Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
Sizlere geçen ay sıcağı sıcağına Professional Page 2.0'ı anlattığımız için daha önce söz verdiğimiz Page Stream 2.0 bu aydan itibaren sayfalarımızı doldurmaya başlıyor.
Page Stream Avrupa'da en çok kullanılan desktop publishing programı. Programın en belirgin özellikleri arasında Macintosh programlarına en çok benzeyen program olması yer alıyor. Macintosh ile henüz tanışmamış olanlara anlatması tabii ki güç, ama şöyle daha önce anlattığımız masaüstü yayıncılık programları göz önüne alınınca, bizim Professional Page ve Professional Draw programlarının tam bir sentezi diyebiliriz. Gerçi bu sentezde bazı noksanlıklar hissedilebilir ama, fazladan verilen seçimler için ne diyebiliriz. Burada masaüstü yayıncılık programları arasında genel bir karşılaştırmadan ziyade Page Stream'in üstünlüklerini sizlerin yorumuna bırakmak istiyorum. Page Stream'i anlatmaya başlayarak sizlere inceleme fırsatı vermek en isabetli karar olur düşüncesiyle ana menülerin tanıtımı ile başlayalım.
FILE : Genel olarak disket işlemlerinin yapılandırıldığı ana menü. Burada tüm programlarda olduğu gibi yeni doküman oluşturma, saklama, eski dokümanları çağırma, yazı veya grafik aktarımları, baskı ayarlamaları vb. işlemler yapılmaktadır.
EDIT : Tüm yazılım programlarında olduğu gibi çoğaltma, kesme, yapıştırma, silme, tümünü seçme, arama, değiştirme işlemlerinin yapıldığı ana menü. LAYOUT : Çeşitli tercihlerimizin yönlendirildiği daha çok sayfa işlemlerimizin yapıldığı ana menü. Burada da gridlerle çalışma, kalıp sayfalar oluşturma, sayfa numaralama gibi işlemler yapılır. VIEW : Sayfa üzerindeki çalışmalarınızı istediğiniz ebatta görmenize imkan sağlayan tüm şovların yapılabildiği süper bir tercihli görüntü menüsü.
STYLE : Aman bu menüyü incelerken dikkat edin, gözleriniz kamaşmasın. Yazı fontlarını seçmek için bir hayli zorlanabilirsiniz. Ben o kadar çok fontu bir arada, şimdiye kadar hiçbir masaüstü yayıncılık programında görmedim. Program iki disketten oluşurken, yanında verilen iki de font disketi mevcut. Ancak iş sadece bu iki disket ile bitmiyor. Benim yabancı yayınlardan takip ettiğim kadarı ile ayrıca yaklaşık 16 font disketi mevcut olup, her birinde de yaklaşık 4 ile 5 font ailesi bulunuyor. Font zenginliğinin yanı sıra style yönünden de çok zengin bir program Page Stream. Bir fontun tam 13 ayrı stil ve bunların koordinasyonu ile meydana getirilebilecek binlerce alternatif. Beni, sanki biraz fazla abartıyormuşum gibi düşünmeyin. Stiller konusunda sadece başlıkları burada vereceğim, sizde bana hak vereceksiniz. Sırası ile yazdığımda; Normal, Backslant, Bold, Double Underline, Italicize, Light, Mirror, Outline, Reverse, Shadow, Strike Through, Underline ve Upside Down. Şimdi emin oldunuz mu?
FORMAT : Yazımızın bloklanması, alta veya üste yazılması işlemleri ile daha önce ne şekilde yazılırsa yazılsın, metinlerimizi küçük veya büyük harfe, hatta istersek baş harfleri büyük diğerlerini küçük harfe çeviren ve metin ile ilgili diğer tüm işlemlerin yapılacağı ana menü.
TEXT : Yazılarımızdaki kelime bölme, paragraf boşlukları, imla kontrolü ve harf boşluklarını değiştirme işlemlerinin yapıldığı menü. OBJECT : Oluşturduğumuz tüm yazı, resim, grafik ve çizimlerin şekillendirilmesi, gruplandırılması, rotasyonu, istenilen aralık ve sayı ile çoğaltılması işlemlerinin yapıldığı menü.
GLOBAL : Sistemimizde istediğimiz ayarlamaların yapılarak bize çalışmalarımızda kolaylık sağlayacak ana menülerin sonuncusu.
Evet şimdi ana menüleri incelediğimize göre sıra bu ana menülerin alt menülerini ve bu alt menülere ait açılacak çalışma pencerelerini inceleyerek yapılacak uygulamalara geldi.
Ancak menülerin açıklamasına geçmeden önce araçlar tablosuna da bir göz atmakta fayda var sanırım.
İşte Tool Box ve araçlarımızın ne amaçla kullanılacağına dair bilgiler aşağıdaki tabloda görülüyor. Bu araçları iyi öğrenirsek ileride bir takım işlemlerin mouse'umuz ile ne kadar kolay olduğunu daha iyi anlayacağız sanırım.
Sedat ÇÖLOĞLU
Genel olarak araçlardan sonra tekrar ilk menüye dönerek Ana Menülerin alt
MASAÜSTÜ YAYINCILIK
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
AYIN KONUKLARI
Geldi, gelecek, geliyor derken orijinal programlar Türkiye pazarına girmeye başladı. İlk kez Commodore Show 91'de tanıtım yapan TATKOM BİLGİSAYAR OYUN KASETLERİ İTHALAT VE PAZARLAMA LTD. ŞİRKETİ'nden MEHMET YALMAN ile sizler için görüştük.
Amiga Dünyası: Konuşmamıza TATKOM'un faaliyetlerini sorarak başlayalım. Orijinal programları Türkiye'ye getirme fikri nereden aklınıza geldi?
Mehmet Yalman: Böyle bir fikir uzun zamandır vardı. Biz sadece bu olayı başlatmak için uygun bir dönemi bekliyorduk.
Amiga Dünyası: Bildiğiniz gibi ülkemizde software korsanlığı mevcut. Orijinal programların bizim piyasamızda yayılması için ne gibi düşünceleriniz var?
Mehmet Yalman: Bu soruya cevap verebilmek için önce korsanlığın neden oluştuğunu düşünmek lazım. Bu sadece Türkiye için geçerli değil, ilk olarak bir programı almak isteyen kişi o programı bulabilmek için piyasadaki bütün dükkanları dolaşmak zorunda kalırsa korsanlığı tercih edecektir. Dolayısıyla, orijinal programın yaygın olması gerekir. Sonra aynı kişi eğer o programı almak için yarım gün yol katedecekse yine korsanlığa başvuracaktır. Demek ki bizim pazarladığımız programın yalnız büyük şehirlerde değil, bilgisayarların olduğu her yerde satılması lazım.
Son olarak orijinal programın hesaplı olması şart. Bu korsanlığı doğuran en büyük etken. Eğer biraz önce belirttiğim tüm şartları uygulayabilirsek korsanlık zamanla minimal bir düzeye inecektir.
Amiga Dünyası: Tabii bir de Telif Hakları kanunu çıktığı takdirde...
Mehmet Yalman: Ticaret alanında ilerde olacak bir şeye güvenerek bu boyutta yatırım yapılmaz. Biz bu işe girerken çıkacak olan bir kanundan öte halkın ürünlerimize olan talebini göz önünde bulundurduk. Piyasayı şekillendirecek olan bu taleptir. Eğer talep artarsa ya da devam ederse kanun zaten çıkar.
Amiga Dünyası: Böyle bir talep var mı? Mehmet Yalman: Tabii. Bence insanlar yavaş yavaş içinden virüs çıkan disketlerden, yarısında takılan oyunlardan zaten sıkılmaya başladılar. Orijinal bir program satın alırken, o programın korsanına olan avantajlarını göz önünde bulundurmak gerekir. Birincisi alınan program garantilidir. Oyun, sonuna kadar ya da oynandığı sürece hiçbir şekilde bozulmaz. İkincisi o programı oynamanın en zevkli yanı, içinden çıkan kitapçığı alıp rahat bir şekilde okumak, yani programın tam zevkine varabilmek. Türkiye'deki bilgisayar sahiplerinin çoğu böyle bir zevkten şu ana kadar mahrum kalmışlar. Aldıkları bilgisayar orijinal. Siz hiç korsan Commodore bilgisayarı gördünüz mü? O halde, o bilgisayarda kullanacakları programların da orijinal olması onların hakkıdır.
Amiga Dünyası: Biraz evvel programların fiyatlarının hesaplı olması gerektiğini söylediniz. Bu fiyatlar korsan programlarla rekabet edebilecekler mi?
Mehmet Yalman: Ben İstanbul'da disket fiyatına program çeken bilgisayarcılar biliyorum. Bu programların bedavaya satılması demektir. Tabii bedava bir ürünle fiyatta rekabet edilemez. Ama günümüzde bilgisayarcılığı "bedava" seviyesine düşürmek de bilgisayarcılığın hak etmediği bir yerdir. Bence bu orijinal programların yayılmasından daha önemli bir sorun. Yurt dışında bilgisayarcı, konumunu dikkatli seçmiş, mağazasına yatırım yapmış, işini gerek hardware, gerek software bakımından düzgün bir raya oturtmuş olan insandır ve kârlı bir meslek olduğundan zamanında o kârı göz önünde bulundurarak, belli riskleri göz önüne alarak bugünkü yerine gelmiştir. Bu iş iki bilgisayar ve beş programla kurulmaz. Ülkemizde bu işe yıllarını vermiş olan bilgisayarcıların asıl rakipleri ne orijinal programlar, ne kanun, ne de meslektaşlarıdır. Asıl rakibin, bu işi "bedavacı" statüsünde yapanlar olduğunu düşünüyorum. Bence bu işin seviyesini yükseltmek için önce bu sorun halledilmelidir.
Amiga Dünyası: Bildiğiniz gibi bu orijinal programları başka firmalar da Türkiye'ye ithal ediyor. İlerde TATKOM ile bu firmalar işbirliği yapacak mı, yoksa çalışmalı bir rekabet söz konusu mu?
Mehmet Yalman: Bence herhangi bir ticaretin başarılı olabilmesi için rekabet şart. Rekabet daha kaliteli ve daha hesaplı ürün demektir. Fakat rekabet edebilmek için önce bu işin bir bazını yaratmak lazım. Bu baz da ancak işbirliği ile gerçekleşebilir. Önce hep beraber bir saha yapalım ki, sonra o sahaya çıkıp top oynayabilelim. Tabii bu rekabet "düşmanlık" demek değildir. Bu işle uğraşan tüm firmalar başlangıçta birbirleriyle yardımlaşmaları dolayısıyla bu getirdiğimiz yeniliğin kalıcı olması ihtimalini güçlendirir. Tabii daha ilerde de TATKOM böyle bir yardımlaşmayı destekleyecektir. Rekabeti sadece ürünler arası yapmak ve firmalar arası birbirini desteklemek bence bu işin en sağlıklı yolu.
Amiga Dünyası: Yakın gelecekte TATKOM'dan ne tür yeni programlar bekleyebiliriz?
Mehmet Yalman: Mart ayı içinde ilk defa tamamen Türkçe olarak Dragon's Breath diye bir programımız çıkıyor. Genelde strateji ve adventure oyunlarına ağırlık vermeyi kararlaştırdık. UBI-SOFT firmasının on oyununu da bir ay içinde çıkaracağız. Bunun dışında "Budget" dediğimiz ucuz oyunların da dağıtımına yakında başlayacağız. Türkiye'de bir spor kulübüyle anlaşma safhasındayız. Sadece ülkemize mahsus bu kulüple ilgili bir futbol oyunu da pazarlamayı düşünüyoruz. Tahminimce bu program mayıs ayına kadar hazır olacak. Oyunlarımızın bazıları T-Shirt hediyeli olacak.
Amiga Dünyası: Konuşmamızın başında Telif Hakkı kanunundan söz etmiştik. Böyle bir kanunun ülkemizde çıkabilmesi için herhangi bir araştırma var mı?
Mehmet Yalman: Bakın, daha önce söylediğim gibi TATKOM'un amacı zorla program satmak değil. Bir programa talep yoksa, ne kanun çıkarsa çıksın o program satılmaz. Amaç, bu iki unsuru beraber yürütmek. Bir şirket bu gibi bir işe el attığında, elinde olan bütün satış yollarını dener. Böyle bir kanun tabii ki araştırılıyor. Fakat umduğumuz satış düzeyine ulaştığımız takdirde ülkemizdeki talebi karşılamak bizim borcumuz. Böyle bir kanunu bizim satışımızı arttırmaktan çok bayilerimizi, daha evvel sözünü ettiğim "bedavacılara" karşı korumak için istiyoruz.
Amiga Dünyası: Bu "bedavacılara" karşı ne gibi bir önlem alınmalı?
Mehmet Yalman: Bu benim olduğu kadar ülkemizdeki bilgisayarcıların da sorunu. Onlarla beraber girilecek her türlü dayanışmaya hazırım ve TATKOM bunu destekler. Fakat bu, nasıl ve ne zaman olur, onu bilemem. İlk aşamada bilgisayarcıların bir araya toplanıp böyle bir girişime hazır olmaları gerekir. Ancak o zaman ben de onlara yardım etmek için elimden geleni yaparım.
Amiga Dünyası: Bize zamanınızı ayırdığınız için teşekkürler.
Mehmet Yalman: Rica ederim.