Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
Bir arkadaşım ile telefon ile sohbet ediyor, Amiga'da programların Türkiye'ye ne kadar geç ulaştığından bahsediyorduk. Birden sözümü kesti ve dedi ki "Sedat, sen Desktop Publishing programlarını iyi tanırsın. Bugün modem ile bazı listeler alırken Professional Page 2.0'ı gördüm. Nasıl bir programdır?" demeye kalmadan ben atıldım. "Lütfen, ne kadar tutarsa tutsun telefon faturasını ben ödeyeceğim. Ama ne olur onu kaçırma sakın." Ve şimdi sanırım Türkiye'de ilk kullanıcı olma şerefini de elde etmiş birisi olarak yazmaya başlıyorum. Bu arada bu programın modem ile gecenin üçüne, beşine bakmadan alınmasında yardımcı olan TST firmasına teşekkür ederim. Süper ilaveler denemez ama yine de bizi tatmin edecek şekilde güzel şeyler var yeni versiyonda; ilk başta ekran üzerinde ki araçların ikonları olsun, açılan pencereler olsun, öncelikle AMIGA 3000 ekranına tam bir uyum içinde ki, bu da yeni çıkan tüm profesyonel programlarda görmeye başladığımız ve artık alışmamız gereken bir görüntü haline geldi. Bir kere menüde ufak
Sedat ÇÖLOĞLU birkaç değişiklik var ki önce menüyü tanıtmakta bu açıdan fayda görüyorum. Menüyü sırası ile incelediğimizde ilaveleri ve açılan pencereleri beraber görelim. Bu arada Professional Page'i daha önceki 6 ve 7. sayılarda anlattığımız için detaylardan kaçarak sadece 2.0 versiyondaki yeniliklerden bahsedeceğimizi unutmayalım.
Project menüsünde ve Page menüsünde büyük bir değişiklik yok. Sadece menü başlıklarının karşılığı olan klavye karşılıkları biraz değişmiş o kadar. Create Page menüsünde sayfa açmak üzere girdiğimizde yeni bir pencere bizi karşılıyor. Ekran yapısı daha önce de söylediğim gibi AMIGA 3000 için ideal bir görünümde. Box menüsünde de herhangi bir ilave yok. Ancak kutulara ait pencerelere girdiğimizde ilk gözümüze çarpan Rotation diye bir kelime okuyoruz. Nasıl sizinde kalbiniz küt küt atıyor değil mi? Rotation Angle karşılığında 360 dereceye kadar istediğiniz değeri verebilirsiniz. Böylece sayfanın istediğiniz yerine, istediğiniz yönde yazı, resim, çizim, grafik girebilirsiniz. Artık burada yazacağımız sayılar bizim için anlatılmaz
MASAÜSTÜ YAYINCILIK
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
AYIN KONUKLARI: İLK AMIGA BAYİLERİNDEN AREK BOĞOSYAN
Bu ayki konuğumuz Teleteknik'in ilk bayilerinden Abacus Bilgisayar Merkezi'nin sahibi Arek BOĞOSYAN.
Bu sektöre senelerini vermiş olan Arek BOĞOSYAN'ı oldukça tedirgin gördüm. Nedenini sorduğumda, aldığım cevaplar şaşırtıcı olduğu kadar da düşündürücüydü... Birçok firmayı gelecekte zorlu günler bekliyor.
"Birçok firmayı gelecekte zorlu günler bekliyor." diye sözlerine başladı.
Ben ilk olarak Körfez Savaşı'nı düşünerek "Savaştan mı?" diyecek olduğumda, "Ne alakası var, şu bizim piyasadan bahsediyorum." dedi.
-Arek BOĞOSYAN: Ben ev bilgisayarları diye bir piyasanın var olduğuna inanmıyorum. Çünkü, bu piyasaya yar olması gereken değerleri bu piyasaya biz yerleştirmedik. Üç sene önce bir dernek konusuna el attık. Böyle bir derneğin toparlayıcı bir güç oluşturacağı gibi, sektördeki iletişimi sağlayarak, ferden yapılması güç olan yurt içi ve yurt dışı temasları dernek olarak yapma şansı vardı. Bu dernek konusunda bazı arkadaşlar çok uğraştılar, kendilerine teşekkür etmek isterim. Fakat bazı değerlerin bizde olmaması, dolayısıyla bazı şeyleri kısa vadeli gören bazı bayiler kendi menfaatlerini korumak için işin üstüne gitmediler. Burada suç hepimizindir.
Ben halen etkin, aktif, yaptırım gücü olan bir derneğin kurulmasına inananlardanım. Çünkü, 1987 yılında 5.000.- TL. olan Amiga programını, enflasyona rağmen halen 5.000.-TL. civarında satıyoruz. Bence bu enflasyonda değeri düşen tek emtia bizim sektörde olmuştur. Bu yüzden istenmese de haksız rekabet ortaya çıkmıştır.
Telif
yasası ile program yazılımları Türkiye'de de artacak
Hazır konu açılmışken "Telif hakları" diyecek oldum. -Arek BOĞOSYAN: Telif haklarının çıkmasını çok istiyorum. 3257-5846 sayılı yasalar uygulanmaya başladığında 3000 adet olan video bayisi 900'e düştü. Telif yasası bu piyasaya eskiden beri emek vermiş, bu mesleği uzun vadeli görüp bir sürü şeye katlanmış firmalar için çok yararlı olacağına inanıyorum. Sonra telif haklarının çıkmasının yazılımcılara da katkısı olacak, sektörümüz yeni bir boyut kazanacak, ben inanıyorum ki bizlere oyun getiren genç arkadaşlar telif yasası ile yazılım olayına yönelecekler ve mali açıdan çok daha tatmin edici bir ortam bulacaklar.
Arek BOĞOSYAN bilgisayar sektöründe de "Ne verirsen onu alırsın." imajını yaratıyor. Ayrıca kendisi, bilgisayarları pek fazla sevmediğini çünkü, bilgisayarlardan insana dost olamayacağını düşündüğünü, bilgisayarların hep doğruyu söylediği için hiçbir zaman taraf tutamamasının hoş olmadığını söylüyor. Bu arada kendisinin Football Manager programını çok sevdiğini, bu oyunu 1000 saat'e yakın oynadığını söylüyor.
Sohbetimizin başlarında, Körfez Savaşı'ndan etkilenip endişelendiğini sanarak espri yapmıştım. Sohbetimizin sonunda da ona her ne kadar bilgisayarlarını sevmese de bol bilgisayarlı günler diliyoruz.
Gelecek ay başka bir sohbette buluşmak üzere hoşça kalın.