Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
Yine sentetik sesler, yine farklı melodiler!!! İşte size yeni bir program, yeni bir yardımcı........
Selamlar !!! Umarım keyfiniz yerindedir. Bu ay sıkılmazsanız hep birlikte, yine sentetik sesler kullanan bir müzik programını inceleyeceğiz. Bu programın farklı yönü, örneklenmiş seslerin haricinde program aracılığıyla enstrüman yaratıp, bu enstrümanları da dilediğimiz gibi kullanabilmemiz. Bu da tabii ki bizim hafızadan oldukça tasarruf etmemiz anlamına geliyor. Programı açıklarken sentetik sesler ile ilgili teknik terimlere de değineceğim. Bu konudaki sorularınızın cevaplarını 9. sayıda "SES FREKANS TEKNİĞİNE BİR GÖZ ATIŞ" başlıklı yazıda bulabilirsiniz.
Şimdi ufak ufak programla tanışmaya başlayalım !!!!
MASTER OF NOISE. 4 ayrı sayfa halinde çalışır. Bunlar:
1- SONG EDITOR sayfası. 2- PATTERN EDITOR sayfası. 3- SYNTHETIC EDITOR sayfası. 4- SAMPLE MANAGER sayfasıdır. Bir müzik parçası yapılırken, ilk önce enstrümanlar hazırlanır. Sonra bu enstrümanları kullanan melodiler; pattern'lerde notalar halinde yerlerini alır. Bu aşamadan sonra ise artık iş bu pattern'lerin sırayla çalınmasına kalır.
Dilerseniz, işe enstrümanları hazırladığımız sayfadan başlayalım.
SYNTHETIC EDITOR Bu sayfada, müzik parçamızda kullanacağımız enstrümanları tanımlayacağız. İsteğimize uygun olarak sentetik sesler yaratıp kullanacağımız gibi, bir de disketten örneklenmiş sesleri kullanabiliriz.
Instrument nr (0-63): O sırada üzerinde çalıştığımız enstrümanın numarasını gösterir.
Use waveform (0-63): Enstrümanın kaç numaralı dalga şeklini kullanacağı buradan seçilir.
Arpeggio count (0-255): Arpeggio; belli bir nota dizisine ait notaların peş peşe birbiri ardından çalınmasına denir. Bizim Arpeggio'muz, 255 notalık bir diziden oluşmakta. Bu parametre ile bu 255 hanelik dizinin her birimindeki nota değerini ayarlayabilir ve o sırada dizinin kaç numaralı hanesini değiştirdiğinizi görebilirsiniz.
Arpeggio byte (0-255): Bu parametre ile Arpeggio dizisine ait notaların tını değerlerini girebilirsiniz. Bu değer, bir nota değeri değil sesin hangi tonda çalınacağına ait bir değerdir.
Phase shift: Ses çalınırken fazı da kaydırabilir. Bu parametre ile fazın ne şiddette kaydırılacağı belirtilir.
Phase speed (0-255): Faz kaydırma işleminin hızını belirtir.
Pitch fall (0-31): Ses çalınırken tınısı kaydırılabilir. Bu parametre, bu ton kaymasının derecesini belirtir.
Bir ses çalınırken ses şiddeti seviyesi (volümü) zamana göre değişir. Ses en düşük seviyeden ilk önce belli bir ses seviyesine belli bir hızda ulaşır. Buna sesin yükselmesi (ATTACK) denir. Daha sonra ses şiddeti belli bir seviyeye düşer veya sabit kalır. Buna sesin kayboluşu (DECAY) denir. Şimdi ses hafif kaybolmaya yüz tutmuştur veya sabit seviyededir. Bu aşamada, sesin seviyesi tamamen sönümlenmeden biraz daha belli bir seviyede tutularak uzatılabilir. Buna sesin uzaması (SUSTAIN) denir. Artık ses seviyesi uygun bir şekilde düşebilir. Buna ses seviyesinin sönümlenmesi (RELEASE) denir. Tabii bu olaylar kısa zaman dilimlerinde oluşur.
Attack volume (0-255): Ses seviyesinin ulaşacağı tepe değeri buradan belirlenir.
MASTER OF NOISE
KUBİLAY KILINÇ
Attack speed (0-255): Ses seviyesinin tepe değerine ne kadar zamanda ulaşacağı buradan ayarlanır.
Volume until (0-255): Ses seviyesinin tepe noktaya ulaştıktan sonra, ya belli bir seviyede asılı kalması ya da çabucak sönümlenmesi gerekir. İşte bu parametre ile bu asılı kalma seviyesi ayarlanır. "0" olduğunda "ATTACK VOLUME" parametresindeki değer dikkate alınır.
Decay speed (0-255): Ses seviyesinin kayboluşunun hızı bu parametre ile belirlenir.
Sustain time (0-255): Ses seviyesi kayboluş işlemi ile tamamen sönümlenmeden önce (bu iki işlem arasında çok ufak bir nüans farkı vardır. Kayboluş sönüş işleminden zaman dilimi olarak daha önce meydana gelir ve kayboluştan sonra ses seviyesi belli bir yerde tutulup uzatılmazsa, sönümlenme işlemine gerek duyulmayacaktır. Bilmem anlatabildim mi ??!!) belirli bir seviyede tutularak uzatılabilir. Bu bekleyiş süresi de bu parametre ile ayarlanır.
Release volume until (0-255): Sönümlenme işlemine girmeden önce ses seviyesi belli bir seviyede sabit kalmalıdır. Bu parametre ile bu seviyeyi ayarlayabilirsiniz.
Release speed (0-255): Ses seviyesinin tamamen kaybolmasının hızı bu parametre ile ayarlanır.
Biraz evvel yukarıda gördüğümüz sesin şiddeti ile ilgili parametreler, sesin zarfı (ENVELOPE) ile ilgilidir.
Fine tuning (1-15): Bu parametre ile sentetik enstrümanın tınısını değişik tonlara adapte ederek akordu ile oynayabiliriz.
Showing wave form number: Dalga şekillerinin gösterildiği display'de (göstergeç) kaç numaralı dalga şeklinin gösterildiğini belirtir. Bu parametreyi değiştirerek, diğer dalga şekillerini bu display'de görebiliriz.
Up sample: Display'de gözüken dalga şeklinin bir üst oktavını alır.
Down sample: Display'de gözüken dalga şeklinin bir alt oktavını alır.
Wavepreset nr (1-15): Programımız bize belli bir miktar hazır dalga şekli sunmaktadır. Bu dalga şekillerinden hangisini kullanmak istersek, bu parametreyi değiştirerek seçmemiz gerekir.
Accept preset: Yukarıda bahsettiğim parametre ile seçtiğimiz dalga şeklini bu komut ile display'de görebiliriz. Bu durumda artık display'e gelen bu dalga şekli o an üzerinde bulunduğumuz dalga şekli hanesinde bulunacaktır.
Bu programın bize sunduğu inceliklerden biri de tanımlanan iki dalga şeklinin birbiri ile karıştırılabilmesidir. Yalnız bu iki dalga şekli düşündüğünüz anlamda birbiriyle üst üste binerek karışmaz. "SPEED" parametresinde belirtilen belli bir periyotta mix edilmiş dalga şekli; bir an 1. dalga şeklinin formunu, bir an da 2. dalga şeklinin formunu alır. Bu sayede iki sesin özelliklerini taşıyan yeni bir dalga şekli elde etmiş oluruz.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
Amiga'da DOS ile uğraşan ve kendi arşivlerini tutan arkadaşlar, genellikle çok yer kaplayan programlardan bıkmış durumdalar. Hele bir kere yapılmış ve lazım olduğunca kullanılan uzun datalar, disketlerimizde o kadar çok yer kaplarlar ki şaşırırsınız. Böyle durumlarda bunun çaresi ne diye düşünmeyelim. Bu kısa yazıda size dosyaların nasıl sıkıştırıldığını ve sıkıştırma işlemini yapan programları kısaca tanıtacağız. Dosyaları sıkıştırma işlemine 'CRUNCH' diyoruz. Bu işlemi yapan programlara ise 'COMPACKER' ya da 'CRUNCHER' denir. COMPACKER deyimi, çoğunlukla Commodore 64 kullanıcılarının kullandığı bir deyim. Biz Amiga'da compacker'lara 'CRUNCHER' diyoruz. CRUNCHER'ların çalışma mantığı gayet basit. Yanyana bulunan aynı byte'ları belli bir tabloya göre dizer. Yapılan işlemi daha basit bir biçimde anlatan bir örnek verirsek;
'0000000011110001111111000011111111 0000011111111' şeklindeki byte dizisi, crunch işleminden sonra şu şekilde bulunur. '(8*0)+(4*1)+(3*0)+(7*1)+(4*0)+(8*1)+(5*0)+(8*1)'
Bu tablo, hafızaya açıldığı zaman yukarıdaki byte dizisi durumuna gelir. Yani ilk işlem gibi sekiz tane sıfır yerine, sekiz çarpı sıfır ibaresi konur.
Cruncher'lar, yaptıkları işlevlere göre sınıflandırılırlar. Bazıları AMIGA-DOS'ta çalışabilen executable yani çalışabilen programları crunch ederler. Örneğin bizim bu yazıları yazdığımız PROWRITE'ı diskette daha az yer kaplaması için crunch ettik. Bazıları ise Assembler'da yazdığınız programları çalışabilir hale getirirler. Aynı zamanda bu dosyalar sıkıştırılmış bir hale gelir. Bu dosyaların açılıp incelenmesi de zorlaşmış olur. BYTEKILLER ve TETRACRUNCHER bu cruncher'lara en iyi örnektir. Bu cruncher'ların açıklamalarını gelecek sayılarımızda dergimizde bulabilirsiniz. Ve son olarak cruncher'lar data dosyalarını data dosyası olarak crunch edebilirler. Mesela POWER PACKER'da crunch edilmiş text dosyaları. PPMORE adlı dos komutuyla 'type' edilebilir. Böylece disketlerimizde hiç de küçümsenmeyecek kadar yer kaplayan text dosyaları, artık daha az yer kaplayacaktır. Bu tür cruncher'lara en bilinen ve en basit örnek, standartlaşmış bir cruncher sistemi olan IFF CRUNCHER'lardır. Bu sistemle resimler daha az yer kaplarlar; ayrıca, diğer programlar arası resim transferinde standartlaşmayı sağlarlar. IFF formatı açıldığı zaman RAW haline gelir.
Şimdi size piyasada bulunan ve en çok kullanılan cruncher'lar hakkında kısa bilgiler vereceğiz.
TITAN CRUNCH: Değişik bir decrunch sistemine sahiptir. Kolay kolay açılmayacak bir kodlaması vardır. Programlarınızı oldukça iyi bir şekilde sıkıştırır.
TNM CRUNCHER: Amiga'da çıkan ilk cruncher'dır. Zamanına göre oldukça iyi crunch ederdi. Ama yeni cruncher'larla pabucu dama atıldı, kullanılmıyor.
MASTER CRUNCHER: Adı ne kadar MEGA olsa da, o kadar iyi crunch etmiyor. Sıkıştırma işleminde çok zaman kaybettiriyor. Kullanılmasa da olur.
POWER PACKER: Geçen sayılarımızda CEM GENCER tarafından açıklanmıştı. Oldukça iyi bir cruncher. Özellikle birçok cruncher'ın sıkıştırdığı programı açabilme özelliği çok kullanışlı.
TURBO IMPLODER: Discovery firması tarafından yazılan program, oldukça iyi crunch ediyor. Değişik kodlama sistemlerine de sahip.
Şimdi hangi cruncher daha iyi öğrenelim.
Crunch edilmemiş normal uzunluğu 36980K olan bir dosyayı, açıkladığımız cruncher'larla crunch ettik ve aşağıdaki sonuçları aldık.
Cruncher adı Zaman Kbyte
TITAN CRUNCH ....... 4.51".......20064 K
POWER PACKER...... 0.23"....... 18132 K TNM CRUNCHER..... 0.24" .....22828 K MASTER CRUNCH... 15.21".... 21581 K TURBO IMPLODER.. 0.20" .... 16948 K
Buradan da anlaşılacağı gibi, en iyi şekilde ve en kısa sürede sıkıştıran cruncher, TURBO IMPLODER. İkinci sırayı POWER PACKER alıyor. Aynı sayılar ve rakamlar data dosyaları (çalışmayan dosyalar) içinde geçerlidir.
Artık, disketlerinizde çok yer kaplayan dosyalar daha az yer kaplayacak. Ama bir kez crunch edilmiş bir dosyayı, ikinci kez crunch ederseniz dosya uzar. Ayrıca 'HARD DISK' kullanıcıları için bir not yazmalıyım. Hard disk'te bulunan programlarınızı crunch etmeyin. Çünkü hard diskinizde programlar diskete göre daha hızlı yüklenir. Bu sebeple sıkıştırdığınız programların açılması, yüklenmesinden daha uzun sürer.
Gelecek sayılarımızda değişik cruncher'lar hakkında bilgiler vereceğiz. Bu programlar hakkında sorunlarınız olursa bana yazmayı unutmayın.
İyi günler dilerim.