Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 72
Psygnosis firmasının yaptığı, fakat pek başarılı olamadığı strateji türünde bir oyun. Aslında oyuna tam anlamı ile bir strateji demek mümkün değil. Çünkü, oyunda bol bol arcade bölümleri var. Fakat bir konuda firmanın hakkını yememek lazım, o da grafikler. Zaten firma tüm oyunlarında kaliteli grafikler kullanıyor. Carthage de bunlardan biri.
Konu biraz eskiye dayanıyor. Roma'nın fetih devirlerinde, siz Kartacalı olarak ülkenizin fethedilmesine engel olmaya çalışıyorsunuz. Fakat ne yazık ki sizin içinde bulunduğunuz durum pek parlak değil. Kral öleli pek uzun bir zaman olmamış. Bu sebeple ülke bir parçalanmanın eşiğinde. Her soylu başına buyruk davranıyor. Siz hem ülkeyi bir araya getirmeye, hem de yeni bir ordu kurmaya çalışıyorsunuz. Bunu yaparken karşınızdaki en büyük engel maddi olanaksızlıklar. Oyunda iyi düşünülmüş bir şey varsa, o da çok yakına kadar yapabileceğiniz zoom. Bu sayede oyunu hem daha rahat, hem de daha zevkli oynayabilirsiniz.
Arcade makinelerinde oldukça tutulan, fakat Amiga'da biraz zayıf kaçmış bir oyun, Stun Runner. Konu klasik, gelecek çağda geçen, fantastik bir yarış. Siz yerden biraz yukarıda hareket eden aracınızla, kendine has bir parkurda zamana karşı yarışıyorsunuz. Tabii bu arada aracınız saatte 900 mil gibi çok saçma bir hıza sahip. Oyun sırasında birçok tünele girip çıkıyorsunuz. Kızaklarda olduğu gibi, sizin aracınız da tünellerin duvarlarına tırmanıp hız kazanabiliyor. Fakat oyun sadece bundan ibaret olsaydı, tahammül edilemez derecede sıkıcı olurdu. Bu sebeple sizin sabır hudutlarınızı zorlamak için, daha da tahammül edilmez bir fonksiyon konulmuş. Önüne çıkanı vur/yok et. Puanınıza göre aracınıza değişik kalitede zırhlar ve silahlar alabiliyorsunuz. Tanrım, bilgisayarda çağ atlıyoruz, Avrupa'daki bazı sivri kafalılar hala Nuh Nebi'den kalma konularda, klasik oyunlar yapıyor. Sakın paranızı harcamayın.
kendinizi medeniyetten yüzlerce kilometre uzakta vahşi bir ormanda buluyorsunuz. İşte size Voodoo Nightmare. Grafikler oldukça hoş, oyunun 3-boyutlu olması da oynayana ayrı bir zevk veriyor. Oyunda toplam 500 ekran var. Bu da gezilecek yerlerin pek az olmadığını gösteriyor. 500 ekranın içinde alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar ve biraz eğlenebileceğiniz gazinolar mevcut. Oyunda, kendinizi büyüden kurtarmak için 5 ayrı tanrıya dua etmek zorundasınız. İş böyle olunca toplamda 5 adet araştırılacak tapınak var. Her bir tapınak 50 ekrandan oluşuyor. Her tapınakta da toplamanız gereken bir yığın elmas var. Bunun arkasında yatan düşünce ise, dağınık durumdaki elmasları toplayıp, dua edeceğiniz tanrıya armağan etmek. Memnun olan tanrı da size ilerde kullanmak üzere bir güç veriyor. Bence eğlenceli dakikalar için alınabilecek bir oyun. Daha ziyade yaşı ufak olanlara tavsiye edebilirim. Babalarını oyalamak için alabilirler ??!!
Kız arkadaşınız en iyi arkadaşınızla sizi aldatıyor, bu yetmiyormuş gibi büyücünün biri size büyü yapıyor ve son olarak da siz
Uzun zamandan beri menajerlik oyunlarına hasrettik. Bu oyun hasretimizi yeterince giderebilecek niteliklere sahip. Diğer menajerliklerde düşünülmemiş birçok ayrıntı MPSM'de düşünülmüş. Özelliklere kısa bir göz atalım. Avrupa'daki tüm kupalar. Oyuncuların değişik biçimlerde sakatlanmaları ve sakatlanmaların ne olduğunu öğrenebilmeniz.
Sahalarda olaylar çıkması, holiganlar, her maç sonrası gazete kritikleri, takımların ve oyuncuların isimlerini değiştirip, yeni isimlerini gazetelerde görmek, çeşitli türlerde antrenmanlar, takım ve oyuncu taktikleri, menajerin (yani siz) başka takımlara transfer olabilmesi, işten kovulmanız, oyuncularla çeşitli biçimlerde konuşabilme, oyuna 5. ligden, yani amatör kümeden başlamanız ve daha bunun gibi birçok detay MPSM'de mevcut.
Toplamda her sezon 40'tan fazla lig maçı bulunmakta. Oyunda grafik bulunmamakta, fakat bu öyle büyük bir eksiklik değil, neticede 'Soccer Manager'de çok güzel grafikler vardı, fakat oyun beş para etmezdi. Menajerlik oyunlarından hoşlananlar, MPSM'i düşünmeden alabilirler.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 73
3 adet polis timinin, uyuşturucu kaçakçılarına karşı yaptıkları mücadeleyi konu alan bir oyun. Grafik olarak pek bir özelliği olmasa da, fikir açısından oldukça orijinal bir oyun. Timlere silah seçme, her silah hakkında bilgi sahibi olma ve timlerin araştıracağı yerleri belirleme, pek yeni fikirler değil. Zaten benim orijinal bulduğum da bunlar değil. Fakat tünellerde 3-boyutlu ilerleme ve ateş ettiğiniz zaman, ateş yönlerini sizin joystick ile seçmeniz yeterince orijinal. Tünellerde ilerleme gerçekten iyi canlandırılmış. Adamların hareketleri yeterince gerçeğe benziyor. Fakat arasıra nedeni bilinmeyen silah arızaları, insanın saçını yoldurmaya yetiyor. Fakat oyun sadece önüne geleni öldür cinsinden değil. Oyuna değişik bir hava katması için, her time bir de kişisel bilgisayar verilmiş. Bu alete "DIR" yazarak, elinizdeki roket ve benzeri silahların listesini görebilirsiniz. Örneğin "M2" yazdığınızda da o kod isimli roketi otomatik olarak tünelin derinliklerine doğru fırlatırsınız. Bence almaya değer.
Bu ay gelen tek simülasyon BATTLE COMMAND. Aylar evvel demosu gelmiş ve bir nebze de olsa bizi fikir sahibi yapmıştı. Gerçek simülasyon hastaları bu oyundan pek beklediklerini bulamazlar. Ne de olsa bir M1 değil. Daha doğru bir deyişle, simülasyon havasında zor bir arcade oyunu. Bu şekliyle bakıldığında "Sherman"a benziyor. Battle Command'da diğer tank simülasyon (ya da arcade)larının aksine siz gelecekteki, hayali bir tank modelini yönetiyorsunuz. Oyunda oynayabileceğiniz bir senaryo dizisi de yok. Siz görevleri seçiyor ve oynuyorsunuz. Daha sonra başarı ve başarısızlıklarınız dosyanıza işleniyor. Toplamda 10'a yakın görev var ve daha evvel de dediğim gibi bunlar birbirleri ile bağlantılı değil. Fakat oyunda grafikler dikkat çekici. Vektör grafiklerin kullanıldığı oyunda, iyi bir atmosfer verilmesi maksadı ile grafikler oldukça hızlı tutulmuş. Simülasyon olarak düşünürseniz almayın, fakat simülasyona başlamak istiyorsanız olabilir.
BATTLECOMMAND
Oldukça ilginç ve bir o kadar da eğlendirici bir futbol oyunu. Aslında tam bir futbol oyunu da denemez. Siz oyunda 17 yaşındaki bir santraforu canlandırıyorsunuz, ilk başta 4. ligde oynuyorsunuz ve belli bir fiyatınız var. Haftalık antrenmanlara çıkıyor ve bu antrenmanlarda başarılı olup maçlara çıkmaya çalışıyorsunuz. Maçlarda ise, sadece sizin girdiğiniz gol pozisyonları oynanıyor ve gol atmaya çalışıyorsunuz. Hafta arasındaki antrenmanlarda başarınıza göre bir maçta kaç kere oynayacağınız belirleniyor. Bazen hiç oynamayabilirsiniz. Böyle bir durumda şansınızı deniyor ve bir ihtimal de olsa maça çıkmaya çalışıyorsunuz. Şansınızı deneyip, maça çıkayım derken kötü bir seçimle 3, 4 haftalık bir sakatlık da geçirebilirsiniz. Toplamda 20'ye yakın antrenman çeşidi var ve bunlar belli bir sırayı takip etmiyor. Böylelikle antrenmanlardan sıkılmıyorsunuz. Başarılı olduğunuzda daha iyi takımlara transfer oluyorsunuz ve değeriniz de artıyor. Oyun bu şekilde devam ediyor. Bence oldukça zevkli ve dinlendirici bir oyun. Tek dezavantajı, bazı antrenmanlarda deli gibi joystick sallamak zorundasınız.
Sin. Benim kastettiğim, ekranın dizaynı ve ikonları kullanış şekli aynı. Powermonger bir cins strateji oyunu. Oyuna size sadık olan 20 adamınızla başlıyorsunuz. Amacınız ise toplamda 190'dan fazla olan adaları almak. Başta 20 kişi olan adamlarınızın sayıları sizin gücünüzle birlikte artıyor. İlk adaları ele geçirmek pek zor değil. Fakat siz ilerledikçe karşınıza bilgisayarın yönettiği komutanlar çıkıyor ve oyun da o ölçüde zorlaşıyor. Populous'ta unutulan birçok ufak ayrıntı Powermonger'a ayrı bir zevk vermiş. Örneğin mevsimlerin geçişini görebiliyorsunuz. Ekran kimi zaman kar yağışından dolayı bembeyaz olurken, kimi zaman da çiçeklerin açması ile rengarenk oluyor. Bundan başka çok yakına kadar zoom yapabiliyorsunuz. Uçan kuşları, otlayan ve bağıran koyunları görmeniz Powermonger'daki birkaç ufak ayrıntıdan bazıları. Oyun esnasında bazı tarihsel olaylarda da rol oynuyorsunuz. Çeliğin bulunması ve işlenmesi gibi. Powermonger'ın daha detaylı açıklamasını gelecek ay dergimizden okuyabilirsiniz.
Electronic Arts'tan mükemmel bir oyun daha. Powermonger, Populous'u yapan grubun bir oyunu. Bu sebeple oynanış tarzı, konu farklı da olsa aynı. Fakat tarz aynı derken sakın aklınıza tepeleri düzleştirmek ya da deprem yapmak gibi bir fikir gelmesin.