Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 12
— Exhibition Double: Çiftli oyun. Tek kişilik oyunda olduğu gibi adamınızı seçtikten sonra zemin tipini belirlemeniz gereklidir. Ancak bundan sonra oyuna başlayabilirsiniz.
— Davis Cup: Kupa yarışması
1/8'lik finalden yukarıya doğru tırmanarak, en üst kupa maçına kadar uzun bir turnuva oyunu hazırlamak için bu menü seçeneği sizin için gerekli olanıdır.
Bu menü kalemleri için daha ayrıntılı bilgiyi, yukarıdaki tek kişilik oyun menüsü anlatımlarından faydalanabilirsiniz.
3- PRISE EN MAIN: Karşınıza çıkacak olan çalıştırma makinesi ile antrenman yapabileceğiniz bölümdür. Bu bölüm, oyunu ve hareketleri kavramak için ideal bir yöntemdir. Her an (ESC) tuşuna basarak ana menüye dönebilirsiniz.
4- DEMO: Bunu seçerek oyunun bir hayli iyi olan demonstrasyonunu seyredebilirsiniz.
5- OPTIONS: Bu son menüyü seçtiğimiz takdirde karşımıza iki seçenekli bir menü çıkacaktır. Bunlardan ilki yardımıyla, oyunda oynanacak set sayısı joystick'i sağa ya da sola doğru iterek belirlenebilir. Bu sayı oyun başlangıcında 3'tür. Diğer seçenek ise, oyunun hızını belirlemeye yaramaktadır. Forte en hızlı, Faible en yavaş, Moyenne ise normal hızdır. Oyunun hızı arttıkça zorluk derecesi de buna doğru orantılı olarak artacaktır.
Oyunda sporcuların hareketleri gerçeğe çok yakın yapıldığından, oyunun grafikleri haliyle güzel olmuş. Her maç başında oyuncuların birbirlerine yaklaşıp el sıkışma centilmenliği bile düşünülmüş olan bu oyunun ses efektleri de bir hayli iyi. Oyun 7'den 77'ye kadar herkesin rahatlıkla anlayıp oynayabileceği seviyede dizayn edilmiş. Oyunun, şimdiden Avrupa piyasasında ilk 10 oyun arasına girebileceği tahmin ediliyor.
GRAFİK
Ses:
% 95 Oynanabilirlik:
% 90 Genel:
Tennis Cup
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 13
Amiga'nın kuşkusuz en önemli özelliklerinden biri üstün grafik yeteneğidir. Daha önce Commodore 64 bilgisayarı olanlar normal bir bilgisayarın grafik kapasitesini görmüşlerdir. Fakat Amiga'yı ilk gördüklerinde, eminim, çoğu C-64 kullanıcısı bilgisayarını satıp bu muhteşem ve üstün yetenekli bilgisayarı almak istemişlerdir.
Bu geleceğin bilgisayarının grafik özelliklerinden bir diğeri de, bilgisayara bağlayabileceğiniz ekstra bir parça (Video digitizer ya da Frame Grabber) yardımıyla bir kamera, video ya da başka herhangi bir resim kaynağından gelen fotoğrafı bilgisayara fotoğraf netliğinde aktarabilmesi ve bunu kullanıcının kendi zevkine göre değiştirip kullanabilmesidir.
En başta ekranda renklerin nasıl oluştuğunu ve bazı terimleri açıklamakta fayda var:
Ekranda her gözüken bir noktaya PIXEL adı verilir ve bu, seçilen renk sayısına bağlı olarak, değişik sayıda renge sahip olabilir. Normalde, Amiga'da ekranda gözüken her şey işletim sistemi için bir grafik sayılır. Aranızda C-64'ten Amiga'ya geçenler varsa, C-64'te yazı ekranları ile grafik ekranlarının ayrı olduklarını bilirler. Amiga'da normal ekrandaki yazılar bile bir resmin parçası sayılırlar.
Bilgisayar ekranında herhangi bir şekilde 32 renkten oluşan bir resim yarattığımızı varsayalım. Bu resimdeki yanyana yer alan her 8 pixel, hafızada bir byte olarak gözükür. Bu durumda her pixel bir bit'i temsil etmektedir. Fakat bir bit, 0 ile 1 olmak üzere iki değer alabileceğinden, her bit ile iki renk oluşturulabilir.
Amiga'yı yaratanlar bunu da düşünerek her pixel'e 5 bit ayırmışlardır. Bu 5 bit'in değişik 32 kombinasyonu sayesinde, ekranda 32 renk gösterilebilmesi mümkün kılınmıştır. Fakat bu 5 biti yanyana yerleştirirsek, epey karmaşaya sebep olabiliriz. Bu yüzden bir süre sonra, her bir bit'in ayrı olarak kayıt edilmesi fikri benimsenmiştir. Bu fikre göre, bir ekranı oluşturan bitlerin, sadece ilkleri hafızada ekranın boyutları kadar büyüklükteki çift boyutlu bir matriste saklanacak; diğer bitler için de sırasıyla aynı işlem uygulanacaktı. Bu sayede hafızada
5 matris oluşturulmuş olacak ve bu matrisler hafızada ardarda sırayla gelecekti. Artık özellikle grafik meraklısı olan her Amiga kullanıcısı, bu matrislerden her birine BITPLANE dendiğini bilmekte ve bu ismi kullanmaktadır. Biz de bundan sonra bu terimi kullanacağız. Şimdiye kadar anlatmaya çalıştıklarımın kısaca bir özetini Şekil-1'de görebilirsiniz.
Her neyse konumuza dönelim. Şimdi sırada renklerin oluşturuluşu var.
Amiga'da renkleri oluşturan 32 register (hemen korkmayın, buna değişken de denilir) vardır. Bunların herbiri 16^3, yani 4096 değer alabilir. Demin belirttiğim 16 sayısının Amiga'da özel bir anlamı vardır. Her bir renk registerine sulu boyayla çalışır gibi değişik oranlarda kırmızı (Red), yeşil (Green) ya da mavi (Blue) renkleri katabilirsiniz. Bu oranlar 0'la 15 arasında kalan 16 değerdir.
Peki, iyi güzel de bu renklerin ekranda nasıl oluşturulduklarını ve hafızada nasıl bulunduklarını hâlâ öğrenemedik. Yukarıda da belirttiğim gibi her pixel için hafızada 5 bit harcanıyor. Fakat bu 5 bitin herbiri ayrı bitplane'lerde bulunduğu için, bunların belli bir şekilde kombinasyonunun, bize renk registerinin numarasını vermesi gerekir. Bu registerdeki değer de kırmızı, yeşil ve mavi renklerinin (RGB) karıştırılma oranlarını belirten, hemen hemen iki byte uzunluğunda bir sayıdır. Her bitplane'de aynı pixeli temsil eden noktaları alıp yanyana getirdiğimiz zaman oluşacak ikili sistemdeki (binary) sayı da, işte deminden beri anlatmaya çalıştığım renk registeri numarasını belirler.
Deluxe Paint isimli grafik çizim programını kullananlar, resim çizmeye başlamadan önce bilgisayarın kendilerine sunduğu 5 çizim modundan birini seçmek gerektiğini bilirler. Bu temel çizim modları, LO-RES, MED-RES, HI-RES, INTERLACE ve HAM modlarıdır.
* LO-RES (LOw RESolution - düşük çözünürlük)
Bu resim modu, Amiga'nın en az yer kaplayan ve artık temel çizim modu olan moddur. Bu modda ekran çözünürlüğü 320 x 200'dür ve bu modda normal şartlar altında en fazla 32 renk kullanılabilmektedir.
LO-RES modunda hazırlanmış ve tek bitplane (iki renk) bir ekranın hafızada kapladığı yer, yaklaşık 8 KByte'dır. Bunun sebebi ekranda gözüken yanyana her 8 pixel'in (noktanın) bir byte oluşturmasıdır. Bu durumda, ekrandaki her satır hafızada 40 byte kaplar. Artan her bitplane için bir 8 KByte daha eklenmesinin gerektiği buradan açıkça anlaşılabilir.