Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 73
Günümüzde ilginç oyun fikirleri bulmaya çalışan programcılar, bilgisayar oyun piyasasını tekdüzelikten kurtarmak istiyorlar. Öteki firmalar bu ilkeyi pek benimsemiyorlar. Süper grafik ve mükemmel seslerle bilinen türlerle para kazanmayı amaçlıyorlar. Bazılarının bunu oldukça iyi başardığı bir gerçek ama piyasaya sürülen oyunların yüzde yetmiş beşi bakılıp ya da bir gün oynanıp bir kenara atılıyor. Bir "PIRATES", "PORTS OF CALL", "SHADOW OF THE BEAST" gibi oyunlar sıkça çıkmıyor. CODE MASTERS'ın simülatör oyunlarını bir ayda yapıp ucuz fiyata pazarlayıp para kazandığı bir gerçek. Her ay iki ya da üç tane simülatör oyunu yaptıkları için şu ana kadar yapılmadık simülatör bırakmadılar. Yapılanların hepsi maalesef gerçekçi değil. Ama bir de MICROPROSE'un simülatörlerine ve simülasyonlarına bakın. Hepsi o kadar gerçekçi ki, özellikle bir de "GUN SHIP"in Amerika'da pilotların eğitiminde kullanıldığı düşünürsek bir konuda ne kadar usta olduklarına karar verebiliriz. Gerçi bu oyunun MICROPROSE ile bir ilgisi yok ama elimde bulunan on beş yeni oyunun sadece ikisinin açıklamaya değer olduğunu görünce böyle bir başlangıca gerek duydum.
Oyunumuz genel açıdan çok basit ama böyle bir fikrin bu kadar iyi kullanıldığını sadece bu oyunda gördüm. Hepimiz bilgisayar daha ülkemize gelmeden önce oyun makinelerinde ve Atarilerde meteorlar yani "ASTEROIDS" adlı oyunu oynamışsınızdır. PANG bu oyuna benziyor. Meteor taşları yerine bu oyunda balonlar var. Ekranın her tarafında dolaşabilen geminin yerine, sadece zeminde sağa ve sola hareket edebilen bir adamımız var. Balonlar ise gezegenin yerçekimi ile devamlı zıplıyorlar. Amacımız her kademede bulunan balonları ve baloncukları yok etmek. Başlangıçta yukarı doğru uzun dalga atan silahımız var. Balonları vurdukça yere düşen silahları toplayabiliyoruz. Kesik atış yapmanızı sağlayan silaha sahip olunca değiştirmemenizi tavsiye ederim. Buza benzeyen parça ile balonların hareketini dondurup onları rahatça vurabiliyoruz. Balonları vurduğunuz zaman büyük balon iki balona bölünüyor. Bölünen her parçayı vurunca ikiye bölünerek çoğalıyorlar. Size tavsiyem bir balondan başlayarak tek tek yok edin. Her kademede bulunan paraları toplamayı ihmal etmeyin.
Genel açıdan çok zevkli bir oyun. Başına oturunca saatlerce oynayabiliyorsunuz. Kalabalık arkadaş topluluğunda zevkle oynayabilirsiniz. Grafik açısından da oldukça iyi. Özellikle kademelerde arka planda bulunan dijital gezegen resimleri oyuna çok güzel bir görüntü veriyor. Severek oynayacağınızı tahmin ediyorum. Başarılar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 72
Thor, antik çağda yaşadığı varsayılan ve Vikinglere önderlik eden çok güçlü ve cesur bir kraldı. Bütün Vikingler onu örnek almışlar, onun biçiminde yaşamaya başlamışlardı. O, onlar için artık kutsal bir varlıktı. Thor'un en önemli özelliklerinden biri, güç durumda kalan birinin yardımına koşmasıydı. Hikayemizde de bu, ana tema olarak alınmıştır. Şeytanın yönettiği adam ve yaratıklar tarafından kaçırılan kız, Thor'un sevgilisiydi. Bunun üzerine kahramanımız sinirlenerek uzun, yorucu ve zor yolculuklarından bir diğerine daha başlamış oldu.
Yolculuğumuzun üzerindeki ilk yer, Alfheim adı verilen bir orman. Burada canlı kalabilmek ve ilerki bölümlere geçebilmek için orman içinde rasgele serpiştirilmiş dört anahtar parçasını bulup bunları birleştirmek gerekli. Karşınıza değişik yaratık ve düşmanlar çıkacak. Bunlardan bazıları bir ya da iki vuruşta ölse bile bazıları 6-7 vuruş sonra cehenneme gidecek. Bazılarını vurmak ise mümkün değil. Vurduğunuzda arkasında içinde büyülü bir sıvının olduğu kap bırakanlar, genellikle 2-3 vuruşla yok edilebilir. Ağaçlar üzerine tünemiş baykuşu, 6 defa üst üste vurduğunuz zaman yok olacak ve yere sihirli sıvının bulunduğu kaplardan biri bırakacaktır. Karşınıza çıkan tüm yaratıkları yok etme, her oyunda olduğu gibi bu oyunda da amacınız. Başlangıçta iki tane basit silahınız var. Fakat oyunda ilerledikçe ateş topları, kılıç ve balta gibi silahlar almanız mümkün. Silah değiştirmek için (SPACE) tuşuna basmanız gerekli. Ekranın altındaki dörtgenin en sol iki kutusunda silahlarınız gösteriliyor. O an kullandığınız silah altında bir ok ile işaretlidir. Oyunda işinizi zorlaştıran etkenler arasında çukurlar da var. Bunların en kenarına gelip sağ üst yöne çapraz olarak atlarsanız, çukurları geçebilirsiniz. Bölümün bazı yerlerinde bulunan büyücüye 5-6 defa ateş ederseniz, büyücü kurbağa halini alarak kaçar. Yalnız büyücünün size yolladığı sihirli kıvılcımlara dikkat edin. Bunlardan biri size çarparsa, Thor ters yönlere hareket edecektir. Büyücüyü yok ettiğinizde onun kazanının yanından geçerseniz, fazladan bir büyü kazanabilirsiniz. Zaman zaman süpürgesi ile uçan bir cadı da size büyü kazandırabilir.
Anahtarın ilk üç parçası bulunması kolay yerlerde. Bu çatı kenarı, ağaç dalı ya da yer olabilir. Fakat son anahtar parçası bölümün sonlarına doğru karşınıza çıkacak olan evde saklıdır. Bunu alabilmek için kapının önüne gelin ve joystick'inizi ileri doğru itin. Eğer doğru noktadaysanız, adamınız yavaş yavaş yok olacaktır. Hemen ardından da kendinizi evin içinde bulacaksınız. Ekranı dikkatli incelerseniz anahtarın dördüncü kısmını da bulabilirsiniz. Bunu da bulduktan sonra artık bölümün en sonuna gidip diğer kademelere açılan kapıdan geçebilirsiniz. Bu kapıdan anahtar tamamlanmadan geçtiğiniz zaman tekrar oyunun en başına dönersiniz.
İkinci kademenin ismi, Vanaheim ve burası büyük bir mezarlık. Karşımıza çıkmaya cesaret eden yaratıklar genelde hayaletler ve Zombie'ler. Fakat canlı, hareket edebilen su damlaları, zıplayan kurukafalar ve kazıklar gibi birçok yaratık ve bubi tuzakları bu bölümü geçmenizi fazlasıyla zorlayacak. Burada karşınıza en büyük rakiplerinizden biri olan Azrail de çıkacak. Cadılar yine size büyü kazandırabilir. Dördüncü parça anahtar, bu sefer karanlık bir mağaranın içindedir.
Üçüncü bölümde kendinizi bir an eski Mısır'da zannedebilirsiniz. Bunun sebebi Nidavellir'in çok eski zamanlarda Mısırlıların bulunduğu bir yöre olmasıdır. Anahtarların üç kısmı yine kolay bulunabilen yerlerde. Son anahtar parçası ise karşınıza çıkacak tapınağın içinde.
İsmi Muspell olan bir bölgede geçen 4. bölümü bitirmekte epey zorlanabilirsiniz. Burası büyük bir işkence merkezine (hep alışveriş merkezi olacak değil ya!) benziyor. Uçuşan yarasalar, ayaklarından asılı insanlar, giyotin gibi birçok işkence aleti bize ortaçağın zamanındaki işkence odalarını çağrıştırıyor. Bölümü geçmeye çalışırken, ateş kusan heykellere ve yanan taşlara da dikkat edin. Bölümün ortalarında bir köprü var ve bunun altından da kızgın lavlar akmakta. Burada çok dikkatli olmalısınız. Anahtarın son kısmı bu sefer bir evin içinde.
Muspell'den sonra son bölüm olan Nilfheim'a geliyoruz. Burası kutupta geçiyor ve en büyük düşmanımız şeytan bile donmuş durumda. Şeytanın önündeki boşluğu geçebilmek için daha önceki bölümlerden aldığımız sihirlerden birini burada kullanmalıyız. Boşluğun olduğu yerde sihirli taşlar belirecek ve karşı tarafa geçmemizi sağlayacak. Eh... Buradan sonrasını da artık kendiniz çözün ki oyunun zevki kaçmasın.
Şimdi de oyunda kullanabileceğiniz bazı tuşlar ve işlevlerine bakalım: Ok tuşları ya da nümerik klavyedeki tuşlar sihirleri kullanmanızı sağlayacaktır. Sihirleri yalnızca çok gerekli yerlerde kullanmanız gerekli. (F8) tuşu ile oyunu dondurabilir, (F1) ile de oyundan çıkabilirsiniz. Klavyeden herhangi diğer bir tuşa bastığınız zaman da silahınız değişir.
Ekranın en altında silahlarınız, enerji durumunuz, kalan haklarınız ve taşıdığınız büyüler gözükmektedir.
GRAFİK : 83 SES : 69 OYNANABİLİRLİK : 73 GENEL : 78 AMİGA DÜNYASI 76