Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 71
Eski Amiga kullanıcıları ROAD WARS adı verilen oyunu hatırlarlar. Amiga'nın çıkışıyla mükemmel oyunlar yapılmaya başlamıştı. İşte ROAD WARS da bunlardan birisiydi. Ama günümüzde maalesef kaliteli oyunlar çıkmıyor. Çoğunda PC ya da ATARI ST bilgisayarlarından konvert edilmiş grafikler bulunuyor. Ama bazı oyunlar basit grafik ve müzikler içerse de insanı başından kaldırmıyor. İşte JUMP AND ROLL da bu oyunlardan birisi. ROAD WARS'in basit versiyonu olan JUMP AND ROLL çok güzel bir oyun. Oldukça basit bir amacı var. Oyunda bir topu yönetiyoruz. Topumuz Amiga'nın klasik topu. Amacımız da yönettiğiniz topu yolun sonuna ulaştırmak. Ama işinizi zorlaştıran değişik bilmeceler mevcut, ilerlediğiniz yolda değişik renkte kareler var. Bu karelere dokunduğunuz an hareketiniz değişiyor. Tabii ki ilerlediğimiz yol, dümdüz bir yol değil. Eğer dikkat etmezsek bazı yerlerden aşağıya düşebiliriz. Şimdi renklerin anlamlarını yazalım.
SARI: Topunuzun hızını iki misline çıkarır. Bu hızda, atlayamadığınız boşluklardan atlayabilirsiniz. Çünkü full hızda atlama mesafeniz iki katına çıkıyor.
MAVİ: Topumuzu zıplattırır. Gerçi ateş düğmesine bastığınızda topumuz zıplıyor ama bu çok daha farklı. Topumuz mavi karelerin üzerlerindeyken durmadan zıplıyor. Bazen bu kareler işimize yarıyor.
YEŞİL: İşte oyunun en belalı kareleri. Bu kareler topumuzun hareket kabiliyetini kilitler. Topumuz yeşil karelerin üzerlerindeyken kontrol edemeyiz. Ancak yeşil karelerin sonundaki renge göre hareket edebiliriz.
KIRMIZI: Topumuzun hızını düşürür. Bu karelerden sakının. Bazı yerlerde çabuk karar veremiyorsanız düşünmek için bu kareleri seçebilirsiniz.
EFLATUN: İşte oyunun en zorlu karesi. Eflatun kareler topumuzun hareketini ters yöne çevirir. Yani topu sağa hareket ettirmek istediğinizde top sola hareket eder. Korkmanız gereken karelerden birisi de bu kareler.
GRİ: Hiç bir etkisi bulunmayan karelerdir. Bu karelere benzeyen kahverengi kareler de vardır.
Oyun hiç bir özellik taşımayan basit bir cracker oyunu. Çünkü oyunun programını D-LITE, müziklerini de PARA-DISE grubu yapmış. Ama neşeli vakit geçirmek isterseniz mükemmel bir oyun. Başarılar.
Bilgisayar oyunları arasında araba yarışları, en sevilen türlerden biridir. Amiga ilk çıktığı günden beri birçok araba yarışı yapıldı. İlk çıkan araba yarışlarından Buggy Boy'u, 4x4 Off Road Racing'i ve Grand Prix'i zevkle oynuyorduk. Daha sonra programcılık teknikleri geliştikçe birçok kaliteli araba yarışı ortaya çıktı, mesela Test Drive 1-2, Lotus ve Indianapolis 500 gibi. Her biri süper kaliteli olan bu oyunları hala oynuyoruz. Yukarıda saydıklarımızdan başka son zamanlarda Amiga'da bir sürü saçma sapan araba yarışı geldi. Şimdi tanıtacağımız oyun ise ne çok güzel, ne de çok çirkin. Oyunumuz içten görünüşlü 3 boyutlu bir araba yarışı. Görünüş olarak Indy 500'ü andırıyorsa da, onun yanına bile yaklaşamıyor. (Herhalde Indianapolis 500'ü ne kadar sevdiğimi çok anlamışsınızdır) Oyunda çok çeşitli arabalarla yarışabiliyoruz. Belli bir süre içerisinde her etap'ı bitirmemiz gerekiyor. Etap geçtikçe süremiz biraz daha artıyor. Bunda arabaları geçmek bir hayli zorlaştırılmış. Arabaları geçerken bir yere çarptığınızda o araba sizi geçiyor ve siz o arabayı ancak rüyanızda görebiliyorsunuz. Oyunun başında oyuncu sayısını ayarlayabiliyorsunuz. Ayrıca Indy 500'de olduğu gibi graphic details'ları ayarlayabiliyorsunuz. Burada 3 seçenek var. Eğer low'u seçerseniz grafik kalitesi düşüyor ama oyun daha hızlı oluyor.
Medium'u seçerseniz grafik kalitesi orta derecede oluyor, mesela yan taraflarda tribün oluyor. High'ı seçerseniz grafikler daha iyi oluyor ama bu sefer de oyun yavaşlıyor. Oyunda vektör grafikler kullanılmış ve renklendirmeler iyi yapılmış. İlk başta oyun insana cazip geliyor fakat oynadıkça kalite hakkında fikir sahibi olabiliyorsunuz.
Diğer araba yarışlarından sıkılanlar veya biraz değişiklik arayanlar Formula One 3D'yi oynayabilirler. Hiç olmazsa Test Drive III gelene kadar bu oyunla vakit geçirebilirsiniz. Bu arada gelen bilgilere göre Test Drive III yakında Türkiye'ye geliyor. Mystical
Hiç, bir sihirbaz olup insanları taşa çevirmeyi, kurbağa yapmayı veya iskeletlerini çıkarmayı ister miydiniz? Bu oyunda hepsi mevcut üstelik daha da fazlasıyla.
Oyunda siz acemi bir sihirbazı canlandırıyorsunuz. Sihirbazlığın tüm tekniklerini öğrenmek için uzun ve güzel bir yolculuğa çıkıp, bu yolculuğu bitirdiğinizde artık profesyonel bir sihirbaz olacaksınız, ama yolculuk sırasında başınıza gelmeyen kalmıyor. Karşınıza çok çeşitli canlılar ve insanlar çıkıyor. Mesela yürüyen ağaçlar, rahipler, eli çatallı adamlar, rahibeler ve bunun gibi bir sürü değişik canlı. Bunların hepsi sizi yol boyunca engellemeye çalışıyor. Bu arada sizin de eliniz armut toplamıyor ve onları sihir yaparak yok etmeye çalışıyorsunuz. Yaptığınız büyüler çok çeşitli, mesela bir rahibi aniden kurbağaya çevirebiliyorsunuz veya kafes büyüsü yaparak onu küçücük bir kafesin içine tıkabiliyorsunuz. Bölümler ilerledikçe yapacağınız büyüler de artıyor ama buna karşın düşmanlarınız da çoğalıyor. Oyundaki espriler ise çok güzel, mesela adamları kurbağa yaparken veya kafesin içine tıkarken oluşan animasyonlar mükemmel yapılmış. Grafikler ve özellikle ses efektleri çok iyi. Yol boyunca bir çok eşya alıyorsunuz, mesela yerde gördüğünüz her kağıdı alırsanız size extra büyü kazandırıyor veya kırmızı şişeleri alırsanız enerjiniz artıyor.
Oyun genel olarak çok zevkli, insanı bayağı eğlendiriyor. Oyunu daha önce North and South ve Jumping Jackson'dan tanıdığımız Infogrames firması yapmış. Şöyle oturup da ağız tadıyla bir oyun oynamak istiyorsanız Mystical'ı hemen alın.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 70
Eğer siz de C-64'ten Amiga'ya geçtiyseniz, 64'ün süper oyunlarından 1942'yi mutlaka oynamışsınızdır. 64'ü kullanırken bu oyun için monitörün karşısında saatlerimi geçirmiştim. Oyunu bitirebilmek için elimden geleni yapmış ancak başarılı olamamıştım. Sadece evde olsa neyse, gittiğim her oyun salonunda mutlaka bu oyunu bulur, onu oynardım. Daha sonra Amiga'yla uğraşmaya başlayınca, bu oyunun bir benzerini bulamadım. Gerçi 1942 isimli bir oyun vardı ama, uzaktan yakından bir benzerliği yoktu. Birkaç ay sonra elime ZARGON diye bir oyun geçti. Bu oyun biraz 1942'ye benziyordu. Ancak bazı kusurları vardı. Ve nihayet FUTURE COMBAT elimize geçti. Oyunun ilk başında konunun savaşla ilgili olduğunu hemen tahmin ettik. Oyuna girince bu tahminimde ne kadar haklı olduğumu anladım. Gerçi oyunun grafik ya da efekt üstünlüğünden pek söz edemiyoruz. Ancak oyunun konusunun 1942'yi andırmasından dolayı olsa gerek, bir hayli dikkatimi çekti.
Sadece savaş uçaklarıyla savaşmak değil, bunun yanında fantezi olarak oyuna eklenen yaratıklarla da uğraşmak oldukça zevkli. Amacınız yukarıdan ve aşağıdan gelen düşmanları yok etmek. Bunu yaparken zemine dağıtılmış olan ve sizin ateş gücünüzü arttırmaya yarayan cisimleri toplamayı ihmal etmeyin. Çünkü bunları topladığınızda uçağınızın hem altından, hem de üstünden ateş edebiliyorsunuz. Bu da size aşağıdan gelen düşmanları aynı anda yukarıdakilerle birlikte vurmanızı sağlıyor.
Karşıdan gelen rakiplerin birbirlerine göre simetrik hareket etmeleri sizi zor durumlara sokabilir. Oyunu ilk oynayışınızda bu size biraz zor gelebilir. Ancak zamanla alışacaksınız. Belli bir düşman sayısını yok ettikten sonra bölüm atlayacaksınız. Her bölümde size saldıran düşman sayısı artış gösterecektir. Şunu da hemen hatırlatalım... Çok sıkıştığınızda (hakkınız varsa), SPACE tuşuyla tüm düşmanlarınızı yok edebilirsiniz. Ama bunu her zaman yapamıyorsunuz.
FUTURE COMBAT, C-64'teki 1942 hayranları için. Siz de benim gibi bu oyunun hayranıysanız pek yerini tutmasa da bu oyunu mutlaka görmelisiniz.
Amiga'da yapılan oyunlar çoğaldıkça kalitesinin de düştüğü büyük bir gerçek. İşte bunun bir örneği. Herkesin bildiği klasik PACMAN oyununun küçük birkaç değişiklikle başka bir oyun haline getirilmiş. Ama oyun alınmayacak kadar da kötü değil.
Vahşi ormanlarda dolaşan JIM ile birçok tehlikeyi atlayarak maceradan maceraya koşacağız. Labirentlere benzeyen birçok ormanın içinde toplanılması gereken parçaları toplayıp vahşi hayvanlarla savaşacağız. Normalde vahşi hayvanlara dokununca ölen JIM, ormanda bulunan meyveleri yediğinde güçleniyor. İşte bu sayede vahşi hayvanları yenebilir. Yalnız dikkatli olun. Güçlenme süresi o kadar uzun değil. Eğer belli bir sürede hayvanları yemezseniz onlar sizi yiyebilir. Ama bu iş için başka yollar da mevcut. Bazen ormanda silah da bulabiliriz. İşte bu silahı kullanarak kendinizi bu düşmanlardan koruyabilirsiniz. Benim bulabildiğim silah bıçak. Bıçağı aldığınızda vahşi hayvanlara bıçak atıp öldürebilirsiniz. Yalnız üç bıçak hakkınız var, idareli kullanın.
Çıkışı olmayan yollara girmeyin. Dikkatli olun. Tüm yuvarlakları topladıktan sonra JIM'in gireceği kapı çıkıyor. Buradan içeriye girince kademeyi bitirmiş oluyorsunuz.
Oyun küçük Amiga'cılar için eğlenceli basit bir oyun. Eski PACMAN hastalarına da tavsiye edilir. Eğer kardeşiniz için bir oyun almak isterseniz bu ay çıkan WALT DISNEY oyunlarından sonra bu oyunu da alabilirsiniz. Başarılar.
Atari! Atari! Durun hemen neler oluyor diye düşünmeyin. Bu oyun bir Atari oyunu değil. Atari Japonca'da hücum anlamına gelir. Eh oyunumuz da bir Japon oyunu olduğuna göre başka ne diyebilirim. KAMIKAZE bir CODE MASTERS oyunu. Basit grafikler ve müzikler içeriyor. Yurt dışında BUDGET adı verilen ucuz software olarak satıldığı için oldukça tutulan türlerden. KAMIKAZE'de neredeyse hiçbir özelliği bulunmayan bir shoot'em up. O zaman neden açıkladınız diye düşünmeyin. Oyun türünün tek oynanabilen örneği. Commodore 64'çü arkadaşlar eski 1942 ve 1943'ü unutmamışlardır. İşte o oyunlar gibi eski uçakların savaş yaptığı doğru düzgün bir shoot'em up yapılmadı. Gerçi iki sene önce yapılan FLYING SHARK var, ama oyun o kadar kötü yapılmış ki oynamak imkansızdı. KAMIKAZE ise oldukça basit bir oyun. Ama renkler yüzünden bazı mermileri görmek imkansız. Bu ufak hatalar olsa bile yine de tatlı bir oyun. Oyunumuzda İkinci Dünya Savaşı'nda savaşan bir Japon pilotunu yönetiyoruz. Amacımız önümüze çıkan bütün düşmanları yok etmek. Bu düşmanları yok ederken bazı silahlar da buluyoruz. Özellikle yerdeki tankları yok ettiğimizde bize extra özellikler kazandıran parçalar çıkıyor. Bu parçaları kaçırmadan toplarsanız görevimiz daha da kolaylaşıyor. Bu parçaları aldığınız zaman dört bir tarafınıza mermi atabilirsiniz. Bu sayede fazla hareket etmeden bütün düşmanlarınızı vurabilirsiniz. Okları topladığınızda uçağınız daha hızlı hareket eder. Bir de bombalar var. Bu bombaları toplayın çünkü çok işinize yarayacak. Eğer ateşe uzun süreli basarsanız uçağınız bomba atar. Bomba atıldığında 'SMART' olur yani ekrandaki bütün düşmanlar ölür (büyük düşmanlar hariç).
Belli yerlerde normalden daha büyük uçaklarla karşılaşıyorsunuz. İşte bu uçakları, yani düşmanları yok etmek oldukça zor. Birinci büyük düşman uçağını yok etmek için motorlarından vurmalısınız. Özellikle yerden gelen mermilere dikkat edin.
Oyun eski 1943 severler için birebir. Bazı grafik hataları olmasa oyun daha da sevilir hale gelecekmiş. Oyunu almak isteyenlere, oyuna bilgisayarcılarında bir kez bakmalarını tavsiye ederim. Başarılar.