Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 58
larak ortaya almaktır. Böylece düşmanınızı kaçırmanız daha kolay olur. Bu savaştaki önemli nokta, gri renkli adamların ateş edebileceğidir. Joystick'e hiç dokunmadığınız zaman adamlarınız ateşe başlayacaklardır. Ormanda ve şehir içinde görüş sıfırdır. Ayrıca orman ve evler sizi düşman ateşinden korur. Sudan geçerken dikkatli olun ve sığ yerlerden geçmeye çalışın. Bataklıkların hareketlerinizi yavaşlattığını da unutmayın. Eğer tüm adamlarınızı aynı anda hareket ettirmek istiyorsanız joystick'i geri çekip sonra ileri itin. Tüm yapmanız gereken, gruplarınızdan birini kaleye sokmak. Savaşta başarısız olacağınıza inandığınız anda, ordularınızı haritanın dışına çıkartmaya bakın. Böylece savaştan kaçmış olursunuz. Korkmayın kendi kendinizin komutanı olduğunuz için sizi bu hareketinizden dolayı cezalandıracak bir yetkili yok. Bir grubu kaleden içeri soktuğunuzda, kale komutanını karşınızda buluyorsunuz ve adamlarınızla birlikte kale içindeki kılıç savaşınız başlıyor.
Karadaki savaş Pirates'ın en zor bölümü diyebilirim. Hareketlerinizde çok hızlı ve seri olmanız gerekli. Ama o kadar korkmanıza gerek yok. Çünkü saldırdığınız şehrin askerleri sayıca az ve biraz da korkaksa, kale içine kadar savaşmadan girebilirsiniz. Bu da oyunun ilginç bir püf noktası. Ancak, olur da askerler sizi kaleye girmeden ormanda karşılamaya kalkarlarsa işiniz zor. İşte bu durumlar için, ben gene de size kara savaşını anlatayım.
Kara savaşı için, önce geminizi kasabaya yakın bir bölgeye yanaştırıp adamlarınızı karaya çıkarıyorsunuz. Karşınıza çıkan seçeneklerden "Attack town"ı seçiyorsunuz. Ve bu seçiminizle kasabaya saldırmaya yönelik ilk adımınızı atmış oluyorsunuz. Karadan saldırı, denizden saldırıya göre daha risklidir. Çünkü denizden saldırdığınızda geminizle kaleyi topa tutarak asker sayısını azaltma imkânınız var. Yani kaledeki asker sayısı fazla ise, denizden saldırmanız daha akıllıca olur. Karadan saldırırken kaleye mümkün olduğu kadar yakın bir yere çıkartma yapın. Harita büyüyüp düşmanlarınız gruplar halinde üstünüze gelmeye başlayacaklar. Burada uygulamanızı tavsiye edeceğim taktik, eski Osmanlı ordularının hilal taktiğidir. Yani düşmanınızı 2 gruba ayrı-
KARADAN SALDIRI:
Kasaba ele geçirmek için yaptığınız savaşlarda, eğer kasabanın kalesi bulunuyorsa karşı ordunun asker sayısını 1'e indirmeniz gerekiyor. Bunu da kale komutanını Panic durumuna getirip, savunmaya geçerek sağlayabilirsiniz (joystick yukarı veya aşağı hareketi savunmayı sağlar). Zamanla askerleriniz düşmanlarınızı yok edeceklerdir. Dikkat edeceğiniz nokta, asker sayınızın kalenin askerlerinden çok olması gerektiği. Aksi halde, kaledeki askerlerin ölmesi bir yana kendi adamlarınızı bile kaybedebilirsiniz. Asker sayınız ne kadar fazla olursa kasabayı ele geçirmeniz o kadar çabuk olacaktır.
Ne kadar iyi oynarsanız oynayın, bu savaşta çok adam kaybedeceğinizi sakın unutmayın. Yani karadan saldırı seçimini yapmak gerçekten önemli.
BİR KASABAYA VARDIĞINIZDA:
Eğer bir kasabaya denizden gemi ile girmek istiyorsanız, "Sail into harbor" seçeneği ile bunu gerçekleştirebilirsiniz. Ancak dikkat edin, düşman kasabalarına elinizi kolunuzu sallaya sallaya giremezsiniz. Kaleden küçük bir top atışı ile uyarılırsınız ve büyük bir olasılıkla bir geminizi batırırlar. Bu tip kasabalara "Sneak into town" seçeneği ile girmelisiniz. Böylece kasabaya ara sokaklardan sessizce girmiş olursunuz. Bazen yeterince sessiz giremiyorsunuz olacak ki, kasaba koruyucusu birden karşınızda beliriveriyor. Basit bir kapışmadan sonra ya tekrar geriye yani geminize dönüyorsunuz, ya da koruyucu tarafından yakalanıp hapsi boyluyorsunuz. Kasabalara rahat girip çıkmanız için rütbenizin en az "captain" olması gerekiyor. "Leave town" ile kasabayı pas geçebilir "Attack town" ile şaşırabilirsiniz.
Şimdi de, kasabaya girdiğinizde karşınıza çıkan seçenekleri inceleyelim.
VISIT THE GOVERNOR: Kasaba valisinin evini ziyaret ediyorsunuz. Validen son haberleri alabilir, eğer ülkesi yararına bir iş yaptıysanız (düşmanlarını yağmalamak, kasabalarını basmak ve kasabayı o ülke topraklarına kazandırmak gibi) o ülke topraklarında geçerli olmak üzere rütbe kazanabilirsiniz. Ayrıca valiler, başarı durumunuzu göz önüne alarak size birbirinden ilginç görevler veriyorlar. Vali ziyaretiniz sırasında, validen ailenizin fertlerini kaçıran korsanın son görüldüğü kasabayı öğrenebilirsiniz. Tabii mal varlığınız yeterli düzeyde ise, valinin kızına gizlice iltifatlarda bulunup sonunda evlenme teklif edebilirsiniz. Ancak valinin kızını isteyen tek insan siz olmadığınız için teklifiniz kibarca reddedilebilir. Teklifinizin kabulündeki önemli etkenler; kişisel paranız, topraklarınızın büyüklüğü ve tabii rütbenizdir. Bu arada valinin kızına yapacağınız aşırı iltifatlarınız, onun size bazı gizli bilgileri vermesini sağlayabilir. Aman dikkat edin, ilk gördüğünüz kızla evlenmeyin, belki daha güzelleri karşınıza çıkabilir. Size tavsiyem güzellerin büyüsüne kapılmayın. Eğer evlenmeye karar verdiyseniz, ilk tekliflerinizde sizle evlenmesi imkânsız. Çünkü önce biraz iltifatlarda bulunmanız gerekiyor. Bu iltifatlarınız, karşınıza çıkan kızın size bağlanmasını sağlıyor. Ve bir süre sonra, ne kadar güzel olursa olsun sizle evlenmeyi kabul ediyor. Ama iş onun kabul etmesiyle kalmıyor. Kızın nişanlısı bu olaya çok bozuluyor olacak ki, sizle teke tek düello yapıyor. Bu karşılaşmayı da kazandıysanız artık iki aşıkları kimse tutamaz. En yakın kiliseye girip evleniyorsunuz. Evlenmenizin işe yarayan yanı eşiniz, onu her ziyaret ettiğinizde size treasure fleet ve silver train'in yerini söylüyor. Bu bilgileri kısa zamanda almak için, evlendiğiniz kasabayı iyi seçin. Çok uzaklarda bir kasabada evlenirseniz eşinizle görüşmeniz uzun aralıklarla olacaktır. Bu da sizin bazı bilgileri geç ele geçirmeniz demektir. Önemli bir nokta da şu; sakın eşinizin bulunduğu kasabaya saldırmayın. Yoksa eşinizi sonsuza dek kaybedersiniz. Evli olduğunuz için de, hiçbir kız sizle ilgilenmez. Kısacası hayatınız kararabilir.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 59
Ayrıca valilerden her rütbe alışınızda, rütbeyi veren vali size belirli bir parça toprak verecektir. Valilerin size vereceği rütbeler sırasıyla şunlardır:
Ensign Captain Majör Colonel Admiral
Baron Count Marquis Duke Valinin size vereceği en son rütbe, "Düke" unvanıdır. Bir ülkenin valisinden bu unvanı aldıktan sonra, artık başka bir ülke yararına çalışabilirsiniz. Böylece tüm ülkelerde unvan sahibi bir korsan olursunuz ve tabii topraklarınız da oldukça artar. Biliyorsunuz her toprak alışınızda, miktarı en az 100 parça toprak oluyor.
Eğer yeni ele geçirmiş olduğunuz bir kasabaya vali ziyaretine gidecekseniz, biraz beklemenizi tavsiye ederim. Çünkü valilerin atanması biraz zaman alıyor (özellikle kasaba bir ada ise bu işlem biraz daha uzun sürüyor).
VISIT A TAVERN: Tavernaya girdiğinizde, sizi iri yarı bir barmen karşılıyor. Daha sonra tavernanın ortamına göre, size katılmak isteyen adamlara veya size bir kasaba hakkında bilgi satmak isteyen bir yolcuya rastlamanız mümkün. Seyrek olarak da hazine haritası satan emekli korsanlara rastlayabiliyorsunuz. Son olarak da tavernadan son haberleri alabiliyorsunuz. Ayrıca valilerin size verdiği bazı görevleri tavernaların kalabalık ortamından yararlanarak çözümleyebiliyorsunuz.
TRADE WITH A MERCHANT: Bu bölümü mal almak veya yağmaladığınız malları satmak için kullanıyorsunuz. Kısaca alışverişlerinizle ilgili her konuyu bu tüccarlarla hallediyorsunuz. Genelde zengin kasabalardaki tüccarlarla ticaret yapmanız, sizin için daha yararlı olacaktır. Çünkü bu tüccarlar daha fazla paraya sahipler ve mallarınıza daha yüksek fiyat veriyorlar. Ayrıca fazla gemiye sahipseniz dükkâna ilk girdiğinizde tüccar bize gemilerinizi satmak isteyip istemediğinizi soruyor. Eğer geminizi satmak istiyorsanız teklifini kabul ediyor ve satıyorsunuz. Gemilerinize tüm tüccarlar aynı parayı veriyorlar. Bu fiyat değişmiyor. Eğer hasarlı geminiz varsa, bu gemileri tüccarlara belli bir para ödeyerek tamir ettiriyorsunuz. Tamir ücreti de değişmeyen fiyatlar arasında yer alıyor.
DIVIDE UP THE PLUNDER: Bu seçenek ile tüm yağmaladığınız malları adamlarınız arasında bölüştürüyorsunuz ve kendinizi emekliye ayırıyorsunuz. Böylece büyük maceranız son buluyor.