Amiga Dergisi sayı 10, sayfa 45

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 45

ARNIE İl:

Oyunu oynarken VICKY yazıp RETURN'e basın.

Evet, artık sizlerden gelen mektuplara geçebiliriz. Allahım, nasıl üstüme üstüme geliyorlar. Mektup delisi ne çok Amiga'cı varmış meğer..

İlk tüyo Sinan Taşel'den. Sinan bana son derece ilginç bir Flashback tüyosu yollamış. Mutlaka okuyun!

FLASHBACK: Bu oyunda adamımızı duvarlardan, kapılardan kartsız vs. geçirmek için şu yolu izleyin: İlk önce herhangi bir duvarın yanına iyice yaklaşın. Örneğin bu duvar adamımızın sağ tarafında olsun. Daha sonra joystick'inizi ateş tuşuna basılı tutarak sola doğru çekin. Bu şekilde bir adım ilerledikten (yani bir adım koştuktan) sonra HEMEN joystick'in ateş tuşunu bırakarak sağa doğru çekin. Bu şekilde adamımız yürüyerek duvarın içinden geçer.

Ve sırada Erce Güven. Bize 2 tane tüyo yollamış.

GOAL: Aslında ben bu tüyoya benzer birini verdiğimiz kitapçıkta yazmıştım ancak oyunu pek sevmemem ve yabancı olmam hasebiyle kullandığım kelimeler yüzünden hemen hemen her gün bazıları (Eh Menderes abi & Hakan!) tarafından makaraya alınıyorum. İşte oyunu bilen birinin bakışı: Bu muhteşem (Pardon?? CAN) oyununun zevkini kaçıran etkenlerden biri de kırmızı kartlar. Fakat artık bu sorun değil. Maç sırasında kart yerseniz hemen oyuncu değiştirme bölümüne girin. Önce kırmızı kart yiyen oyuncuya, sonra da yedeklerden birine klikleyin. İşte yine 11 kişisiniz. Hazır söz Goal'den açılmışken sizlere bir tüyo daha, (Bu oyunu sevmeyen bir tek benim) İskender Irmak bana yazdığı mektupta bir başka üçkağıttan bahsetmiş. Onun mektubundan aynen alıntı yapıyorum. "Bu oyunda mesela AC Milan - İnter maçı yapılıyor. Bu maç AC Milan'ın, yani benim evimde. Böylelikle soldaki tuşu da benim oyuncu değişimimi sağlayan tuş. Ama ben onun yerine hep sağdaki 'A' tuşuna basıyorum ve İnter'in altında okla topu kalenin yanından dışarı atıyorum. Böylece kaleci dışarı çıkıyor ve yerine bir M veya F giriyor. Eh, artık buna da gol atamazsanız... Ayrıca bu kaleci 2. yarı iken ve bazen de diğer santralarda kale yerine gidiyor. Ve tabii ki boş kale olunca 99 gol oluyor. Ama bazen bilgisayar kilit yapıyor ve oyuna tam adam (kalecinin yerine geçecek adam) girecekken geri gönderiyor ve tribünleri gösteriyor, bir daha da başka işlem yapılamıyor. Yalnız bu yolu final maçlarında bir türlü işletemedim. (İşte üçkağıtçılığın yolu buraya kadar, ehe- CAN) Bu yolla İnter'e genelde 30-40 sayı fark atıyorum.

Evet Erce Güven'le geri dönüp ikinci tüyosunu yazıyorum.

SOCCER KID: Aslında bu pek bir ipucu değil ama fark edemeyenler için. Oyunda topunuz patlayınca veya çok uzaklara gidince kendinizi öldürmeye gerek yok. Topunuzun ekranda olmadığı bir anda elinizi ateş tuşuna tutun. İşte top tekrar ayağınızda! Sizlerden gelen kaliteli tüyolara işte bir tanesi daha ekleniyor. Derun Fildişi arkadaşımız da Lemmings 1 ile hala uğraşanların hayatlarını kurtaracak bir tüyo yollamış.

LEMMINGS 1: Eğer bu oyunun tüm bölümlerini hiç oynamadan geçmek istiyorsanız hemen dediklerimi yapın.. Oyunu yükleyip menüler çıktığında ilk önce herhangi bir şeyi seçerek (mesela save veya load) çalan müziğin kesilmesini sağlayın ve tekrar ana menüye gelin. Şimdi mouse'un sol düğmesiyle ekranın en sol-üst köşesini klikleyin. Daha sonra sırasıyla sağ-üst, sağ-alt ve son olarak sol-alt köşelerini kliklediğinizde "Let's go!" sesini duyacaksınız. Artık istediğiniz her bölümü oynayabilirsiniz. Hem de 60 lemming'le!

Sıra onda.. Hani var ya.. Şu mektup canavarı.. Adı (Hay Allah, nereden de çıkardım, eheh) Pardon, pardon, Müder. Müder bana yolladığı bilmem kaçıncı mektubun yanında yaklaşık 200 tüyo içeren bir döküman, ben ne yapayım? Yakında Arka Kapı içinde "Müder'den incilerimiz" diye bir köşe daha koyacağız herhalde. Müder, her mektubun son cümlesine kadar teker teker okunuyor, hiç kuşkun olmasın. Ayrıca Ferhat Bilgisayar'a gelip benim ben olduğumu bilip kendini tanıtmadan benimle konuşman pek hoşuma gitti. Yakında tüm müşterilerin kimliklerine bakacağım senin yüzünden. Demek bana Metal-Tica ve Kick Off sevdirme kampanyana 2 fan daha katıldı ha? Daha gitmen gereken UZUN bir yol var önünde canım, eheh.. Bu arada, yeni printer'ın hayırlı olsun. Son mektubun zarfına kadar printer'la yazılmış olduğuna göre pek mutlusun... Evet Müder bana her mektupta yolladığı onca tüyodan sonra bir de öylesine büyük bir döküman gönderdi. Ancak bu sayı Müder'den sadece iki tane (çook iyi!) tüyo alıyorum. Kızma Müder, bu gidişle Arka Kapıyı sana devredeceğim zaten!

LOTUS 3: Oyunda yazmanız gereken şey şu: Bunu yazdıktan sonra zaman limitini F1-F10 ile aşın! Bu kelimeyi iki oyuncunun da isimlerinin yerine yazmanız gerekiyor.

SYNDICATE: Oyunun başındaki ayarlama ekranında firma ismi olarak "Rob a Bank" girin. Tam 100 milyon dolarınız var artık! Bu kadarla kalsa iyi, aşağıdakileri girerseniz başka şeyler de olur ama ne olduklarını Müder de bilmiyor. WATCH THE CLOCK, OWN THEM, NUKE THEM. Eh.. Müder, sağ ol.. We enjoy them!

Ve bu aylık son tüyoma geçiyorum.. Efe Aydal Moonstone hakkında yararlanabileceğiniz bazı püf noktaları yollamış.. Bakalım neler?

MOONSTONE: Size bu oyunla ilgili dört tane tüyom var. Birincisi, bataklıktaki bitkiye benzer yaratık sizi yutup sıkarken ateşe basıp geri çekince ölmekten kurtulursunuz. İkinci tüyom ise ejderha ile ilgili. Eğer Sword of Sharpness ve Battle Armour'unuz varsa ejderha çıkınca bir-iki defa ateş çıkarmasını sağlayıp boğazının yanına gidip, ateşe basıp sola çekince ejderha kafasını kaldıracaktır. Eğer doğru yerdeyseniz devamlı böyle yaparak öldürebilirsiniz. Üçüncü tüyom da Sword of Sharpness almak için. İlk önce bataklıktaki anahtarın olduğu lair'in yanındaki lair'a gidin. Oradaki bitkiyi öldürün. Daha sonra size sıra geldiğinde anahtarlı lair'e gidin ve oradaki bitkiyi de öldürünce Sword of Sharpness'i alabilirsiniz. Bu oyun hakkındaki son tüyo ise oyunun başındaki demoyu geçmek için. Oyunun başında ay resmi çıkınca space, sol Amiga ve sol alt tuşlarına basıp bırakın, basıp ekran çıkana kadar buna devam edin...

Eh, bu seferlik de bu kadar. Son olarak buradan C64'çü arkadaşlara en içten selamlarımı göndermek istiyorum. Commodore Dergisinin ölümü bence Türkiye'deki C64 camiasına vurulmuş en büyük darbedir. Ben hala (evet, HALA!) Commodore Dergisindeki köşeme mektup alıyorum. (Dergi öleli 2 sene oluyor neredeyse..) Sizleri cevaplandırmadığım için bana kızmayın ne olur, ancak onca mektuba teker teker cevap vermem imkansız. Ayrıca bu dergide bir C64 köşesi de imkansız. Umarım anlarsınız.. Hepinizden şahsım adına özür dilerim.

Sevgiler.

CAN YALÇIN PK 148 06660 KÜÇÜKESAT ANKARA

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.