Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 41
3-D CONSTRUCTİON KIT:
Demo Designer ve 3-0 Construction Kit programlarına sahibim ama bunlarla bilgisayara geçiremiyorum. Ne yapmalı.
yım? Alper
Bu türden sorunlarla bize gelen ilk kşi Ahper değil. Daha bir çoğunuz bu türden yardımcı programlar ile oyun yapamamakları vs gibi sorunlardan şikayetçisiniz. Üzgünüm ama bunun temelinde tembellik yatıyor. Oyun yapabilmek için sizin bu tür programlara değil bir programlama diline htiyacınız var, Bu tür programların amacı sadece sizi biraz olsun eğlendirmek, bunun dışında onların da pek fazla fonksionel alma gibi bir iddiaları yok. Bir programlama dili ile bu tür bir şey yazmanın ne kadar zor olduğundan filan da bahsetmeyi bana, yeteri kadar istiyorsanız zor olması sadece sizi bir miktar geciktirir, o kadar. Ve bir hatırlatma daha bu piyasanın ünlüleri yerlerinde oturarak değil, sürünerek de olsa lerleyerek bulundukları yerlere geldiler.
WRITE PROTECT ve VİRÜSLER:
Virite protect olmasına rağmen diske yazabilen virusler var mı ? Murat Girgin
Açık söylemek gerekirse bu olay zamanında benim de kafamı uzun süre kurcaladı. Zira bu türde bir söylertiyi ben de duymuş fakat doğruluğu hakkında ele tutulur bir bilgi Bu yüz den size kesin bir cevap verebilmem mümkün değil sadece Write protect olayını kadarı ilk anlatmaya çalışıp kendi tecrübeletime dayanarak fikrimi iletebilirim. Her drive ca (35/5.25) iki mekanik pin vardır. Bunlardan bir tanesi drive'da disket olup olmadığını, diğeri ise disketin write protected olup olmadığını kontrol eder. Bu bilgiler kablolar sayesinde Amiga'ya ulaşır ve DOS bunları göze alarak size gereki tepkiyi verir. Fakat bir diskete yazıp yazmama olayı sadece DOS'un kontrolü sunda değildir. Eğer bir disk wrile protected ise pn basılı hale gelecek ve devre tamamlanacaktır. Bu durumda drive elektronik olarak diskete bilgi yazamaz. Her ne kadar mekanik olarak buna çabalasa da bu mümkün değildir. Bu yüzden write protect edilmiş bir diskete yazmak bilindiği kadan ile mümkün deği. Burada küçük bir parantez açıp bir noktaya açıklık getirmek gerek. Fark ettiğiniz gibi 'bilindiği kadarı ile mümkür: değil" dedim "kesinlikle imkansız" demedim. Zira bilgisayar dünyasında "kesinlikle imkansız" cümlesi bu işin imkansız olduğunu değil. sadece bizim o işi yapabilecek bir yol bula madığımızı belirtir. Mesela C-64'te sekiz sprite limit diye bilinirdi, şimdi buna gülüp geçiyoruz. Amiga'da da hardware olarak 4 kanal bazı programlar vasıtası ile çok olmasa da sekiz kanala ulaşılabiliyor. Tabi ki örnekler çoğaltılabilir fakat söylenmek istenen şey hep aynı; “Belki birleri bir yolunu bulmuştur" Fakat kendi hesabıma söyleyeyim bu tür bir virus olsa şu anda sacece söylentisi byte ve bit olarak kondisi olrtalıkta dolaşıyor olurdu. Bu yüzden bence telaşlanmanın pek bir anlamı yok.
External Drive:
Extemal drive ne işe yarar, almama gerek varmı ?
Efe Topçuoğlu
External adından da anlaşılabileceği üzere, aynı Amiga'nın iç drive'ı gibi, fakat dışarıdan kablo ile takılabilen bir disk sürücüdür. Internal drive'da olduğu gibi 3.5'luk olabildiği gibi 5.25'lik de olabilir. Olduğunun aksine Amiga bu iki diski hiçbir kapasite farkı olmadan kullanır. External drive'ın temel yararı diskten diske kopyalamanın daha zahmetsizce yapılabilmesidir. Bu, özellikle de nibble denilen özel kopyalama metodu için geçerlidir. Bunun yanında eğer HD sahibi değilseniz ikinci bir drive birçok programda sizi zırt pırt disk değiştirmekten kurtarır. Ayrıca 5.25 sahiplerine bir yararı daha var, bu da bu tür disketlerin 3.5'lere nispeten daha ucuz olmaları ve daha kolay depolanabilmeleri. Tabi arşiv oluşturmak isteyenler için oldukça yararlı olan bu yöntem iki ayrı tür disket sahibi olmanızı ve dolayısıyla bazı karışıklıkları da beraberinde getirmektedir. Sonuç olarak external bir drive muhakkak ki size yardımcı olur, ama tavsiyem hafızaya öncelik vermeniz.
A-1200:
Derginizde bahsetmekte olduğunuz A-1200'e takılan Hard Disk hakkında bilgi verebilir misiniz? A-1200'e hard diskin faydası nedir? Takılması mecburi mi? Onur Şentürk
Sanırım çoğunuz Floppy disk'in ne demek olduğunu biliyorsunuz. Bunlar genelde 5,25 ve 3,5 inch olarak piyasada bulunan normal disketler. Bunlara floppy denmesinin sebebi, çok ince ve esnek bir manyetik maddeden yapılmış olmaları. Normalde 360K'dan 2.44 MB'a kadar değişen kapasitede olan bu diskler verileri bir bilgisayarda taşımak ve kısa programları kullanmak için oldukça kullanışlı. Fakat günümüzde programcılık sektörü inanılmaz bir hızla ilerlemekte ve kullanıcılar en azından bir ek sürücüye veya daha yüksek bir başka diske ihtiyaç duymaktalar. İşte bu aşamada işin içine Hard Disk'ler girmekte. Hard Diskler 20MB'tan başlayıp 2GB gibi korkunç büyüklüklere ulaşabilen sabit diskler. Bunlara sabit disk denilmesinin sebebi normalde bilgisayara taktığınız Floppy Disk'lerden farklı olarak başlı başına bir alet olmaları. PC'lerde genelde ana kasanın içinde olan HD'ler Amiga'da genelde makinanın solundaki porta bağlanmakta. Genel olarak yararı, Floppy Disklerle karşılaştırıldığında oldukça fazla olan hızı ve depolayabildiği bilginin büyüklüğü. Normal bir A-500 veya A-500+'a HD bağlamak için bir HD controller denilen bir arabirim gerekmekte ve bu iş yakın zamana kadar biraz tuzlu olmaktaydı. Şu an için ise sanırım 2,5 milyon civarında bir para ile A-500'e A590 HD takılması mümkün. Bu konuda PC ve A-1200'ün bariz bir avantajı var. Bu bilgisayarlar zaten HD controller sahibiler. Ve bu yüzden bunlara HD bağlamak için sadece bir HD almak yeterli. Farkı belirtmek için bir örnek vereyim isterseniz, A-500'e 2.5 milyon vererek 20MB'lık harddisk bağlayacağınıza A-1200 veya PC'lere, biraz daha fazlasına 170MB'lık HD bile bağlatabiliyorsunuz. Piyasada bu işi sizin için halledebilecek pek çok firma var. Bunları bulabilmek için yapmanız gereken tek şey ise dergimizdeki reklamları şöyle bir karıştırmak.
Evet sevgili Acilciler, bir sayı daha böyle sona ererken sizleri alışıldık bir cümle ile uğurluyorum, sorununuz ne olursa olsun, çözümünüz acil olsun.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 40
Merhaba sevgili Acil Servis müdavimleri, Havaların iyiden iyiye soğumaya başladığı bu günlerde bir kez daha sorunlarınıza deva olmak üzere buradayız. Bu sayıda da beni yalnız bırakmayıp bir çok mektuplar göndermişsiriz. Bunun için sizlere gerçekten çok teşekkürler, sizin bu çekinmeden yazcığınız sorunlarınız sayasinde bir çok kullanıcı dertlerine çare bulabilmekteler. Burada aynca benim bu köşeyi yazarken yaptığım hataları sizlere yansıtmayan Celal, Ümit ve özellikle de Vedata teşekkür etmek istiyorum. Onlar olmasa sanırım bu köşe okunmaz halde olurdu. Neyse bu kadar giriş yeter sanırım, söz sizin mektuplarınızda;
MODEM:
Şuanda piyasada bulunan en ucuz modem ne kadardır. Burunla heristediğim oyunu çekebilir miyim ? Deniz Erol
Sanırım burada modem'in amacı konusunda bir yanlış anlama var, Modem basit telefon hatları kullanarak bilgisayarlar arası ver alışverişi yapmaya yarayan bir ek birimdir. Şu anda dünyada milyonlarca modem kulanıcısı ve doayısıyla bunların bir araya geldiği yüzlerce toplantı yeri vardır. Yalrız aynı telsizciler gihi, modamciler de bir araya gelmek için oturdukları yerden kalkmak istemezler, Bu yüzden BBS (Bulletin Service) denilen, bilgisayar dünyasında kısaca BOARD diye adlandırılan buluşma yerleri oluşturulur. Bu board'larda genelde birden fazla telefon hattı ve kullanıcıların isteklerine cevap veren yüksek kapasiteli bir bilgisayar bulunur. Kulanıcı bir board'a bağlandığında belli bir şekilde üye olur (para gördererek vs.). Bundan sonra öcediğ ücrete göre her gün belli bir süre ve belli miktarda veri aabilir. Bu tür veri alışverişinin yanısıra başka kullanıcılaranat bırakabilir, hatta onlarla bilgisayar sayesinde sohbet edebilir. Buraya kadar anlattığım sistem genelde Public Domain bcard'arda işe yarar. Bu buard'lar lemamen olmasa bile büyük ölçüde saygılıdırlar Bu yüzden oyunların kaçak kopyalarına vs pek etmezler. Bu işle uğraşan korsan boardlar vardır. Cracker ve ile oldukça yakın olan bu boardlar, bir oyun veya program piyasaya daha çıkmadan elde edip boardları sayesinde dünyanın dört bir yanına gönderirler. Bu olay © kadar gelişmiştir ki, bir çok korsan board day wares' sloganı ile çalışır Yani sadece o gün kırılmış programları ba- Bu board'ların bazıları para karşılığı hizmet verse de genelde takas hesabına göre çalışırlar Bu da belli bir oran karşılığında olur. Mesela board'un oranı 1/3'se siz bu board'a yolladığınız (up- 102) her byte için üç byte alırsınız. Gerçekten oldukça güzel görünüyor değil mi 7 Aslında deği çünkü O day wares sloganı ile çalışan bir board'a gönderecek program bulabilmek hiç te © kadar kolay bir olay değil. Bunun yanında bu tür board'lar her zaman için en yüksek teknoloji il çalışırlar çünkü zaman onlar için her şeydir. Bu yüzden piyasadan bulabileceğiniz herhangi bir modem ile bu boardlara bağlanamazsınız. Bu iş için bir $500-$600 gözden çıkarmanız gerekir. Gelelim en ucuz modeme. Benim bildiğim kadarı ile piyasadaki en ucuz modem 2400 bpsibits per second) fax/moderiler. Bunlar en son hatırladığım kadarı ile $100 dolar civarında salılıyorlar Bu tür medem ilanların PC derçilerinde bulabilirsiniz. Ama unutmamaniz gereken bir şey var, böyle bir modem ile sadece PD board'lara bağlanabilirsiniz, telefon faturasırı da unutmayın.
MURPHY:
Bazı bilgisayar dergilerinde, hatta sizinkinde de MURPHY dye birinden söz eciliyor.Kim bu adam ? Kerim Acar
Sevgili Kerim bize üç mektup birden yazmış.Ben hem bu maktuplarına, hem hem de bu sevimli soruna çok teşakkür ediyorum. Gerçekten sanırım bu derçiye yollanan en hoş sorulardan bir bu. Açık söylemek gerekirse ben de Murpliy'nin kim olduğunu tam bilmiyorum. Yalnız sanırım bir yerlerde ratinge sahip bir satranç ustası ve düşünür olduğunu duymuştum. Başka kayraklardan duyduğuma göre ise Murphy çok Küçük ihtimalli bir olayın gerçekleştiğini gören ve hunun karşısında derin bir karamsarığa kapılan bir insan. Olay da şu bir kargo uçağırda çok önemi dört vica var ve bu dört vidanın bir tanesi bile fonksionu yerine getirmeye yeterli, fakat bir acil durumda bu dört vida ca aynı anda gırılıyorlar Birbirinden bağımsız bu dört vidanın aynı anda kırılmasımilyarlarla ifade edilen bir aran olduğundan Murphy o müthiş sözünü ediyor “Bir işin yanlış gitme ihtimali varsa yanlış gider". Ve o günden beri biz Murphy'i daha çok bilgisayar dünyasına fazlasıyla uyan, karamsar fakat bir o ka- Car da eşprili sözlerinden hatırl yoruz. Bunlardan hatırlayabildiğim bir kaçı; “Alın kural: Altını olan kuralı koyar” "Smith Wesson her zaman için Kare As'tan iyidir" “Reçeli bir ekmek halınınüzerine düştüğünde reçelli kısmınınaltta kalma ihtimali yenliği ile ters orantılıdır” “Hayatta güzel olan her şey ya kanun dışı, ya günah, ya da şişmanlatıcıdır” İşte, bu ve bunun gibi daha bir çok sözü olan Murphy tam bir 90'lı yıllar filozoludur. of
1.5 ay önce Amiga 5004 aldım ve şu anda oyun oynamak dışında bir şey yapamıyorum. Ben ve benim gibi program yazma isteği olan insanlar için ne önerirsin ? Efe Topçuoğlu
Şehsen nasil programcı olunduğu konusunda bir kitap yazmadım. Bu yüzden bunu sana anlatamam, fakat ben nasıl program yazmaya başladığımı (orogramcı olabildiğimi pek kabul etmiyorum) anlatayım istersen. İlk önce bir C-64'e sahiptim. Gerçekten güzel bir bilgisayarcı ve benim içn her zaman da güzel olarak cak. Dediğin gibi ben de devamlı oyun oynuyordum. Etrafta da bol Dol oyun vardı, bu yüzden günlerim oyun oynayarak ve kopyalayatak geçiyordu. Sonunda bir gün “Bu iş yetti artık * dedim. Who Da- Tes Winsin dördüncüsünü oynamak hiç açmamıştı sanırım ve elime bir basic kitab alıp sayfalarını karıştırmaya başladım. İşte o zaman bu makinanın hir oyun makinasından çok daha fazla şeye sahip olduğunu öğrendim. Eğer uygun bir şekilde derdimi anlatabilirsem istediğim her şeyi yapıyordu. O gün kendimi kaptırdım. Bir süre için Basic bayağı iyiydi. Ufak telek, sevimli bir çok şey yapıyordum. Fakat içten içe makinanın asıl gücünün başka bir şeylerde olduğunu tahmin ediyordum. Ve Assembler öğrenmeye başladım. Artık Assembler'da bir şeyler pragramlayabiliyordum ve biliyordum ki gerçek güç buydu. Daha sonra Amiga aldım ve daha ilk haftada bütün DOS'u lek başıma öğrendim. Bundan sonra da Amiga Basic'i. Sonra da assembler ve C. Ve şu anda buradayım. Sana tek bir tavsiyede bulunabilirim o da bıkana kadar oyun oynaman. Bir yere gelecek ve arlık oyundan söz edilmesi bile senin mideni kaldırmaya yetecek. İşte bu zaman ne kadar çabuk gelirse o kadar çabuk programcılığa başlarsın.