Amiga Dünyası sayı 14, sayfa 62

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 62

EYE OF THE BEHOLDER

İlk bölümdeki gizli odaları belirten açık renkli bloklara dikkat edin.

GÖKMEN BAYIN Bütün arkadaşlarım iki konuda aşırı olduğumu bilirler. Bunlardan ilki bilgisayar oyunları, ikincisi Thrash-Metal. Konumuz olan oyunun adını ilk duyduğumda birden yadırgadım. Adı hiç yabancı gelmemişti. Ama bir türlü nereden duyduğumu hatırlayamadım. Eski bir oyunun adı olsa unutmama imkan yoktu. Nice zaman sonra tesadüfen bu oyunu oynadığım bir anda teybim de açıktı. İşte o zaman sanki başımın üstünde bir ampul yandı. Oyun adını Metallica'nın en güzel parçalarından biri olan EYE OF THE BEHOLDER'dan almıştı.

EYE OF THE BEHOLDER.. Yani tanığın gözleri. Amiga'sı 512K olan arkadaşlara üzülmemek elde değil. Böyle bir oyunu görememeleri ve dolayısıyla oynayamamaları üzüntü verici bir olay. Onların yerinde olsaydım sırf bu oyunu görebilmek için ya 1 MB alırdım, ya da kartı olan bir arkadaştan ödünç isterdim. Çünkü bu oyun buna değecek kapasitede. Elime geçtiğinden bu yana deliler gibi bu oyunu oynuyorum. Her oynayışta insanın yeni bir şey keşfetmesi mümkün. Heyecan, stres, merak. Her şey var bu oyunda. Neyin ne zaman olacağı belli değil. Önünüz karanlık ve sürekli yürüyorsunuz. Sağınızda, solunuzda geçitler var. Sadece üç dört adım ötenizi görebiliyorsunuz. Heyecanla hangi karanlığın arkasından neyin çıkacağını beklemek insana ayrı bir zevk veriyor. Oyunu oynarken çok çabuk karar vermek zorundasınız. Hangi silahı kullanacağınızı seçme işiyle uğraşırsanız çok vakit kaybedersiniz.. Bu da sizin için pek iyi olmaz. Öyle zannediyorum ki hepiniz oyunun konusunu merak ediyorsunuzdur. O zaman kısaca konusunu anlatarak oyuna girelim.

Çok uzun yıllar önce insanlar bir yerleşim bölgesi ararlar. Buldukları en iyi yere yerleşirler. Mutlu bir hayatları vardır. Ancak ne yazık ki bu mutlulukları fazla sürmez. Onları çok zorlu tehlikeler beklemektedir. Çünkü bulundukları yer şeytanlar tarafından istila edilmiştir. Halk bütün bu olaylardan tedirgin olmuştur. Her türlü çözümü düşünürler. En sonunda kendi çaplarında birer kahraman olan şampiyonları göreve getirmeyi kararlaştırırlar. Bunun için çok düşünmüşlerdir ve çözümü bulduklarına inanırlar. Görev çok güçtür. Güçlü ve son derece zeki şeytanları bulmak ve onları yok etmek kolay bir iş değildir. Ama görev bir kere alınmıştır. Her ne pahasına olursa olsun yerine getirilecektir. Hepsi bu tehlikeli göreve hazırlanırlar. Araştırmaya nereden başlayacaklarına karar verirler. Araştırma şehrin altındaki gizemli bölgeden başlayacaktır. Öyle de yaptılar. Ama talihsizlikler daha olayların başında meydana gelmeye başladı. Yer altına girdikleri an ani bir sarsıntıyla tavan çöker ve kahramanlarımız içeride kalırlar. Bundan sonra hem görevlerini yerine getirecekler, hem de yaşam mücadelesi vereceklerdi.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.