Amiga Dünyası sayı 13, sayfa 29
Sayfanın metni

Sayfa 29

AYINKONUKLA

U.S. GOLD FİRMASINI HEPİNİZ TANIYORSUNUZ. İŞTE

BU AYKİ KONUĞUMUZ BU FİRMADAN:

Türkiye'de hem piyasa araştırması, hem de U.S. GOLD firması için distribütör seçimi için bulunan Roger Swindells ile Tatkom A.Ş.'de sizler için görüştük. Arkadaşımız Can Öztürk'ün yaptığı görüşmemiz sırasında henüz herhangi bir firmaya satıcılık verilmemiş ve anlaşma imzalanmamıştı. Ancak daha sonra aldığımız bilgiye göre U.S. GOLD firması distribütörlük için TATKOM'u uygun gördü. Kendilerini kutluyor, U.S. GOLD'un güzel oyunları için sabırsızlanıyoruz.

Can Öztürk- Merhaba, Türkiye'ye hoş geldiniz. U.S. GOLD'u çıkardığı kaliteli oyunlarla tanıyoruz. Bize U.S. GOLD hakkında daha detaylı bilgi verir misiniz?

Roger Swindells- U.S. GOLD 8-9 yıllık bir firma. Avrupa'nın en büyük software firmalarından biri ve Amerika'nın da sayılı firmaları arasında. Lucas Film, Delphine, SSI, Real World, Capcom, Sega ve daha şu anda hatırlayamadığım birçok firmayla anlaşmamız var. Çok yoğun bir tempoda çalışıyoruz ve kanımca kaliteli sayılabilecek oyunlar üretiyoruz.

U.S. GOLD'un çeşitli bölümleri var. Biri Sega kartuşları üretiyor ki burada hiç piyasası yok. Fransa, Almanya, İspanya, İngiltere, İskandinavya, Japonya ve Amerika gibi ülkelerde bunların piyasası çok geniş.

Ancak Türkiye'de şu anda ne konsol oyunlarından ne de bilgisayar oyunlarından para kazanamıyoruz. Umarım bu değişir, ilginçtir, sizin derginizde de hemen hemen hiç oyun ilanına rastlayamadım. İlanlarınızın çoğu bilgisayar dışı kaynaklardan.

Bu arada Roger Swindells dergimizin 10. sayısının 3. sayfasını açarak, "Bu nedir?" diye sordu. Sonra çantasından bir mektup çıkarttı ve bana uzattı. Mektupta U.S. Gold'un Türkiye temsilciliğinin sadece Tatkom A.Ş.'ye verildiği belirtiliyordu, ancak henüz bu anlaşma imzalanmamıştı. Ben hem sorudan, hem de mektuptan dolayı büyük bir şaşkınlık içerisindeyken Mr. Swindells "Bu ülkede bir karışıklık var! Bütün bunlar değişecek." dedi ve ekledi:

- Çünkü telif hakları koruması gelecek; aynı İspanya'da olduğu gibi. Fiyatları da Türkiye şartlarına göre ayarlanacak. Ancak bu, fiyatlar çok ucuz olacak demek değil. Bu durumda biz yatırımımızdan, siz de bu oyunların reklamlarından para kazanacaksınız. Sonuçta, korsan oyunlar yerine eksiksiz orijinal oyunlar piyasaya hakim olacak ve kalite artacak.

Ben de anlaşmaları imzalandıktan sonra haber olarak dergimizde yer vereceğimizi söyledim.

- Türkiye'de insanların eksiksiz orijinal oyun aradıkları bir gerçek. Ellerindeki oyunu dokümansız oynayabildikleri sürece sorun yok, fakat birçok oyun da kitapsız oynanmıyor.

R- Evet, kesinlikle. Örneğin Battle Of Britain'ı sadece disketten ve dokümansız oynadığınızı düşünün; doküman derken, 200 sayfalık büyük kitabı kastediyorum. Samimi olarak söyleyeyim, oynayamazsınız. Bu kadar basit; oynayamazsınız, donar kalırsınız. Kitapları bastırmak için biz de para harcıyoruz. Bunun belli bir maliyeti olduğunu derginizden bilirsiniz. Dünya böyle dönüyor.

- Dergimiz konusundaki düşünceleriniz? - Derginizden pek fazla bir şey anlayabildiğimi söyleyemeyeceğim. İsveççe, Fince ve diğer birçok dil gibi Türkçeyi de bilmediğim için benim için fazla bir şey ifade etmiyor. Ama sayıları falan anlayabiliyorum; grafikleri ve genel görünüşünü beğendim.

- Oyunların dokümanı olmadığından, okuyucular dergimizdeki tanıtımlardan yararlanıyorlar.

- Ama nasıl oynayacaklarını tam olarak açıklamıyorsunuz değil mi?

- Genelde dil nedeniyle çıkan sorunlara yardımcı olmaya çalışıyoruz, ama amacımız hiçbir zaman dokümantasyon kitabının çevirisini vermek değil. Bazı çok tutulan oyunların tam çözümlerini de verebiliyoruz.

- Evet, onlar farklı tabii. Ama kitabını kelime kelime vermek doğru değil. Oyunlarla ilgili şifreler, ipuçları vermeniz çok normal. Dün bir bayi ziyaretim sırasında bana 2000.- TL'ye oyun teklif edildi. Tabii bu durum bana hiç cazip gelmedi. İşte İspanya'da da benzeri durumlar yaşanıyordu.

- İspanya'da durum şimdi nasıl? - Fiyat ayarlaması oturduktan sonra İspanya'da dükkanı olan ticari korsanlar silindiler ve şimdi korsanlık diğer Avrupa ülkelerinde olan boyutta. Biz bu tür korsanlıkla yaşamayı öğrendik. Şimdi İspanya'da 32 adet bayi var ve çok yüksek cirolar elde ediyorlar. Bu arada, çok daha fazla insan bilgisayar sahibi oldu.

- Oyunları nasıl pazarlıyorsunuz? - Benim oyunlarımı satabilmem için iki şey olması şart. Öncelikle kullanıcının verdiği paranın aldığının karşılığı olduğuna inandırılması lazım. Bu Amiga, PC, Commodore 64 ya da Amstrad oyunu olabilir. Verdikleri para daha fazla ama, aldıkları da bu paranın karşılığı.

- Dergimiz de oyun tanıtımında alıcılar için iyi bir rehber. - Doğru, ama sadece dergi olayı değil. İnsanlar dükkanlarda bir kez programı görünce onu alırlar. Oyunla aldıkları dokümanın görüntüsü caziptir, soluk bir fotokopi gibi değildir. Hedef fiyatımız, 70.000.- TL. olacak ki ithalat vergileri gibi giderler de bu fiyatın içinde. İnsanlar bunu gördüklerinde, pazar büyüyecek. Benim Türkiye'deki rekabetim ne Ocean'la, ne de Activision'la; hatta ne de korsanlarla. Benim rekabetim sinemaya, havuza yüzmeye giden, müzik dinleyen insanlarla; yani amacım gelirlerinden eğlenceye ayırdıkları paradan pay kapmak.

- Peki onları nasıl cezbedeceksiniz? - Bu Türkiye distribütörünün bileceği iş. Onları da bu konuda gerek fiyatlar gerekse diğer konularda elimizden geldiğince destekleyeceğiz. Tabii fiyatların makul bir düzeyde olması gerekiyor. Ancak bu soruyu cevaplamak zor. Çünkü Türkiye'de belli bir enflasyon var.

Kendisine geçen ay %9 enflasyon gerçekleştiğini söyleyince, çok şaşırdı ve "O zaman bu yıl 70.000.-TL'ye sattığımız oyun seneye 100.000.-TL olacak demektir. Bu nasıl mümkün olur?" diye sordu. Türkiye şartlarında bunun normal olduğunu kendisine belirttiğimizde, şaşkınlığı daha da arttı. Sonuçta, "Ben bir ekonomist değilim, ekonomiden de anlamam. Ben sıradan bir oyun satıcısıyım." diyerek konuyu bağladı.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.