Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 56
Beast ve Blood Money gibi oyunları beğenenlerin çok iyi tanıdığı bir firmadır Psygnosis. Bazen hayranlarını hayal kırıklığına uğratsa da genelde iyi oyunlar çıkarır.
İşte Nitro da bunlardan biri. Oyunun başındaki etkileyici demoyu gördükten sonra muhteşem bir oyun beklemeniz normal. Ama oyunun başındaki demoyla fazla bir benzerliğinin olduğunu söyleyemem.
Oyunun piyasaya sürülmesinden önce, yurtdışında çok fazla reklamı yapıldı, fakat piyasaya sürüldüğünde ise o kadar büyük bir ilgiyle karşılaşmadı. Bunun sebebi oyunun Super Cars'da olduğu gibi kuş bakışı oynanan bir araba yarışı olması olabilir.
Aslında oyun ilk bakışta çok çekici gelmese de, oyunu denemeden ne kadar zevk alacağınızı anlamanıza imkan yok. Ben de bu oyunu ilk gördüğümde hayal kırıklığına uğramıştım. Ama biraz oynayınca joystick'i elimden bırakmam bir hayli güç oldu.
Oyunumuz, Üçüncü Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl önce başlıyor. İlk yıllarda her şey normalken, yıllar geçtikçe savaşın izlerini siz de görüyorsunuz.
Oyunumuz dört ana bölümden oluşuyor ve her bölümde yarışmanız gereken sekiz pist var. Yani toplam otuz iki pisti tamamlayabilirseniz, oyunu bitirmiş olursunuz. Fakat oyunda birkaç bölüm geçtikten sonra dikkat ederseniz, her bölümde pistlerin gerçekten değişmediğini, sadece bazı ufak değişiklikler yapıldığını fark edebilirsiniz.
Bu biraz can sıkıcı gibi gelebilir ama yapılan değişiklikler o kadar iyi ayarlanmış ki aynı pistlerde yarıştığınızı anlamanız çok güç.
Oyun kolay gibi görünse de aslında hiç de o kadar kolay değil, bunu oynadığınızda fark edeceksiniz. Ayrıca pistler; üç gündüz, bir gece şeklinde gidiyor. Yani otuz iki pistin, sekizi gece, geri kalanı da gündüz.
Siz ekrandaki dört arabadan birini yönetiyorsunuz. Eğer isterseniz, biri joystick'le, diğeri de klavyeden olmak üzere, oyunu aynı anda üç kişiyle oynayabilirsiniz. Yarış esnasında bazen yolun ortasında duran, bazen de etrafta uçuşan çeşitli eşyalara rastlayacaksınız. Bunları alınca ekstra gaz veya nitro gibi çeşitli şeylere para ödemeden sahip olabilirsiniz.
Yolda uçuşan yeşil banknotları kaçırmamaya çalışın. Her yarış sonunda (eğer para toplamışsanız) arabanıza ekstra benzin, Nitro veya Hi speed gibi şeyler alabilir, arabanızın modelini veya lastiklerinizi değiştirebilirsiniz. Eğer Hi speed'iniz varsa, yolun dışında bir engele toslamadığınız sürece diğer arabaları rahatça geçecek kadar hız kazanabilirsiniz. Yarışa başlarken nitronuz varsa yeşil ışık yandığı anda joystick'inizi ileri iterek diğer arabaları geçebilirsiniz. Ama unutmayın bir nitroyu, sadece bir yarışta kullanabilirsiniz. Bu sebeple bence nitro yerine biraz para biriktirip Hi speed almak daha akıllıca.
Aslında yarışa başlarken diğer arabaların önüne geçmek için tam yeşil ışık yandığı anda fire'a basarak, joystick'i ileri ittirmeniz yeterli. Böylece nitro almadan da rakiplerinizin önüne geçebilirsiniz. Ama bunu gece yarışlarında yapmanızı pek tavsiye etmem, çünkü gruptan ayrıldığınızda yolunuzu kaybedebilirsiniz ve tekrar diğerlerine yetişmeniz çok güç olabilir.
Bilgisayarın yönettiği arabalar virajları ortalayarak solladıkları için, onları virajlarda geçmeniz daha kolay. Fakat yolun kenarlarındaki engellere de dikkat edin.
Kendinizi oyuna kaptırdığınızda gözünüz hiçbir şeyi görmeyecek. İleriki bölümlerde bulunan bazı pistlerde oklar sizi şaşırtırsa, sakin olun ve arkadan gelen bir arabanın sizi geçmesine izin verin.
Aklımdayken oyuna biraz alıştıktan sonra, ilk pistlerde mutlaka birinci olun. Birinciye verilen 600 birimlik gaz, yakıt seviyenizi maksimumda tutmanıza yardım eder. Eğer tek başınıza oynuyorsanız, diğer oyuncuları da oyuna dahil edip en azından ikinciliği garantileyebilirsiniz. Bu şekilde oynamak pek fazla zevkli olmasa da, oyunu bitirmeyi amaçlıyorsanız bunun çok işinize yarayacağına emin olabilirsiniz.
Evet, bütün bunlardan sonra söylenecek tek şey var, iyi şanslar. Ayrıca yayınlamadığımız son grafiğin çok hoş olduğunu da söylemeliyim, yorgunluğunuzu bir anda unutabilirsiniz.
Psygnosis / Çift Disket
GRAFİK........................... .... :%80 SES ................................. .....:%65 OYNANABİLİRLİK......... .... :%75 GENEL............................ .... %80
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 57
Geçen sayımızda Tarvak the Warrior'ı açıklamıştık. Bu sayımızda ise yine bu tür oyunlardan hoşlananlar için bir başka oyunumuz var. Golden Axe...
Bundan uzun zaman önce, ateş kusan canavarların bulunduğu garip bir krallıkta Death Adder adlı kötü bir savaşçı, yarattığı karışıklık ve saçtığı kötülüklerle ülkeyi yönetmeye başlamış. Canavar ve çeşitli savaşçılardan oluşan ordusunu da ülkenin dört bir yanına yaymıştı. Tabii bu arada kral ve güzel prensesi kaçırıp kalenin derinliklerine hapsetmeyi de ihmal etmemişti. İşte tam bu sırada ortaya çıkan üç cesur savaşçı Death Adder'ın kötülüklerine son vermek ve ayrıca kişisel öçlerini almak için uzun, yorucu ve aynı zamanda da tehlikeli bir yolculuğa giriştiler. Çünkü, Death Adder Ax-Battler isimli savaşçının annesinin, Tyris-Flare adlı savaşçının anne ve babasının, Gilius-Thunderhead'in ise erkek kardeşinin direkt ya da dolaylı yoldan ölümüne sebebiyet vermişti.
Bu savaşçılardan birinin kontrolünü alarak oyuna başlıyoruz. Bu arada savaşçıların özellikleri hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Savaşçıların üçü de balta ya da kılıç gibi silahlar kullanıyorlar ve yine üçü de büyü yapabiliyorlar. Büyü yapma yetenekleri savaşçıdan savaşçıya değişiyor. En güçlü büyüyü Tyris-Flare yaparken, Gilius-Thunderhead'in büyüsü içlerinden en güçsüz olanı. Bu arada Tyris-Flare ve Ax-Battler kılıçlarını kullanarak hemen hemen aynı hareketleri yapıyorlar, Gilius-Thunderhead ise baltasını kullanarak dövüşüyor.
İstediğiniz savaşçının seçimini yapmak için ekrana çıkan iskeletin sağ elindeki savaşçıları joystick yardımı ile sırayla öne çıkarmalı ve istediğiniz savaşçı öne çıktığında ateşe basmalısınız. Böylece diğer savaşçılar kaybolacak ve oyuna seçtiğiniz savaşçı ile başlayacaksınız.
İlk bölüm açık arazide geçiyor. Seçtiğiniz savaşçının enerjisi ve o anki hakları ekranın en altında solda belirtiliyor. Savaşçının büyü yapabilmesi için gereken topların sayısı ise ekranın üstündeki kutucukların içinde belirtiliyor. Bu büyü toplarının bulunduğu kutucukların adedi savaşçıya göre değişiyor ve bu da daha evvel söylediğim gibi savaşçının büyü yeteneğini etkiliyor. Büyü toplarını oyunun belli yerlerinde karşımıza çıkan cücelere tekme atarak elde ediyoruz. Genelde her cüceden iki top alabilirken bu sayı bazen üçe de çıkıyor. Tabii bu arada cüceleri köşeye kıstırıp daha fazla top almak da zaman zaman mümkün oluyor. Cücelere ilk başlarda tek tek rastlarken daha sonra ikili, üçerli ve dörderli gruplar halinde dolaşan cücelere de rastlıyoruz. Büyü yapabilmek için ALT tuşuna basmalıyız. Unutmamalıyız ki ne kadar çok topumuz varsa o kadar kuvvetli bir büyü yapabiliriz. Cücelerden aldığımız bir başka şey de enerji veren yiyecekler. Bu yiyecekler sayesinde enerjimiz artıyor ama bu yiyecekler kaybedilen bir hayatı geri getirmiyorlar. Cüceler oyun içinde belli yerlerde ve bölüm sonlarında karşımıza çıkıyorlar.
Oyun esnasında karşılaştığımız Death-Adder'ın savaşçıları ise çeşitli özelliklere sahipler. Bunlardan bazıları topuz kullanırken, diğerleri kılıç kullanıyorlar ve bazıları da canavarların üstünde saldırıya geçiyorlar. Canavarlar da oyunu oynadığımız bölüme göre değişiklik gösteriyorlar. Mesela ilk bölümlerdeki canavarlar sadece saldırı için kuyruklarını kullanırken, ileriki bölümlerde ağzından ateş topu fırlatan ve ateş çıkaran canavarlara da rastlıyoruz. Eğer bu canavarların üstündeki savaşçıları aşağı düşürebilirsek canavarın kontrolünü ele geçirebilir ve bir süre önce bize karşı kullanılan bu silahı onlara karşı kullanabiliriz. Ta ki herhangi bir nedenle canavarın üstünden ininceye kadar. Bu arada erkek savaşçıların yanında kadın savaşçılara da rastlıyoruz. Bunlar epey dayanıklı oluyorlar ve yere düştükten sonra tekrar tekrar kalkarak üstümüze saldırıyorlar. Tabii öteki savaşçılar da yere düştükten sonra kalkarak tekrar saldırıyorlar, ama kadın savaşçılar bu konuda daha kararlılar. Bunlardan başka bölüm sonlarına doğru çıkan ikiz devler, ileriki bölümlerde karşılaşacağımız iskelet savaşçılar ve oyunun sonunda Death-Adder'ın bizzat kendisi diğer düşmanlarımızı oluşturuyorlar. Bu arada tüm bu tehlikelerin yanında bir de yol kenarlarındaki boşluklar var ki bunlara düşünce enerjiniz tam bile olsa hayatımızı kaybediyoruz.
Savaşçılar diğer oyunlarda olduğu gibi joystick'i sekiz yöne ayrı ayrı tek başlarına ya da ateş kullanarak itince bir çok hareket yapmıyorlar. Onun yerine belli başlı dört hareketleri var. Bunlardan birincisi zıplayarak sert biçimde rakibe vurmak. Bunu yapmak için ateşe basarak joystick'i yukarı itmek ve savaşçı havaya zıplayınca seri biçimde ateşe basmak gerekli. Bu vuruş şeklini bilhassa ikiz devlere karşı kullanmalısınız. İkinci vuruş şekli ise dönerek vuruş. Bunu yapmak için joystick'i aşağı çekerek ateşe basmalısınız. Böylece savaşçı bir anda dönerek arkasındaki rakibe vuruyor. Bu vuruş şekli Ax-Battler ile Tyris-Flare'de aynı iken Gilius-Thunderhead'de daha değişik oluyor. Bu tip vuruşu daha çok iki savaşçı tarafından sağlı sollu kıskaca alındığınızda uygulamalısınız. Üçüncü bir vuruş şekli ise koşarak rakibe tekme ya da omuz atma. Bunu yapmak için joystick'i gitmek istediğiniz yöne iterken ani bir hareketle tekrar aynı yöne itmelisiniz. Böylece savaşçı koşmaya başlayacak. Bunun ardından da ateşe basarak savaşçının tekme ya da omuz atmasını sağlayabilirsiniz. Bu hareketi her zaman için kullanabilirsiniz. Eminim ki çok yararını göreceksiniz. Ayrıca bu hareketi üstüne bindiğiniz bir canavara da aynı şekilde yaptırabilirsiniz. Son hareket ise sadece ateşe basarak
GOLDEN
vurma. Yalnız bu hareket biraz enteresan, çünkü, ateşe her basışınızda savaşçınız değişik şekilde saldırıyor. Mesela bir keresinde rakibe alttan kılıçla vurup onu fırlatırken, diğer bir sefer rakibe tekme atabiliyor ya da kafasına kılıçla vurup sersemlettikten sonra havaya kaldırarak yere fırlatıyor. Bu hareketi oyunun her anında uygulamanız lazım.
Düşman savaşçılarla dövüşürken dikkat edilecek bir başka husus da onlara fazla yaklaşmamak ve olabildiğince uzak dövüşerek darbe almamaya çalışmak. Bir de dövüştüğünüz yerde üstüne çıkabileceğiniz kaya, tepe gibi yüksek yerler varsa buralara çıkarak dövüşmeyi tercih edin, çünkü, o zaman alttan gelen düşmanları gafil avlayabilirsiniz.
Oyun altı bölümden oluşuyor ve bunlardan ilki daha evvel de bahsettiğim gibi açıklıkta geçiyor. İkincisinde ise dev bir kaplumbağanın sırtındaki köyde dövüşüyoruz. Üçüncü bölümde kaleye ulaşmak için düşman hatlarını yarmaya çalışıyor ve ardından da dev bir kuşun sırtında kaleye uçuyoruz. Daha sonra ise kaledeki çeşitli savaşçılar ve Death-Adder ile dövüşerek Kral ve Prensesi kurtararak, ülkeye huzur ortamını yeniden getiriyoruz.
Bu arada size oyun için bir püf noktası söylemek istiyorum. Eğer savaşçınız ölünce öteki port'a takılı bir joystick'e basarak diğer adamı çıkartırsanız oyuna üç hakla kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Hepinize iyi şanslar, hoşça kalın.
512Kbyte 1 Disket
GRAFİK......................:%85
EFEKT........................:%70 ZORLUK.....................:%90 IQ................................:%100 GENEL ...................... :%90