Amiga Dünyası sayı 14, sayfa 69
Sayfanın metni

Sayfa 69

CRIME DOES NOT PAY

Ekranın sağ alt köşesinde haritanız var. Yaya geçitlerinden bir üst ya da bir alt sokağa geçebilirsiniz. Sınırlı sayıda merminiz var. Karşınıza rakipler çıktığında, çok iyi ayar yapıp ateş etmeniz gerekiyor. Tam olarak ayarlayamazsanız, vurulabiliyorsunuz. Bu da gücünüzün azalmasına neden oluyor. Mermilerin bittiğini görünce hemen oradan uzaklaşmaya çalışın. Yoksa polisler gelip sizi yakalayabiliyor. Bazen bir eve girip araştırma yapabiliyorsunuz. O anda odadaki nesneler hakkında bilgi alıp kullanma imkanınız oluyor. Gücünüzün azaldığını gördüğünüz an, klavyeden S harfine basın. Şansınız varsa ek bir güç alabilirsiniz. Bu arada ateş ettikten sonra yürümeye devam edebilmek için, 5'e basmanız gerekiyor.

CRIME'ın grafik üstünlüğünden söz etmemiz pek mümkün değil. Konu olarak az çok diğer benzerlerinden farklılıkları var. Oyunu gördüğünüzde bir deneyin. Çünkü oyunu yorumlayabilmeniz için görmeniz şart.

Araştırma yapıp delil toplamayı ve biraz da macerayı seviyorsanız, tam size göre bir oyunumuz var. Biraz sabır isteyen, karşısında vakit sınırının olmaması gereken bir oyun. Adı: CRIME DOES NOT PAY. Aslına bakarsanız, bu tür oyunlar piyasada bir hayli fazla. Sürekli gezip bir şeyler arıyorsunuz. Karşınıza çıkan tehlikelerle mücadele edip çatışmalara giriyorsunuz. Konu olarak pek farklılık göstermeyen oyunun tek çekici yanı, bir parça zorluğunun olması. Bu zorluk da olmasa, herhalde pek çekilmezdi.

Oyunun başlangıcında ikişerli gruba ayrılmış altı kişi göreceksiniz. Bunlardan Giuseppe, Sophia ve Georgio birinci grubu; Shang, Xu ve Irene ikinci grubu oluşturuyor. Oyun kolunu sağa sola iterek bu grupları görebilirsiniz. Hangi grubu istiyorsanız, o grup ekrandayken fire'a basın. Bundan sonra mücadeleyi bu seçtiğiniz üç kişiyle sürdüreceksiniz. Oyuna girdiğinizde sağa doğru ilerlemeye başlayın.

Eski Commodore'cular hatırlarlar, o zamanlar Lode Runner diye bir oyun vardı. Oyunun konusu çok basitti ama oynanabilirliği çok fazlaydı ve en az Boulderdash kadar zevkliydi. Oyunda siz bir küçük adamı canlandırıyordunuz ve her bölümdeki taşları veya meyveleri alarak diğer bölümlere geçmeye çalışıyordunuz. Tabii mutlaka sizi engelleyen birkaç kişi vardı. Bunlar, nereye giderseniz gidin peşinizden gelerek sizi öldürmeye çalışıyorlardı, bunlara karşı tek savunma aracınız ise zekanız ve kazmanızdı.

İşte Commodore'da oynadığımız, daha doğrusu benim çılgınca oynadığım Ice Runner, şimdi daha gelişmiş olarak Amiga'da siz oyunseverlerin karşısına çıkıyor. Ancak hemen şunu belirteyim; oyunumuz, Commodore versiyonundan bir hayli iyi ve hızlı. Onun için sıkılmadan oynayabilirsiniz. Şimdi oyun hakkında kısa bilgiler vermeye devam edelim: Her level buz halinde taşlardan ve merdivenlerden oluşmuş. Almanız gereken meyveler çeşitli yerlere dağılmış ve peşinizdeki adamlar sizi devamlı takip ediyorlar. Sizin de, bu şartlar altında bütün meyveleri alıp bir sonraki level'a geçmeniz gerekiyor. Ancak adamımız ateş edemiyor ve yanında sadece kazması var. Eğer peşinizden adam gelirse (ki mutlaka gelecektir), ateş'e basıp yere bir çukur açıyorsunuz ve peşinizdeki adam da o çukura atlayıp bir süre sizi rahatsız etmiyor. Siz de isterseniz adamın üzerinden geçebilir ya da hiç geçmeden başka yere gidebilirsiniz. Bütün meyveleri topladıktan sonra, üstten bir merdiven uzuyor ve o merdivenden yukarı çıkarak bir sonraki level'a geçiyorsunuz. Ancak kazmanızı dikkatli ve doğru yerlerde kullanmaya bakın; çünkü o da sınırlı. Eğer biterse, son duanızı etmeye başlayabilirsiniz.

Görüldüğü gibi oyunumuz aslında basit, ancak biraz dikkatli olmak gerekiyor. Eğer boş vaktiniz varsa, bu oyunu rahatlıkla alıp oynayabilirsiniz. Başlangıçta oyun size biraz basit gelebilir, ama ilerledikçe çok terleyeceğinizi söyleyebilirim. Bu tip oyunları sevenler ve sevmeyenler alıp bir baksınlar; eminim ki bir Boulderdash kadar zevk verecek ve hastalık yaratacaktır. Ben okumakta olduğunuz yazıyı yazarken bile bu oyunu oynuyordum.

Öncelikle söylemeliyim ki, oyuna başlar başlamaz yerde her basışınızda enerjinizi azaltan tahta kazıklar var. Bu kazıklara dikkat etmelisiniz. Oyunda karşınıza çıkan canavarları öldürmek için, ateş tuşuna basın. Canavarların hepsi iki veya daha fazla vuruşta ölmezler, sersemlerler. Sersemleyen canavarların üzerinde kırmızı bir ok çıktığında canavarların üzerinden geçin. Canavar ancak o zaman ölür. Eğer canavarı sersemletip giderseniz, canavar tekrar canlanır.

Canavarların çıktıkları mağaraların içine girmek isterseniz, joystick kolunu kapının önündeyken aşağıya çekip içeri girebilirsiniz. Burada yarasalar ve aşağı yukarı inip çıkan örümcekler var. Bunlara dikkat edin. Yarasaları öldürebilirsiniz, ama örümcekleri asla öldüremezsiniz. Bunlardan başka, mağaralarda çeşitli meyve ve silahlar var. Ekranın üstündeki food (yiyecek) göstergesini, mağaradaki yiyecekleri yiyerek sonuna kadar doldurmalısınız. Eğer doldurmazsanız, o kademeyi geçemezsiniz.

Silahınızdan memnunsanız silah değiştirmenize gerek yok. Bu sizin seçiminize kalmış. Ayrıca mağara zemininde yanan ateşlere dikkat edin. Ateşler sizin enerjinizi azaltır. Oyunda karşınıza bazı sivri kayalar çıkacaktır. Bu kayaları ateşe basarak kırabilirsiniz, ama sakın ha üzerinden atlayayım demeyin. Eğer atlarsanız kayaya çarparsınız ve bir hakkınız gider. Sivri kayalardan başka bir de yumurtalar var. Bunları ateşe basıp kırın. Kırdığınız yumurtalardan puan alacaksınız.

Bunlar dışında karşınıza size hindistan cevizi atan maymunlar çıkacak. Maymunun attığı hindistan cevizlerini ateşe basıp vuramazsınız. Bunlar sizin enerjinizi ve daha sonra hakkınızı bitirir. Ayrıca ateş topu atan canavarlar da çıkacaktır. Bu canavarlarda da maymuna uygulanması gereken yöntemi uygulamanız gerekir.

Oyunda kullanılan tuşlar da şunlar:

SAĞ / SOL / YUKARI / AŞAĞI= CURSOR tuşları

ATEŞ= Space

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.