Amiga Dergisi sayı 11, sayfa 21

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 21

MAC Ve SCANNER

Ben iki yıldır Amiga kullanan amatör bir programcıyım. Ayrıca evde bulunan bir PC'den de Amiga'ya aktarıyorum. Bunu da CrossDos adlı program yardımıyla yapıyorum. Yalnız babamın çalıştığı işyerinde bulunan MAC ve scanner'dan faydalanmak istediğimde bunu bir türlü beceremedim. Mac'de scan ettiğim bir resmi Amiga'ya nasıl alabileceğimi lütfen açıklar mısınız? Hicabi Kurt

Efendim bildiğiniz (yada bilmediğiniz) üzre MAC'ler disklere bilgi için tuhaf bir yol kullanırlar, bu sebepten ötürü ise diskleri hiçbir başka makina tarafından okunamaz (hatta AMax gibi emülatörler bile bir MAC disk sürücüsü kullanmayı gerektirmektedirler). Fakat MAC'lerle birlikte gelen File Exchange isimli program yardımıyla MAC'de PC disklerini okuyabilir ve bu disklere yazabilirsiniz. Sizinde kullandığınız CrossDos adlı program ise Amiga'nızın PC disklerini okumasını ve bu disklere yazmasını sağlar. Yani bu vakada yapılması gereken MAC'de PC formatında kaydedip, Amiga'da CrossDos yardımıyla PC formatında okumak olacaktır. Dikkat edilmesi gereken diğer önemli nokta ise resimlerin formatıdır. MAC'deki programların çoğu Amiga'nın ile tamamen uyumsuz olan TIFF formatını kullanır. Fakat JPEG'i destekleyen MAC programları da bulunmaktadır. Bu problemi halletmek için ise, ya JPEG destekleyen bir MAC programı bulmalı, yada TIFF'i IFF'e çeviren bir utility edinmelisiniz. TIFF'i IFF'e çeviren utility'ler genelde public domain'dirler ve kolayca bulabilirsiniz.

Monitör - TV karmaşası >

Yeni bir A1200 aldım fakat bilgisayarımı bağlamak için bir monitör mü, yoksa bir TV mi alsam karar veremiyorum. Çünkü bilgisayarla uğraşmadığım zamanlarda kendi odamda oturup TV seyretmek istediğim halde, TV'lerin bilgisayara bağlandıklarında bir monitör kadar iyi sonuç vermediklerini duydum ve biraz kararsız kaldım. Lütfen bu konuda bana yardımcı olur musunuz? Abdülrezak Hülagü

Öncelikle ve kısaca TV veya monitör farketmeksizin görüntünün nasıl oluştuğunu anlatmaya çalışayım. Görüntü, tüpün arkasında bulunan elektron tabancalarının çıkardığı ışınların tüpün üzerine düşmesi sayesinde oluşur. Doğal olarak da görüntünün detayı ve güzelliği bu ışınların büyüklüğüne bağlıdır (ışınların ne kadar küçükse görüntü de o kadar detaylı olur). Buna da çözünürlük denir. Kısaca, çözünürlük yükseldikçe görüntü kalitesi mükemmelleşir. TV üreticileri ürünlerinin çözünürlüklerini vermekten kaçınıyorlarsa da, bir monitörün çözünürlüğünün bir TV'den yüksek olduğu bir gerçektir. Bu da şu anlama gelir: bilgisayarını modülatör çıkışından (RF) bir TV'ye bağlarsan sonuç bir monitörden alacağına göre bayağı bir kötü olur. Bunun da sebebi sinyalin bilgisayarın içindeki modülatör tarafından RF'e (radio frequency) çevrilip TV'ye yollanması ve TV'nin de bu sinyali video sinyaline çevirerek göstermesi sırasındaki kayıplardır. Fakat bilgisayarını bir TV'ye bağlamanın başka bir yolu daha var o da SCART denen bağlantı sayesinde. Yalnız bu sadece SCART bağlantısı olan TV'lerde olmaktadır. Bu bağlantı sayesinde Amiga'dan çıkan composite video sinyalleri hiç bir kayba uğramadan gösterilir ve sonuç da modülatör yardımıyla bağlamaya nazaran çok daha iyidir. Yine de bir monitör her zaman için çok çok daha iyidir.

NE NEDİR?

Ben 10 yaşındayım ve henüz bir aydır bir Amiga'ya sahibim. Dünyama bu aletle birlikte giren anlayamadığım pek çok kelimeyi anlayabilmem için bana yardımcı olur musunuz? İstediğim kelimeler: hard disk, megabyte, bit ve RAM. — Özkan Russan

Hard disk içinde yüksek kapasitede diskler bulunan bir disk sürücüsüdür (kapalı bir kutudur). İçindeki diskler çıkarılamaz veya yeni diskler takılamaz. Bunlara da aynı disketlere olduğu gibi bilgiler yazabilirsiniz. Yalnız her oyun hard diske yüklenemez, yani hard diskten çalışmaz. Bunların kapasiteleri değişse de en düşük kapasiteli olan 20 MB'tır, bu da yaklaşık 22.5 disketlik bilgi demektir. Bit, hafıza veya disk kapasitesini ölçmek için kullanılan en küçük birimdir. Tek bir bilgi (bir harf, bir sayı veya noktalama işareti) saklayabilmek için sekiz bit gereklidir. Bu sekiz bite ise Byte denir. Megabyte (Mb) ise hafıza veya disk kapasitesini ölçmek için kullanılan diğer bir birimdir. Tam kelime karşılığı 'bin byte'tır. Bilgisayarlar ikilik sayı sistemi temeline dayandıkları için bu tam olarak 1000 byte yerine 1024 byte'a karşılık gelen bir birimdir. RAM ise Random Access Memory kelimelerinin kısaltılmış halidir ve Amiga'nın elektronik bilgi saklama bölümüdür. Buraya siz bir şeyler koyabileceğiniz gibi herhangi bir programı da çalıştırdığınızda program buraya yüklenir. Makinanızı kapattığınızda RAM'deki bilgiler yok olur, yani önemli bir şey varsa önce bir kaydetmeniz gerekir. Bu ay bazı özel konulara da değinmek istiyorum. Dergimizin eski okurları belki hatırlarlar VENOM adında bir zatı şahaneden bahsetmiştim. Bu er kişi o zaman da belirttiğim gibi ülkemizin sayılı yeteneklerinden biri olup Türk bilgisayarcılarını yurt dışında kötüleyip zaten bocalamakta olan Türk scene'ini baltalamaktadır. O kadar ki yurt dışındaki bazı BBS'ler Türk olduğunu öğrendiği kullanıcılara pek itibar etmemekte, hatta ise onları üyelikten çıkarma yoluna bile gidebilmektedirler. Ülkemiz bilgisayarcılarının dış pazarlarda başarısını baltalayan bu şahıs bir çok yerden duyduğum kadarı ile yakınlarda İnterNet bağlantılı bir sistem kurarak Türkiye'nin "Bill Gates'i olacağını belirten Eylem Cülbüloğlu'dur. Bu bilgi tabi ki yanlış olabilir, bu yüzden sayın Eylem Cülbüloğlu'nu bu olayı bizlerle konuşmaya, eğer bu yazdıklarımız yanlışsa bazı kişilerle yüzleşmeye davet ediyorum. Eğer bu bilgi yanlışsa seve seve gelecek sayıda tekzip yayınlarım. Ama eğer ki bu kişi "Venom" denilen kişi ise siz sevgili okurları bu kişinin sisteminden uzak durmaya çağırıyorum. Sahte isimlerle BBS'lere girip orada Türk modemcilerin adını kötüye çıkaracak işler yapan bu kişinin kontrolünde olan bir E-Mail sisteminden insanlara yarar değil ancak zarar geleceğine inanıyorum.

Bu ayki yazıma son vermeden önce bazılarına inat bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu çoğu kişinin Tron, Blade Runner ve Lawnmower Man gibi bildiği CyberPunk alt kültürünü ilk kez ortaya atan William Gibson'ın muhteşem eseri NEUROMANCER. Günümüzden çok fazla uzak olmayan, şu anda bile bazı etkilerini gördüğümüz bir zaman diliminde geçen kitap, bir hacker'ın yaşamda kalma savaşını anlatıyor. Bilgisayarcıların oldukça yakın olduğu türden motifler, karışık entrikalar ve olası bir mahşerin enfes bir dille anlatıldığı bu kitap bence tam bir kült başlangıcı. Şahsen, bilim kurgu konusunda H.G. WELLS, JULES VERNE, ARTHUR C. CLARKE ve son olarak ta ISAAC ASIMOV en iyilerdi fakat William Gibson bütün bu sıralamayı bir anda alt üst edip en üst sıraya oturdu. Tavsiye ederim bu kitabı muhakkak bir şekilde edinin, olmadı kitaba oldukça sadık kalan oyunu NEUROMANCER'ı bir yerlerden bulun. Dergiye gelirseniz benden de temin edebilirsiniz. Ve son bir not daha, eğer elinizde Gibson'ın başka kitapları varsa, veya Cyberpunk ile ilgili oyunlara benle bağlantı kurun. Kimbilir 21!

KIVILCIM HİNDİSTAN

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.