünsenize rakibiniz hızlı siz yavaş, ne kadar kötü. Bazı soru işaretleri skoru değiştiriyor, bazıları extra hak verirken bazıları da ise extra puan kazandırıyorlar. Bir de her mavi kutuyu aldıktan sonra çizginiz biraz daha uzuyor ve yaptığınız hareketler zorlaşıyor. Onun için iki kişi oynuyorsanız gördüğünüz her mavi kutuyu almayın ama unutmayın mavi kutular iyi puan veriyor. Siz oyunda devamlı soru işaretlerini kollayın artık ne çıkarsa bahtınıza.
Oyun gerçekten çok zevkli ama bu oyunu iki kişi oynayın, tek kişi oynarsanız zevki çıkmaz. Oyun sırasında çok güzel bir müzik devamlı çalıyor. Oyunu çok dikkatli oynamanız gerekiyor, yanlış bir hareket yaparsanız kurtarmanız çok zor oluyor. Yönettiğiniz çizgi devamlı ilerliyor ve gittiği yönün aksine hareket etmiyor. Evet, birkaç saat eğlenmek istiyorsanız bu oyunu mutlaka alın. İki kişi oynarken ortaya iddia koyarsanız oyun çok daha eğlenceli bir hal alıyor, laf aramızda ben çok kola kaybettim ama hepsini geri aldım (oyunla değil zorla). Bu oyunu bana temin eden Ogün, Salih ve Engin'e çok çok teşekkür ederim.