Amiga Dünyası sayı 12, sayfa 69

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 69

Amiga'da genellikle belli bir yaşın üstündekilere hitap eden oyunlar piyasaya sürülüyor. Bunlar ya savaş oyunları, ya zeka ya da spor karşılaşmaları türünde. Yani çoğunu oynamak belli bir yetenek ister. Çok az sayıdaki oyunlar küçük yaştaki bilgisayarcılara hitap eder. Bunlar yazılırken de genellikle çizgi film kahramanları kullanılır; zira bu küçüklerin oyunları sevmesine, böylece oyunların satışına yarar.

Genelde WALT DISNEY PRODUCTION bu tür oyunların hazırlanmasında başı çeker. Kahramanları ya Donald Duck olur ya da bizde bilinen adıyla Var Yemez Amca. Bugün bahsedeceğimiz oyunun kahramanı, bilinenlerden biraz farklı. Daha önceki oyunlara da konu olan ve adını hepimizin çok iyi bildiği sevimli bir kahraman: BEAR YOGI ya da bizde bilinen adıyla AYI YOGI...

HI TEC firması bu oyunu hazırlarken, oyunun kahramanı olarak bu sevimli ayıyı kullanmış. Oyunun tamamı ormanda geçiyor. Orman deyince hemen aklınıza ağaçlar ya da karanlık yerler gelmesin. Daha çok bir piknik yeri tasvir edilmiş. Oyunun grafikleri son derece başarılı. Pastel renklerle donatılmış parkta dolaşan çeşitli yaratıklar ve yiyecekler çok iyi hazırlanmış. Oyun başlarken, haber spikeri size kısa bir haber geçiyor. Daha sonra oyuna başlıyorsunuz. Oyun süresince ayınızın karnını sürekli doyurmanız gerekiyor. Zaten Ayı Yogi'nin seçilmesindeki en büyük rol de bu özelliğinden kaynaklanıyor olsa gerek. Piknik sepetlerindeki yiyecekleri yedikten sonra, aşağıdaki enerji çizginiz artacaktır. Bunun yanı sıra karşınıza çıkan ampul, muz ve çaydanlıktan kaçmaya çalışın. Aksi halde gücünüz tükeniyor. Kurtulmak için, onlara ateş etmelisiniz. Bu size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Sol taraftaki ağacın içinden geçtiğinizde, bir tünelden başka bir ekrana geçiyorsunuz. Sizin ana amacınız anahtarları toplamak ve kapılardan içeri girmek. Oyun hakkında daha fazla ipucu vermek istemiyorum. Gerisi size kalmış. Eğer ufak kardeşiniz sürekli kendisinin de oynayabileceği bir oyun istiyorsa, bu fırsat kolay kolay ele geçmeyebilir. Hepinize bol şans....

Amiga'nın tanınmış software firmalarından Image Works, bu kez de Brat adlı güzel bir oyunla karşımıza çıkıyor.

Brat, annesinin evde tek başına bıraktığı bir ufaklığın, yalnızken yaptığı haylazlıklar ve başından geçenler üzerine kurulmuş bir oyun. Oyun çok güzel bir demo ile başlıyor. Burada Brat'ın annesinin gidişi ve Brat'ın hemen yaramazlıklarına başlaması çok güzel bir biçimde canlandırılmış. Daha sonra ise Brat'ın kontrolünü biz alıyoruz ve onu önüne çıkacak tehlikelerden korumaya ve ilerledikçe zorlaşıp, karmaşık hale gelen bölümleri bitirmeye çalışıyoruz. İlk bölüm Toytown...

Oyun başlayınca Brat ekranın tepesinden aşağı doğru yürümeye başlıyor. Burada yapmamız gereken Brat'ı yoldan aşağıya düşürmemek ve etraftaki oyuncakları ve diğer yararlı eşyaları toplamasını sağlamak.

Brat'ı yönlendirmek için geçeceği yolun üzerine onun istediğimiz yöne gitmesini sağlayacak oklar koyuyoruz. Bu okları ekranın sağından mouse yardımı ile seçebiliriz. Bu oklardan başka, Brat'ın durmasını sağlayan Stop işaretini ya da ekranın kaymasını durduran üçgeni de ekranın sağında okların üstünde bulabiliriz. Bunlardan başka Brat'ın U dönüşü yapmasını sağlayan bir işaret daha var fakat bunu oyun başlangıcında yapamıyoruz.

Bunlardan başka Brat'ın etraftan topladığı mücevherler parasının artmasına sebep olurken, topladığı dinamit (taşları patlatmada kullanabilirsiniz), tuğla (köprü yapımında kullanabilirsiniz) ve ağırlık (Stage 1'de kutudan çıkan oyuncağın üstüne koyarak onu etkisiz yapabilirsiniz) gibi eşyalar da oyun esnasında önüne çıkan engelleri aşmasına yardımcı oluyorlar.

Bunlardan başka Brat'a zarar vermeye çalışan arabalar (bunları büyüteçle durdurabilirsiniz) ve etrafta dolaşan askerler var. Tabii bunların hepsi ilk bölümde. Daha sonraki bölümler de en az ilki kadar zevkli ve yine en az onun kadar zor.

Brat her yönüyle çok güzel, ilginç animasyonlarla desteklenmiş ve her zaman büyük bir zevkle oynayabileceğiniz bir oyun.

Geçen hafta arkadaşımın bir kedi yöneterek oynadığı oyunu görünce aklıma gelen ilk olay küçükken kedimi, kendi yaptığım paraşütle oturduğumuz binanın beşinci katından aşağı atmam oldu. Her ne kadar fiziksel bir zarar gelmediyse de hayvan biraz garipleşti. Onun için bu deneyi kedinizde denememenizi tavsiye ediyorum. Neyse, biz oyunumuzu açıklamaya başlayalım.

Oyundaki amacınız altı tane kediyi kurtarmak. Oyunu oynarken ekranın solundaki kedi sembolünün kuyruğunun uzunluğu kalan enerjinizi göstermekte. Enerjiniz karşınıza çıkan hayvanlara temas ettiğiniz zaman yavaş yavaş azalıyor. Enerjiniz bittiğinde ise ölüyorsunuz. Hayvanların bu etkisini ateşe basarak atıp geri çektiğiniz yün yumağı ile geçici bir süre için durdurabilirsiniz. Ekranın sağındaki kedinin kuyruğu ise sıçrama şiddetinizi gösteriyor. Joystick'i aşağı çekerek sıçrama şiddetinizi arttırırken Joystick'i bıraktığınız zaman o şiddetle sıçrıyorsunuz.

Oyunu oynarken dikkat etmeniz gereken şeylerin en önemlileri ise aniden yerden çıkan demir çubuklar ve üzerinden geçerken kaybolan köprüler. Ayrıca suyun içindeyken oksijeniniz bitmeden suyun üstüne çıkmayı unutmayın. Diğer bölümlere geçerken aradaki kapıyı açabilmek için oynadığınız bölümdeki anahtarı bulup almanız gerekli. Anahtarı almak için, anahtarın üzerine gelmeniz yeterli. Bazı yerlerde belirli süreler için çıkıp kaybolan zeminler sayesinde ilk bakışta ulaşamayacağınızı sandığınız yerlere sıçrayabiliyorsunuz. Özellikle alabileceğiniz nesnelerle bazı kolaylık ve avantajlara sahip oluyorsunuz.

Ayrıca oyunun içinde çok yüksekten düşerken önce durup bize üzerinde GOODBYE yazan bir tabela göstermesi gibi, güzel animasyonlarla canlandırılmış çok şeker espriler var. Her ölüşünüzde cennete gitmenize rağmen, her game-over oluşunuzda bulutların içinden çıkan bir el sizi cehenneme yolluyor, onun için sakın game-over olmayın

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.